GeriKitap Sanat Küçük Salon’un büyük oyunu ‘Othello’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Küçük Salon’un büyük oyunu ‘Othello’

Küçük Salon’un büyük oyunu ‘Othello’
Othello / Küçük Salon

Küçük Salon ekibi klasik bir metinden yola çıkılarak farklı bir dünya yaratmış oyunda. Bir Shakespeare klasiği olan ‘Othello’yu yaratıcı ve yenilikçi fikirlerle izlemeye hazır olun.

Dünyanın en iyi oyun yazarı olarak kabul gören W. Shakespeare’in ‘Othello’su Küçük Salon tarafından Emre Tandoğan’ın yönetmenliğinde 6. Nilüfer Tiyatro Festivali’nde 73’üncü temsilini gerçekleştirdi. ‘Othello’yu bilmek, oyunu daha anlaşılır kılmak adına önemli. Hikâyeyi genel hatlarıyla çözümlediğinizde izlediğin oyun mükemmel bir deneyime dönüşebilir. Çünkü klasik bir metinden yola çıkılarak farklı bir dünya yaratılmış oyunda.
Oyunda; Othello adındaki Mağripli bir komutanın, Desdemona adındaki bir kadına duyduğu aşkın, kıskançlık üzerine nasıl yıkıma uğradığının trajedisi anlatılır. Sancak çavuşu Iago’nun, Othello’nun kendi karısıyla yatmış olduğuna dair dedikoduları duyarak zekice kurguladığı bir plan üzerinden intikamını alma çabasını görürüz. Fakat sonunda kader ağlarını örer ve Iago’nun kurguladığı tüm intikam planları, bazı yıkımlar getirirken, kendisinin de sonsuz bir acıya mahkûm edildiği bir sona sebep olur.

IAGO ASLINDA BİR DİĞER YÖNETMEN
Yeniliklere açıksanız bu oyun tam size göre. Çünkü yönetmen Emre Tandoğan’ın farklı sahne anlayışı ile klasik bir metin, grotesk öğelerle bezenmiş, seyirciyi de oyun içine alarak yeni bir forma kavuşmuş olarak görünüyor.
İşlevsel dekor ve oyun atmosferini belirleyen iyi müzikler, sizi oyunun içine çekiyor. Ayrıca kalabalık bir oyun kişisine sahip klasik metin, Emre Tandoğan ve Elif Arman’ın dokunuşlarıyla dört kişilik sağlam bir oyuncu kadrosuna indirgenmiş durumda. Yenilikçi ve yaratıcı reji fikirleriyle Othello, Desdemona, Iago ekseninin dışında kullanılan tüm karakterler bir kişi tarafından oynanmakta. Othello Cenk Dost Verdi, Iago Anıl İnce, Desdemona Elif Arman tarafından üstlenilirken geriye kalan bütün karakterleri canlandırmak Derya Günaydın'a kalmış. Bir performans sanatı icra edercesine oyuncuların halatlar, ipli makaralar yardımıyla dertlerini farklı bir yoldan anlatmalarını izlemek, hikâyenin bu şekilde de sorunsuz aktığını görmek sizi tiyatronun büyüsüne bir kez daha inanmaya davet ediyor. Oyun metni yeniden kurgulanırken Iago’nun neredeyse oyunun sonuna kadar bütün karakterlere hükmettiğini göreceksiniz. Iago aslında oyun içerisindeki bir diğer yönetmen. Derya Günaydın'ın canlandırdığı her bir oyun karakterini yepyeni formlara sokup onları hem seslendirip, hem de yönlendiriyor. Iago, neredeyse tüm oyun karakterlerini etkileyip bir mıknatıs gibi kendi ekseninde ilerleyen kuklalara dönüştürüyor. Ayrıca oyunun içerisinde dekor olarak kullanılan bir tahterevalli sayesinde kadın-erkek ilişkileri, adalet kavramı, güçlü-güçsüz ilişkisi bir adalet terazisi şeklini alıp, haklı ile haksız arasında bir seçim yapıyor. Oyunun mistik bir havası da yok değil. Eski usul selamlaşmalar, kullanılan ışıklar ve dekor bütünü oluşturarak bir ritüel havası oluşturuyor. Oyunun genel durumuna uygun bir bakış açısı yakalandığı için, Iago’nun oyunun geneline hâkim dekor olarak kullanılan örümcek ağlarıyla, kurbanlarını bir bir yok edişi size çok da uç bir fikirmiş gibi gelmiyor. Kullanılan ipli makaralar ise bazen bir işkence aleti, bir yatak, bazen de bir mekân olabiliyor.
Küçük Salon’un ‘Othello’su klasik metnin aksine oyunu, Iago’nun zihninden izleme şansı tanıyor. Fakat Iago tüm ipleri elinde tutarken, oyunun sonlarına doğru kaderciliğin araya girmesi ve ipleri Iago’nun elinden alıp kendince bir son yaratmasıyla birlikte Iago, kurduğu örümcek ağlarına yakalanarak sonsuz bir acıya zindan ediliyor. Ayrıca Othello, intihar etmeden önce Iago’nun iplerini onun oyun boyunca hükmettiği kuklanın eline bırakıyor. Neredeyse oyun tavanını bile büyük bir ustalıkla kullanan bu oyuncu ekibini alkışlamak gerek.

Küçük Salon’un büyük oyunu ‘Othello’

Oyunun bir bölümünde Derya Günaydın'ın canlandırdığı ‘kukla’, seçtiği bir seyirciyle doğrudan temas kuruyor. Belki tiyatroya ‘seyirci’ olarak gelen, oyunun bu işleyişinden habersiz bırakılan seyirci bu etkileşimi doğru bulmayabilir, haklıdır da. Bu tür seyirciyle birebir kontak kullanılacaksa da önceden seyircinin haberdar edilmesi gerekir. Reji de ortaya çıkmış bir fikir ile oyunun bir bölümünde yapılan doğrudan kontak meselesi tekrar düşünülebilir. Bu da oyunun eksilerinden.
Küçük Salon’un yaptığı büyük işlerin, bu ortak üretimin fikir sahipleri ise Elif Arman ve Emre Tandoğan. ‘Othello’nun dekoru, uyarlaması ve dramarturjisi bu iki isim tarafından yapılmış. Bunun dışında Emre Tandoğan oyunun müziğine ve yönetmenliğine el atarken, Elif Arman da oyun kostümleri tasarlayıp bir yandan da Desdemona karakterine hayat vermekle meşgul oluyor. Oyunun yönetmen yardımcılığı ve dans/hareket düzeni ise oyuncular tarafından üstlenilmiş. Bu oyunu farklı bir forma taşıyan ve estetik atmosferini oluşturan ışık tasarımı Enrico Zeber’e ait. Küçük ve birbiriyle oldukça uyumlu bu ekibin, nasıl böyle büyük işler başarabildiğini görmek isteyenler için Küçük Salon iyi bir tercih.

‘Othello’ 4 ve 5 Mayıs’ta saat 20.30’da Küçük Salon’da izlenebilir.

Bu yazı, 6. Nilüfer Tiyatro Festivali kapsamında, 30 Mart-5 Nisan 2018 tarihleri arasında Prof. Dr. Beliz Güçbilmez ve gazeteci Bahar Çuhadar’ın moderatörlüğünde düzenlenen ‘Genç Eleştirmenler’ atölyesi kapsamında yazılmıştır. Bir hafta süren atölyeye 9 Eylül, Süleyman Demirel, Kocaeli, Ankara-DTCF, Atatürk ve  Uludağ üniversitelerinin oyun yazarlığı ve/veya dramaturji bölümlerinden toplam dokuz öğrenci katılmış, atölye kapsamında altı oyun izlenmiş ve değerlendirilmiştir. Atölyenin sonunda öğrenciler tarafından kaleme alınan eleştiri yazılarını, kültür sanat ve tiyatro portalları Hürriyet Kitap Sanat, Tiyatro Dergisi ve Mimesis’te takip edebilirsiniz. 
* Erkan Canlı, Atatürk Üniversitesi Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Sahne Sanatları Bölümü, Dramatik Yazarlık Anasanat Dalı öğrencisidir.

False