GeriKitap Sanat Kız kardeşlik bağının düşmanı: Cinsiyetçi ikiyüzlülük
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kız kardeşlik bağının düşmanı: Cinsiyetçi ikiyüzlülük

Kız kardeşlik bağının düşmanı: Cinsiyetçi ikiyüzlülük
Abone Olgoogle-news

Kadın çalışmaları alanına önemli katkılarda bulunan akademisyen Ayşegül Yaraman yeni kitabı ‘Cinsiyetçi İkiyüzlülük’te kişisel deneyiminden yola çıkarak güçlü kız kardeşlik bağının tam da karşısında yer alan davranışı kuramsallaştırarak görünür kılıyor. Özellikle ‘seçkin’ kadınların, tam da feminizm mücadelesini bölecek şekilde bu ikiyüzlülüğü ürettikleri, kitabın önemli saptamalarından...

Feminist mücadelenin temel kazanımlarından birisi “Kadın kadının kurdudur” klişesini yıkmak olmuştur. Kız kardeşlik, uğruna mücadele edilen her çabada kadınların en büyük dayanaklarından biridir. Yalnız olmadığını bilmek, yan yana durabilmek, koşulsuz olarak birbirine destek olmak, beraber deneyimlemek ve güvenmek bu kız kardeşliğin mayasını oluşturur. Dünyanın herhangi bir yerinde bir feminist grubun arasında olduğunuzda hissedeceğiniz ilk şey bu koşulsuz ‘güven’ duygusudur ve öyle olmalıdır. Birlikte yürütülen her mücadele bu güven duygusunu pekiştirir ve kız kardeşliği besler. Feminizmi diğer mücadele gruplarından ayıran en güçlü bağ bu kız kardeşlik örgüsüdür.
Kadın çalışmaları alanına önemli katkılarda bulunan akademisyen Ayşegül Yaraman yeni kitabı ‘Cinsiyetçi İkiyüzlülük’te kişisel deneyiminden yola çıkarak bu güçlü kız kardeşlik bağının tam da karşısında yer alan davranışı kuramsallaştırarak görünür kılıyor. Özel alanın politik olduğu bağlamında söz konusu kavramı ‘cinsiyetçi ikiyüzlülük’ olarak adlandırıyor. ‘Cinsiyetçi İkiyüzlülük’, akademik bir çalışma olmasının ötesinde gündelik hayatın hemen her noktasına temas eden bir olguyu ortaya koyan bir araştırma. Yaraman, cinsiyetçi ikiyüzlülüğü, temelde tutum-davranış çelişkisinden yola çıkarak “Muhalif ses/tutum, eyleme/davranışa dönüşmedikçe egemen sistemin işine gelen bir durumdur. Bilinçli ya da bilinçsiz ikiyüzlülükten kastım budur” cümlesiyle ifade ediyor. Yazara göre zekâ, eğitim, sosyal ve kültürel sermaye arttıkça cinsiyetçi ikiyüzlülük de artıyor. Özellikle ‘seçkin’ kadınların farkında olarak veya olmayarak tam da feminizm mücadelesini bölecek şekilde söz konusu ikiyüzlülüğü ürettikleri, kitabın önemli saptamalarından birisi. Bir diğer önemli saptama ise cinsiyetçi ikiyüzlülüğün simgesel şiddeti içinde barındırma riski.
Yaşamın her anında karşı karşıya olduğumuz, farkına varmadığımız, bazen faili olarak bilinçli veya bilinçsizce kurduğumuz cinsiyetçi ikiyüzlülüğe kendimizin de maruz kaldığı düşünüldüğünde ortaya hem öznesi hem nesnesi olduğumuz bir durum çıkıyor. Bu ikiyüzlülüğün bir demokrasi sorunu olduğuna dikkat çeken Yaraman, hegemonikleşen her söylemin, özellikle ‘eşitlik’ olgusunun cinsiyetçi ikiyüzlülüğü gizlediğini vurguluyor. Feminist hareket içinde ‘birinci dalga’ olarak değerlendirilen, kadınların oy hakkı mücadelesindeki ‘eşitlik’ idealinin bugün hegemonikleştiğine dikkat çekerken burada örtük biçimde, söz konusu ikiyüzlülüğü içerdiğini ve deşifre edilmesi gerekliliğini vurguluyor. İçinde bu tip cinsiyet ikiyüzlülüğü barındıran durumlardan biri de ‘pozitif ayrımcılık’ ilkesi altında gerçekleştirilen eylemler. Belediyecilik hizmetlerinden örnek veren Yaraman, kadınların ortalık karardığında güvenle istedikleri yere ulaşmalarını sağlayacak toplumsal ortamı oluşturmaktansa evlerine bırakılmalarının tam da bir ikiyüzlülük örneği barındırdığına işaret ediyor. Dolayısıyla bu durum sistemin sorgulanmasını da ortadan kaldırıyor. Diğer taraftan Yaraman cinsiyetçi ikiyüzlülüğün cinsiyeti olmadığını, cinsiyetçiliğe karşı kadın ya da erkek, daha cinsiyetçi olma riski ile karşı karşıya olunduğunu belirtiyor.
Öğrencilerinin yakından bildiği gibi Ayşegül Yaraman, farklı disiplinlerdeki birikimiyle çalıştığı konuya mesafelenebilen ve kritik eden bir bakışa sahiptir. Benzer mesafeli duruşunu bu çalışmasında da koruyor ve disiplinlerarası referanslarıyla ortaya koyduğu kavramı, herhangi bir yargı içermeden besliyor. Zihin açıcı olan cinsiyetçi ikiyüzlülüğün her alanda tartışılması ve böylelikle görünür kılınması hepimiz için kazanım olacaktır. Bu anlamda kışkırtıcı bir kitapla karşı karşıyayız.

CİNSİYETÇİ İKİYÜZLÜLÜK Kız kardeşlik bağının düşmanı: Cinsiyetçi ikiyüzlülük
Ayşegül Yaraman
Bağlam Yayınları, 2020
168 sayfa, 20 TL.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle