Her yüz bir öykü yazar

Her yüz bir öykü yazar

1945 sonrası dünya edebiyatının Türkçeye daha önce hiç çevrilmemiş ‘minör klasik’lerini ve klasik olmaya aday yapıtları yayımlamayı amaçlıyor Yüz Kitap. Şimdiye dek 9 öykü kitabı yayımladı. Üçünü okuyabildim. Sonbaharda öykü okumanın şiirsel bir tarafı olduğunu bu kitaplarla bir kez daha keşfettim.

Haberin Devamı

Ahmet Oktay’ın ikinci kitabının adıdır, ‘Her Yüz Bir Öykü Yazar’ (1964). Yüz Kitap adı bana bu kitabı ve dizeyi çağrıştırıyor. Yüz Kitap’la beni tanıştıran kitabın, adı yalnızca ‘İyilik’ olduğu için dikkatimi çekmiş olmasını isterdim. Ama Kırmızı Kedi Tünel mağazasından, öyküler de yazan Şehri önerince aldım. Bana bir ‘İyilik’ yapmış oldu. Böylece benim için Yüz Kitap da ‘İyilik’le başlamış oldu. Amerikalı yazar Joy Williams’ın 12 öyküsünü içeriyor kitap. Tarzı ‘karanlık bir mizah’ olarak tanımlanan yazarın Türkçedeki ilk kitabı.
1945 sonrası dünya edebiyatının Türkçeye daha önce hiç çevrilmemiş ‘minör klasik’lerini ve klasik olmaya aday yapıtları yayımlamayı amaçlıyor Yüz Kitap. Şimdiye dek 9 öykü kitabı yayımladı. Üçünü okuyabildim. Grace Paley’in ‘İnsana Hiç Rahat Yok Kendinden’ ve Miroslav Penkov’un ‘Batının Doğusu/ Öykülerde Bir Ülke’si.
Niye Yüz Kitap, bilmiyorum. Belki 100 öykü kitabıdır, 100 romanla sürer. Ama ‘minör klasik’lere öyküyle başlamak ya da yalnızca öykü yayımlamak iyi bir fikir. İyi bir okur bu yüz kitabı da okumak isteyebilir.
Yüz Kitap’ın seçimleri bu sürekliliği sağlayacak cinsten bana kalırsa. Hiç yayımlanmamış yazarları seçiyorlar ve kapak tasarımları, illüstrasyonları da öyle güzel ki, doğrusu insan yalnızca bunun hatırına bile bu kitapların müptelası olabilir. Minör bir festival diyelim öyleyse. O duyguyla okuyorum, festivalde her gün 1 film izler gibi. Bu mutluluğu ancak bir film festivalinin verdiği mutluluğa benzetebilirim. Yeni yönetmenler, coğrafyalar, konular, yeni bir dil ve anlatım, renkler. Aynısını öyküler ve yazarları için düşleyin.
Grace Paley’in öykülerini ilk kez okudum. Hissiyatımı şöyle ifade edebilirim: Çok mutlu oldum. Öyküsever bir okur olarak, Susan Sontag’dan daha iyi bilecek değilim ya, ben de güldüm, hayli bulutlandım ve hayran kaldım. Vodvil, fars, trajedi, dram, komedi deyip bu kitabı da oyun türleriyle tanımlayayım, 32 kısım tekmili birden bir hisseli harikalar kumpanyası izler gibi okudum. Anlattıkları gündelik yaşamdan ama unutulmaz tipler. Orhan Kemal’in ‘Murtaza’sı da öyle değil midir? Yazar o küçücük hayattan dev bir karakter yaratmıştır. Grace Paley’in öykülerindeki kadınlar özellikle, bana hüzünlü bir biçimde artık çok az kalan ilk Cumhuriyet kadınlarını hatırlatıyor. Güçlü, neşeli, esprili, kendisiyle dalga geçen, akıllı ve biraz da hınzır. Özellikle ilk öykünün Rose Teyze’si ile ‘Hem Genç Hem İhtiyar Bir Kadın’.

Her yüz bir öykü yazar
Grace Paley

Yüz Kitap’tan üçüncü olarak ‘Batının Doğusu’nu okudum. Son yıllarda özellikle Balkan edebiyatından çok iyi romanlar ve öyküler okuyorum. Bu konuda yine tam anlamıyla iyi edebiyat yayınevi olan Dedalus’u da unutmamak gerek. Sedat Demir de bir anlamda minör edebiyat yapıtlarını seçiyor ve yayımlıyor, Hırvatistan’dan Macaristan’a. Hatırladığım Balkan kitapları arasında ‘Sarajevo Marlboro’ var. Ve hemen tüm kitaplarını okuduğum Aleksandar Hemon. Vivet Kanetti Uluç’un Bosna’yla ilgili bir belgeseli vardı, sanırım ilk orada görmüştüm. Bosnalı Sırp, içsavaşta ABD’ye gidiyor ve orada ünleniyor. ‘Bruno’nun Sorusu’, ‘Hiçbir Yerdeki Adam’, ‘Aşk ve Engeller’, ‘Lazarus Projesi’ Türkçede okuduğum kitapları. Ne zamandır yeni kitabı yok, çevrilmiyor mu acaba?
Bulgar yazar Miroslav Penkov da Balkan edebiyatının Batı’daki temsilcilerinden. Eski komünist başkentlere bir ‘daüssıla’ gibi gitmeyi seviyorum. O ülkelerden çıkan yazarların da özellikle komünist dönemi, eski komünistleri anlattığı hikâyeleri. Penkov da o insanları, o zamanları ‘içten bir duygudaşlık’la yazınca, bize de aynı duygudaşlıkla okumak kalıyor. Kendi adıma yoldaşlık diye de adlandırıyorum bunu. ‘Lenin’i Satın Almak’ öyküsü bu anlamda da iç burkan bir öykü. Amerika’ya göç eden torunun, komünist dedesine internet alışveriş sitesinden Lenin’in mumyalanmış cesedini satın alması!
Yüz Kitap’tan sırada bekleyen kitaplar Avusturyalı yazar Alois Hotschnig’den ‘Belki Bu Defa’, ‘Belki Şimdi’, İrlanda edebiyatından Claire Keegan’ın ‘Mavi Tarlalardan Yürü’, Avustralya’dan Tim Winton’un ‘Dönüş’ü, Güney Afrika’dan Henrietta Rose-Innes imzalı ‘Hep Eve’, Mavis Gallant’ın ‘Paris Öyküleri’ ve okumak için sabırsızlandığım Richard Yates’in ‘Yalnızlığın On Bir Hali’ öyküleri.
Sonbaharda öykü okumanın şiirsel bir tarafı olduğunu da bu kitaplarla birlikte bir kez daha keşfettim. Güzü atlatmak için değil, tam tersine onunla hemhal olmak için, şiirin yanında öykü de okuyun derim. Bir de Yüz Kitap’ın logosunun üstündeki adama dikkat edin. Hepimize ‘yüz’ diyor, yani yüzün!.. Deneme, şiir, roman ve öykü denizini kastediyor sanırım.

BATININ DOĞUSU/

Her yüz bir öykü yazar

ÖYKÜLERDE BİR ÜLKE
Miroslav Penkov
Çeviren: Kübra Kelebekoğlu
Yüz Kitap, 2017
242 sayfa, 22 TL.

Haberin Devamı

 

 

 

 

İYİLİK

Her yüz bir öykü yazar

Joy Williams
Çeviren: Kıvanç Güney
Yüz Kitap, 2017
200 sayfa, 20 TL.

Haberin Devamı

 

 

 

 

İNSANA HİÇ 

Her yüz bir öykü yazar

RAHAT YOK KENDİNDEN
Grace Paley
Çeviren: Aylin Ülçer
Yüz Kitap, 2016
166 sayfa, 14 TL.

Haberle ilgili daha fazlası: