Hayata kafa tutan bir albüm

Hayata kafa tutan bir albüm

Pandemi döneminde yazdığı parçalardan oluşan yeni albümü ‘Hayat Defteri’ni dijital platformlarda yayımlayan Şenay Lambaoğlu, “Bu albümde daha cesur, hayata kafa tutan ve zamanın ruhunu yansıtan şeyler var. Pandemide müzik kaçabildiğim tek sığınak oldu” diyor.

Haberin Devamı

Şenay Lambaoğlu’nun yeni albümü ‘Hayat Defteri’, dinleyicisiyle buluştu. Lambaoğlu, sekiz şarkıdan oluşan albümün ortaya çıkış hikâyesini şöyle anlatıyor: “Yaşamımda birçok şeyi askıya aldığım ve elimde geriye kalanlara sıkıca sarıldığım bir döneme denk geliyor ‘Hayat Defteri’. Sadeleştiğim, küçük yaşayıp büyük hayaller kurduğum bir zamanın içindeyim. Şarkılarımı yazarken içimde biriken öfke, özlem, aşk ve isyan yaşadığımı hissettiren duygulardı. ‘Hayat Defteri’, beşinci albümüm. Tekrara düşmek en büyük korkum. Daha cesur, hayata kafa tutan ve zamanın ruhunu yansıtan şeyler var bu albümde. Single hızlıca tüketilen bir yapıya sahipken albümün dinledikçe insanı içine çeken, sizinle bağ kuran bir tarafı var. Bu şarkıları tek tek yayımlamayı gönlüm razı gelmezdi.”
Sanatçı, Hakan Kurşun, Eylem Pelit ve Volkan Öktem gibi önemli müzisyenlerle bu albümü kaydediyor. Pandemi nedeniyle kayıtlar bir araya gelmeden tamamlanıyor. Lambaoğlu, bu deneyimi “Hakan Kurşun’la demolarını kaydettiğimiz şarkıları Volkan ve Eylem’e yolladık. Ve onlar da kendi stüdyolarında enstrüman kayıtlarını yaptı. Hücum kayıt yaparak albüm hazırlayan bir şarkıcı olarak bu çok farklı bir deneyim oldu benim için. Albümün düzenlemelerini yapan Hakan’la salgın sürecinin başında ‘Müzik İyileştirir’ şarkımla başlayan müzikal işbirliğimiz bu senenin başında bir albüm yapma fikrine kadar getirdi bizi. Pandemi şartları nedeniyle bir araya gelemesek de albümün duygusuna baktığımızda çok samimi ve gerçek bir buluşma oldu. Birlikte çalıştığım müzisyenlere sınırlar koymadan fikirlerini, sanatsal yaratıcılığı öne çıkaracak bir alan bırakmaya gayet gösteriyorum. Böylece prodüksiyonun içinde daha zengin tınılar, birbirimize geçen zincirleme müzikal bir tavır ve bütünlük ortaya çıkıyor” sözleriyle anlatıyor.

Haberin Devamı

‘KALK UYAN’ ALBÜMÜN ESKİZİNİ OLUŞTURDU
Şenay Lambaoğlu, “Albümü en iyi ifade eden şarkı hangisi?” sorusuna şu yanıtı veriyor: “Hiçbirini birbirinden ayıramam ki... Dinleyenlerimin albümdeki favori şarkıları çok değişken mesela. Albümde ilk çalıştığımız şarkı ‘Kalk Uyan’ olmuştu. Orada yakaladığımız tavır bize albümün eskizini oluşturdu. ‘Hayat Defteri’ ve ‘Günlerin Değeri’nin de bu bağlamda albümün enerjisini doğru yansıttığını düşünüyorum. ‘Kusursuz Bir Cinayet’ ise duayen kabul edeceğimiz kıymetli müzik yazarlarımızın beğendiği şarkı oldu.”
Sanatçı, müzik sektöründeki tüm olumsuzluğa rağmen şarkı söyleyip, bir albüm ortaya çıkarmasını sağlayan motive kaynaklarıyla ilgili “Hayatın kendisi en büyük ilham kaynağımken yaşam ve ölüm arasındaki o geliş gidişler; korkular, kaygılar arasında her şeye rağmen üretmek, var etmeye devam edebilmek de önemli etkenler. Bunu müziğin iyileştirici gücüyle yapabildiğime inanıyorum. Çünkü şifalanmak adına kendimizce sıkıca sarıldıklarımızdır bizi hayata bağlayan. Birbirinden ayrı fakat bir o kadar bağlı duygusal gelgitler yaşıyorum zaman zaman. Bu kaos müzikal anlamda çok zenginleştirdi beni” diyor.

MÜZİK SUSUNCA DÜNYA SUSTU SANKİ
Şenay Lambaoğlu, müziğin pandemiyle beraber nasıl bir anlam ifade ettiğini şu sözlerle dile getiriyor: “Müzik kaçabildiğim tek sığınak oldu. Tüm bu olan bitenin içimde yarattığı tahribatı müzikle iyileştirmeye çalıştım. Müzik susunca benim için dünya sustu sanki. Müzik yapmak, şarkı söylemek benim sadece mesleğim değil, yaşam biçimim. Konser yapamıyor olmanın yarattığı boşluğu o dönem, yeni besteler yaparak doldurmaya çalıştım. Biz müzik insanları için sahnede olmak, şarkı söylemek, konser yapmak bildiğimiz en iyi şey gibi dururken pandemiyle birlikte müziğin mecrası bir anda değişti. Dijital platformlarda konser yapmak, canlı yayınlara çıkmak gibi yeni alışkanlıklar girdi hayatımıza. Telif haklarımızın önemini hatırladık. ‘Konser yapmadan müzik ekonomisi nasıl yaratılır?’ Bu sorunun cevabını arıyoruz ve bu konuda herkes kendince içerikler geliştirmeye çalışıyor. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı kesin.”
“Bir şarkının yayımlanması için size nasıl bir his vermesi gerekir?” sorusunu Lambaoğlu şöyle yanıtlıyor: “Yeni bir şarkı yazdığımda kanlı canlı ilk eşim Erhan Ertürk’e dinletirim. Çok iyi bir müzik kulağı var ve yaptığı yorumlar şimdiye kadar hep doğru çıkmıştır. Tarafsız dinleyebilmesini çok değerli buluyorum. Bir şarkının yayımlanmasına karar verdiğim an sanırım melodisinin hafızama, sözlerinin dilime dolandığı andır.”

Haberle ilgili daha fazlası: