Festival başlıyor, tiyatro mevsimi çiçek açıyor!

Festival başlıyor, tiyatro mevsimi çiçek açıyor

25. İstanbul Tiyatro Festivali bugün itibariyle hem çevrimiçi hem de fiziki mekânlarda başladı. Bu sene ikisi çok çarpıcı, üç uluslararası yapımı ayağımıza getiren festivalin yerli işlerinde derin sulara dalan taptaze yapımlar dikkat çekiyor. Programı sizin için inceledik.

Haberin Devamı

Tiyatro dünyası için ekim, sezonun tazelendiği, baştan aşağı çiçeklendiği ay. Ekim ve kasım, 2017’den beri ‘tiyatro mevsimi’ne festival hareketliliği, neşesi de getiren aylar aynı zamanda. İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından bu sene 25’incisi düzenlenen İstanbul Tiyatro Festivali’nin oyunları bu hafta itibariyle tiyatro mevsimine yeni bir katman renk eklemek üzere ‘sahaya iniyor’. İki sezona yayılan pandemi kıskacından sonra, İstanbul Tiyatro Festivali kendisini koşullara uyarlamış yapısıyla melez bir program hazırlamış tiyatro takipçilerine. Tiyatro dünyası için ekim, sezonun tazelendiği, baştan aşağı çiçeklendiği ay. Ekim ve kasım, 2017’den beri ‘tiyatro mevsimi’ne festival hareketliliği, neşesi de getiren aylar aynı zamanda. İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından bu sene 25’incisi düzenlenen İstanbul Tiyatro Festivali’nin oyunları bu hafta itibariyle tiyatro mevsimine yeni bir katman renk eklemek üzere ‘sahaya iniyor’. İki sezona yayılan pandemi kıskacından sonra, İstanbul Tiyatro Festivali kendisini koşullara uyarlamış yapısıyla melez bir program hazırlamış tiyatro takipçilerine. 22 Ekim-20 Kasım arasında 25 yerli ve yabancı oyun seyirciyle hem çevrimiçi hem de fiziki mekânlarda buluşacak. Bizi ‘Bu Zamanda Tiyatro’ mottosuyla selamlayan ve upuzun kapanma döneminin ardından isabetli bir ifadeyle, tiyatronun ‘nefes aldırdığına’ vurgu yapan festivalin dikkat çeken oyun ve başlıklarına birlikte bakalım…

Festival başlıyor, tiyatro mevsimi çiçek açıyor

Medea

İKİ İDDİALI ULUSLARARASI KONUK: ‘NEŞE’ VE ‘MEDEA’
Avusturyalı yazar, yönetmen ve oyuncu, 1984 doğumlu Simon Stone, Antik Yunan’ın en ‘kötü şöhretli’, hakkında en çok yargıya varılan kadını ‘Medea’yı bugüne taşıyor. Çağdaş tiyatro topluluğu Internationaal Theater Amsterdam’ın bu ödüllü yapımında başrolde, oyundaki performansıyla bolca övgünün yanı sıra ödül de alan Marieke Heebink yer alıyor. Stone, Euripides’in bir kadının intikam hikâyesi olarak yazdığı trajedisini, 1995’te eşinden sorunlu bir şekilde ABD’li bir kadın doktorun, iki çocuğunun da içinde olduğu evini ateşe verdiği gerçek bir olayla harmanlıyor. Stone’un ‘zamansız’ olarak tanımladığı ‘Medea’nın bu yenilikçi yorumu 17 ve 18 Kasım’da, 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde olacak.Festivale çarpıcı bir yapımla konuk olan, bu seneki bir diğer çok yönlü sanatçı ise İtalyan yazar, oyuncu ve yönetmen Pippo Delbono. Geçen sene ‘Dopo La Battaglia’ ile çevrimiçi programa katılmıştı yönetmen. Bu sene ise ‘Neşe’ adlı oyunuyla ‘sahne büyüsü’ deyip durduğumuz şeyin vücut bulmuş halini göstermek üzere, topluluğuyla birlikte tam karşımızda olacak. Pippo yaşamın özündeki yoğun duyguları görselleştirip, boyutlandırıp sahneye çıkaran bir sanatçı… Napoli civarında bir psikiyatri kliniğinde tanışıp 22 sene aynı sahneyi paylaştığı; konuşmayı, okumayı, yazmayı bilmeyen, 2019’da yitirdiği yoldaşı Bobò’ya rengârenk bir veda bu oyun da. Sahnede çiçekler, renkler, danslar, clown’lar, periler, müzik, şiir ve delilikle sarmalanmış bir hayat sevinci bekliyor bizi. 4, 5 Kasım’da saat 20.00’de, Zorlu PSM’de.

KADINLAR VARDIR, KADINLAR HER YERDE!
Festival bu sene itibariyle, tiyatrodaki kadın üretiminin görünürlüğünü artırmak niyetiyle yeni bir başlığa sahip: ‘Bu İşte Bir Kadın Var’. Zehra İpşiroğlu’nun kadınların yaşadıkları eril şiddet ve tacize karşı kendi iç uyanışlarına odaklanan oyunu ‘Yüzleşme’, Aslı Ceren Bozatlı’nın yazıp Özge Erdem’in yönettiği ve absürt klasiklere güncel bir selam yollayan ‘Birazdan Gideriz Şimdi Yağmur Yağıyor’ ve 20 seneden uzun süredir feminist tiyatro yapan Tiyatro Boyalıkuş’un, seyirciyle kulak tiyatrosu formunda Virginia Woolf yorumu ‘Kendine Ait Bir Oda’ bu başlıkta bir araya geliyor. Bu alanda bir oyun daha var ki en çok çocukları ve ebeveynleri mutlu edecek… Odeabank’ın klasik masalları eşitlikçi bir dille yeniden yorumladığı beş kitaplık projesinin sahne ayağı, ‘Eşit Masallar’.
Projenin bir ayağı da yarın 16.00’da ARTER, Sevgi Gönül Oditoryumu’nda ücretsiz olarak düzenlenecek bir panel: ‘Çocuk Anlatılarında Eşit Bir Yol Nasıl Bulunur?’

‘Yüzleşme’ 27 Ekim, 20.00’de Caddebostan Kültür Merkezi’nde, ‘Birazdan Gideriz Şimdi Yağmur Yağıyor’ 15, 16 Kasım’da, 20.00’de Moda Sahnesi’nde, ‘Eşit Masallar’ ise 6 Kasım’da 11.30 ve 16.00’da, 7 Kasım’da 16.00’da Alan Kadıköy’de olacak. 

KADROLAR DAR, MEVZULAR DERİN
Festival programını incelediğinizde dikkatinizi çekecektir, festivalin bu seneki yerli ayağında çoklukla ‘dar kadrolu, tek ya da iki, üç kişilik oyunlar’ bekliyor bizi. Hatırlarsanız Şehir Tiyatroları pandeminin ilk senesinde sezonu ‘minimal’ olarak adlandırıp dar ekiplerin yer aldığı oyunlar çıkarmıştı sahneye. Hem ekonomik olarak yıkıcı bir dönemden geçen hem de sağlık önlemlerini gündemde tutmak durumunda olan toplulukların da festivale ‘küçük kadrolu’ oyunlarla katılması şaşırtıcı değil. Ki Türkiye’de bağımsız tiyatro yapmak -pandemiden bağımsız olarak da- her daim ‘dar alanda, az kadro ve imkânla’ güçlü ses çıkarabilme becerisidir zaten… 
Programa şöyle bir bakınca, açılış oyunu olacakken son anda, oyuncusu Zerrin Tekindor’un küçük bir sakatlık geçirmesi sonucu tarihi ötelenen ve ‘kapanış oyunu’ olan, Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp Hira Tekindor’ın yönettiği, ID İletişim yapımı ‘Toz’ başta olmak üzere, ağırlığın bu ‘minimal’ oyunlarda olduğunu görüyoruz. (24, 25 Kasım, 20.00’de Alan Kadıköy’de.)
Şöyle bir göz atalım:
BAM İstanbul’un Seda Türkmen ile Deniz Karaoğlu performansıyla hazırladığı, Murat Mahmutyazıcıoğlu imzalı yeni oyunu ‘Istırap Korosu’. (2, 3 Kasım, 20.00’de Alan Kadıköy’de.)
İstanbul Tiyatro Festivali yapımı, Ceren Ercan’ın kaleminden çıkan, Yelda Baskın yönetimindeki, Yiğit Sertdemir, Ecem Uzun ve dış ses olarak da Alican Yücesoy’un rol aldığı Beni Sakın Yumruklardan. (19 Kasım 20.00’de, 20 Kasım 18.00’de Alan Kadıköy’de.) Irmak Bahçeci’nin tamamen Shakespeare oyunlarından repliklerle tasarladığı, Emrah Eren’in yönettiği, Emre Kınay’ın rol aldığı Duru Tiyatro yapımı ‘Irgat’. (25, 26 Ekim, 20.00’de Duru Tiyatro Ataşehir’de.)
John Fowles’un ünlü romanından uyarlanan, İlyas Özçakır ile Ayfer Tokatlı’nın rol aldığı, Eyüp Emre Uçaray yönetimindeki, İkinci Kat ve Civil Production yapımı ‘Koleksiyoncu’. (10, 11 Kasım 20.00’de Profilo Kültür Merkezi Batı Sahne’de.)
Toplumsal veya bireysel düzlemlerde ele aldığı mevzularla seyirciyi derin sulara davet eden bu işler aynı zamanda güncel yaratıcı isimlerin buluşmalarının sonucu. En iyisi festival heyecanı içinde ama olmadı sezonda izlemek için sabırsızlandığımız taptaze yapımlar.

Festival başlıyor, tiyatro mevsimi çiçek açıyor

Beni Sakın Yumruklardan

Çevrimiçi program ise dünyada olan bitene ekran aracılığıyla olsa bile yakından bakmak için şahane fırsat. Çehov’un mizah yüklü ‘Ayı’sına Vladimir Pankov’un yorumuna, Gogol klasiği ‘Müfettiş’e Kanadalı yıldız koreograf Crystal Pite’ın getirdiği ‘hareket’e ve Paris Operası’nda dört koreografın ‘pandemide dans nasıl yaratır’ sorusuna yanıt aramasının ürünü olan ‘Paris Operasından: Bugün Yaratmak’a dikkat çekerek, programı dikkatli incelemenizi önerelim. Bir aya ve şehrin farklı köşelerine yayılan oyunlarla, tiyatro mevsimimiz kutlu olsun! 

Detaylı program https://tiyatro.iksv.org/ adresinde.  

Haberle ilgili daha fazlası: