Çılgın, acayip, son derece karmaşık dünya

Güncelleme Tarihi:

Çılgın, acayip, son derece karmaşık dünya
Oluşturulma Tarihi: Aralık 05, 2019 15:06

Akbank Sanat’ta açılan ‘Düzenli Delilik’ sergisi, sayısız ekran ve medya kanalıyla çevrelendiğimiz günümüz dünyasında bize sunulan bilgi anlayışını sorguluyor. İçinde yaşadığımız dünyada alternatif görüşler üretmek için gerçeklikle baş etmenin alışılmadık yollarını araştıran sergiyi küratörü Marcus Graf ile konuştuk: “Bu sergi, bilgi ve gerçekliğin günümüzdeki halini sorgulamakta.”

Haberin Devamı

Öncelikle serginin ismi ‘Düzenli Delilik’le başlayalım. Neden düzenli bir delilik, nasıl bir düzen bu?
‘Düzenli Delilik’ terimi, dünyamızın ancak ve sadece çılgın, acayip ve son derece karmaşık olarak tanımlanabilecek mevcut durumuna atıf yapıyor. Dünya o kadar hızlı değişiyor ki, yerel ile global arasında ve özel ile kamu arasındaki ara bağlantı ile ilişkiler o kadar karmaşık ki, gerçeklik hakkında güvenilir ve değerli bilgiler elde edebilmek son derece güç hale geldi. Kültür, politika, ekonomi ve ekoloji arasındaki ilişkilerin nasıl olduğunu ve hangi yöne doğru gittiğini kim gerçekten anlayabiliyor ki? İllüzyon, simülasyon ve gerçek-sonrasının gerçekliğin normal hali haline geldiği bir dünyada, bilgi edinmek ve gerçeğe ulaşmak bizim daima kavgasını vermemiz, sorular sormamız ve tartışmamız gereken konu ve kavramlar haline geldi. Bu sergi, bilgi ve gerçekliğin günümüzdeki halini sorgulamakta ve görsel sanatı bir bilgi üretimi ve aracılığı alanı olarak sunmakta ve sergilemekte.

Haberin Devamı

Günümüz dünyasında artık birey iyiden iyiye yazı geleneğini terk eder oldu. Artık bilgi dediğimiz şeyi edinmenin en önemli aracı seyretmenin kendisine dönüştü. Bu beraberinde pek çok sorunu da getiriyor elbette. Nasıl bir seyircilik hali var size göre?
Bir imaj ve görüntü bombardımanı altında kalan insanların neyin önemli olduğunu ve neyin önemli olmadığını anlamaya çalıştıkları bunaltıcı, karşı konulamaz ve her yere nüfuz eden bir görsel kültür içerisinde yaşıyoruz. Aynı zamanda, imaj yaratma endüstrisi de seyirciyi sadece pasif bir alıcıya dönüştüren görsel projeler yaratmakta. Sanat ise bu pasif seyirciyi aktif bir katılımcıya dönüştürüyor.

Bu bağlamdan hareketle elimizdeki bilgi kaynağının medya olduğunu düşünecek olursak, medyanın özgürlüğü ile orantılı bir birey özgürlüğü ortaya çıkıyor diyebilir miyiz?
Hepimiz medyanın bir parçasıyız. Evet, onu seyrediyoruz, fakat aynı zamanda medya alışkanlıklarımızla onu şekillendiriyoruz da. Bir toplum ne kadar demokratik olursa, o toplumda yaşayan insanların sivil katılımı o kadar güçlü olur. Ancak bugün medya sadece kapalı sistemler olan ve sizin dışarıdan bakan bir kişi olarak kolayca ve doğrudan doğruya etkileyemeyeceğiniz gazete ve televizyondan ibaret değil. Artık internetin, sosyal medyanın ve kuvvetli bir Twitter ve blog kültürünün yardımıyla, herkes bir yazar, eleştirmen veya editör olabiliyor. Tabii ki, medyanın bu yayılan ve etrafa dağıtılan gücü, bizim gerçekliği ve onun hakkındaki bilgileri anlama tarzımızı ve yolumuzu da değiştirdi. Son zamanlarda pek çok sanatçı bilginin geleneksel merkezileşmiş ve tekelci kurumlarını sorgulamaya başladı.

Haberin Devamı

Çılgın, acayip, son derece karmaşık dünya

Sergi söz konusu entelektüel hegemonyayı sorgularken buna alternatif sorular üretiyor. Buradaki en önemli soru ya da sorun sizce ne?

Genellikle eleştirel ve baskılayıcı meseleleri açık bir tarzda ve şekilde ele almaktan korkan popülist bilgiyle çevrelenmiş ve sarılmış vaziyetteyiz. Günümüzün baskın soruları mikro ile makro arasında ve tabii ki yerel ile global arasında gidip gelmekte ve farklılaşmakta. Sergimizde, bugün, bu nosyonu önceden kabul etmiş bulunan belirli toplumsal gruplar içinde gerçeğin ancak geçici olarak varlığını sürdürebileceğini açığa çıkartmak amacıyla mutlak gerçek nosyonunu da temelde eleştiriyoruz. ‘Düzenli Delilik’, aynı zamanda çok sayıda ve farklı gerçekliğin mevcut olduğunu da anlatıyor. Bu da bizim o anda elimizin altında olan gerçekliği mutlaka ve daima sorgulamamız gerektiği anlamına geliyor. Sergi, aynı zamanda, medya aracılığıyla olayların bize sunulduğu yola ve tarza bağlı olarak yalanın ve gerçeği sürekli olarak birbirlerinin yerine geçebildikleri bir gerçek-sonrası çağındaki dünyayı da tartışıyor.

Haberin Devamı

‘HÂLÂ DİJİTAL DEVRİMİN BEBEKLERİYİZ’
Özellikle modernite sonrası postmodernite ile artık bilgi dediğimiz şey tek ve somut bir tanımla sınırlandırılamıyor. Bu süreç tarihi açıdan nasıl bir kırılmanın bir ürünü?
Her şey İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle, insanların artık herhangi bir şeyin anlamının kalmadığına ve herhangi bir güzelliğin ve insancıl geleceğin artık mümkün olmadığına inanmalarıyla birlikte başladı. Aynı zamanda, tüm siyasi ideolojiler, toplumsal yapılar, kimlikler ve cinsiyet sorunları da yeni baştan yorumlandı. 1970’li yılların sonlarında, Postmodernizm akımı, orijinalliğin ve farklılığın temellerinin eleştirisi için bir temel yarattı. Modernizmin analizi bizi kendimizi yenilemeye sevk etti. Aynı zamanda, 1990’lı yıllarda dijital teknolojinin gösterdiği ilerleme ve internetin yaygınlaşması da dünyayı global bir köye çevirdi. Gerçeklik yapılarını, medyanın karakterini ve internetin ve sosyal ağların bizim kimlik inşamız üzerinde oynadıkları rolü tekrar gözden geçirmemiz ve tartışmamız gerekmesinin altında yatan sebep de bu. Tabii ki, artık biraz daha deneyimliyiz, fakat dijital tekno-dünyanın karanlık çağında yaşayan dijital devrimin hâlâ bebekleriyiz.

Haberin Devamı

Sergide yer alan sanatçılara ve eserlere gelecek olursak, nasıl bir süreçten geçti bu sergi?
Serginin kavramsal çerçevesi üzerinde çalıştıktan sonra, farklı sanatsal alanlardan ve nesillerden gelen ve kendileri de bilgi ve gerçeklik kavramını zaten sorgulamakta olan sanatçılar aramaya başladım. Daha sonra, bilgi ve gerçekliğin çeşitli farklı açılardan tartışıldığı çok katmanlı bir sergi yaratabilmek için farklı kavramsal, estetik ve formel yaklaşımlara göre bir sanatçı listesi oluşturdum. Bu sürecin tamamı benim kafamın içinde ve defterlerimin sayısız sayfalarında yer aldı ve tabii ki belirli bir zaman da aldı. Daha sonra küratör ekibimin üyeleri Öykü Demirci ve Beyza Nur Demircioğlu ile listeler ürettik. Sonunda, sanatçılara küratöryel konseptimiz ve vizyonumuz hakkında bilgi verdik, sergi tasarlama taslakları önerdik ve kesin bir zaman ve eylem planına bağlı olarak onlarla daha ileri işbirliği yapma olanaklarını tartıştık.

Haberin Devamı

Günümüz çağdaş sanat dünyasına bakacak olursak hem Türkiye’de hem de yurtdışında nasıl bir eğilim var sizce?
Çağdaş sanat eklektik, çoğulcu ve heterojendir. Aynı zamanda, disiplinler arası, disiplinler ötesi ve multi-medya ve etkileşimli bir yapısı vardır. Pek çok sanatçı, kendi külliyatını yaratmak yerine, proje bazlı, ilişkisel ve süreç-odaklı çalışmaktadırlar. Sonuçta, bilgi nosyonu, içinde yaşadığımız gerçekliklerin kaleydoskopik karakterini yansıtan fragmantal estetik ve çok katmanlı kavramsal çerçeveler getiren fragmantal bir yapıya sahiptir.
'Düzenli Delilik' sergisi 11 Ocak'a kadar Akbank Sanat'ta.

Çılgın, acayip, son derece karmaşık dünya

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!