GeriKitap Sanat Cennet bir adadır, cehennem de...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cennet bir adadır, cehennem de...

Cennet bir adadır, cehennem de...
Abone Olgoogle-news

Judith Schalansky’nin hazırladığı ‘Ücra Adalar Atlası’, üzerinde kimsenin yaşamadığı 50 ada hakkında bilgiler verirken bunu öyle masalsı bir dille yapıyor ki, imkânsız gibi görünse de insanın canı bir gün bu adalara ayak basmayı fena halde çekiyor...

Kasılarak katılaşmış bir yürek biçimindedir Brava Adası. Atlantik Okyanusu’nun ortasındaki bu ada, atardamarları ırmaklar, kaslarıysa yüce sıradağlar olan bir yürektir. Limandaki kahvehaneden ezgiler yükselir hâlâ, buranın yerlisi olmayan insanlar, sömürge yerleşimcilerinin ve esirlerin çocukları dans eder bu ezgiyle. ‘Hiçbir yerde’ olan anayurtlarının özlemini çekerek. Kasılarak katılaşmış yüreklerini oradan oraya sürükleyerek...
Yalnızlık Adası ise Kuzey Kutbu sularındadır ve adını sonuna kadar hak eder. Çok eskiden Sovyetler’e ait bir araştırma üssü kurulmuştur bu donmuş topraklara. Ancak Alman denizaltısı parça tesirli bombalarla istasyona saldırdığından ve barakaları yıkıp görevlileri öldürdüğünden beri buraya gelen olmamıştır. Sonraki yıllarda Ruslar, Yalnızlık Adası’na İnziva Adası adını verir, buraya bir kutup istasyonu kurar.
Yalnızlık bir tercihe bağlıdır artık. Bireyin işidir. Münzeviliktir.
Ücra Adalar Atlası’ bir şiir kitabı sanki. Buza, tuza, sessizliğe, meraka, gitme isteğine ve atlaslara bir övgü.

DÜNYA SINIRSIZDIR
Judith Schalansky’nin yazdığı, Ömer Bozkurt’un Türkçe’ye çevirdiği bu atlas, dünyanın en ücra elli adası hakkında büyüleyici bir dille yazılmış kısa metinler ve adaların haritalarını içeriyor.
Çocukluğundan beri atlas karıştırmayı çok sevdiğini anlatan, siyasi haritaların sınır koyan sıkıcılığına inat, dağları koyu renkler, denizleri maviler ve kutupları beyazın tonlarıyla belirtip insanın önüne sınırsız, özgür bir dünya açan coğrafi haritaları yeğlediğini söyleyen yazar, asla ayak basamayacağı bu 50 ada hakkında yazarken bir şeyi de itiraf ediyor: Belki de saklanmak için bir adadan daha iyi bir yer bulunmaz.
Bu atlası karıştırırken kendi başlarına, yek, biricik, özgün, yalın olmalarıyla aslında nasıl da güçlü ve köklü görünen bu adaların her seferinde anakarada devam eden aptalca bir savaşın aleti olageldiklerini, bir türlü paylaşılamadıklarını, üzerlerinde asla uzlaşılamadığını ve ama sonunda hep de yalnız bırakıldıklarını göreceksiniz.
“Bir atlası açan herhangi biri, hiçbir sınır olmaksızın bütün dünyayı istemektedir. Bu yolculuk arzusu her zaman çok derin, arzulanan şeye ulaşmanın verebileceği her doyumdan daha büyük olacaktır” diyor kitap. Hakikaten adaları inceler ve haklarında okurken üzerlerinde bot izi bırakmaktan daha geniş bir sevgi doğuyor içimde.
Adaları çok severim. Atlasları çok severim. ‘Ücra Adalar Atlası’nın yeri bu yüzden, her daim, kalbim.

ÜCRA ADALAR ATLASI Cennet bir adadır, cehennem de...
Judith Schalansky
Çeviren: Ömer Bozkurt
Kırmızı Kedi, 2019
144 sayfa, 120 TL.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle