Bir kral, bir sanatçı ve bir saray

Güncelleme Tarihi:

Bir kral, bir sanatçı ve bir saray
Oluşturulma Tarihi: Eylül 18, 2020 10:50

Meksikalı yazar Yuri Herrera yeni romanı ‘Krallığın İşleri’nde sanatçı ve iktidar ilişkisi üzerinden çok çarpıcı bir tabloyu okurlarının gözleri önüne seriyor: Kelimeler kirleri örtmeye yeter mi, güzel sözler çirkinlikleri bastırır mı, melodilerin arasında acılar duyulmaz mı?

Haberin Devamı

Özellikle toplumsal meseleleri kendine dert edinmiş Latin Amerika edebiyatının eserleri, bizim coğrafyamızın sorunlarına benzer temeller üzerine inşa ederler kurgularını. Baktığımızda iki uzak kültür dairesinden, iki farklı dünyadan çıkmış verimlerdir elimizdekiler sonuç olarak fakat izledikleri acı rotası neredeyse aynıdır: Darbelerle örülü kanlı bir tarih ve bu kanlı tarihin yazılmasına sebep olan akıl almaz siyasi ayak oyunları. Tam da bundan toplumsallığı ağır basan bir Latin Amerika romanının sayfaları arasında dolaşıyorsanız; isimler, ülkeler, şehirler, coğrafya farklıdır belki ama acı, bu toprakların acısıyla benzer yerden ses verir.
Meksikalı yazar Yuri Herrera’nın henüz okur karşısına çıkmış romanı ‘Krallığın İşleri’ni okurken, bunun ne kadar yerinde bir saptama olduğu bir kez daha yüzüme vurdu. Herrera, romanında sanatçı ve iktidar ilişkisi üzerinden çok çarpıcı bir tabloyu okurlarının gözleri önüne seriyor. Bir saray şarkıcısının yaşadıkları üzerinden anlatıyor bunu yazar. Sanatçı’nın Kral’la kurduğu ilişki, Kral’ın Sanatçı’yı kullanma çabası, Sanatçı’nın sarayda tutunma gayreti... derken ortaya aslında asırlardır zaman zaman gündem olabilmiş, tartışma yaratabilmiş bir mesele, modern çağrışımları ve aynı şekilde modern bir kurguyla okurlara sunuluyor.
Yuri Herrera aslında yabancı bir isim değil. 2018’den beri, kaleminden çıkanlar Türkçede yayımlanıyor. ‘Bedenlerin Göçü’, ‘Dünyanın Sonunu Önceleyen İşaretler’ kitapçı raflarıyla buluşan romanları Herrera’nın. Yeni yayımlanan romanı ‘Krallığın İşleri’ni ise Herrera’nın yayımlanan önceki iki kitabından ayrı bir yere koyamayız çünkü bir üçlemenin parçaları bu romanlar. Birer devam hikâyesi ya da kahraman veya olay sürekliliği gerektiren kitaplar değil. Birbirinden bağımsızlar. Fakat okurlarına soluttuğu atmosfer bakımından birbirlerini destekler yönleri var. ‘Krallığın İşleri’ ise bu üçlemenin ilk kitabı. Yazının başında da belirtildiği gibi Herrera, sanatçı-iktidar ilişkisinin farklı yönlere sapıp etik çizgileri aştığında, ahlaki duruşun nasıl da paramparça olduğunu anlatıyor.
Roman hızını ise sokaklarda, beş parasız bir şekilde akordeon çalıp yaşamını sürdüren Sanatçı’nın bir gece Kral’la karşılaşmasıyla alıyor. Sanatçı, birine istediği şarkıyı çalmış fakat parasını alamamıştır. Kral, Sanatçı’nın parasını almasını sağlar. Sanatçı için saraya kapı aralanmıştır artık. Sadece o aralık kapıyı itmesi gerekiyordur ve o da bunu yapar. Kalabalık bir kutlama esnasında şarkılarıyla Kral’ı mutlu eder ve artık saraydadır. Karanlık işleriyle nam salmış, duvarlarının dışında düşmanları, içindeyse hainleri eksik olmayan bir yerdir saray. Sanatçı bunu daha ilk günlerde anlamaya başlar. Fakat yine de Kral, Saray ve Divan Üyeleri Sanatçı’yı büyülemiş, o da karşılığında şarkılarıyla dinleyenleri büyülemeyi görev edinmiştir.
Büyü aslında Kral’a ve saray ahalisine yapılmıyordur, halka yapılıyordur. Sanatçı, şarkılarıyla krallığı yücelttikçe yüceltiyor, krallığın tüm karanlık işleri de böylelikle silinip gidiyor sanılıyordur. Fakat bohça yamalıdır işte... Sanatçı’nın şarkılarıyla anlattığı hikâyeler kurcalandıkça o hülyalı perdelerin altındaki zifiri karanlık ortaya çıkıyordur.
Kelimeler kirleri örtmeye yeter mi, güzel sözler çirkinlikleri bastırır mı, melodilerin arasında acılar duyulmaz mı?
Roman boyunca akla takılıp kalan sorular bunlar. Sanatın, sanatçının işlevine dair de pek çok soru işareti aynı şekilde kafalarda oluşuyor. Sözün özü Yuri Herrera, cevap vermekten çok resmettiği tablo üzerinden yeni sorular meydana getiriyor. İncelikle üzerine gidilmesi gereken bir meseleyi, kilit yerlerinden yakalayıp okurun önüne sunuyor.

KRALLIĞIN İŞLERİ

Bir kral, bir sanatçı ve bir saray

Yuri Herrera
Çeviren: Bülent Kale
Notos Kitap, 2020
100 sayfa, 20 TL.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!