GeriKitap Sanat Bale ile sporu eşleştirmek çok yanlış
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bale ile sporu eşleştirmek çok yanlış

Bale ile sporu eşleştirmek çok yanlış

Devlet Opera ve Balesi’nden emekli 76 yaşındaki Oğuz Özlem, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın baleyi spor ilan edip Türkiye Dans Sporları Federasyonu'nun ‘bale antrenörlüğü’ programı açmasına tepki gösterdi. Özlem “Bale sanatıyla sporu eşleştirmek çok yanlış bir düşünce” diyor.

Oğuz Özlem hayatını baleye adamış bir sanatçı. 76 yaşındaki duayen sanatçının eşi Özgül ve iki kızları Almula ile Bleda da kendisi gibi Devlet Opera ve Balesi bale sanatçıları. Türkiye Dans Sporları Federasyonunun ‘bale antrenörlüğü’ programı açmasına tepki gösteren Özlem, Hürriyet’e balenin bir sanat dalı olmasına yönelik şunları aktardı:

“Dünyaca ünlü fütürist, felsefeci John Naisbitt, dünyanın en zor mesleklerini öğrenmek için iki seneye yakın değişik mesleklerde çalışan insanları incelemiş. Birinci sıraya fırının başında demir cevherini kalıba döken işçiyi koymuş. İkinci sıraya toprak altında çalışan maden işçisini ve üçüncü sıraya da balerin ve baletleri koymuş. Amerikalı fotoğrafçı Howard Schatz da ‘Uzun yıllar insanlarla çalıştım, deneyimlerim gösterdi ki, hiçbir ama hiçbir çalışan dansçılardan daha sıkı çalışmıyor’ diyor.

DANSIN AĞA BABASI

Bale sanatıyla sporu eşleştirmek çok yanlış bir düşünce. Her ikisi de dünya insanlarını peşinden koşturmuş onları başka dünyalara götürmüş heyecanlı sağlıklı ve medeni yaşam şeklidir. Unutulmamalı tam donanımlı bir bale sanatçısı okullarında iyi piyano çalar. Solfej, ritmik ve eskrim dersleri alır. Dansın ağa babası olan bale sanatı; ışıkçısından dekorcusuna 80 kişilik orkestra sanatçısının ve 150 yakın insanın sahne arkasında emek verdiği kolektif ve özgürce yapılmış bir sanat dalıdır. Türkiye’de bunca engellemelere ve zorluklara karşın gerçek anlamda gayret gösteren sanat kollarından biri de bale sanatıdır.

FELSEFESİ, ANLAMI, MESAJI VAR

Her sanatsal ve kültürel olayın öncüsü olan dans, her yıl 29 Nisan’da Dünya Dans Günü olarak kutlanır. Dansın evrensel karaktere ulaşması diğer mesleklere nazaran çok zaman öncedir. Tarihin en eski çağlarından bugüne insanoğlunun yarattığı her dans yalnızca vücudun birtakım estetik ve fiziki hareketlerinden ibaret değildir. Dansın bir felsefesi, bir anlamı ve bir mesajı vardır. Renk, din, dil ve ırk farkı gözetmeksizin insanlığı birleştirici bir rol oynamayı kendine misyon edinen dans, asırlarca büyük uğraşlar sonunda akademik rayına oturtulması sonucu klasik balenin temeli atılıp, zamanımıza kadar gelmiştir.

ESERLERİNİ ARMAĞAN ETTİLER

Müzik dünyasının dahi bestecileri, bu görsel sanatların en güzel dalına besteleri ile destek olmuşlar, balenin temel taşları olan klasik bale eserlerini armağan etmişler ve bale sanatının evrensel duruma gelmesini sağlamışlardır. Dünyada bale sanatçılarının fazlalığı, bale topluluklarının çokluğu ve bu sanata olan ilgi o toplumlarda hep çağdaşlık, uygarlık ve de gurur simgesi olmuştur.”

False