GeriKitap Sanat Arter’de ‘anti-pandemik’ beş yeni sergi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Arter’de ‘anti-pandemik’ beş yeni sergi

Arter’de ‘anti-pandemik’ beş yeni sergi
Dinleyen Gözler İçin
Abone Olgoogle-news

Arter, Koç Üniversitesi ve Amerikan Hastanesi’nin ‘anti-pandemik’ güvencesiyle yeni sezona kapılarını açtı. 24 yaş altına ücretsiz kurumda modern ve güncel sanatı kucaklayan, birbirinden kıymetli beş sergi izlenecek. Bu sergilerden ikisi, kurumun kurucu direktörü Melih Fereli’nin küratörlüğünde sunuluyor.

Vehbi Koç Vakfı’nın, sekiz yıllık İstiklal Caddesi konukluğundan sonra bir yıl önce Dolapdere’deki Grimshaw Architects imzalı yeni evine taşıdığı Arter, pandemi nedeniyle zorunlu ara verdiği geçen sezonun ardından, 2020-2021 dönemini toplam beş yeni sergiyle karşılıyor. Hemen herkesin tedirgin göz ve sözlerle ‘yeni sezon’a büyük beklenti içerisinde baktığı bir süreçte kurum, pandemi koşullarında Amerikan Hastanesi ve Koç Üniversitesi Hastanesi ile ‘güvenli, sıhhi ziyaret’ işbirliği yaparak ziyaretçilerinin sağlığına yüzde 100 kefil oluyor.
Çağdaş sanat alanı Arter’deki beş yeni sergiden ikisinin -‘Dinleyen Gözler İçin’ ve ‘Yağmur Ormanı’- küratörlüğünü kurumun kurucu direktörü Melih Fereli üstleniyor. Besteci David Tudor tasarımıyla, yapının ‘Karbon’ isimli yeraltı alanında izlenen ‘Yağmur Ormanı V’ isimli etkileşimle açık yapıt aslen, 1968’de bir dans gösterisi için sipariş edilmiş ve Composers Inside Electronics (CIE) tarafından deneyime sunulmuş. Çalışma daha sonra, kendi kendini icra eden bir ses ve görsellik deneyimine evrilmiş. Eser bir yanıyla da izleyici ve dinleyende, Rus avangard soyut ressam Vasili Kandinski’nin veya İspanyol meslektaşı Joan Miro’nun bir tuvali içerisinden geçip adeta oradan oraya ‘dımbır dımbır’ bir enerjiyle salındığı hissi veriyor.

Arter’de ‘anti-pandemik’ beş yeni sergi
Yağmur Ormanı
‘Dinleyen Gözler İçin’, Arter’in ‘Sesli Dizi’ serisi kapsamındaki üçüncü etkinliği. Sergi yapının ‘Galeri 2’ isimli alanı ve Karbon isimli salonun yer aldığı eksi üçüncü katta izleniyor. Etkinlik daha ilk bakışta, izleyiciye de yapıta da hak ettiği anlam ve yankı fezasını, fersah fersah ikramıyla öne çıkıyor. Müze ve Fereli bununla da kalmayıp, sergiyi binanın dışına taşırıyor: Fereli’nin oluşturduğu ve izleyici ziyaretini kişisel bir deneyime sıçratmayı amaçlayan ‘Müzik Kafesi’ (La Cage Musicale) de kurumun internet adresinden (www.arter.org.tr) indirilebiliyor. ‘Dinleyen Gözler İçin’, bir anlamda Fereli’nin üç boyutlu kültür nesneleriyle yaptığı metafizik bir beste misali deneyimleniyor. Hatta bu beste öylesine güncel ve küresel ki, temelini 1992’de yitirdiğimiz ABD’li çağdaş besteci John Cage’in sanatsal üretimindeki rastlantısallık, sessizlik ve belirsizliğe yaslayan sergi, Cage’in kariyerinde verdiği önemli bir kararla da sevimli, ironik biçimde kesişiyor: Bilindiği gibi Cage, 2640 yılına dek, yani bir manada ‘sonsuza dek sürecek’ vasiyet kıvamındaki bir yapıtında, yeni bir tınıya 2013’ten bu yana ilk kez geçiş yapmayı öngörmüştü. ‘Mümkün Mertebe Yavaş’ (As Slow As Possible - ASLSP) isimli eser, 2001’den beri Almanya’nın Halberstadt bölgesindeki St. Burchardi Kilisesi’nde besteye özgü tasarımı yapılan özel bir org ile yeni tınısında (https://www.aslsp.org/de/) icra ediliyor. İşte bu yönüyle, Arter’deki sergide, etkinliğe adeta ruhunu püskürten avangard sanatçıya ait 1978 ve 1982 tarihli iki özgün sanat eseri de görülebiliyor.

Fluxus sanatçılarının yöntem ve yaklaşımlarını da referans alan ‘Dinleyen Gözler İçin’, Cage dışında alfabetik soyadı sırasıyla Joseph Beuys, Barbara Bloom, Henning Christiansen, Osman Dinç, John Driscoll, Hrein Friofinnsson, Dick Higgins, Julius Koller, Jaroslaw Kozlowski, Hans Peter Kuhn, Füsun Onur, Nam June Paik, Lene - Adler Petersen, Annette Ruenzler, Carles Santos ve Michael Snow’un çalışmalarından oluşuyor. Sergi bu ‘kültürel repertuvarı’yla bile, güncel Türkiye sanatının günümüzde ulaştığı kalibre ve saygınlığın bir delili haline geliyor. Bu yanıyla özellikle, sergide yer alan Osman Dinç imzalı ve 1984-2014 tarih aralıklı ‘Ahlat Ağacına Ağıt’ isimli yapıt, bilhassa Türkiye ve dünyanın ciğerlerinin yandığı şu son dönemde, insanın gözlerini çıtır çıtır yakıyor. Sanatçı eserinde nota sehpaları ve siyah beyaz fotoğraflar kullanarak, bir tür yanık doğa türküsünün koro şefliğini vicdanı ve sanatsal yeteneği refakatinde üstleniyor.

Kıdemli misafir küratör Kevser Güler’in Arter Koleksiyonu’ndan yaptığı nadide seçkiye çerçeve veren ve temasını Amerikalı biliminsanı Carl Sagan’dan alan ‘Gökcisimleri Üzerine’ isimli sergi de, yapının giriş katında ziyaretçilere sunuluyor. Müzenin bir diğer seçkin misafiri ise Alev Ebüzziya Siesbye. Sanatçı, Eda Berkmen’in küratörlüğünü üstlendiği ve temasını Sören Kierkegaard’ın 1843 tarihli kitabından alan ‘Tekerrür’ isimli sergisinde, son dönem eserlerini paylaşıyor.

Arter’de ‘anti-pandemik’ beş yeni sergi
KP Brehmer
Belki de, Arter’i modern bir müze olmaya en fazla yaklaştıran sergi ise geç modern Alman ‘kapitalist gerçekçi’ sanatçı KP Brehmer’den geliyor. Neues Museum Nürnberg, Hamburger Kunsthalle, Kunstmuseum Der Haag ve Arter ortaklığında, Almanya Federal Kültür Vakfı mali desteğiyle sunulan ‘Büyük Resim’ sergisi, Selen Ansen’in küratörlüğünde KP Brehmer’in 100’den fazla özgün yapıtı ve dokümanını izleyiciyle buluşturuyor. Çok doğru bir kararla izlenme tarihi uzatılan Altan Gürman sergisini de gerek sanat tarihsel, gerekse kavramsal bağlamda koynunda tutan KP Brehmer sergisi, müzenin 50’nci yayımı olan arşivsel değerde bir kitabı da beraberinde getiriyor.
‘Dinleyen Gözler İçin’ 25 Nisan, ‘Yağmur Ormanı V’ 7 Şubat, ‘Gökcisimleri Üzerine’ 7 Mart, ‘KP Brehmer: Büyük Resim’ ile Alev Ebüzziya Siesbye’nin ‘Tekerrür’ sergileri ise 24 Ocak’a kadar Arter’de görülebilir.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle