GeriKitap Sanat Armut ağacından Ay’a...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Armut ağacından Ay’a...

Armut  ağacından Ay’a...

Justyna Chudzinska Ottino’nun yazıp resimlediği ‘Matilda ve Aydede’ “Sen küçüksün, yapamazsın” ve benzeri cümlelerden mustarip çocukların duygularına tercüman oluyor.

Justyna Chudzinska Ottino’nun yazıp resimlediği ‘Matilda ve Aydede’ “Sen küçüksün, yapamazsın” ve benzeri cümlelerden mustarip çocukların duygularına tercüman oluyor. Küçük Matilda’nın heybetli bir armut ağacının dalları arasından geçerek gökyüzünün enginliklerine uzandığı cesaret dolu yolculuğu çeşitli sebeplerle sürekli engellenen ve hevesi kırılan çocuklara umut veriyor.
Matilda’nın en yakın dostu Aydede. Gün boyu yaşadıklarını, en çok da küçük olmanın nasıl hissettirdiğini her gece onunla paylaşıyor. Ama Matilda’nın asıl hoşlanmadığı çevresindeki diğer çocuklardan küçük olması değil, özellikle ablası tarafından bunun her fırsatta yinelenmesi. Tıpkı bahçede oynarlarken toplarının armut ağacının en tepesindeki dallara takıldığı gün olduğu gibi. Sofi “Ağaca tırmanamazsın, çok küçüksün” dediğinde Matilda’nın yüzünün aldığı hali görmelisiniz. Saçları diken diken, sivrilmiş dişleriyle çığlığı basan Matilda tüm engellemelere, bastırılmaya, hayallerini baltalayan sıfatlara meydan okurcasına soluğu ağacın dalları arasında alıyor. Azmi ve cesareti Matilda’yı sadece ağacın tepesindeki topa götürmekle kalmıyor, hayallerin sınır tanımazlığını ve küçük olan şeylerin içlerinde büyük hazineler barınabileceğini öğrendiği sihirli bir yolculuğa çıkarıyor.

Armut  ağacından Ay’a...MATİLDA VE AYDEDE
Justyna Chudzinska Ottino
Çeviren: Ümit Mutlu
Uçanbalık Yayınları, 2021
32 sayfa, 42 TL.

 

Karanlıkla barışmaya davet
Karanlık başlı başına bir temadır edebiyatta. Çocuksu hayal gücüyle donatılmış bir tutam karanlıkta gerçeklik bambaşka hallere bürünür, pusuda bekleyen her çeşit tekinsizlik ve ürkütücülük yanı başımızda soluk almaya başlar. Nazlı Deniz Güler’in kaleme aldığı ‘Çok Karanlık’ çocuk zihnine tam da böyle bir anda tutulmuş bir aynaya bakıyormuşuz hissi uyandırıyor. Metruk evlerde yaşayan hayaletler, yatağın altından her an fırlayıverecek canavarlar, az ötemizde bekleyen ucubeler, gölgeler… Güler, hepsiyle tanışmaya ve barışmaya davet ediyor çocukları. Karanlığın başlı başına bir karakter olarak merkeze yerleştiği altı öykü bir yanıyla korku edebiyatının temalarından beslenirken diğer yanıyla gerçekliğe yaslanıyor.
Kitabın ilk öyküsü ‘Sokak Lambası’ her akşam sokak lambasının altında gördüğü bir çocuğu hayalet zanneden Rüya’nın karanlık korkusuna odaklanırken Bebek’te ücra bir yaz okulu kampında yalnız kalan Doğu’nun sesler ve gölgelerle imtihanı ön plana çıkıyor. Issız denebilecek bir köyde geçen ‘Suvermez’in Sırrı’ söylencelere, ‘Kayıp Babaanne’ bilinçaltı ve yakınlarımızı kaybetme korkusuna, ‘Siyah ve Mavi’ ise önyargılarımızın yarattığı korkularımıza dayanıyor.
Korku, gerilim ve heyecanın eksik olmadığı öyküler bir şekilde neden-sonuç ilişkisine bağlanarak rahat bir nefes aldırıyor, hatta yer yer kıkırdatıyor. Hemen her çocuğun hayal gücünde izlerine rastlanan, tüm korkutuculuğuna rağmen çekiciliğine karşı koyamadığımız ve hayaletlerle dolu olduğuna kalıbımızı bastığımız terk edilmiş, boş evlerin hayat bulduğu ‘O Ev’de olduğu gibi.

Armut  ağacından Ay’a...ÇOK KARANLIK
Nazlı Deniz Güler
Resimleyen: Çağıl Bektaş
Çınar Yayınları, 2021
89 sayfa, 20 TL.

False