GeriSpor Kişiler değil, sistem!...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kişiler değil, sistem!...

Cüneyt KORYÜREK

Geçen hafta Atina'da yapılan Dünya Atletizm Şampiyonası nedeniyle spor severlerin dikkati, birkaç gün için dahi olsa, atletizme yöneldi ve sporun temeli olan bu konuda Türkiye'nin ne kadar geri kaldığı ortaya çıktı. Bu arada federasyon başkanının kendi başlattığı bir olay sonunda haksız olarak cezalandırılan iki bayan atletin haklarının geri verilmesi konusunda yazdığım ve başkanın ‘‘Türkiye Balkanlar'da lider'' sözünü eleştirdiğim için bazı kişileri kızdırdım. Federasyon başkanı, eski başkan Aşkın Tuna'yı tuttuğumu ve kendisine düşman olduğumu dahi anlatan yazıları basına yolladı.

Ben de zamanında Başkanlık yaptım. Atletizm konusunda kimsenin yanında olmadığım gibi, karşısında da değilim. Ben atletin yanındayım. Nefersiz ordu ve komutan olmadığı gibi, atletsiz de federasyon olmaz. Türkiye'deki sistem içinde, federasyonların neler yapabileceğini gayet iyi biliyorum. Ama, sıkıntılarını ve sınırlamaları da yaşadım ve anlıyorum. Daha altı ay önce seçilen federasyon başkanı, bu kısa sürede kırılan birkaç rekorun sahibi olarak kendini görmemesi gibi, atletizmin bugünkü kötü durumundan da kendini suçlu gördüğümü sanmamalı.

SİSTEMİN MÜKEMMELLİĞİ

Geçenlerde, Hıncal ‘‘Bize de bir kral gerek'' diyerek, Fas Kralı'nın, atletizmin, ülkesindeki başarısına olan kişisel katkısını dile getiriyordu. Acaba Fas, ‘‘Kralları gidince aynı başarıyı devam ettirebilecek mi?'' sorusu beni daha çok ilgilendiriyor. Başarı, kişilerin gayreti ile değil, sistemin mükemmelliği ve en iyi tarzda uygulanması ile gelir ve devam eder.

Sporda başarıya aslında, gençliği spor yapmaya teşvik etmek, kabiliyetli gençlerin spor yapabilecekleri tesisleri kurmak bu gençleri yetiştirecek bilgi ve kişilikli antrenörler temin etmek ve sporcuya yurt içi ve dışında bol yarışma imkanını sağlamakla ulaşılır. Türkiye'nin bugünkü durumunu daha iyi anlamak için komşumuz Yunanistan ve onun uydusu gibi aynı paralelde çalışan Güney Kıbrıs'ın durumunu ele alabiliriz.

Erkeklerde, dekatlon hariç, 18 branşda bu iki ülkenin bu yıl içinde değil, bugüne kadar yapılan en iyi dereceler bakımından ilk 10 atletin eriştikleri zaman ve mesafelerin averajlarını Türkiye ile karşılaştırdığımızda, ülkemizdeki atletizm düzeyinin ne kadar aşağılarda olduğunu rahatça görebiliriz. Avrupa'nın, ufak ülkeleri hariç 39 ülkesinin bu branşlardaki Tüm Zamanlar Şeref Listesine baktığımızda, hemen her branşda 30'uncunun da altında yer alıyoruz. Bu branşlardaki ortalamada ise Türkiye 32. olurken, Yunanistan 17 ve Kıbrıs ise 31. durumda. Yunanistan, her branşda bizden üstün ve 12 branşda ise, sıralamada yer alan 10 atletin averajı dahi bizim Türkiye rekorlarımızdan çok daha iyi.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle