GeriGüzin Abla Keşke ‘Ben uyarmıştım’ demeyebilseydim...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Keşke ‘Ben uyarmıştım’ demeyebilseydim...

TV kanallarındaki kadın programlarının giderek büyük aile facialarına yol açabileceği, açık açık sinyal veriyordu. Ne yazık ki, ben daha önceki yazılarımda da uyarmaya çalışmıştım. Ancak haklı olmak, üzülmek yetmiyor. Ben bu cinayetleri inanın, bekliyordum. Çünkü Türk insanını çok iyi tanıyorum...

Nelere tepki vereceğini çok iyi biliyorum. İzmir’de kaç kişinin canına mal olan seri cinayet olayının ardından, yıllardır göremediği oğlu diye bambaşka bir genç tanıtılıp, kandırılması sonucu kadıncağızın bayılması (iyi ki kalp krizi geçirip ölmemiş, ölebilirdi de, o zaman canlı yayında zavallı bir annenin ölümünü izlerdik!) şimdi de bir kadının küçük oğlu tarafından kurşunlanması birbirini izliyor. Kendisine ‘Kaymakam seni bekliyor, kocanı yatıştıracak, korkmana gerek yok’ diye garanti veriliyor ve sonuç ortada!

Kadın daha otobüsten iner inmez 14 yaşındaki öz oğlu tarafından, ki elbette baba tarafından doldurulmuş ve eline silah tutuşturulmuş, kurşunlanıveriyor.

TV kanallarında insanların sorunlarını böyle milyonlar karşısına çıkıp, tüm çıplaklığıyla anlatmasına hep şaşırıyordum. Sonuç, önce İzmirdeki seri cinayetler (ki öldürülenler arasında masum bir polis memuru da vardı) ardından açık açık ‘Kocam beni öldürecek, ailem beni yok edecek’ diye bağıran bir kadının beklenen sonu. Belki de bu kadın programları nedeniyle herkes rahatlıkla milyonlar karşısında, her şeyi anlatabileceğini düşünüyor!

Aileler, eşler, kumalar canlı yayında birbirine giriyor. Kadınlar kendilerini afişe edip, tüm yaşadıklarını en mahrem ayrıntılarına kadar anlatabiliyor. Daha doğrusu anlatmaya teşvik ediliyorlar.

Bir kadın eşinin kendisini başka erkeklere sattığını açık açık söyleyebiliyor, bir başkası ters ilişkiden söz edebiliyor. Bu insanlar gözler önünde! Çocukları ertesi sabah okula gittiklerinde, ne gibi bir tepkiyle karşılaşacaklar, hiç düşünmüyorlar mı? O koca, o kardeş, o baba ve o çevre kadını izliyor da ne oluyor? Kadın dayaktan mı kurtuluyor, koca artık karısına kötü davranmıyor mu?

Eşine ve ailesine bakmayan eş evine para mı akıtıyor? Aldatan koca evine mi dönüyor? Hayır! Sadece işte ‘Sen bizi televizyonda rezil ettin’ diye düşünüyor.

Ya daha beter dövüyor, ya da öldürmeye kadar götürüyor işi. Bir de üstelik, ‘Programın ardından bu kadınların ne olduğunu takip edemem, hangi birini edeyim’ diye de bir düşünce!

Doğru, tabii ki edemez insan, ama maksat canlı yayında heyecan olsun, çarpıcı olaylar olsun, bağırış çağırış gözyaşı ve ACI olsun ki reyting olsun!

Ve bu uğurda canlar gitmiş, kime ne?

Kendi kendime, iyi ki yıllar önce, TRT’nin teklifini kabul edip, böyle bir program yapmamışım, Allah beni korumuş, diye düşünüyorum... Çünkü vicdan azabından ölürdüm herhalde. Ve bu sorunların adresinin televizyonlar değil, daha çok Kadın Sığınma Evi’nin açılması, daha çok Aile Eğitim Merkezleri kurulması olduğunu düşünüyorum.

Türk gençleri yurtdışına gitmek için kızları kandırmıyor

Sevgili Güzin abla, bir süre önce köşenize Almanya’dan yazan bir genç hanımın, ‘Türkiye’deki erkeklerin çoğu buradaki kızları, sırf Almanya’ya yerleşebilmek amacıyla kandırıyor, aşık numarası yapıyorlar’ sözleri bir Türk genci olarak beni çok üzdü ve kırdı.

Ben Türkiye’deki gençlerin bu tür düşüncelere sahip olmadığını, bu sözü edilenlerin ise sadece birkaç kişiden ibaret olduğunu iddia ediyorum! Yurtdışında yaşayan genç hanımlar lütfen herkesi bir tutmasınlar. Annem de, 22 yıl önce, babamla evlenerek Almanya’dan kesin dönüş yapmıştır.

Bu aslında bir milli meseledir. Bu nedenle yurtdışındaki genç hanımlarla mektuplaşmak, bu düşüncemi paylaşmak, onları bu konuda ikna etmek istiyorum. Bana mektup yazabilirler.

RUMUZ: TÜRK GENCİ

Adres:
Murat Kapucu, K.Karabekir mah. Adem Yavuz cad. Çetin sok. No 28 Ümraniye, İstanbul

Sevgili oğlum, herkesi aynı kefeye koymak elbette ki haksızlık ancak kabul etmelisin ki, bazı gençler de özellikle Almanya’ya gidip iş bulabilmek için bu tür evlilikler yapıyorlar. Elbette sana yazanlarla bu konuyu tartışabilirsin.

Eşim dokuz yıldır benimle sevişmek istemiyor

Ben 45 yaşında, 20 yıllık evli ve üç çocuk annesiyim. Eşim de 46 yaşındadır. Benim sorunum dokuz yıldır eşimin benimle cinsel ilişkide bulunmak istemesi. Başka bir kadının söz konusu olduğuna pek inanmıyorum. Onun benimle yakınlaşması için elimden geleni yapıyorum ama nafile. Durum değişmedi. Sanki bir ot gibi yaşıyorum. Bir ara boşanmak istedim ama çocuklarımı düşünerek vazgeçtim.

Eşime doktora görünelim dediğimde mevzuyu başka yerlere çekmeye çalışıyor. Siz ne dersiniz, bizi ancak bir uzman mı kurtarır?

Eğer eşim yine de uzmana gitmeyi reddederse ne yapmalıyım? Cevabınızı sabırsızlıkla bekliyorum.

RUMUZ: ESMER GÜZELİ

Sevgili esmer güzeli, erkekler bir süre sonra, eşlerine karşı heyecanlarını ne yazık ki kaybedebiliyorlar. Bu zaman zaman kadınlarda da görülen bir sorun elbette. Ancak erkekler, eşlerinin bakımsızlık nedeniyle giderek çekiciliklerini kaybettiklerinden yakınarak, bu cinsel soğukluğa bir kulp takmaya çalışıyorlar. Bana sorarsan, bunun nedeni evlilikte ortaya çıkan monotonluk!

Özellikle de yataktaki monotonluk. Eşler acımasızca akan giden yıllara karşılık, evliliklerine yeni heyecanlar katmayı, değişiklik aramayı, zaman zaman flört edermişçesine, baş başa bir yolculuk ya da mum ışığında bir yemek yemek gibi özel anlar yaratmayı ihmal ediyorlar. Birbirini özlemek için küçük ayrılıklar da evlilikteki heyecanı canlı tutacaktır.

Yine de dokuz yıldır senden uzak durması hiç normal değil. Başka bir kadının varlığını düşünmüyorsun da, o zaman neden bir doktora gitmeyi reddediyor? Bu durumdan ne kadar rahatsız olduğunu ona kesin bir dille anlatmalı ve doktora gitmekte ısrarlı görünmelisin.
X

Sevgilim, 4 çocuk babası çıktı

Almanya’da doğup büyüdüm. Burada bir Türkle tanıştım. Bana kendini bekar olarak tanıttı. Daha sonra Türkiye’de geçmişte evli ve dört çocuk babası olduğunu öğrendim.

Merhaba Güzin Abla, ben 43 yaşındayım, Almanya’da doğdum, büyüdüm. Bu yaşıma kadar hiç doğru dürüst bir ilişkim olmadı.

Bir sene önce biriyle tanıştım. Birbirimize uymadığımız halde ben yine de ona âşık oldum. Sanırım belki de ilk kez birisinin bana ilgi göstermesine aldandım. Bu şahıs bana kendini bekar olarak tanıttı. Yedi senedir Almanya’da olduğunu ve işçi olarak geldiğini anlattı. Gel zaman git zaman benden bir şeyler sakladığını anladım.

Bu yüzden sürekli kavga etmeye başladık. Kaç kez ayrıldım ama yine dayanamadım affettim.

Daha sonra, Türkiye’de geçmişte evli ve dört çocuk babası olduğunu öğrendim. Almanya’ya gelebilmek için Türkiye’deki eşinden ayrılmış ve Almanya’dan bir kadınla evlenmiş ve oturumunu alınca ondan da boşanmış.

Türkiye’deki eski eşiyle tekrar evleneceğine ve onları Almanya’ya getireceğine söz vermiş. Tam bu esnada benimle tanışıyor ve bana âşık oluyor.

O günden beri pandemiyi bahane edip Türkiye’ye gitmiyormuş. Eğer giderse ilk eşi ile tekrar nikâhlanması gerekiyormuş. Kendisi Doğulu olduğu için ailesi baskı yapıyormuş.

Bana söz verdi, “ne olur dişini sık, ben bu işi halledeceğim” dedi. Ama bir türlü ailesine açılamadı.

Son tartışmamızda bu ayın sonuna kadar müddet vermemi istedi. Ama bu esnada eski eşini ve çocuklarını Almanya’ya getirmek için başvuruda bulunduğunu öğrendim. Ay sonu geldi, bu kez arayıp babasının hastalandığını, Türkiye’ye gitmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamını Oku

Geleceğe dair umudum yok

Annem ve babam, ben 13 yaşındayken ayrıldı. Şimdi ikisi de evli ve mutlu. Annemi sevmiyorum, babamı da istemiyorum. Daha 17 yaşındayım ama gelecekle ilgili hiç umudum yok.

Merhaba Güzin Abla, ben 17 yaşında bir genç kızım. Bu zamana kadar yaşadıklarım beni çok yıprattı.

Artık kimseye güvenmiyorum, kimseyi sevemiyorum, arkadaşım bile yok, herkesten nefret eder hâle geldim.

Annem ve babam, ben 13 yaşındayken ayrıldı.

Babam kardeşimle beni hiç sevmedi, hiç ilgilenmedi.

Babam evlilikleri boyunca hem anneme hem de bize psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladı. Annem zaten babamla severek evlenmemiş. Hatta ben doğduktan sonra intihara bile kalkışmış.

O yüzden o da bana ve kardeşime hiç iyi davranmadı. Annem, küçükken hasta olduğum için bile bana kızardı.

Babamla sürekli kavga ediyorlardı. Hatta ben 5-6 yaşlarındayken babam, anneme dedemin köyüne gitmek istediği için bıçak çekti. Olay o kadar büyüdü ki polisler geldi...

Sürekli yaşadığımız yerlerden taşındık ve farklı okullara gittim. Okulda da hiç arkadaşım olmadı, içine kapanık biri haline geldim. 13 yaşındayken annem, babamdan boşanmak istedi.

Yazının Devamını Oku

Kadın olarak evin tüm maddi yükü bende

Eşimle 22 senedir evliyiz. O da çalışmasına rağmen bugüne kadar evin tüm geçimini ben sağladım. Üstelik ondan destek isteyince beni azarlıyor.

Sevgili Güzin Abla, fırsat buldukça yazılarınızı severek okurum. Benim derdim de kocam.
22 yıllık evliyiz, ikimiz de çalışıyoruz. Ama eşim 22 senedir ne ev kirasını, elektrik faturasını ödedi ne de mutfak masrafına karıştı.
Evimin geçimini, evladımın giderlerini hep ben karşılıyorum.
“Yardım et” dediğim zaman “Senin paran vardır” diye karşılık veriyor.
O kendi birikimini yapıyor. Hayalindeki arabayı aldı, emekliliğini bankaya yatırdı, ablasına borcunu ödesin diye yüklü bir para verdi.
Ben maddi destek istediğimde ise beni azarlıyor, yeri geldi mi saldırganlaşıyor.
Bir türlü yakamı bırakmıyor, beni daha çok kontrol altında tutuyor, bunaltıyor. Lütfen söyleyin, ne yapayım?

Yazının Devamını Oku

Boşanırsak yurtdışından aldığım evde hak iddia edebilir mi?

Eşimle mutlu olamıyorum, uzun süredir ayrılmayı düşünüyorum. Ancak kafamı kurcalayan bir konu var. Acaba boşanma davası açarsam, yurtdışından aldığım evi nasıl kurtarabilirim?

Selam Güzin Abla, uzun süredir içinden çıkamadığım bir sorunum var. Umarım yardımcı olursunuz.
Yıllardır biriktirdiğim parayla yurtdışından ev aldım.
Bu evi almamda eşimin hiç katkısı olmadı.
Son dönemde eşim sürekli huzursuzluk çıkarıyor, hep tartışıyoruz. Onunla mutlu olamıyorum.
Uzun süredir ayrılmayı düşünüyorum.
Ancak kafamı kurcalayan bir soru var.
Acaba boşanma davası açarsam, evimi nasıl kurtarabilirim?

Yazının Devamını Oku

Annem babamı aldatıyor

Annem, babamı yıllardır aldatıyor. Çocukluğumdan beri bu durumu biliyor ve susuyorum. Ama artık dayanamıyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 16 yaşında genç bir kızım. Küçüklüğümden beri annemin babamı aldattığına şahit oluyorum. Üstelik 10 yaşındaki kardeşim de artık bu durumun farkında gibi...
Küçükken annem beni babama söylememem konusunda tembihlerdi. Ben de ağzımı bile açmazdım, çünkü ayrılmalarını hiç istemezdim.
Ama şimdi işin içine kardeşim girince, onun da psikolojisinin bozulmasını istemiyorum.
Annemle bu yüzden bu konuda konuşmaya karar verdim. Benim için çok zordu...
Yüzleştiğimizde bana babamın iyi bir eş olmadığını ve diğer adamı sevdiğini söyledi.
Ben de babamın iyi bir eş olmadığını biliyorum. Bizimle de pek ilgilenmiyor.
Ben küçükken kahveden çıkmazdı, şimdi de telefonundan kafasını kaldırmıyor. Annemi de anlayabiliyorum...

Yazının Devamını Oku

Eşim beni gece yarısı sokağa attı

İkinci evliliğimi ailemin istemediği biriyle yaptım. Evliliğim süresince psikolojik ve fiziksel şiddet gördüm. Son olarak da beni gece yarısı oğlumla birlikte sokağa attı. Ne yapacağımı bilemiyorum...

Merhaba Güzin Abla, benim ilk evliliğimden bir oğlum var. 2 yıl önce yeniden evlendim. İkinci eşimle uzun yıllar flört ettik.

Eşim evlendiğimiz gün kendi aracını sattı. Otizmli çocuğum için babamla aldığımız araca güvendiğinden “ona bineriz” dedi.

Babam hem çocuğum otizmli olduğundan, hem de eşime ısınamadığı için bu evliliği onaylamadı ama ben dinlemedim. Sonuçta mecburen kabul etmek zorunda kaldı.

Babam, “Yakınımda durun” dedi ve oturduğu apartmandan bize bir daire aldı. Eşim de kabul etti. Babam evi alırken paranın 25 bin lirası eksik kaldı. Eşim de “Bileziklerini babana ver. Evi aldıktan sonra sana öder” dedi.

Eşimle babamın aldığı eve taşındık. Ancak babamın evi benim üzerime yapmaması sıkıntı oldu. Eşim daha sonra aracımı kardeşimin de kullanmasına taktı. Bir gün tartışırken sesimizi duyan babam evimize geldi.

Eşim ona “Bu araba bizim. Sen oğluna veremezsin” diye bağırdı. Babam da ona aracını neden sattığını sordu.

Eşim benim aracıma güvendiğini söyledi, sonra evi terk etti. “Ya benimle gelirsin ya da boşanırım. Zaten beni arayan birçok kadın var” diye tehdit edince onunla gitmeyi kabul ettim.

Bu arada ben hem psikolojik hem de fiziksel şiddet gördüm.

Yazının Devamını Oku

Ailemin kavgalarına artık katlanamıyorum

Annem ve babamın kavgaları artık dayanılacak noktada değil. Psikolojik destek almak istiyorum. Ama buna izin vermiyorlar.

Merhaba Güzin Abla, ben 12 yaşında bir kızım. Annemle babamın kavgalarından psikolojim bozuldu.

Babam çok sessizdir. Bana bugüne kadar hiç babalık yapmadı. Bir de abim var. Abim çok kötü biri. Devamlı annem ve babamla kavga ediyor.

17 yaşında ve onun için “ergen” diyorlar. Fakat ergenlikle ilgisi yok. Küfürler ederek, “Defolun gidin başımdan” diyor.

Bana da çok kötü şeyler söylüyor. Hatta beni dövüyor ama babam hiçbir şey yapmıyor. Annemin sözünü de dinlemiyor.

Annemle babam da sık sık küsüyor. Babam her zaman haksız olduğu için ben de onunla konuşmuyorum. O da kötü sözler sarf ediyor. “Neden böyle söylüyorsun?” diyorum, ellerini kaldırıp, dişlerini sıkıp üstüme yürüyor. Beni boynumdan tutup yere çarpıyor. Abimle babam kavga ederken de abim sürekli bir şeyleri kırıyor.

Ben, kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Sanki ayaklarıma bir şeyler batıyor gibi...

Bir keresinde annem sinir krizi geçirirken eline kocaman bir bıçak aldı. Babamı öldürecek diye çok korktum. Sonuçta daha küçüğüm, bir şey yapamıyorum.

Ben ağlamaya başlayınca kapı çaldı ve komşumuz geldi.

Yazının Devamını Oku

Evliliğimiz boyunca beni aldattı

Eşim, 21 yıllık evliliğimiz boyunca birçok kez beni aldattı. Eşime güvenemiyorum. Çünkü benimle zorla konuşuyor, zorla sevişiyor ve yüzüme bile bakmıyor.

Merhaba Güzin Abla, 40 yaşındayım, 21 yıldır evliyim ve 3 çocuk annesiyim. Eşimse 42 yaşında. O üniversite mezunu, ben hiç okumadım.

Eşim 2’nci dereceden akrabamız. Görücü usulüyle evlendik. Evlendikten 1 ay sonra da hamile kaldım. Kızım doğduktan sonra eşim üniversite sınavını kazanıp başka şehre gitti. Severek evlenmedik ama zamanla birbirimizi çok sevdik.

Üniversite nedeniyle ayrı yaşıyorduk. Ben, eşimin 4 kardeşi ve küçük kızımla... Eşim, okulunun birinci sınıfından sonra benden soğumaya başladı. Zaten birini sevdiğini itiraf etti. Buna rağmen sabrettim. Bu arada hayatım yoksulluk içinde geçti. Kayınvalidem uzakta olmasına rağmen bana zulmetti. Bunları eşime söylemedim. Çünkü kızıyordu, “Anlatma” diyordu.

Eşimle 3-4 ayda bir sadece sabit telefonla görüşürdük. Genelde “Nasılsınız, bir yaramazlık var mı” diye sorardı. Beni sormazdı. İçim yanardı ve gizliden ağlardım.Kayınpederimin “Çocuğun olmazsa üstüne kuma getirecek” tehditleri sonucu arka arkaya 3 çocuk yaptım.

Eşim de “Çocukları görünce üzülüyorum” diye 4 senenin sonunda eve gelmedi. Abisinin yanına İstanbul’a yerleşti. Ancak 5 sene sonra yanımıza döndü. O esnada kardeşi de evlendi. Evin içinde iki elti yaşamaya başladık.

“Ev üstüne ev olmaz” dedik ve ayrı yaşamaya karar verdik. Ayrılınca kayınvalidem, beni hain ilan etti.

Eşimse evden ayrıldıktan 9 yıl sonra sosyal medya ve normal hayatta beni yine aldattı. 3 yıl önce artık aldatmalarına, yalanlarına dayanamayıp ayrılmaya karar verdim. Eşime de bunu söyledim. Ağlamaya başlayınca evlilik terapistine gitmeyi teklif ettim. Ardından psikiyatrist ve evlilik terapistine gittik. Bu iki tedaviden de fayda gördük. Bir müddet güzel geçti. Sonra eşim gene bizi ihmale etmeye başladı. Zorla sevişiyor ve yüzüme bile bakmıyor.

Artık eskisi gibi tahammül edemiyorum. Kızım üniversite sınavına girdi, ortanca oğlum lisede okuyor, küçük oğlumsa babasına çok düşkün. Bir de eşimin ereksiyon problemi var. Gene başka birinin olmasından korkuyorum. Çok çaresizim abla, lütfen yardım et.

Yazının Devamını Oku

Kıskançlığı yüzünden ilişkimi bitirdim

Sevgilimin kıskançlık yüzünden yaptıkları beni ondan uzaklaştırdı. İlişkimi bitirdim. Fakat şu anki yaşadığım duygusal karmaşadan dolayı ne yapacağımı bilmiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 21 yaşında, üniversite son sınıf öğrencisi bir kızım. Bir erkek arkadaşım var, daha doğrusu vardı.
Birbirimizin ilk aşkıyız. Fakat çok kıskanç. Çalışmamı istemiyor. Özlediğinde bana öfkelenip aramıza mesafe koyuyor.
Öfkelendiğinde, kıskandığında bana kötü sözler sarf edebiliyor.
Ben ona rağmen, bir mağazada çalışmaya başladım ve iş arkadaşlarımdan biri bana ilgi duymaya başladı. Erkek arkadaşımı sevdiğim için teklifini kabul etmedim ve birkaç ay sonra işten ayrıldım.
Ama bu süre zarfında erkek arkadaşım ona karşı çıkıp işe gittiğim için bana bozuktu. Bu yüzden sürekli kötü sözler işittim ondan.
Ben de artık dayanamayıp ilişkimi bitirdim. Ama o, ayrıldıktan sonra söylediği kötü sözler, yaptığı hareketler için pişman olup yalvardı, barışmak istedi.
Fakat söylediği şeyler beni çok incittiği için, ona karşı hislerimi kaybetmiştim. Çok kırgındım. Barışma teklifini kabul edemedim.

Yazının Devamını Oku

Annem polis olmamı istemiyor

Annem bana hiç güvenmiyor. Polis okuluna gitmek isterken hemşire olmam gerektiğini söylüyor. Üzerimde çok fazla baskı yapıyor. Artık dayanamıyorum.

16 yaşındayım, annem sürekli telefonumu kurcalıyor. Erkeklerle konuşmamdan, sevgilim olmasından korkuyor. Bana hiç güvenmiyor. Halbuki hiç işim olmaz sevgiliyle falan.
Abim de hep öyle... Sürekli anne-oğul baskı kuruyorlar.
Mesela sosyal medyaya fotoğrafımı koymuştum, “Bu ne, kendini mi pazarlıyorsun” dediler.
Zorla hemşirelik mesleğini seçmemi istediler. Hocalarım hep terbiyemi, derslerimi över ama ailem beni hep ezdi.
“Polis olamazsın, okuyamazsın. Kızdan polis mi olurmuş” dediler.
Ama ben vazgeçmedim... Polis olacağım. Annemin böyle davranması beni çok üzüyor.
Meslek seçerken babam destek oldu... “Polis ol sen” dedi ama annem babamın da aklını çeldi.

Yazının Devamını Oku

Hayvan Hakları Yasası tekrar gözden geçirilmeli

Hayvan Hakları Yasası’nın yeniden masaya yatırılmasını, cezaların artırılmasını talep etmiştik. Fakat şu an gelinen nokta hiç de iç açıcı değil. Sokaktaki canlara yaşam hakkı tanınmıyor.

Sevgili Güzin Abla, hayvanlara yapılan işkence ve tecavüz olayları toplumun vicdanını kanatması üzerine, mevcut yasanın gözden geçirilerek cezaların artırılmasını talep etmiştik.
Ancak yeni yasa iyi niyetli bölümlerine rağmen bazı bölümlerinin tekrar gözden geçirilmesinde fayda var. Sokak hayvanlarına yiyecek vermek, su vermek neredeyse yasaklanıyor ve cezaya tabi oluyor. Sokaktaki canlara yaşam hakkı tanınmıyor. 2014 yılından itibaren çıkan 5199 sayılı yasayı uygulayamayan, yasanın olmazsa olmazı kısırlaştırmayı yapamayıp, ayrıca bir de belediyelerce zulme tabi tutulan canların mağduriyeti sebebiyle, evlerimize, bahçelerimize alarak kucak açtığımız canlarımızla ilgili endişelerimiz var.
Bu yeni şekliyle yasa, birçoğumuzun yemeyip yedirdiği, kredi çekerek özel kliniklerde tedavi ettirdiği gariplerin elimizden alınarak barınaklara kapatılması, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yönetmelikleriyle uygulanabilecek hale geldi. Kısırlaştırma yapılacak bahanesiyle barınaklarda toplanacak kedi ve köpeklerimiz, deneylerde kullanılmak üzere laboratuvarlara gönderilebilecek.
Yaşanacak acıları göz önüne alarak gereğinin yapılacağını ümit ediyoruz.
◊ Zuhal Ardahanlı (Çayyolu Doğal Hayatı ve Hayvanları Koruma Derneği)

YANIT

Sevgili Zuhal kardeşim, biz bu yasayı o kadar uzun zamandır bekliyoruz ki... Doğrusu ben de sizin gibi bazı noktalarda hayal kırıklığına uğradım. Evde beslenecek hayvanlarımıza kısıtlama getirilmesi bizler için endişe verici.

Yazının Devamını Oku

Ofisime dinleme cihazı koydu

Çok sevdiğim adamın arkasından atıp tuttum. Aramızda geçen her şeyi yakın bir müşterime anlattım. Ofisime dinleme cihazı koyduğu için sevgilim, konuşmaların hepsini duydu...

Merhaba Güzin Abla, sana çok kez yazdım, hepsine de sabırla cevap verdin. Ama bu seferki bambaşka...
Evet, bu sefer ben haksızdım. 31 yaşında bir işkadınıyım. Çok sevdiğim adamın arkasından atıp tuttum, hatta daha ağırı, aramızda geçen her şeyi müşterime anlattım.
O kadar iyi anlaşıyordum ki müşterimle, her şeyi konuşuyordum. Sevgilim beni sinirlendirdiğinde acımı da tatlımı da onunla paylaşıyordum...
Sevgilimi çok seviyordum. Bir gün sevgilim, müşterimle aramdaki samimiyetten şüphelendi ve ofisime dinleme cihazı koydu. Müşterimle onun arkasından konuşmalarımın hepsini duydu.
Müşterim tahmin ettiğiniz gibi erkek... Sevgilim, konuşmalarımızı öğrendikten sonra ne mi yaptı?
Hayır, benden ayrılmadı, son bir şans verdi. Tabii, bana güveni yerle bir olmuştu.
Bu olay 5 ay önce yaşandı ve hâlâ sevgilimle problemler yaşamaya devam ediyoruz.

Yazının Devamını Oku

Cezaevinden çıktığımda artık başkasıyla beraberdi

Haksız yere cezaevine girdim ve 12 yıl ceza aldım. Sevdiğim kadına da “beni bekleme” dedim. Suçsuz olduğum kanıtlanınca, ilk onun yanına gittim ama artık başkasıyla beraberdi...

Merhaba Güzin Abla, çok sevdiğim genç bir kadın vardı, sevgilimdi. İkimiz de birbirimizi çok seviyorduk, ikimizin de ilk aşkıydı...
Ayrı şehirlerde oturuyorduk ama yaz tatillerinde 4 ay onun bulunduğu yerde kalıyordum, güzel vakit geçiriyorduk.
Ta ki haksız yere cezaevine girene kadar... 12 yıl ceza aldım. Bana çok ulaşmaya çalıştı ama ben istemedim.
İçeride 2 sene geçirdikten sonra tekrar haber yolladı, adresimi istedi.
Ben de beni beklememesini hayatına bakmasını söyledim. Çünkü onu çok seviyordum. Benim yüzümden yıllarca acı çekmesini istemedim.
Henüz çok gençtik, onun önünde güzel bir hayat vardı.
Şans bu ya 4 yıl yattıktan sonra suçsuz olduğum kanıtlandı ve tahliye oldum.

Yazının Devamını Oku

Eşim ve görümcelerimle problemleri nasıl çözerim

Eşimin ilgisizliği ve görümcelerimin hakaretleri beni bunalttı. Aklımdan boşanmak geçmiyor ama sorunları da çözmek istiyorum. Görümcelerim ve eşimle problemleri nasıl düzeltebilirim?

Merhaba Güzin Abla, eşimle yaşımız 28 ve 4 yıldır evliyiz. Eşim, önlisans, ben lise mezunuyum. Eşim asgari ücretli işçi, ben ise devlet memuruyum.
Bizimki aşk değil mantık evliliğiydi. Çünkü eşim, temiz kalpli, dürüst, güvenilir ve sadık biri. Bunlar benim önem verdiğim değerler. Hiçbir zaman maddiyat umurumda olmadı. Zamanla da sevdim onu.
Eşimin iki kız kardeşi var, ikisiyle de aram hiç yok. Eşimin benden 1 yaş büyük ablası daha evlenmeden önce ona ismiyle hitap ettiğimden saygısız ilan etti beni...
Nikâhımız kıyıldıktan sonra eşim, “yengeni de tebrik etsene” dedikten sonra ablası, “benim öyle yengem yok, bana abla bile demedi” dedi.
Küçük kardeşi ise eşinden boşanınca, bizim çocuğumuza bakmak için yaklaşık 9 ay aynı bizimle evde yaşadı. Tabii bunların hepsi problem oldu.
Eşimin annesi ve babasını çok severim, saygı duyarım. Bir gün bayram için eşimin ailesinin yanındaydık.
Küçük görümcemle aramızda sürtüşme yaşandı. Ne anneliğimi, ne kadınlığımı ne de namusumu bıraktı.

Yazının Devamını Oku

Sevdiğim adam eski eşiyle bağını koparmıyor

Sevdiğim adamla 4 yıldır birlikte yaşıyoruz ama o bir türlü eski eşinden kopamıyor. İstemediğim halde eski eşiyle mesajlaşmaya ve görüşmeye devam ediyor.

Merhaba Güzin Abla, 4 yıldır bir adamla birlikteyim. İmam nikâhı kıydık ve aynı evde yaşıyoruz.

Ancak sevdiğim adam bir türlü eski eşinden kopamıyor. İstemediğimi bildiği halde eski eşiyle mesajlaşıyor. Üstelik beni de “Sanane, benim telefonuma bakma” diye azarlıyor.

Eski eşinden çocukları var. Onların yanında adımı bile anmıyor. Hakkımda kötü konuştukları zaman beni savunmuyor.

Çocukları rahatsız olmasın, diğer kadın kavga çıkarmasın diye beni diğer aile üyeleriyle görüştürmüyor. Oysa benim çocuklarım başka şehirde, onlarla sadece telefonla hasret giderebiliyorum.

Çok severek bir araya geldik ama bu davranışları beni ondan soğutuyor.

Ona “Eğer eski ailenle mutluysan onlara dön, herkes yoluna baksın” diyorum.

Bu sefer de “Seni çok seviyorum” diye karşılık veriyor. Bu nasıl sevgiyse?

Bana istediğim ilgi, sevgi ve şefkati vermiyor.

Yazının Devamını Oku

Karım benimle olmak istemiyor

Maddi durumumuz iyiyken bir anda iflas ettim. Sonrasında eşim iş buldu ve benden yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı. Şimdi de benimle birlikte olmak istemediğini söylüyor, ne yapmalıyım?

Eşimle 11 yıllık evliyiz, 2 çocuğumuz var. Maddi durumumuz çok iyiydi ama iflas ettik. Maddi zorluklar yaşamaya başlayınca bu durumu düşünmekten eşimle fazla ilgilenemedim.
3-5 ay boyunca bazı geceler TV karşısında ondan ayrı yattım.
Bu nedenle, aramızda bir soğukluk oluştu. Sonra eşim bir gün eve geldiğimde, bir iş başvurusu yaptığını söyledi ve kabul edildi.
Hemen işe başladı.
Ben de “her şey yoluna girdi” diye sevinirken, bu iş benden uzaklaşmasının başlangıcı oldu.
Daha sonra da babası vefat etti. O çalışınca kayınvalidem çocuklara bakmak için bizde kalmaya başladı. Bu arada oturduğumuz ev küçük, biraz kalabalıklaştık. Bir gün ben de biraz yersiz kıskançlık yaptım.
Telefonunda gördüğüm bir fotoğrafı yanlış yorumladım. Beni aldattığını düşündüm.

Yazının Devamını Oku

Eşimi artık sevmiyorum

Ailemden kurtulmak için evlendim ama eşimi artık sevmiyorum. Ailem de beni kabul etmiyor...

6 yıldır evliyim. Aslında ailemden kurtulmak için evlendim...
Ailem çok baskı yapıyordu. İlk başlarda eşimi seviyordum ama son zamanlarda çok soğudum. Eşim kötü biri değil ama hem maddi açıdan zorluk yaşıyorum hem de eşimi sevmiyorum. Bir kızım var. Ailem de beni kabul etmiyor. Psikolojim çok bozuk, ölmek istiyorum. Ne yapabilirim, eşimi artık hiç sevmiyorum...
◊ Rumuz: Eşimden çok soğudum

YANIT

İşte ta başından itibaren hata yapmışsın. Ailenden kurtulmak için gidip de sevmediğin bir adamla evlenmek ne demek?
Sonra onu zoraki sevmeye çalışmış ama gerçek anlamda yakınlık duyamamışsın.
Şimdi ayrılmak ve o seni evden kaçmak durumunda bırakan ailenin yanına dönmek istiyorsun. Ama belli ki onlar da senin eve dönmene sıcak bakmıyor... Hele bir de küçük bebeğinle geri gelmen onları hiç de mutlu etmeyecek besbelli.

Yazının Devamını Oku

Size “Nasihate ihtiyacım var” diye yazan adamın karısıyım

Geçtiğimiz gün eşimin bilgisayarını kullanırken size e-mail gönderdiğini gördüm. “Eşimden gittikçe uzaklaşıyorum” konulu yazısını gözlerim dolarak okudum. Bu evlilikte ne yapacağımı bilemiyorum...

Selam Güzin Abla, eşim şu an Türkiye’de. Ben de bilgisayarım yanımda olmadığı için, onun bilgisayarını kullandım.

Açtığımda sizin yazılarınızı gördüm. Size e-mail yazdığını gördüm. Siz de ona cevap göndermişsiniz. “Eşimden gittikçe uzaklaşıyorum” konulu, 16 Haziran tarihli yazıdan söz ediyorum...

Cevap olarak yazdığınız yazıyı gözlerim dolarak okudum. Sanki hislerime tercüman olmuşsunuz. Gerçekten olaylara bağımsız baktığınız için teşekkürler.

Evet, bizimkisi bir aşk evliliği değil, biz tanıştırıldık. Fakat ilk seferde olmasa da 5 yıl sonra beni tekrar sosyal medyadan bulup evlenme niyetinde olduğunu söyledi.

Kanada’dan Amerika’ya beni ziyarete geldi. Ve onunla güzel bir hayat kurmak için tüm yaşantımı bırakıp yanına taşındım.

İş hayatım, arkadaşlarım, ailem ve daha birçok şeyi geride bırakıp onunla beraber olabilmek için başka bir şehre geldim. Eşimin yanında olduğum için çok mutluydum.

1.5 sene oldu ve eşimle bir türlü evliliği yoluna sokamadık. Evet, sinirli bir yapım var. Fakat o ne zaman biraz ilgilense yelkenleri suya indiriyorum. Geldiğimden beri 10 elin parmaklarını geçmez birlikte olduğumuz. Hep televizyonun karşısında yatmak istiyor.

Arkadaşlarıyla gezmek, bisiklete binmek, bir kafede oturmak en sevdiği şeyler. “Benimle biraz ilgilenir mi acaba” diye gözünün içine bakarak yaşıyorum.

Yazının Devamını Oku

Artık oyun bağımlısı değilim ama ailem buna inanmıyor

Oyun bağımlılığımdan kurtuldum. Fakat ailem elime telefonumu aldığım, bilgisayarı açtığım her an oyun oynadığımı sanıyor. Onlara derdimi bir türlü anlatamıyorum.

Ben 16 yaşında bir lise öğrencisiyim. Ailem, içine kapanık insanlardır. Haliyle ben de öyle büyüdüm. Liseye geçtiğimde bu durum beni çok zorladı. Yatılı bir lisede okuyorum. Yurttaki arkadaşlarımla aram iyi ama birçoğu okulun diğer şubelerinde. Haliyle kendimi okuldayken yalnız hissettiğim zamanlar oldu.
Kendimi hep zayıf, sıkıcı, ezik birisi olarak gördüm. Haftanın 5 günü zamanım yurtta geçiyordu. Cuma akşamı eve geliyor, pazar günü öğleden sonra yurda gidiyordum. Yani ailemle zaman geçirmek için bir cumartesi günüm vardı. Ama ben o günü bilgisayar oyunlarıyla geçiriyordum.
Bu benim hatamdı. Sonuçta onlar benim ailem ve onlara zaman ayırmalıydım.
Bu nedenle çok tartıştık. Zaman zaman tartışmanın dozu arttı. Bu olaylar yaklaşık 2 yıl önceydi. En sonunda bu oyun bağımlılığımdan kurtulabildim. Yaklaşık 6 aydır haftada 1-2 saatten fazla oyun oynamıyorum.
Ama ailemin bana karşı tutumu hiç değişmedi. Elimde telefonu aldığım, bilgisayarı açtığım her an onlara göre oyun oynuyorum.
“Senden hiçbir halt olmaz. Sana hiç güvenimiz yok” gibi ağızlarına geleni saymaya başlıyorlar. Artık bunları kafamdan çıkaramıyorum.
Ne zaman alt kattaki odama geçsem, sanki üst katta benim hakkımda tartışıyorlar, bağırıyorlar gibi kafamın içinde sesler duyuyorum. Bir de ağzımdan çıkan her söz bir tartışma konusu oluyor.

Yazının Devamını Oku

Acaba bendeki videolarını kocasına mı göndersem? 

Sevdiğim kız “Babam beni evlendiriyor ama ben nişandan dönerim” dedi, sonra da evlendi. Meğer adamı kendisi bulmuş, üstelik onunla 2 yıldır görüşüyormuş. Çok mutsuzum. Onların da mutsuz olmasını istiyorum.

Güzin Abla, sevdiğim kız beni 2 senedir aldatıyormuş, yeni öğreniyorum...
Aramızda yaş farkı olduğu için evlenmemiz imkansızdı.
Görücüleri geliyordu, istemiyordu. “Daha yaşım genç” diyordu.
Halbuki bir adamla telefonda konuşarak işi ilerletmiş. Bana hiçbir şey belli etmedi.
Bir gün “Bursa’dan bana görücü geliyor” dedi. Umursamadım, nasılsa kabul etmez dedim.
2 hafta sonra “Yine geliyorlar. Babam beni verecekmiş” dedi. “Sen istemezsen nasıl verecekler?” dedim.
“Beni dinlemiyorlar ki. Ama sen boş ver, nasıl olsa nişandan dönerim” diye yanıt verdi. Sonra nişan yapıldı. Bursa’ya gittiler ev filan bakmaya.

Yazının Devamını Oku