EKSTRA
MENÜ
R

İzini sür: Sağlıklı

yaşam tabağında ne 

olduğunu bilmekle başlar!

KAYDIR6657A1DD-6E78-429E-89FB-338B6D446723Created with sketchtool.

Pandemi hayatımıza girmeden önce de sağlıklı yaşamın en büyük etkenlerinden biri olan doğru ve iyi beslenme artık daha fazla gündemde. Hayat boyu sürdürülebilir bir sağlıklı yaşam için sorumlu gıda tüketiminde bulunmak gerekiyor. Özellikle sorumlu tüketimin ve gıda güvenliğinin giderek önem kazandığı günümüzde tabağımızda gerçekte neyin olduğunu bilmemiz bir zorunluluk hâline dönüşüyor. Tabağımızdaki yiyeceğin hikâyesini keşfetmek için bir yolculuğa da çıkmamız gerekecek.

Ne yemeliyiz?

İster bir diyetisyen ya da doktor olsun, ister de sağlıklı olduğuna inandığımız bir arkadaş, biraz ilgili ve bilgili gördüğümüz her kişiye sorduğumuz soru bu: “Peki ben şimdi ne yiyeyim?”. Yediklerimizin bize etkilerini takip ettiğimizde bunun cevaplarını almaya başlarız. Ayrıca bazı testler sonucunda fiziksel durumumuz konusunda bilgi sahibi olduktan sonra yolumuz daha da belirlenir. Ama genel bakış açısıyla yola çıkarsak özet olarak iyi ve faydalı olduğu kesinleşen gıdaları; yani doğal ve organik gıdaları daha sık tercih etmemiz gerekiyor. 

‘Tabağımıza uzanan yolculuk’ nerede başlar?

Yolculuk elbette her şeyin var olduğu yer olan toprakta başlıyor. Ürün; çiftçi, tedarikçi, hasat yeri, menşei, tesis yeri, paketleme işlemi, tedarikçi denetimleri, sertifikalar, metal analizleri, muhafaza koşullarının belirlenmesi ve dağıtım gibi süreçlerin akabinde bizlerin tabağına gelen ürünler esasen uzun ve detaylı bir sürecin nihai aşamasını da bize gösteriyor. 

Bir hikâyeye ihtiyaç var: İçinde bilgi dolu yolculuk olsun

Tabağımızdaki gıdalara dair bilmemiz gereken ayrıntıların sınırı oldukça çeşitli. Örneğin meyve-sebze grubundaki gıdaların hasat edilme türünden, ürünlerin pestisit ve ağır metal analizlerine, hasat edildiği tarladan, paketlendiği tesislerin gıda güvenliği ve adil çalışma koşullarına uyumluluk denetimlerine, organik ürün sertifikasından, besin değeri analizlerine kadar tüm ayrıntıları bilmek gerekiyor. Bu noktada ürünün üretilmesinden tabağımıza geldiği ana kadarki yolculuk hakkında bilgi edinmek önem kazanıyor.

Sorumlu tüketim neden sorumlu üretimi de destekleyebilir?

Et, meyve ve sebzede izlenebilirlik uygulamaları esasen gıda yolculuğuna yönelik yeni dijital çözümler getiriyor. Bu noktada elbette bu uygulamaların yerel ürünlerin korunmasına da destek vermesi, üretcilerin ürettikleri ürün hakkında bilinçlenmesine sebebiyet veriyor. Böylece uzun vadede güvenli, temiz, yerli ürünlerin sürdürülebilirliği sağlanıyor.

Metro Türkiye de “Tabağında ne var?” hareketiyle 2014 yılında başlattığı izlenebilirlik uygulamasını bir adım öteye taşıdı.  Türkiye’de ilk kez 2014 yılında ette izlenebilirlik uygulamasını başlatan Metro Türkiye, balık ürünleri ve bal ile devam eden bu uygulamasını meyve ve sebze ürünlerine de taşıdı. Yeni uygulama sayesinde Metro Türkiye’de yer alan toplam 8.500 adet ürünü kapsayan 430 taze sebze ve meyve çeşidinin tarladan sofraya uzanan hayat hikâyesi, 15 farklı izlenebilirlik bilgisi ile müşterilerle paylaşılıyor.

Gıdalarımızı nasıl izleyebiliriz?

Üstelik bu bilgilere Metro Türkiye mağazalarında yer alan ürünün üzerindeki QR kodu akıllı telefonunuzun kamerasına okutarak kolaylıkla erişebiliyorsunuz. 

Şimdi daha fazlasını keşfet

Yüzde 100 gıda güvenliği hedefiyle 30 yılda 1.550 tarlayı yerinde kontrol eden, 189 bin analiz gerçekleştiren Metro Türkiye, tedarikçilerin hem tesislerini hem de ürünlerini belli periyotlarda denetliyor. 430 meyve-sebze çeşidinde 8.500 ürün, başta pestisit ve ağır metal olmak üzere 530 parametrede test edildikten sonra tüketicilere sunuluyor. İzlenebilirlik uygulaması için tedarikçilerine özel eğitimler de veren Metro Türkiye, kendi geliştirdiği sistemle iş birliği yaptığı kooperatif ve tedarikçilerine bağlı 105 bin üreticiye de dokunarak, yerel üretime ve üreticiye de destek oluyor.

Advertisement