EKSTRA
MENÜ
R

İdrar yolu enfeksiyonuna karşı önlem almak için gereken 9 bilgi

KAYDIR6657A1DD-6E78-429E-89FB-338B6D446723Created with sketchtool.

İdrar yolu enfeksiyonu, idrar yollarında ortaya çıkan iltihabi hastalıkların genel adı... İdrar yolu enfeksiyonları ve sistit, en sık olarak mesane olarak bilinen idrar torbasında ve idrarın mesaneden dışarı atıldığı alt idrar yollarında görülüyor. Üreme çağındaki her kadının hayatında en az bir kez yaşadığı idrar yolu enfeksiyonları, yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürüyor.

Hamilelik ve menopoz gibi özel dönemlerin yanı sıra; şeker hastalığı, prostat büyümesi, bağışıklığın zayıflaması, yoğun cinsel aktivite ve idrar sondası takılması gibi durumlarda idrar yolu enfeksiyonları daha sık görülebiliyor.

İdrar yolu enfeksiyonlarından korunmak ve bu enfeksiyonları daha kolay tedavi etmek için neler yapmalısınız?

Uzm. Dr. Berk Cantimur 9 maddede sizin için özetledi…

 Kadınlar risk altında!

Normalden daha sık idrara çıkma, idrar yaparken ağrı veya yanma, halsizlik, yüksek ateş, kötü kokulu idrar, sık yaşanan idrara sıkışma hissine rağmen az miktarda idrar yapma gibi belirti ve şikayetlere yol açan idrar yolu enfeksiyonları, anatomik yapıları nedeniyle kadınlarda daha kolay gelişiyor. İdrar yollarının daha kısa olması, idrar yolu çıkışının vajinaya ve anüse yakın olması nedeniyle, idrar yolu enfeksiyonları kadınlarda erkeklere kıyasla yaklaşık 10 kat daha sık görülüyor.

Tuvalet sonrası temizlik çok önemli...

İdrar yolu enfeksiyonuna en sık yol açan bakteri, E. coli adı verilen ve dışkıda bulunan koli basili. Dışkının özel bölgeye bulaşmasını ve enfeksiyona yol açmasını önlemek için tuvaletten sonraki temizliği her zaman önden arkaya doğru yapın! Arkadan öne doğru yapılan temizlik, dışkıdaki mikropların idrar yollarına bulaşmasına neden olabilir. İdrar yolu enfeksiyonları çocuklarda da sık görüldüğü için doğru tuvalet temizliğini çocuklarınıza da öğretin.

İdrar yolları da yıkanır...

Vücudumuzda sürekli dolaşım halinde olan kanımız, zararlı atıkların süzülmesi için böbreklerimize ulaşır. Her gün böbreklerimize gelen toplam bin 800 litre sıvının yüzde 10`u süzülür ve 180 litre sıvı böbrek tüplerini geçer. Böbrek hücrelerimiz bu sıvının yüzde 99`unu geri emer ve toplamda 1-2 litre idrar oluşarak dışarı atılır. Yani, böbreklerimiz her gün yaklaşık 2 ton suyu işleyip sonuçta 1,5 litre kadar idrar üreterek vücudumuzun sıvı dengesini korur. Çay ve kahve tüketimi idrar söktürücü etkiye sahip olup kendi hacminin yaklaşık 2 katı kadar sıvı kaybedilmesine yol açar. Bu nedenle, günde en az 2 litre su veya bitki çayı içmek, idrar yollarınızı yıkayarak sizi enfeksiyondan korur.

Doğum kontrol yöntemine dikkat!

Cinsel ilişkiden sonra geri çekme, takvim metodu (yumurtlama günü takibi), doğum kontrol ilaçları, kondom, vajinaya yerleştirilen diyafram, spiral kullanımı, sperm öldürücü krem kullanımı ve cinsel ilişkiden sonra vajinanın yıkanması en yaygın olarak kullanılan doğum kontrol yöntemleri arasında yer alıyor. Doğru doğum kontrol yöntemi çiftin tercihlerine ve yaşam tarzlarına göre değişkenlik gösterebilse de, vajinaya yerleştirilen diyaframlar ve sperm öldürücü kremler, vajinal florayı bozarak mikropların bölgeye daha kolay yerleşmesine neden oluyor. Bu durum da idrar yolu enfeksiyonu gelişimine zemin hazırlıyor!

İlişkiden sonra hijyen sağlayın!

Cinsel ilişki yoluyla bulaşabilen birçok hastalık var olduğu gibi, idrar yolu enfeksiyonlarına yol açan mikroplar cinsel ilişki yoluyla bulaşabiliyor. Bu bulaşma, her iki cinsiyetten birbirine geçiş için geçerli olabiliyor. Partnerden bulaşabilecek mikropları uzaklaştırmak ve böylece idrar yolu enfeksiyonlarını önlemek için cinsel ilişkiden hemen sonra küçük tuvaletin yapılması, pratik bir önlem olarak öne çıkıyor.

Özel bölge hijyeni önemli!

Kadınlarda idrar yollarının, genital organlar ve kalın bağırsakla yakın komşulukta olması, vajinadaki ve anüsteki bakterilerin idrar yollarına kolayca bulaşabilmesine yol açabilir. Normal şartlarda vajinanın mükemmel savunma mekanizması ve alt idrar yollarından mesaneye geçişi zorlaştıran kapak mekanizması sayesinde bakterilerin genital bölgede ve idrar yollarında enfeksiyon oluşturması önlenir. Ancak genital bölge hijyeninin yetersiz olması, vajinal enfeksiyonlara ve idrar yolu enfeksiyonlarına davetiye çıkarabilir. Aşırı genital hijyenin ve özel bölgenin şampuan ve deterjan içeren maddelerle yıkanmasının da genital bölge ve idrar yollarında enfeksiyonlarının görülme sıklığını artırdığını unutmayın, özel bölgenizi sadece ılık su ve pH nötr bir sabunla temizleyin.

Kendi başınıza antibiyotik almayın!

Antibiyotikler sadece bakterilerin neden olduğu hastalıklarda tedavi sağlar, virüs ve mantar gibi başka etkenlerle oluşan hastalıkları tedavi edemez. Antibiyotikler enfeksiyona yol açan zararlı bakterilerin yanı sıra, vücudumuzdaki yararlı bakterileri de azaltarak, sıklıkla bağırsak ve vajina florasını bozar. Antibiyotik tedavisinde ishal ve vajinal mantar enfeksiyonu gibi istenmeyen durumların görülmesinin en önemli nedeni işte floradaki bu bozulmadır. Antibiyotik tedavisi hakkında en önemli noktalardan biri de, bu tedavinin kişiye özel olmasıdır. Antibiyotik seçimi hastalığı oluşturan bakterinin tipine ve hastanın durumuna göre doktor tarafından yapılır. Antibiyotiğin kullanım süresi de en az seçimi ve dozu kadar kritiktir. Bu durum önemsenmediğinde, örneğin hasta kendini iyi hissettiği için tedavisini tamamlamadan antibiyotiği bıraktığında, vücutta sayıca azalmış olan mikroplar tekrar çoğalmaya başlar veya bu antibiyotiğe dayanıklı yeni nesil mikroorganizmalar gelişir. Tüm enfeksiyonlarda olduğu gibi, idrar yolu enfeksiyonlarında da kendi başınıza değil, sadece doktor önerisiyle antibiyotik kullanmalısınız.

Bitkilerde şifa var!

Kırmızı kantaron, yaban kerevizi ve biberiye içeren geleneksel bitkisel tıbbi ürünler de ağrı kesici, spazm çözücü, mikropların idrar yollarına yapışmasını önleyici ve enfeksiyonla savaşan etkiler gösteriyor. Böylece ağrı, yanma ve kramp gibi idrar yolu enfeksiyonu semptomlarının azaltılmasında güvenle kullanılıyor, enfeksiyonun tekrarlama sıklığını azaltıyor ve hastaların yüzde 84'ünün ek antibiyotik tedavisine ihtiyaç duymasını önleyebiliyor.

Ne zaman doktora başvurmalısınız?

Basit alt idrar yolu enfeksiyonlarının yüzde 97’si istenmeyen bir tabloya yol açmadan tedavi edilebilse de, enfeksiyonun üst idrar yollarına ve böbreklere ulaşması, hastaneye yatmayı gerektirebilen ciddi tablolara yol açabilir.

1. maddede detaylarını verdiğimiz idrar yolu enfeksiyonuna ait belirti ve şikayetleriniz 3 gün içinde düzelmiyorsa, şiddetli halsizliğiniz ve böbrek bölgenizde ağrı varsa, ateşiniz 38 °C’ın üzerindeyse ve idrarınızda kanlı bir görünüm varsa hemen doktorunuza veya bir sağlık kurumuna başvurun!