Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kendi genlerinden aksesuar yaratmaya çalışan kadınlar!

Moda çekimlerinin can alıcı noktasıdır aksesuarlar. İyi bir aksesuarın yerini hiçbir şey tutamaz. Hele bir de canlıysa! Bir dönem köpekler vardı moda çekimlerinde. Sonra kediler hatta bir ara tavşanları bile gördük. Bir süredir de aksesuar olarak yeni bir canlıya taktı modacılar: Bebekler!

Evet, çok sevimliler. Evet, çok tatlılar. Ama yine de aksesuar olmayı hak ediyorlar mı orası tartışılır! İyi niyetli bir yaklaşımla modacılar, belki bir şekilde bebekli kadınlara ulaşmak, onlarla bağ kurmak için bebeklerden faydalanıyordur diyebiliriz. “Anne oldunuz ve hala şıksınız” ya da belki de “Anne oldunuz ve yeni bir Gucci’yi en çok siz hak ediyorsunuz” demeye de çalışıyor olabilirler. Hadi diyelim ki moda, bebekleri annelerle bağ kurmak için kullanıyor varsayımını yedik. Peki ya bebeğini aksesuar olarak kullanan öz annelere ne demeli?
Kendi genlerinden aksesuar yaratmaya çalışan kadınlar

Bugün maalesef sadece modacıların değil annelerin bile öz çocuklarını aksesuar niyetine kullandığı bir dünyada yaşıyoruz. Bugün anneler işi gücü bırakıp bebekleriyle şov yapmaya çalışıyor. Kimi el kadar zavallıları karnaval havasında süslüyor, kimi pusetiyle, kimi dadısıyla hava atmaya çalışıyor.


Yan yana geçen iki pusetli kadın görürseniz dikkatlice bakın. Anında birbirilerini, bebeklerini, pusetlerini ve kıyafetlerini nasıl süzecekler! “Aman sizinki de ne tatlıymış” devri eskide kaldı. Şimdi “Sizinki de amma dandikmiş. Bizimkisi pusetlerin Ferrari’si” devrindeyiz.


Kendi genlerinden aksesuar yaratmaya çalışan bu kadınlar, bebeklerini bir çanta veya bir şapka gibi taşıyorlar. Ağladı mı? Acıktı mı? Altı mı kirlendi? Gazı mı var? Hemen ver dadıya baksın çaresine. Nasıl olsa bu kadınlar için bebekler ortamlarına katkı sağladıkları sürece kucağı ve ilgiyi hak eder.


Havalar güzelleşti. Bana inanmıyorsanız çıkın Bağdat Caddesi’ne. Pusetini kapanın podyum olarak seçtiği bu caddede etrafınıza bir bakın. Göreceksiniz. Anneler, birkaç ay önce doğum yapmış gibi değil, kırmızı halıdan yeni inmiş gibi. Pusetler, bebekler rahat etsin diye değil az sonra uzaya uydu gönderecekmiş gibi. Dadılarsa… Ah o zavallı Olgalar, Ingalar, Nataliler… Kendi çocuklarını memleketlerinde bırakıp üç kuruş kazanmak için aksesuar bekçiliği yapıyorlar… Üstelik şimdi çifter çifter dolaşıyorlar. Çünkü eskiden bir tane yabancı bakıcın olması hava atmak için yeterliydi ama dedim ya şimdi zaman değişti. Artık bebeklerini aksesuar olarak kullanan anneler için bir değil iki yabancı bakıcın yoksa “banalsin”.
Kendi genlerinden aksesuar yaratmaya çalışan kadınlar
Bebek doğmadan önce verilen partileri… Bebeğin hatırlayamayacağı ama annenin şovunu yapacağı doğum günleri için harcanan paraları… Sünnetler için hazırlanan davetleri… Özel fotoğraf çekimlerini… Anne bebek takım giyinecek diye alınan kıyafetleri… Bebek odası yaratmak yerine bebek sarayı inşa edenleri… Yürüyemeyen bebeğe bale dersi aldıranları ve benzerlerini eleştirdiğimde “Anne olunca seni de göreceğiz” diyorlar. Anne olmak nasip olursa ben de bebeğime her şeyin en iyisini sağlamaya çalışırım elbet. Ama onu bir şov maymunu gibi giydirip süsleyip aksesuar olarak koluma taktığımı görürseniz, vasiyetimdir, vurun beni!



Erkekgiller



Kendi genlerinden aksesuar yaratmaya çalışan kadınlar

Ben hiç hamile kalmadım. Dolayısıyla da hiç çocuğum yok. Ama etrafımda hem anne olan hem hamile kalan hem de çeşitli sebeplerden çocuk aldırmak zorunda kalan bir dolu kadın gördüm. Anneler ve bebeklerini yazınca aklıma erkekler ve bebek haberine tepkileri geldi. Bence isteyerek ya da istemeyerek hamile kalan kadınların birlikte oldukları adamlara “büyük haberi” verdiklerinde karşılaştıkları tepkilerden koca bir kitap çıkabilir. “Hamileyim” kelimesine aşağıda tepkileri verebilen erkekler olduğu sürece de malzemeler tükenmez. Ne dersiniz?/images/100/0x0/563d7c52f018fb32c8eed64c



• Ne zamandan beri? (Hani sen bir kereden bir şey olmaz demiştin ya, işte o zamandan beri!)

• Ne? Nasıl oldu bu? (Sanırım bu yaşta bunun nasıl olduğunu biliyorsundur artık!)

• Emin misin? (Yok, seni denemek için yaptım. Maksat heyecan olsun hayatımızda!)

• Bence değilsindir. (Üç hamilelik testi ve bir kan testi öyleyim diyor ama belki de sen haklısındır!)



• Gazdır o, gaz! (Seninle beraber olacak kadar nasıl gaza geldiysem artık!)

• Şakası bile hoş değil! (Şaka yaptığımı kim söyledi?)/images/100/0x0/563d7c52f018fb32c8eed64e

• Bu ne demek şimdi? (Bir annene sor istersen…)

• Nasıl olur? (Bir kadın ve bir erkek… Hani bizim geçen ay yaptığımız gibi…)

• Hemen evlenmeliyiz. (!)



• Arabayı satsam… (Çocuğa bakmak için mi çocuğu aldırmak için mi?)

• Benden mi? (Yok, ebenden!)

• Benden olduğu ne malum? (Öküz olduğun kadar malum!)

• Yanındayım, beraber gidip aldıralım! (!)/images/100/0x0/563d7c52f018fb32c8eed650



• Saçmalama, mümkün değil, şaka yapıyorsun di mi? (!)

• Hani korunuyordun? (Hani sen korunuyordun?)

• Ama sadece bir kez yaptık! (Bir kereden bir şey olmaz diyen ben değildim!)

• Ne yapmak istiyorsun? Yani aldırmak istersen benim için sorun değil! (!)





https://twitter.com/Sabanur

 



Yazarın son yazıları

# 6 Nisan 2013 Hala evlenmemiş olmanızın sebebi en yakın arkadaşınız olabilir!
# 1 Nisan 2013 Modern evlilik, gerçek bir mit!
# 25 Mart 2013 Küfretmek neden terapi gibi gelir?
# 18 Mart 2013 Kadınlar neden erotik kitap okur
# 14 Mart 2013 Kadınlar erkeklerden çok konuşuyor, peki hangisi daha boş konuşuyor?
# 11 Mart 2013 Kadınlar mı daha büyük yalancı yoksa erkekler mi?

 

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN  >>
 
 

X