Zivzik narı 6 yoksuk köyü zengin yaptı

Güncelleme Tarihi:

Zivzik narı 6 yoksuk köyü zengin yaptı
Oluşturulma Tarihi: Kasım 12, 2006 00:00

Zivzik narını, ilk kez beş yıl önce dönemin Siirt Valisi Nuri Okutan’dan duymuştum. Botan Çayı’nda rafting yaparken yukarıda, nar ormanı içindeki köyleri işaret etmiş, "Türkiye’nin en güzel narı bu yörede yetişiyor. Üretimi artırıp iç piyasaya sunabilsek, bu yoksul insanların hayatı değişecek" demişti. Zivzik narı şimdi, Türkiye’de bir numara olmaya hazırlanıyor.

Adını Siirt’in Şirvan İlçesi’ne bağlı Zivzik (Dişlinar) Köyü’nden alan Zivzik narı, yöresellikten çıkıyor. Doğan Yayın Holding’in iki hafta önce Siirt’te düzenlediği Marka Toplantısı’na katılan Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, Zivzik narının marka olması için çalışmalara başlanacağını söyledi. Hasada denk gelen bu açıklama, Zivzik fiyatını üçe katladı. Aracı tüccarlar, yüzde 100 organik bu meyvenin kilogramını şu anda köylüden 2 YTL’ye alıyor. Bu fiyat, nisanda üç-dört katına çıkacak. O zaman köylüler, geleneksel yöntemlerle altı ay taze kalacak şekilde depoladıkları narları satmaya başlayacaklar. Şirvan Kaymakamı Turgay İlhan’ın denetiminde kurulan Üretici Birliği, resmiyet kazanmak üzere. İlhan, birliğin depolama, paketleme ve satış işlemleri için gereken bütçenin yüzde 50’sini devletin karşılayacağını söylüyor. Sonra sıra Sanayi Bakanlığı’ndan alacakları marka tesciline gelecek. Yani manavda "Zivzik" etiketli nar görmemize az kaldı.

Zivzik narını keşfetmek için Şirvan’a gittik. Şiddetli yağmur ve sel nedeniyle nar köylerinden Zivzik ve Sarıdana’nın yolları kapanmıştı. Pirinçli’ye ulaşabildik. Sağlıklı yaşam rüzgarıyla büyük şehirlerde popüler olan narın, burada köy başına ortalama 3 milyon YTL kazandırmaya başladığını, son iki yılda köylünün yaşam kalitesini nasıl yükselttiğini gördük. Kadın, erkek hepsinin yüzü gülüyordu. Bu yıl diktikleri 5 bin fidanla gelirlerini katlama heveslerine tanık olduk. Evlerde internet, çatılarda güneş enerjisi sistemi vardı. İstanbul’da dolmuş hattı alanlar, sahil kentlerinde
/images/100/0x0/55eb015bf018fbb8f8a4d287
apartman, yazlık sahibi olanlar vardı. Son model otomobil ve kamyonetsiz ev yok gibiydi. Köye bu yıl yapılan ilköğretim okulundaki kız çocuğu sayısı, neredeyse erkeklere eşitti. Köylüler hedefi iyice büyütmüştü, nar suyu fabrikası istiyorlardı.

Pirinçli, 64 haneli bir korucu köyü. Beruj Aşireti mensupları yaşıyor ve hemen herkesin soyadı aynı: Dönmez. Köy, iki yıl öncesine kadar sıtmadan mustaripmiş. 50 yıl önce ortadan kalktığını sandığım sıtmanın nedeni, pirinç tarlalarıymış. Bataklıktan nar bahçelerine dönüştürdükleri bu arazilerde bugün binlerce nar fidanı büyüyor. Verimlilik ömrü 60 yıl olan dededen kalma yaklaşık 20 bin nar ağacı ise yılda 2 bin ton rekolteyle son iki yılda köyü yoksulluktan kurtarmakla kalmadı, modern yaşam standartlarına kavuşturdu. Nar satışından bu yıl, en az 3 milyon YTL kazanmayı bekliyorlar.

Köy meydanında indiğimizde Niğde, Van, İstanbul plakalı kamyonlara kasalarla nar yükleniyordu. Okul bahçesindeki oyun parkında rengarenk kaydırak ve salıncaklar, çatılardaki güneş enerjisi sistemleri, çanak antenler ve kapı önlerindeki son model kamyonet ve otomobiller ilk anda dikkatimizi çekiyor. Muhtar Mehmet Dönmez’le birlikte bir grup köylü bizi karşılıyor. Hep bir ağızdan "Nar suyu fabrikası istiyoruz" diyorlar. Her biri adeta sağlık uzmanı: "Nar kalbe, kansere, şekere, tansiyona, kolesterole bire bir."

Eski taş evlerin yerine betonarmeler yükseliyor. Üç katlı evlerin orta katları birer nar deposu. Tonlarca narın üstünde oturuyorlar. Bu nemsiz iklimde depolanan narların kabukları kuruyor ama içi taptaze kalıyor. Aracı tüccara şimdilik kilosu 2 YTL’den verseler de hepsinin umudu nisanda: "O zaman kilosunu 5 YTL’den satacağız."

Bütün köy, daha fazla nar ve kazanç peşinde. Onlara göre Türkiye’nin en iyi narı burada. Üretici Birliği’nin bir an önce resmileşmesini, aracısız, doğrudan kárı istiyorlar.

Nar bahçelerini dolaşıyoruz. sahiplerinin kendi sofraları için ayırdığı dallardaki narların kimi kendiliğinden açılmış, arılar besleniyor. Evlerde, tonlarca nar istiflenmiş, zamlanacağı ayı bekliyor.

Köy halkı nardan kazandıklarıyla İstanbul, Siirt, Ankara, Bursa, İzmir ve Adana’da daire, hatta apartman aldıklarını pek söylemek istemiyor. Çünkü devletin yeşil kartlarını iptal etmesinden çekiniyorlar. Mesela Mehmet Dönmez’in İstanbul’da minibüs hattı ve Kağıthane’de apartman aldığını komşuları fısıldıyor.

Şirvan Kaymakamı Turgay İlhan

Nar köylülerin gözünü açtı
/images/100/0x0/55eb015bf018fbb8f8a4d289


Zivzik narının en önemli özelliği, organik oluşu. Kimyasal gübre, tarımsal ilaç ve hormon yok. İlaçlanmıyor çünkü bölgede nem olmadığı için zararlı hayvan yaşamıyor. Gübrelerinden yararlanılan hayvanlar, piyasa için değil, köylünün kendi ihtiyacı için yetiştirildiği için hormonsuz yemle besleniyor. Zivzik narı, geleneksel ve sağlıklı yöntemlerle marka olacak. Narla birlikte köylülerin gözü açıldı. Yanı başlarındaki nimeti keşfettiler. Van, Afyon, İstanbul, Niğde, Diyarbakır’dan tüccarlar geliyor. İki yıldır tüm Türkiye’de nar haberleri çıkıyor. Bu reklam, bugüne kadar hiçbir meyveye kısmet olmadı. Üretici Birliği’nin hedefi, tüketiciye doğrudan ulaşmak ve yıllık kazancı 10 trilyona çıkarmak. Kazancın artmasıyla ekonomi canlandı. Şirvan esnafının da yüzü gülüyor. Köylüler nar ağacı sayısını az gösteriyor. En büyük korkuları yeşil kartlarının iptal edilmesi.

Zivzik nasıl bir nar

Bir Zivzik narı ortalama 200 gramdan başlıyor, 800 grama kadar çıkıyor. Taneleri nohut büyüklüğünde. Çekirdeği küçük ve yumuşak. Asit oranı düşük. Tadı mayhoş. Evlerde depolanan narların kabuğu kurudukça rengi pembeden kreme dönüyor. Büyük şehirlerin marketlerinde kilo fiyatı 5-8 YTL arasında.

Stephan King okuyorum

Zeynep Dönmez (16):
Dokuz kız kardeşiz. Babamı çok seviyorum. Erkek çocuğu olsun diye dedem ve büyükannem ikinci bir kadınla evlenmesini istedi ama babam kabul etmedi. Şirvan’a servis olmadığı için liseye başlayamadım. Okuyabilseydim askeri okulu isterdim. Nar bahçelerimiz sayesinde maddi durumumuz düzeldiği için mutluyum. Babam izin verirse sessiz ve anlaşılması zor olmayan Arnavutluk ve Azerbaycan’ı görmek istiyorum. Korku romanlarını seviyorum. Şimdi Stephan King’in Kemik Torbası’nı okuyorum. Aşk ve macera dizilerini seyrediyorum.

Beyaz eşya tamam

Saadet Dönmez (28):
Beş çocuğum var. Önceden çare bilmiyorduk. Şimdi tedbirimizi aldık. Gelirimiz çok büyüdü, modernleştik. Başlık parası ortadan kalktı. Beyaz eşyanın tamamını aldık. Geçenlerde elektrikli dikiş makinesi alındı bana. Kocamdan gizli para biriktirip altın almak gibi derdim yok. Peşin parayla kendisi alıyor zaten.

ZİVZİK COĞRAFYASI
/images/100/0x0/55eb015bf018fbb8f8a4d28b

Botan Çayı’nın kıyısındaki Şirvan’a bağlı altı köyde Zivzik narı yetişiyor. Bu köylerden üçü narın merkezi: Zivzik, Sarıdana ve Pirinçli. Bölgedeki toplam üretim rakamları kesin olarak bilinmemekle birlikte 20 bin tonu bulduğu tahmin ediliyor. Nar bahçelerinin yoğun olduğu üç köyden her birinin yılda 3’er milyon YTL kazandığını duyan Botan Çayı civarındakiler, bu arada Pervari İlçesi’ne bağlı köyler, atıl arazilere bile nar dikmeye başlamış. Pirinçlik dışındaki köylerde, bu yıl 80 dönüm araziye altı bin fidan dikilmiş.

Simsarları istemiyoruz

Abdullah Dönmez (60):
Geleceğimiz narsuyu fabrikasında. Bütün ümidimiz bu. İdaremiz, gelirimiz nar. Eskiden pirinçti, eziyeti çoktu. Şimdi nara döndük. Hem sıtmadan kurtulduk hem de nar sayesinde hastalıktan eser kalmadı. Narımız geçen yıla göre yüzde 100 değer kazandı. Depo sorunumuz var. Simsarlar kárımıza ortak oluyor. Üretici Birliği sayesinde bu sorunlar ortadan kalkacak.

Bizde insan hakları var moderniz

Muhtar Mehmet Dönmez (45):
Bizde aşiret reisi muhtar olur. Ama bildiğiniz aşiretlerden değiliz, insan hakları var. Moderniz. Herkes özgürdür. Geleceğimiz narda. Atadan vardı ama şimdi daha çok var.

Hiç hormon görmemişler

Abdülkerim Çaylı (58):
200 ağacım var. Bizim narları alan Niğde’deki meyve suyu fabrikası, yurtdışına göndermiş. Laboravuvar tahlilinde hiç hormon görmemişler.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!