Yurdagül, Ali olacak bu aşk meşrulaşacak

Güncelleme Tarihi:

Yurdagül, Ali olacak bu aşk meşrulaşacak
Oluşturulma Tarihi: Şubat 20, 2005 00:58

Yurdagül Yıldıztaş, Sakarya Akyazı’nın Kayabaşı, Filiz Kılıçkesen de Boztepe Köyü’nden. Anne tarafından akrabalar. İkisi de ilkokul mezunu ve 23 yaşında. Birbirlerine sekiz yıldır aşıklar. Yurdagül, kendisine ‘Ali’ denmesini istiyor. Sekiz yıldır erkek gibi giyiniyor, erkek gibi yaşıyor. Hayatını da erkek işinden kazanıyor: Ormanda odun kesip satıyor.

Aileleri ve köylüler, bu aşka karşı çıktılar. Anne ve babası Filiz’i isteyen bir erkekle evlendirmek isteyince iki kız kaçmakta buldu çareyi. Şubatın başından beri birlikte yaşıyorlar. Onları, haberlerini yapan DHA muhabiri Zafer Tokuşun yardımıyla bulduk, hikayelerini dinledik. Yurdagül, yani Ali’nin sesi, hali, tavrı tam bir erkek. Sanki bir erkekle konuşuyorum. Kolundaki kocaman ve gösterişli saat için ‘Sevdiğim kızın hediyesi’ diyor. Filiz, mahcup, başını eğiyor. Mutlu yaşayacakları bir hayat hayal ediyorlar. Bunun için önce Yurdagül ameliyatla erkek olacak, mavi nüfus cüzdanı alacak. Ama önce bu ameliyata olur diyen hastane raporunu alacak sonra ameliyat için gereken 17 milyarı bulacak. Özellikle para, onları kara kara düşündürüyor.

Yıl 1997. Yurdagül, Filizler’in köyüne fındık toplamaya gidiyor. Akraba oldukları için onların evinde on beş gün kalıyor. Saçları o zaman da kısacık, pantolonlu, erkek gömlekliymiş. ‘Filiz’le telefonlaşmalarımız ondan sonra başladı.’

Aradan biraz zaman geçiyor ve Yurdagül Filiz’e diyor ki, ‘Seni seviyorum. Benimle bu şekilde arkadaş olur musun?’ Filiz, düşüneyim, diyor. Yurdagül bekliyor, tekrar telefon ediyor. Filiz’den ‘kabul’ cevabını alınca dünyalar onun oluyor. Önceleri gizleme gereği duymuyorlar, kimsenin de aklına böyle bir şey gelmiyor. Öyle ya, iki akraba kızının samimiyetinde ne sakınca olabilirdi ki!

Aradan iki yıl geçiyor. Yurdagül, Filiz’den ayrılmak istiyor. ‘Bu şekilde gitmez’ diye. Filiz ağlıyor, yalvarıyor. ‘Ölümüne seninleyim’ diyor. Yurdagül, Filiz’i ikna etmeye çalışıyor. ‘Ben erkek olma tercihimle kendimi yaktım, seni de yakmayayım.’

Yurdagül geceler boyunca kendi kendine konuşmuş. Bu işin sonu nasıl biter, diye düşünmüş. Filiz’in sevgisi ve desteği ona güç vermiş ve bugünlere gelmişler. ‘Birbirimizi gerçekten çok sevmişiz. Ölümü dahi göze almışız.’

İntiharı düşünmüş bazen Yurdagül. Bileklerindeki izleri gösteriyor. ‘Bunalırdım. İntihar teşebbüslerimi duyunca darılırdı bana.’ Her barışmanın ardından bağlılık ve ömür boyu birlikte olma andı içmişler.

LEZBİYENLİK DEĞİL BEN ALİ OLARAK SEVDİM

Aileler ilişkilerini önce fark etmese de beş yıl önce fısıldanmış kulaklarına. Bu dedikodu hızla yayılmış köyden köye. Küçücük çocuklar bile köy meydanında Yurdagül’ün arkasından bağırıp alay etmişler. ‘Söyle, sen Ali mi yoksa Yurdagül müsün?’ diye. Filiz’in ailesi kıyametleri koparmış. Filiz inkar etmiş hep. Kaçak buluşmalar başlamış bundan sonra. Üç dört saat birlikte olduktan sonra ağlaşarak ayrılıyorlarmış. Filiz, ‘lezbiyenlik’ nedir, çok iyi biliyor ve ilişkisinin böyle olmadığını kesin bir dille söylüyor. ‘Ben Yurdagül’ü değil, Ali’yi sevdim. Onu bir erkeği sever gibi sevdim. Zaten hiç kız kıyafetiyle görmedim ki. Ne sekiz yıl önce, ne de sonra.’ Bir kadınla bir erkek gibi dokunup öpüşmeye, birlikte olmaya da iki yıl önce başlamışlar.

FİLİZ BENİ HİÇ ÇIPLAK GÖRMEDİ

Yurdagül, hep bol gömlekler giymeyi tercih ediyor. Memeleri büyümeye başlayıp, regl olunca dehşete kapılmış. ‘Bedenim başka şeyler söylüyordu, hislerim başka.’ Annesinin aldığı beyaz üzerine pembe puantiyeli elbiseyi kötü bir anı olarak anlatıyor. Hemen amcasının kızına hediye etmiş. ‘Bedenimi ruhuma uydururum ama kesinlikle ruhumu bedenime uydurmam. Bu yüzden büyük problemler yaşadım, hálá da yaşıyorum.’

Annesi o günden sonra kızına erkek giysileri almaya başlamış. Yurdagül bazen kendisini bazen de ailesini suçlamış. ‘Neden dünyaya geldim’ diye. Hiç sutyen taktın mı diye soruyorum, ‘Hayır, asla’ diyor. Filiz’den de saklıyor kadın bedenini. Filiz Yurdagül’ü hiç çıplak görmemiş. Kaçtıktan sonra Filiz’in birlikte banyo yapmak isteğini şiddetle reddetmiş. ‘Sabret, ameliyattan sonra’ demiş.

KÖYÜN MUHTARI ÇAPA’YA GÖNDERDİ

Yurdagül, 2001 Haziranı’ndan itibaren İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü’ne gittiğini, grup terapilerine katıldığını söylüyor. ‘Köy yerinde bu durumda olunca baskılar oldu. Çapa’ya giderek çözüm aradım.’ Hastane fikrini köy muhtarı vermiş. Muhtara şükran duygularıyla dolu. ‘Önce Allah sonra o.’ Muhtar sayesinde, çözümü keşfetmiş. ‘Hastane kapıları açılmamış olsaydı belki şimdiye kadar ölmüştüm.’

EVLENDİRECEKLERDİ ONUN İÇİN KAÇTIK

Ailesi iki kızı ayıramayınca çareyi, Filiz’i Akyazılı bir talibe vermekte buluyor. Filiz, ailesine karşı çıkamıyor, ‘peki’ diyor. Ağlayarak Yurdagül’ü arıyor, ‘kaçalım’ diyor. Yurdagül, ‘Yıllardır sevdiğim kızı başkasına vermelerine boyun bükemezdim. Evlendirecekler diye kaçırdım. Sekiz yıl bekledim, bir sene daha beklerdim’ diyor.

Filiz ise Yurdagül nedeniyle ailesinin üzerine çok geldiğini söylüyor. Yoksa evlenmesi için bu kadar ısrar etmezlermiş. 1 Şubat sabahı ‘İşe gidiyorum’ diye erkenden çıkıyor, çıkış o çıkış.

Yurdagül, transseksüellik nedir, bilmiyor. Ama o, kadın bedeninde doğmuş bir erkek olduğunu biliyor. Bu yüzden erkek bedenine bir an önce kavuşmak istiyor. Aldığı hormon ilaçlarıyla sesi kalınlaşmış, vücudundaki tüyler çoğalmış. 1 Mayıs’a kadar Çapa’dan ameliyat raporu alarak erkekliğini ispatlama telaşında. Zira Filiz’in ailesi bu tarihe kadar süre tanımış. ‘Ya erkek olup kızımıza koca ol, ya da kızımızı geri ver!’ Yurdagül, ameliyat için 17 milyar lira gerektiğini söylüyor.

YURDAGÜL ASKERLİK YAPMAK İSTİYOR

Şimdi Yurdagül’ün baba evinde birlikte yaşıyorlar. Köylüler tepki gösterse de Yurdagül’ün yapay penis ve memelerini aldırma ameliyatına kadar sabretmeye kararlılar. ‘Zaten köydekiler bana kızsa da Ali diye çağırmaya başladılar.’ Yurdagül, ailesinin ve özellikle babasının desteğinin kendisine kuvvet verdiğini söylüyor.

Peki Yurdagül erkek olmak isteyen bir kadın değil de kadın olmak isteyen bir erkek olsaydı babasından aynı anlayışı görecek miydi? Yurdagül, ‘evet’ diyor. Ama annesinin üzüntüsünden hasta olduğunu da eklemeden edemiyor. Cinsel kimliğinin herkes tarafından bilinmesini istiyor. ‘Allah’ın verdiğini kuldan saklamam. Yedisinde neysem, şimdi de oyum.’ Köydekilerin ve kayınpederinin karşısına mavi nüfus cüzdanıyla çıkmak en büyük hayali. Bir de devletin kendisini askerlik yapmaya layık görmesi...

FİLİZ’İN AİLESİ SÜRE VERDİ

Filiz’in ailesi Yurdagül’e, 1 Mayıs’a kadar süre tanımış. ‘Ya erkek olup kızımıza koca ol, ya da kızımızı geri ver!’ Yurdagül, ameliyat için 17 milyar lira gerektiğini söylüyor.

Kıskanç bir koca

Yurdagül ve Filiz’le Akyazı’nın Kuzuluk Beldesi’ndeki bir akraba evinde görüştük. Yurdagül’ün baba evinde yaşasalar da gazetecilerin geldiğini gören köylülerin kendilerine duyduğu öfkenin alevlenmesinden çekindiler. Yurdagül’ün baba evindeki kendilerine ayrılan odayı anlatıyorlar. Yurdagül, sekiz yıl boyunca Filiz’e yazdığı şiirler, birlikte çektirdikleri fotoğraflar ve Filiz’in gönderdiği çiçeklerle donatmış odayı baştan başa. Yurdagül, iyice duygulanıyor ve aşka dair veciz laflar ediyor. ‘İki insan gerçekten severse her zorluğu aşar. Sevgi her zaman öfkeyi ve nefreti yener.’ Filiz hayran hayran dinliyor onu. Kıskançlığından yakınsa da vazgeçiyor, ‘Ben de onu çok kıskanıyorum’ diyor.

KAHVEYE GİDİYOR HENÜZ CUMAYA GİDEMİYOR

Yurdagül, şehirlerarası yolculuklarda erkekler tuvaletine gitmiş hep. Cuma namazlarını hiç aksatmıyor. Oldukça dindar. Kendi köyündeki camiye, köylülerin tepkisi nedeniyle gidemiyor. Ama kahveye gitmesine yıllardır kimse itiraz etmiyormuş. Tavlada iddialı olduğunu söylüyor.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!