GeriKelebek Yüksek sesle müzik dinlemeyin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yüksek sesle müzik dinlemeyin

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, “yüksek sesli müziğin kulakların yanı sıra akciğerlere de olumsuz etkisinin olabileceğini ve akciğerleri patlatabileceğini” bildirdi.

Prof. Dr. Küçükusta, depresyon, panik atak, Parkinson, Alzheimer, epilepsi, stres, otizm, madde bağımlılığı gibi pek çok psikiyatrik ve nörolojik hastalıkta, doğum ve kansere bağlı ağrılarda, beyin travmalarında ve birçok organik rahatsızlığın tedavisinde başarıyla uygulanan müziğin, uygun olmayan şartlarda yüksek sesli dinlenmesi durumunda birçok rahatsızlığa ve hastalığa davetiye çıkarabildiğini vurguladı.

Yüksek sesli müziğin olumsuz etkilerine işaret eden Prof. Dr. Küçükusta, şunları söyledi:

“Bunların başında, işitmede azalma, kulak ağrısı, kulak çınlaması, yorgunluk, sinirlilik, uyku bozuklukları gibi kulak ve sinir sistemini ilgilendiren yakınmalar gelir. Araştırmalar, 85 desibelden yüksek seslerin 8 saatten fazla dinlenmesinin kalıcı sağırlığa neden olabileceğini ortaya koymuştur. Dinleyiciler, rock müzik konserlerinde 105 desibelden daha yüksek seslere maruz kalırlar.

Son yıllarda, heavy metal, hard rock gibi yüksek sesli müzik dinleyenlerde ortaya çıktığı saptanan bir rahatsızlık ise tıp dilinde 'pnömotoraks' ismi verilen durumdur. Bugüne kadar birçok kişide, yüksek sesli müziğe bağlı 'pnömotoraks' geliştiği bildirilmiştir. Bunların çoğu, bir rock konserinde ve gece kulübünde hoparlörlerin hemen yakınında bulunan gençlerde, bazıları ise arabasında müzik dinleyen kişilerde ortaya çıkmıştır.

'Pnömotoraks', akciğerlerdeki hava keseciklerinin yırtılması sonucunda içlerinde bulunan havanın akciğer zarları arasına geçmesiyle oluşur.”

Prof. Dr. Küçükusta, akciğer zarları arasında biriken havanın da, akciğeri sıkıştırarak onun sönmesine ve solunumun bozulmasına yol açtığına dikkati çekti.

“Pnömotoraks”ın başlıca belirtilerine de değinen Prof. Dr. Küçükusta, “Ani başlayan nefes darlığı ve göğsün yan tarafında bıçak batar tarzda bir ağrıdır. Bazı kişilerde kuru bir öksürük de olabilir. Şiddetli patlamalar sırasında olduğu gibi yüksek sesli müziğin, akciğer çevresinde basınç değişikliklerine neden olarak hava keseciklerinin yırtılmasına ve içlerindeki havanın akciğer zarları arasında toplanmasına yol açtığı düşünülmektedir” dedi.

UZUN BOYLULARDA RİSK YÜKSEK

“Pnömotoraks” riskinin, uzun boylu, zayıf gençlerde ve sigara içenlerde daha fazla olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, ayrıca “amfizem, kronik bronşit, astım, sarkoidoz ve fibrozis” gibi nefes darlığına neden olan hastalığı bulunanların da yüksek risk altında olduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Küçükusta, “Pnömotoraks”ın tedavisine de işaret ederek, “Küçük 'Pnömotorakslar'ın istirahatla kendiliğinden düzelebileceğini, hava kaçağının fazla olduğu durumlarda ise akciğer zarları arasındaki havanın bir iğneyle ya da göğüs boşluğuna tüp takılarak boşaltılması, özel durumlarda ise akciğerdeki yırtığın cerrahi girişimle düzeltilmesi gerektiğini” kaydetti.

False