GeriKelebek Yeni yıla uygun korkular
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni yıla uygun korkular

Çağın getirdiği yenilikler sıkıntılarını, sorunlarını da peşlerinden sürüklediler. Çevremizdeki değişimlere uyum sağlamaya çalışırken benliğimizi şimdiye kadar bilmediğimiz korkular sardı. Psikologlara göre 21. yüzyıl, teknolojide olduğu kadar korkularda da devrim çağı olacak...

Hayatımızın akışı içinde yılımızı yenilerken, bir gün önce bizim bir parçamız olan herşeyi kenara bırakıp yenilere el uzatmak istiyoruz. Yeni bir yılın her bakımdan bize büyük yenilikler getireceğine inanmak istiyoruz. Üstelik şimdi işin içine bir de 'milenyum' girdi. Yeni bir yüzyıl, yeni bir yıl. Bu yeniliklere eski alışkanlıklarımızı, eski davranışlarımızı ve eski duygularımızı korumak için direnebilir miyiz? Değişen çağın değişik koşullarına uyum sağlamaya çalışırken kendimizi yenilemek zorundayız. Yüzyıllar boyunca, karanlıktan, yükseklikten, kapalı yerlerden, kalabalıklardan korkmak gibi bazı sorunlarla boğuştuk durduk. Psikologlar korkularımızı yenebilmemiz için değişik terapiler uyguladılar. Ya şimdi? Şimdi o eski korkular unutulmak üzere. Onların yerlerini milenyum ve yeni yılın yeni korkuları aldı. Bakın, yeni yüzyıldan beklentilerimize gölge düşürecek yeni korkular neler:

Ozon korkusu

Geride bıraktığımız yüzyılın sonlarında ozon kelimesi ağızlara sakız oldu. Atmosferdeki ozon tabakasının delinmesi, koskocaman bir kara deliğin oluşması, herkesin yüreğine büyük korkular saldı. Evlerde, arkadaş toplantılarında, ozon sözcüğü dillerden hiç düşmedi. Gezegenimizin bir felaketle karşılaşmasını önlemek isteyen isteyeneydi. Ozon tabakasına zarar vermeyen deodorantlar, kadınların çantalarına yerleştirilmişti. Yeni dönemde de ozon tabakasındaki delik yeni ve en büyük korku olacak gibi...

Kıyamet korkusu

Geçen yıl başlayan kıyamet söylentileri artık büyük bir korkuya dönüştü. Öyle ki, kış günü hava biraz ısınsa ‘‘Eyvah dünya ısınıyor, kutuplardaki buzlar çözülecek, gezegenimiz sular altında kalacak’’ diye telaşlanıyoruz. Fırtına çıksa, bunu kıyamet işareti sayıyoruz. Doğa olayları bizi şimdi eskiden olduğundan çok daha fazla ürkütmeye başladı. Neredeyse her doğa olayını kıyamet habercisi sayıyoruz. Bizi bu korkudan kim ya da kimler kurtarabilir? Bu soruya bir cevap bulmak zor.

Kanser korkusu

Tıp dünyası, kalp hastalıklarının ölüme neden olması konusunda kanser türlerini geride bıraktıklarını söyleye dursunlar, kansere yakalanma korkusu, giderek herkesin benliğini sarıyor. Nezlesi geçmek bilmeyen kişiler hemen kendilerine kanseri yakıştırıyorlar. Kanser korkusu, bir tür ruhsal hastalık oldu. Bir yanda kalp ve damar hastalıkları, bir yanda AIDS gibi ölümcül hastalıklar varken, insanlık kanser korkusuna yenik düştü. 21. yüzyılın en yaygın korkularından biri kanser korkusu.

Oprah korkusu

Aylarca uğraşıp zayıfladıktan sonra eski kiloların geri gelmesi korkusu, dış görünüşüne özen gösteren her kadın için büyük bir korku. Amerikalı'lar bu korkuya Oprah adını verdiler. Amerikan televizyonunun ünlü talk-show'cusu Oprah Winfrey, yıllardan beri durmadan zayıflayıp şişmanlıyor. Sanırız sonunda diyet uygulamayı bırakıp bu dertten kurtulmaya bakacak. Ama dünya kadınları için bu korkudan kurtulmak pek o kadar kolay değil. Kilo verdikleri dönemlerde de ‘‘ya tekrar kilo alırsam’’ diye kuruntu yapıyorlar. Yeni yüzyılın kadınları bu korkunun pençesinde.

Teknoloji korkusu

Günümüzün çocukları teknik gelişmelere çok çabuk ayak uydurdular. Anneler babalar, bilgisayarın tuşlarına dokunmaktan çekinirken küçük afacanlar, minik parmaklarıyla bilgisayarda harikalar yaratıyorlar. Bildiğiniz gibi teknoloji çağında yaşıyoruz. Ama bu çağa herkesin ayak uydurması zor. İşte size yeni bir korku daha. Teknoloji korkusu. Herşeyin mekanikleşmesi, eli makineleri kullanmaya yatkın olmayanları endişelendiriyor...

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle