Yeni uluslararası stil ikonu Saadet Aksoy

Güncelleme Tarihi:

Yeni uluslararası stil ikonu Saadet Aksoy
Oluşturulma Tarihi: Şubat 23, 2014 01:15

Oyuncu Saadet Aksoy, dünyanın en prestijli markalarından Fendi’nin davetlisi olarak Milano Moda Haftası’ndaydı. Defileyi en ön sıradan izleyen Aksoy, moda endüstrisinin önemli tasarımcısı Karl Lagerfeld’le bir araya geldi. Fendi için çekim yapan yıldız, kuliste neler yaşandığını anlattı.

Haberin Devamı

“Milano gibi modanın merkezi haline gelmiş bir şehirde moda haftasına katıldığınızda tüm organizasyonun ne kadar profesyonelce yapıldığını görüyorsunuz” diyor Fendi’nin özel konuğu olarak İtalya’ya giden Saadet Aksoy. 31 yaşındaki yıldız, defileyi dünyanın en önemli moda eleştirmenlerinden Suzy Menkes ve endüstrinin bir numaralı karteli LVMH grubunun sahibinin oğlu, trilyoner Antoine Arnault’yla yan yana ön sıradan izledi. Sonrasında markanın sahibi Silvia Venturini Fendi ile kuliste buluşan Aksoy, markanın tasarımcısı ‘imparator’ lakaplı Karl Lagerfeld’le de bir araya geldi. Oyuncu, sadece yeteneğiyle değil, aksiliğiyle de tanınmış Lagerfeld’le tanışmasını şöyle anlatıyor: “Böylesine önemli bir isimle tanışınca tabii ki mutluluğuma hâkim olamadım. Kuliste kendisine hayranlığımı dile getirme fırsatım oldu. Bu kadar büyük bir rekabetin olduğu bir sektörde moda tarihine ismini yazmış bir isim olabilmek için dışardan zor olarak nitelendirilebilecek bir disiplin sahibi olmanız gerekir.”
Oyuncuya göre, defilenin keyfini çıkarabilen sadece kendisi oldu: “Yanımda dünyaca ünlü birçok modaevinin yöneticileri ve Suzy Menkes gibi dünyada moda konusundaki en önemli isimlerden biri oturuyordu. Haliyle hepsi çalışmak zorundaydı. Etkinlikte ayrıca bir de defileyi kaydedip canlı yayınlayan drone’lar (kameralı uçan robotlar) vardı, sadece ben değil yan yana oturduğumuz Fendi yöneticileri bile böyle yenilikçi bir sistemi getirdikleri için çok heyecanlıydılar.” Koleksiyonda en çok minik Karl Lagerfeld anahtarlığı ‘Karlito’yu beğendiğini söyleyen Aksoy, defile sonrası after-party’ye de katılmasına rağmen, fazla zaman geçiremediğini söylüyor: “Çok uzun kalamadım, çünkü ertesi gün yine Fendi için bir fotoğraf çekimine katılmam gerekiyordu.”

Haberin Devamı

‘Kırmızı halı farklı sokak farklı’

Chopard saat ve mücevherler ve Fendi imzalı bir tasarımla etkinliğe katılan oyuncu, modanın hayatında gittikçe daha önemli bir yer tuttuğunu anlatıyor: “En büyük şansım, bazen bana bile aslında ulaşılması güç görünen bazı dünya markalarının kapılarının oyunculuk kariyerimden dolayı bana açılıyor olması. Tabii ki bunun benim için ayrı bir değeri var. Kırmızı halıdaki görünümümü bir ekiple belli bir çalışma sonucunda oluşturuyoruz. Kırmızı halıda giydiğim her şeyin beni yansıtıyor olması tabii ki çok önemli ama kimi zaman da bununla birlikte giydiğim kıyafetle, saçım ve makyajımla bir role bürünmek ve onu yansıtmak da hoşuma gidiyor. Günlük hayattaki tarzım tamamen o sıradaki ihtiyaçlarıma ve içinde bulunduğum duruma göre belirleniyor. Kırmızı halıda favori isimlerim Valentino’nun tasarımcıları Maria Grazia Chiuri-Pier Paolo Piccioli, Givenchy’nin tasarımcısı Riccardo Tisci ve Elie Saab. Türkiye’den ise kariyerimin en başından beri yaptığı her şeyi seve seve giydiğim isim, Özlem Ahıkan.”
Takı konusuna gelince... Pırlantalar onun da en yakın arkadaşı mı? “Mücevher seviyorum, günlük hayatımda da yaşıma ve duruşuma uygun olan mücevherleri tercih ediyorum. Kırmızı halıda sanat eseri sayılabilecek değer ve özellikte parçaları takmaktan da büyük heyecan duyuyorum, fakat bunlar o kadar özel mücevherler ki günlük hayatında onları kim takıyordur diye de merak ediyorum açıkçası.”
Peki bol bol seyahat eden, bir ayiçinde içinde Londra, İstanbul ve Milano rotasını tamamlayan Aksoy’un günlük stili nasıl? Şöyle anlatıyor oyuncu: “İşim dolayısıyla çok fazla seyahat ediyorum. Gittiğim her yerde de oranın tarihi yerlerini, müzelerini görmek, gezmek benim için önemli. Dolayısıyla genelde rahat olmayı tercih ediyorum ve güzel bir çantayla tamamladığım spor ayakkabılarım ve kot pantolonum benim kurtarıcı stilim. Fakat tabii ki katıldığım görüşmelerde ve toplantılarda, işimle ilgili organizasyonlarda her zaman şık ve zarif olmaya özen gösteriyorum. Üzerinde çok uğraşılmış gibi görünmeyen, daha doğal görünen fakat kadının sahip olduğu ışığı ortaya çıkaran saç ve makyaj tercihleri yapıyorum. Hervé Léger elbiselerim benim için genelde kurtarıcı oluyor, hem günlük kombinasyonlar yapabiliyorum hem de özel bir organizasyonda giyebiliyorum. Aksesuarlarda kurtarıcılarım Saint Lauren stiletto’larım, Givenchy ve Fendi çantalarım. Nike ayakkabılarım ve Iron Maiden tişörtümden vazgeçmem.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!