Trio olduklarına bakmayın bunlar adeta birer senfoni

Trio olduklarına bakmayın bunlar adeta birer senfoni

Kemancı Shlomo Mintz, çellist Dimitri Yablonski, piyanist Itamar Golan... Üç virtüozdan ilk ikisi aynı zamanda orkestra şefi.

Haberin Devamı

İlk kez 22 Ocak’taki İstanbul konserinde bir araya gelecekler. İş Sanat’ta Schubert ve Beethoven’in son üçlülerini seslendirecekler. Mintz, “50 dakikaya yakın uzunlukları ve içerikleriyle bu eserler birer senfoni gibi” diyor.

Shlomo Mintz, 20’nci yüzyılın efsanevi kemancısı Isaac Stern’in öğrencisi. Amerika’da eğitim gördüğü halde Orta Avrupa keman ekolünün günümüzdeki önde gelen temsilcilerinden. 60’ına merdiven dayayan virtüoz son yıllarda Türkiye’ye sık uğramaya başladı. İlgiyle karşılanan konserler veriyor, gençlerle çalışmalar yapıyor. Geçen yıl Bilkent Senfoni’yle Ankara’da, Mersin’de, La Scala Oda Orkestrası’yla İstanbul Festivali’nde müzikseverlerin karşısına çıktı. Mersin Konservatuvarı’nda ustalık sınıfı düzenledi, Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası’yla turne yaptı... Üç yıldır sürdürdüğü Barış Kemanları projesi kapsamında 27 Ocak’ta, Roma’da Papa’nın da izleyeceği bir konser verecek. Bu konserde, İkinci Dünya Savaşı’nda öldürülen 20 kemancının enstrümanlarından birini de Cihat Aşkın çalacak...

HEDEF KALİTE

Haberin Devamı

Geçen hafta Almanya’dan konuştuğumuz Mintz “Türkiye’nin müzik yaşamına kalite getirmek amacıyla çeşitli kurumlarla ortak çalışmalarımı sürdürüyorum” diyordu. “Bazı orkestralardan daimi şeflik, bazı konservatuvarlardan ders verme teklifleri aldım. Henüz değerlendirme aşamasındayım, daha detaylı bilgi veremeyeceğim...”
Mintz zamanının önemli bölümünü gençlere ayıran nadir virtüozlardan. Üniversitelerdeki ustalık sınıflarının yanı sıra her yıl İsrail’de dünyanın dört bir yanından gelen gençlerle Keshet Eilon’da yaz okulu gerçekleştiriyor. Moskova’daki Çaykovski, Poznan’daki Wieniawski, Brüksel’deki Kraliçe Elisabeth yarışmalarında jüri üyeliği yapıyor. Tüm bu uğraşların yanı sıra geçen yıl ilk uluslararası internet konservatuvarını kurdu. Dünyanın her yerinden 24 saat ulaşılabilen i-Classical Academy’de videolarla ders veriyor, gençlere bildiklerini aktarıyor: “Bu bir tür sosyal itiraf sitesi. Normalde virtüozların kendilerine sakladıkları bilgileri gençlerle paylaşabileceğim bir platform oluşturdum. Birinci yılında tüm dünyadan okunduğunu görüyoruz. Satın alınabilen ders videolarına da önemli talep var.”
İnternet akademisinin web sayfası dünyanın klasik müzikte de global bir köye dönüşmek üzere olduğunun kanıtı. Örneğin 2012 Buenos Aires Keman Yarışması birincisi Kazakistanlı Erzhan Kulibaev... Web sitesinde yayımlanan konser kesiti izlenmeye değer...

ÜÇ USTA BİRLİKTE

Haberin Devamı

Mintz bu kez 20 yıllık iki dostu ve iddialı bir repertuvarla geliyor İstanbul’a. Piyanist Itamar Golan’dan bahsederken “Yıllardır birlikte pek çok konser verdik” diyor. 2005’te yayımlanan Brahms’ın keman, viyola, piyano sonatları kayıtları, Zuckerman’ın 1970’lerde yayımlanan ve tarihe geçen albümüyle karşılaştırılmıştı... Bu günlerde Fransa’da adından çok söz edilen Dimitri Yablonski’yle ise Julliard Akademisi yıllarından tanışıyor. Yablonski beş yaş genç olduğu halde, bir dönem sınıf arkadaşı olmuşlar. Golan’lı konserler kadar olmasa da son yıllarda birlikte pek çok kez sahneye çıkmışlar. “Fakat ilk kez üçümüz bir araya geleceğiz, bu İstanbul için özel bir proje” diyor Mintz.
Repertuvarda sadece iki eser var. Beethoven’in Arşidük Üçlüsü ve Schubert’in mi bemol majör 2’nci Üçlüsü... Her ikisi de bestecilerin ölümlerine yakın yazdıkları, ustalık işi eserler. Süreleri 40 dakikayı aşıyor, yani senfonik eser uzunluğunda...
“Unutmayın ki her ikisi de senfonik müziğin ölümsüz ustaları. Notalarını incelersek yatay ve dikey açıdan senfonik zenginliğe, genişliğe, derinliğe sahip olduklarını görürüz” diyor Mintz. Bu eserleri seçmelerinin nedenini ise şöyle açıklıyor.
“Siz fark etmiyor olabilirsiniz ama biz de olgunluk çağındayız. Uzun meslek serüvenimizin, deneyimimizin sonuçlarını göstermenin zamanı geldi. Yıllardır iki bestecinin eserlerini yorumluyorum, tüm senfonilerini farklı orkestralarla yönettim. Yablonski de aynı şekilde. Golan ise yıllardır Schubert ve Beethoven çalıyor. Şimdi ortak tecrübemizi üst üste koyacağız. İcra ve bestecilerin müziğine bakış açısından yeni yaklaşımlarımızı sunacağız...”

Haberin Devamı

Cihat Aşkın’la Roma’da Papa’ya çalacağız

İsrailli lüthiye Amnon Weinstein 16 yıllık çabayla sahipleri 2’nci Dünya Savaşı’nda ölen 20 kemanı restore etti. 2010’dan bu yana farklı uluslardan sanatçılarla, bu kemanları kullanarak konser veriyoruz. Umut Kemanları projesinin amacı barış mesajımızı tüm dünyaya ulaştırmak. Müzikçiye yaşama ve yeteneklerini kullanma hakkı verilsin ki, barışçıl uğraşını sürdürebilsin, sanatına onur katabilsin… Yeryüzünün çeşitli bölgelerinde uluslararası gerilimler, çatışmalar yaşanıyor. Mesajımız tümü için geçerli. Sanatçıları sanatlarını geliştirme, yeteneklerini ortak yaşam kültürünü destekleme yönünde kullanmaya teşvik ediyoruz. 27 Ocak’ta Roma’da, Yoel Levi’nin yöneteceği Santa Cecilia Akademisi Orkestrası eşliğinde Cihat Aşkın ve diğer iki solistle birlikte Vivaldi’nin dörtlü konçertosunu seslendireceğiz. Konseri Papada izleyecek. Umut Kemanları’nın uygun zaman ve zeminde Türkiye’de de konser vermesini planlıyoruz.

Haberle ilgili daha fazlası: