Tuğba Çom Makar: Yasemin mutluluğu batıl inançları yüzünden yakalayamamış

Güncelleme Tarihi:

Tuğba Çom Makar: Yasemin mutluluğu batıl inançları yüzünden yakalayamamış
Oluşturulma Tarihi: Ekim 05, 2021 12:42

Tuğba Çom Makar, Kanal D’nin sevilen dizisi “Baht Oyunu”nda ‘Yasemin’ karakterini canlandırıyor. Oyuncuyla hem Yasemin’i, hem dizinin başarısını hem de Haluk Bilginer’le aynı sahneyi paylaştığı “Kundakçı” oyununu konuştuk.

Haberin Devamı

◊ “Baht Oyunu”nda Yasemin karakterine hayat veriyorsunuz. Yasemin’i sizden dinleyebilir miyiz?

- Yasemin, başına her ne gelmiş olursa olsun umudunu asla kaybetmemiş bir karakter. Mutluluğu ailesinden gelen bir batıl inanç sebebiyle yakalayamamış ve yeğeninin de kendi gibi olmaması için elinden geleni yapmış. Dizinin ana konusu da batıl inançlar üzerine kurulu.

◊ Bu sezon çok sayıda yaz dizisi ekrana geldi, en başarılı olanlarından biri “Baht Oyunu”ydu. Dizi, bu başarısını sizce neye borçlu?

- Bir gün boyunca bizimle sette olmanızı çok isterdim. O zaman anlardınız neden başarılı olduğumuzu. Yönetmenlerimiz her “Kestik” dediğinde yanımıza öyle bir gülüşle geliyor ki, bu her şeyi cevaplıyor aslında. Bizim işimizde gerçekten dostluk var, birbirini kollama var. Birbirimizin gözünün içine bakınca bir derdimizin olduğunu anlarız hemen. Ah be, bak şimdi canım çekti, hemen sete gitmek istedim! (Gülüyor)

BENİ OTURURKEN GÖREMEZSİNİZ

◊ Role hazırlık süreci nasıl geçti?

- Benim role hazırlanma sürecim, tıpkı bir tiyatro oyununa hazırlanma süreci gibi işler. Dramaturji şarttır mesela. Normalde hikayede merak edilmeyen şeyleri gider sorarım yönetmenlerime ya da senaristlerimize. Çünkü küçük ayrıntılardan beslenirim. Sadece kendi oynayacağım rolü değil, diğerlerini de merak eder, sorgularım. Normal hayattaki gibi işler bu akış, çünkü karşımızdaki insandan besleniriz. Oynayacağım karakterle ortak noktalarım var mı, onu araştırırım. Çünkü insanın bildiği bir şeyi oynaması daha kolaydır.

◊ Çalışmadığınız zaman bir gününüz nasıl geçer?

- Hayatım çok koşturmalı geçiyor. Beni bir an bile otururken göremezsiniz. (Gülüyor) 4 yaşında bir oğlum var. Rüzgar’ın okulda olduğu zamanları çok iyi değerlendirmem gerekiyor, çünkü kendisi çok hareketli bir çocuk olduğu için sürekli ilgi bekliyor. O okuldayken 2 senedir düzenli olarak gittiğim seramik atölyesine kaçarım. Ah, orası bana nasıl iyi gelir... Eşim de aynı sektörde olduğu için birbirimizi set ziyaretlerinde görme şansımız var. Tatil günleri denk gelirse bizden mutlusu yok. Bir de tiyatro oyunum var; “Kundakçı.” Evle alakalı işlere hiç girmedim farkındaysanız! (Gülüyor)

Haberin Devamı

Tuğba Çom Makar: Yasemin mutluluğu batıl inançları yüzünden yakalayamamış

Haberin Devamı

BU ENERJİYİ, BU NEŞEYİ NEREDEN BULUYORSUN!

◊ Oyunculuğun güzel yanları ve zorlukları neler?
- Sıkılmam ki ben hiç oynarken. Bakın bunu söylerken bile ağzım kulaklarımda. Koşarak giderim hem sete hem tiyatroya. İşe gitmiyorumdur ben çünkü, bu benim için bir iş, bir zorunluluk değildir. Benim için oyun oynama hali, bir var olma halidir. Zorluklardan bahsedecek olursak eğer zamansızlık ve programsızlık zorluyor bazen. Ama onu da idare ediyorum, çünkü severek yaptığınız her şeyi tolere edebilirsiniz.

◊ Sizi merak eden okuyucularımıza biraz kendinizden bahseder misiniz?

- Beni yeni tanıyanlar, “Bu enerjiyi, bu neşeyi nereden buluyorsun” diye sorar. Ben de derim ki hep; böyle olmazsam kendimi nasıl yukarıda tutarım? Olaylardan çabuk etkilenirim, çabuk demoralize olurum. O yüzden buna fırsat vermemeye çalışıyorum aslında.

Haberin Devamı

HALUK BİLGİNER’İ İZLEMEKTEN OYUNA KONSANTRE OLAMIYORUM

◊ “Kundakçı”da Haluk Bilginer gibi usta bir isimle aynı sahneyi paylaşıyor olmak nasıl bir duygu?

- Kendisini izlemekten oyuna konsantrasyon sağlayamıyorum. Hayalim onun tiyatrosunda oynamaktı, şu an onunla aynı sahnedeyim. Bu denli şöhrete ve yeteneğe sahip olup bu kadar alçakgönüllü naif bir insan daha tanımadım sanırım. Herkesin ondan öğreneceği çok şey var.

◊ Oyundan da biraz bahseder misiniz?

- Oyun, M.Ö. 356’lı yıllarda geçiyor. Sıradan bir Efes vatandaşı Herostratos’un Artemis tapınağını yakmasıyla başlıyor her şey. Grigori Gorin’in 1972 yılında yazdığı bu oyun, evrensel meselesiyle tüm zamanlarda oynanabilecek bir yapıya ve derde sahip. İzleyiciyi 5-14-15-22-23 Ekim’de Oyun Atölyesi’ne bekleriz.

Haberin Devamı

Tuğba Çom Makar: Yasemin mutluluğu batıl inançları yüzünden yakalayamamış

SOSYAL MEDYAYI SAMİMİ BULMUYORUM

◊ Sosyal medyayla aranız nasıl?

- Hiç iyi değilim o konularda. Hatta sette sürekli diğer oyuncu arkadaşlarımdan görerek küçük aydınlanmalar yaşarım. Çok da vaktim olmuyor açıkçası. Bir de sanırım çok da samimi bulmadığım bir ortam...

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!