“SIFIR BİR” ile kalıpları yıktık

Güncelleme Tarihi:

“SIFIR BİR” ile kalıpları yıktık
Oluşturulma Tarihi: Ocak 12, 2020 13:20

Bir grup sinema ve Adana sevdalısının, düşük bütçeyle zor şartlarda çekip dijital platformlarda yayınlamaya başladığı, Adana Hürriyet Mahallesi’nin sert yüzünü anlatan “Sıfır Bir: Bir Zamanlar Adana’da” dizisinin sinema filmi vizyonda… Dört yıllık bir serüven sonrası diziyi beyazperdeye taşıyan yönetmen Kadri Beran Taşkın, başrol oyuncuları Savaş Satış, Onur Akbay ve Hakan Aydın’la filmi konuştuk.

Haberin Devamı

Dört yıl önce bu yola çıkarken film planınız var mıydı? Nasıl bir film izleyeceğiz?

Kadri Beran Taşkın: En baştaki hedefimiz Sıfır Bir’in sinema filmini yapmaktı. Başardık. Filmimizi izleyenler birçok hisle salondan ayrılacak. Filmimiz bir insanlık suçu üzerinden ilerliyor. Suç dünyasından uzaklaşan üçlümüz İzmir’de kendilerine yeni bir hayat kurar. Yardım ettikleri göçmen mendilci bir kız çocuğu, kötü adamlar tarafından kaçırılmak istenince de olanlar olur. Çünkü bu adamlar İzmir’in yer altı dünyasının en büyüklerindendir. Hikayemiz bu şekilde başlıyor.

Diziden farklı bir olay örgüsü mü izleyeceğiz?

Savaş Satış: Alışılagelmişin dışında bir hikaye izleyeceğiz. Bu zamana kadar hep kendi davası için mücadele eden bir ekip gördük. Şimdi hiç onlarla bağlantısı olmayan bir olayla mücadele edecekler.  Diziden farklı olarak, Sıfır Bir’i hiç takip etmeyen bile izleyebilecek. Çünkü iyi bir aksiyon-dram filmi çektik. Bir kız çocuğunun dramını da anlatıyoruz, uyuşturucu
ticareti yapan bir çete ile mücadeleyi de...

Haberin Devamı

Ortaya istediğiniz gibi bir film çıktı mı?

Savaş: Evet. Bizce farklı da bir iş oldu. Türkiye’de emsali var mı, bilemiyorum. Bunun için çok büyük mücadele verdik. Senaryo defalarca değişti, hikayenin ne olması gerektiğine aylarca karar vermeye çalıştık. Beğenmediğimiz sahneleri tekrar tekrar çektik. Hem maddi, hem de manevi bütün motivasyonumuzu bu işe yönelttik. Çünkü seyircinin karşısına iyi bir film çıkartma hedefindeydik. Tam motivasyon...

Seyirci bu filmde ne bulacak?

Onur Akbay: Seyirci filmde farklı bir konu izleyecek. Bizim, kendimize has bir tarzımız var. Daha önce Türkiye’de olmayan bir tarz . Artık daha profesyonel bir ekip ile iyi hikayeyle güçlendirilmiş bir film çektiğimize inanıyorum. Seyirci de bundan memnun kalacak.

Kötü adam sinemada sevilir

◊ Dizi ile aynı karakterlerin yanına bir de kötü adam Hakan Aydın ekleniyor. “Sıfır Bir” ekibiyle nasıl savaşıyorsunuz?
Hakan Aydın: Dizide yoktum. Filmle beni de ailenin bir parçası yaptılar. “Sıfır Bir” ailesi çok büyük. Dünya gittikçe kötüye gidiyor ve maalesef sinemada da televizyonda da bu kötü karakterleri fazlasıyla göreceğiz. Umarım bu kötü karakterleri fazla görmediğimiz bir yıl olur.

◊ Bu filmden sonra sizi kötü adam ilan ederler mi?

Hakan: “Sinemada kötü karakterler sevilir” derler. İnsanlar gerçek hayattaki kötülerden nefret ediyor. Filmlerde kötü karakterlere bir alt metin yerleştirildiği ve bir karizmaya sahip oldukları için insanlar sadece o karakteri sinemada seviyor. Gerçek hayattaki kötüler işe yaramaz, beş para etmez insanlar. Sinemadakiler tabii böyle olmuyor.

Haberin Devamı

Gençleri suçtan uzak tutmaya çalışıyoruz

◊ Kavga ve silah sahneleri gençleri özendirdiği gerekçesiyle eleştiriilyor. Siz böyle tepkilerle karşılaştınız mı?
Savaş Satış: Tabii, olumsuz dönüşler de oluyor ama biz bu dünyayı süslü püslü anlatmıyoruz. Bu ortamlara girilmemesi gerektiğini söyleyen karakterlere sahibiz. Anlattığımız hikayede bu insanların acı ve hüsranla karşılaştıklarını gösteriyoruz. Toplumun alt katmanlarındaki gençleri böyle işler yapmamaya sevk eden bir ekibiz. Bizim gibi imkanı olmayan, suç potansiyeli taşıyan birçok gencin, aslında sinemaya yönelmesini de sağlıyoruz. Alışagelmiş dizilerden de farkımız bu. Sosyolojik anlamda değişim yaratmaya çalışıyoruz. Çoğunluk seyirci de işin bu tarafını görüyor. Ama “Adana bu değildir; anlatılan dünya bu değildir, Türkiye bu mu kardeşim?” dersek...

◊ Yalan mı söylemiş oluruz?

Hayır. Çok da yalan söylemiş olmuyoruz. Maalesef toplumun böyle kanayan yarası bu. Birçok sebepten ötürü suç dünyası oluşuyor. Sürekli içine yeni gençleri çekmeye başlıyor. Biz bu mahallelerde yaşayan gençleri sinema ile rehabilite etmede etkili bir ekibiz. Birçok genç artık oyuncu, yönetmen olmak istiyor. Bu da bize gurur veriyor. Suç dünyasını süsleyip püsleyip anlatmıyoruz. Tam tersini gösteriyoruz.

◊ Bu filmdeki karakteriniz özel hayatınıza yansıdı mı ya da farklı sorunlarla karşılaştınız mı?

Evet. Sokakta biri “Abi şurada kavga var, bir gelsene” dedi. (Gülüyor) Dört yıldır özel hayatımızdan ciddi anlamda feragat ettik. Çünkü sıfırdan bir gemi inşa ettik. Bizden ayrılan birçok arkadaşımız sektörde iş yapar hale geldi. Beş kişiyle çıktığımız bu yolda artık bir sezonda 500-600 kişinin ekmek yiyebileceği bir yer haline geldik. Motivasyonumuz bu geminin su almadan ilerlemesi. Sinemayla okyanusa doğru yola çıktık.

Haberin Devamı

“SIFIR BİR” ile kalıpları yıktık

Gişe beklentimiz yok

◊ Onur Bey, Adana Çukurova Üniversitesi Maden Mühendisliği mezusunuz. Ama artık oyuncusunuz. Hayatınızda ne değişti?
Onur Akbay: Oyunculuğa dair hiçbir eğitimim yok.
Sıfır Bir” ailesine mesleğimi bırakıp katıldım. Yeni insanlar tanıdım. Güzel değerler kattı hayatımıza.

◊ Kimdir bu dizi ve filmin gizemli senaristi?

Kadri Beran Taşkın: Evet, arkada bir kahramanımız var. Gizemli olması doğal olarak insanlarda merak uyandırdı.

◊ Filmin devamı gelir mi? Dizinin de bittiğini düşünürsek...

Kadri Beran Taşkın: Zannetmiyorum ama seyirci ile orantılı. Dizinin de bitmesi gerekiyordu. Çünkü ölüm ve yaşam üzerine kurulu bir dünyayı anlatıyoruz. Hayatta kalmanın zor olduğu bir dünya... Dolayısıyla bunun neticesi ile dizi bitti.

◊ Seyirci bu filme neden gelmeli?

Savaş Satış: Sıfırdan var olan, kendi imkanları ile bu sektöre giren bir ekibin sinema filminde ne yaptığını merak ettiğinden. Bizi hiç tanımayanın da anlayacağı bir iş yaptık. Bence bu yüzden gelip bizi izlemeliler.
Hakan Aydın: Filmin bir parçası olmasaydım da gidip izlerdim. Altı sezonluk diziden sonra nasıl bir film çekmişler merak ederdim.

◊ Gişe beklentiniz nedir?

Kadri: Gişe beklentimiz yok, çok şükür. Belirli bir kitlemiz var. Onların geleceğini düşünüyoruz. Onların arkadaşlarına anlatacaklarını ve daha fazla insanı çekeceklerini de...

Haberin Devamı

Yakında sokağın aşkını anlatacağız

Zorlandığınız sahneleriniz oldu mu?

Savaş Satış: Zorlayan bir sahnem var. Final sahnemizde hem fizyolojik, hem de psikolojik olarak zorlandım ama keyifliydi. Anlatıp sürprizi bozmayayım. Dublör de kullanmadık. Kimsenin yerine kimseyi düşürmedik damdan. (Gülüşmeler) Herkes kendi düştü.

Onur Akbay: Benim de oldu. Duygusal bir sahneydi. Evet duygusuz bir adamım. Duygularını belli etmeyen biriyim.

Bu ekipten aşk filmi çıkar mı?

Savaş Satış: Aşık olan insanlarız. (Gülüşmeler) Alışılagelmiş bir aşk filmi olmaz tabii ki… Anlatırsak sokağın aşkını anlatırız. Çünkü en çok bunu biliyoruz.

Onur Akbay: Plaza aşkı olmaz.

Savaş Satış: Sokağın aşkını anlattığımız bir taslağımız var. Biz sokak kültürüne dair her ayrıntıyı perdeye taşımak istiyoruz.

Haberin Devamı

FİLMİN BÜTÇESİNİ AÇIKLAYAMAYIZ

Ekipten kopmalar, başka dizilere geçenler oldu. Bu diziyi ya da ekibi nasıl etkiledi?

Kadri Beran Taşkın: Etkilemedi.  Çünkü biz bu işi o ayrılıklardan sonra da yapmaya devam ettik. Hatta daha iyi yaptık. Demek ki kişiler değil fikir önemli.

Farklı proje teklifleri aldınız mı?

Savaş Satış: Bugün bizden ayrılan arkadaşlarımızın bile iyi işlerde rol aldığını ve sürekliliğini sağladığını görünce mutlu oluyoruz. Ben de tekstil mühendisiyim normalde ama tiyatro kökenliyim.

Artık bu yola oyuncu olarak baş koydum. Kariyerimi büyütecek iyi bir iş olursa hepimizi mutlu eder. Birçoğumuzu birçok farklı karakterde göreceğimize inanıyorum.

Onur Akbay: Herhangi bir proje yok şu anda ama gelse de aileden kopmayız.

Kadri Beran Taşkın: Ayrılan arkadaşların da bir sorunları olursa biz yine yanlarındayız.

“Giden oyunculardan dönüş de olabilir” diyorsunuz…

Kadri Beran Taşkın: Yok. Öyle bir şey demiyorum. (Gülüşmeler)

Filmin çekimleri ne kadar sürdü ve bütçesi nedir?

Kadri Beran Taşkın:Bütçesi bizim için ticari bir sır, açıklayamayız. İki hafta uzaması dışında tahmin ettiğimiz gibi sürdü. Bizim hiçbir işimiz kolay olmadı. Hep kendi içinde zorluklar oldu.

O yüzden de güzel oldu.

Daha iyi yapmak için bütün sahneleri çekerken kendimizi zorladık. 

 
   

 

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!