Güncelleme Tarihi:

-Hoş geldiniz sevgili REVA, yeni şarkınız Nasıl Olsa hayırlı olsun. Bize biraz bahseder misiniz, nasıl ortaya çıktı şarkı?
“Nasıl Olsa” aslında EP’nin en son ortaya çıkan şarkısı. Bazı şarkılar uzun bir zamana yayılır, defalarca değişir, dönüşür; bazıları ise doğru an geldiğinde neredeyse kendiliğinden tamamlanır. Bu parça ikinci gruba daha yakın. Demo aşamasından itibaren güçlü bir atmosferi vardı ve bizi hemen içine çekti. Önce müziği ortaya çıktı, melodik yapı ve armonik dünya şarkının duygusunu belirledi. Sonrasında ise sözler o müzikal atmosferin içinde doğal bir akışla şekillendi.
-Klipten de bahsetmek isterim. Sinematik bir klip, tam da şarkıya yakışır şekilde… Kimlerle çalışıldı, kimin fikriydi, siz klibi çekerken neler hissettiniz?
Klipte asıl krediyi, daha önce “Bin Kere Ölmüşüm” parçasında da birlikte çalıştığımız Kuartz ekibi hak ediyor. Kurgu ve klipte yaratılan görsel dünya yönetmenimiz Efe Akdemir’e ait. Şarkının iç gerilimini görünür kılacak şekilde tasarlanmış mekanlar, bilinçli tekrarlar ve yan yana duran yapay unsurların ön planda olduğu bir dünya kuruldu. Tamamlanmış bir hikaye anlatmak yerine, izleyicinin zihninde asılı kalan bir his bırakmayı amaçladık. Çok kısa bir sürede organize olduk ve çekimler neredeyse aralıksız 24 saat sürdü. Uzun, yorucu ama bir o kadar da keyifli bir deneyimdi. Günün sonunda ortaya çıkan iş fazlasıyla içimize sindi. Bu vesileyle başta yönetmenimiz Efe Akdemir ve yapımcımız Tegi Söylemez olmak üzere tüm Kuartz ekibine ve klipte yer alan oyuncu arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.
-“Nasıl Olsa"; aşkın kaçınılmaz çekim gücünü ve bir sona doğru bile isteye yürümeyi konu alıyor. Masumiyet Müzesi ile birlikte, aşk kavramın yeniden tartışılır oldu. İmkansız olan mıdır aşk sizce? Nasıl tarif edersiniz?
Aşk imkansız olandır demek çok doğru değil ancak aşkın biraz imkansızlıkla beslendiği söylenilebilir. Tam anlamıyla güvenli ve konforlu bir alan değil; içinde risk, belirsizlik ve teslimiyet barındırıyor. Bazen bir sona gideceğini bilerek yürümek bile aşkın doğasında var. “Nasıl Olsa” da biraz bunları anlatan bir parça.
-Bin Kere Ölmüşüm, çok melankolik bir şarkı ama etkili oldu dinleyicide. Nasıl Olsa da melankolik, sizce dinleyicide nasıl bir etki bıraktı? Geri dönüşler , yorumlar nasıl?
Şuan için iki parçaya da geri dönüşler bizim için oldukça tatmin edici. Uzun bir aradan sonra farklı bir tarzda ve farklı soundlarla geri döndük. Bu yüzden dinleyicilerin tepkilerini biz de çok merak ediyorduk. Yeni denediğimiz sound’un karşılık bulduğunu görmek ve güzel yorumlar almak bizi çok motive ediyor. İki parçanın da melankolik olması biraz denk geliş aslında. Ama bu melankoli bizim için çok da karanlık bir yer değil, daha çok içe dönük bir yüzleşme alanı. Bu yüzden dinleyicinin kendi hikayesi ile temas kurabildiğini görebiliyoruz.
-Peki hareketli şarkılar da gelecek mi yoksa melankoliden devam mı bundan sonra da?
Biraz spoiler verelim; sıradaki parçamız “Kal Yanımda” yine slow diyebileceğimiz bir şarkı olacak. Ama bu tamamen melankolik şarkılardan devam edeceğimiz anlamına gelmiyor. Son dönemde duygusal parçalar ön plandaydı ancak hareketli şarkılar da hazırda bekliyor. Yaz yaklaştıkça enerjisi daha yüksek parçaları da dinleyiciyle paylaşmak için sabırsızlanıyoruz.
-Grup olarak müzik yapmak zor değil mi? Anlaşmazlıklar oluyor mu ve nasıl bir araya geldiniz merak ediyorum. Mesela neden adı REVA?
Henüz lise yıllarımızda liselerarası müzik yarışmasında tanıştık ve ilk kez 2016 yılında farklı bir grup ismi ile birlikte müzik yapmaya başladık. O zamanki grup ismimiz; imajımız, üretimlerimiz ve hedeflerimiz ile pek örtüşmüyordu. Bunu fark etmemiz 3 yılımızı almış. :) 2019 yılında ise ilk single’ımız olan “Avare”nin yayınlanması ile birlikte isim değişikli yapmamız gerektiğini düşünerek bize daha uygun bir isim arayışına girdik ve grubun adını “uygun, yerinde” anlamlarına gelen “REVA” yaptık. Hem anlam olarak hem de fonetik olarak hepimizin içine bu şekilde daha çok sindi. Bugün dönüp baktığımızda neredeyse 10 yılı geride bıraktığımızı görüyoruz. O günden bu yana birbirimize olan güçlü bağlarımız, birlikte müzik yapma, üretme isteğimiz ve heyecanımız hiç azalmadı. Elbette birlikte müzik yapmanın bazı zorlukları var. Özellikle Kıbrıs tabanlı bir grup olarak coğrafi sınırlılıklar, sektör dinamiklerinin sürekli değişken olması ve nispeten küçük bir pazar yapısı zaman zaman bizi zorlayabiliyor. Fakat işin güzel tarafı tam da burada başlıyor; çünkü bu zorlukların bizi daha yaratıcı, daha üretken ve daha dayanıklı kıldığına inanıyoruz.
-“Bin Kere Ölmüşüm yalnızca bir şarkı değil; uzun soluklu ve heyecan verici yolculuklarının ilk büyük adımı.” diyorsunuz. Grubunuz için de ilk büyük adımı bu şarkıyla attınız diyebilir miyiz?
REVA olarak bugün geldiğimiz noktadan gururluyuz fakat yolculuğumuzun asıl heyecan verici kısmının şimdi başladığına inanıyoruz. Aslında Kıbrıs’ta hayalini kurduğumuz ve hedeflediğimiz pek çok şeye ulaştık diyebiliriz. Ama biz hiçbir zaman burayı bir varış noktası olarak görmedik. Asıl hedefimiz Türkiye’de ve global ölçekte başarılı olup geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmak ve ürettiğimiz müzikle bizden sonraki nesillere ilham verebilmek. Bu hedefimiz doğrultusunda Türkiye’de uzun ve heyecan verici bir yolun ilk adımı olduğu için “Bin Kere Ölmüşüm” parçası bizim için çok anlamlı.
-Müzik yolculuğunda REVA neleri bekliyor, hedefliyor? Türkiye’de müzik yapmak zordur. Tüm zorlukların üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Önümüzdeki dönemde üretim hızımızı daha da artırarak kendi bestelerimize çok daha fazla ağırlık vermeyi hedefliyoruz. Sürekli yeni hikayeler anlatan, sound’unu büyüten ve her adımda kendini geliştiren bir ekip olmayı; önce Türkiye’de, ardından da global ölçekte daha görünür olmayı amaçlıyoruz. Farklı projeler, konserler ve iş birlikleriyle dinleyicimizle çok daha geniş bir alanda buluşmak istiyoruz. Zorlukların farkındayız ancak hiçbir şey imkansız değil. Doğru inanç, disiplin ve tutkuyla her şey mümkün. Kıbrıs’ta müzik yapmanın farklı zorlukları ve kısıtlayıcılıkları vardı, Türkiye’nin farklı zorlukları var. Burada çok daha büyük bir okyanustayız ve görünür olup yapılan işi dinleyici ile buluşturmak biraz daha zor. Ancak biz bu yolculukta çok kez “olmaz” denilen şeylerin olabildiğine tanık olduk. Vazgeçmeyip hayallerin peşinden gidildiği sürece zorlukların sınırlayıcı değil, aksine bizi daha yaratıcı kılan bir başlangıç noktası olabileceğine inanıyoruz.
-Tarzınızı tam olarak nasıl tanımlıyorsunuz? Bir idolünüz var mı ya da şarkı hazırlarken ilham kaynağınız nedir?
Tek bir tarzla kendimizi sınırlamak istemiyoruz. Genel olarak içimizden gelen müziği içimizden geldiği şekilde yapmaya ve sunmaya çalışıyoruz. Grubun dört üyesinden gelen dört farklı müzikal bakış açısının birleşiminden doğan bir sound’umuz var. Genel olarak rock tabanlı bir geçmişimiz var ama elektronik müzikten hip-hop’a, pop müzikten daha alternatif tarzlara kadar geniş bir yelpazeyi takip ediyoruz. Hem yerli hem yabancı çok kaliteli işler yapan sanatçılar ve gruplar var. Dinlediğimiz her türden ilham alıp bunu kendi filtremizden geçirerek REVA sound’unu oluşturmaya çalışıyoruz.
-"Avare" ve "Hayra Alamet" gibi başarılı şarkılara imza attınız ve birçok kez "Yılın Müzik Grubu" ödülünü kazandınız. Yeni şarkı ile ilgili öngörünüz nedir? Yeni ödüller gelir mi:)
Bu tarz ödüller elbette çok değerli ancak bizim için en büyük ödül, yaptığımız müziğin dinleyicide bir karşılık bulması. Yeni şarkıların daha geniş kitlelere ulaşması en büyük temennimiz. Biz üretmeye ve gelişmeye odaklıyız.
- Konserler, sahneler… Sizi nerelerde canlı dinleme fırsatı buluruz, buradan hayranlarınıza duyurmuş olalım.
Şu anda Kıbrıs’ta sahnelerimiz yoğun şekilde devam ediyor. Ancak bu yaz itibarıyla Türkiye’de de dinleyicilerimizle buluşmaya başlayacağız. Bunun da sürprizini buradan vermiş olalım.
-Son olarak buradan sizi sevenlere neler söylemek istersiniz ?
Müzik paylaştıkça güzel. Bizimle yürüyen, şarkılarımızı sahiplenen herkese minnettarız. Bu yolculukta birlikte büyümeye devam edeceğiz.
-Güzel parçalarınızla hayatımızda hep olmanız dileğiyle, teşekkürler samimi yanıtlarınız için. Bu yolda tüm güzellikler sizinle olsun…
Biz teşekkür ederiz. Bizim için çok keyifliydi...


