GeriTelevizyon Özge Yağız'dan duygu tarifi: "İlahi aşkı anlayan aşkın varlığına da inanır"
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Özge Yağız'dan duygu tarifi: "İlahi aşkı anlayan aşkın varlığına da inanır"

Özge Yağız'dan duygu tarifi: "İlahi aşkı anlayan aşkın varlığına da inanır"

Oyuncu Özge Yağız hurriyet.com.tr'de Ferit Ömeroğlu'nun konuğu oldu. Oyunculuğunun yanında sosyal medyadaki etkileşimleri ile milyonlarca kitleye dokunan Yağız, sevgilisi Gökberk Demirci'yle yaşadığı aşkın duygu tarifini anlattı. Birbirlerine söyledikleri şarkıyı da programda söyleyen güzel oyuncu hayatına dair bugüne kadar çok öne çıkmayan detayları samimi bir dille ifade etti. Hayatta ulaşmak istediği yerle ilgili de konuşan Yağız, "İnsan kazanabildiğim, mutlu olabildiğim ve öğrenebildiğim bir hayat tamamlamak istiyorum. Bence sağlıklı olmak kalan her şeyi beraberinde getiriyor" dedi. İşte o anlar...

Sosyal hayatında da mizacın hep pozitif midir?

O gün mutluysam ve bir sıkıntı çözmeye çalışmıyorsam böyleyim. Klasik hal denebilir mi bilmiyorum. Ama çok negatif yaklaşmamaya çalışırım.

 En son ne zaman sinirlenip tozu dumana kattın?

İnsanım ve tabii ki sinirleniyorum. Sinirlenmek ben de bağırmak gibi bir etkiden ziyade ağlama krizi yaratıyor. Çeşmelerim açıktır benim. Hemen akmaya başlar.

 Sen de yıpratıcı bir ağlama mı var yoksa rahatlatıcı mı?

Ben ağlayınca rahatlıyorum. Tabii ki de çok üzülerek ağladığım zaman baş ağrısı yapıyor. Gerçekten ağlamak istediğim zaman iyi ki ağlamışım diyorum. Sinirini bir eşyadan, kalbini kırmak istemeyeceğin bir eşyadan çıkarmaktan ziyade ağlamak daha iyi geliyor.

 Hayatta başarmak istediğin ne var? Özge olarak nereye ulaşmak istiyorsun?

Sanırım ben çok iyi hayat mottoları edinmişim kendime. İnsan kazanabildiğim, mutlu olabildiğim ve öğrenebildiğim bir hayat tamamlamak istiyorum. Bence sağlıklı olmak kalan her şeyi beraberinde getiriyor.

 Hayatındaki hangi değişim seni besliyor?

Beni besleyen şey sarılmak. Mesela sevdiğiniz bir çalışma ortamında çok iyi anlaştığınız bir yönetmen var diyelim. İnanın onun size sarılması ve aferin demesi o günkü bütün sahnelerin güzel geçmesini sağlar. Hayatımdaki beni en çok etkileyip çok fazla mutluluk kaynağı edinmemi sağlayan şey sevenlerimin olması. Hiç tanımadığınız ama o evin kızıymışsınız gibi sizi sahiplenen insanlara sahip olmanız. Bu benim hayatımdaki en büyük değişim.

 Seni takip edenlere karşı bir mesuliyetin olduğunu düşünüyor musun?

Kesinlikle, o insanlar seni tanımadan seviyor. Geçen gün 5-6 soruluk bir soru-cevap yaptım sosyal medya üzerinden. Annem yaşında bir abla “Özgecim, biz seni makyajsız sevdik. Makyaj yaşını çok büyütüyor. Böyle sevmedim ben sen.” yazmış. Ne diyebilirsin? Ne kadar objektif bir yorum. Çünkü seni hiç tanımayan biri yorum yapmış.

 Bir gün bitecek mi estetiğin var olduğunun ortaya çıktığındaki zafer durumu?

Ben de çok merak ediyorum. Bana o kadar çok fazla soru geliyor ki bu durumla alakalı. Bazen bütün o estetik sorularını es geçiyorum. Yaptırmadım ama günün birinde yaptırırsam sen benden nefret mi edeceksin?

Özge Yağızdan duygu tarifi: İlahi aşkı anlayan aşkın varlığına da inanır

 Kadınlar neden anlaşamaz?

Erkek dünyası çok basit. Yüzüne karşı küfreden en yakın arkadaşını bile affediyor erkekler. Biz kadınlar, çok fazla duygularımızın esiri oluyoruz. Kadınlar, ulaşamadıklarının daha fazla esiri oluyor. Erkekler de öyle bir güdü yok.

 Özge Yağız olarak işin zor mu?

Bu bence insanların iletişiminden kaynaklı. Bu sektör gerçekten zor bir sektör. İnanın hayatta hiçbir şey ekranda göründüğü gibi olamaz. Mümkün mü? Hayatın o 2,5 saatlik ekran kadar yazılmış çizilmiş olması mümkün mü?

 En son en çok istediğin şey neydi?

Artık Gökberk’in de tatile çıkması. Sezon arası vermelerini istemiştim, o da oldu.

En son en çok hüzünlendiğin anı paylaşır mısın?

En son bir mezarlık ziyaretinde çok üzülmüştüm.

 En son en çok neye şaşırdın?

Şu an o kadar izole yaşıyoruz ki dumanlar filan haberleşeceğiz yakında. Şaşırmam için birinden haber almam gerekiyor.

 En son en çok neyi yanlış anladın?

Yanlış anlama değil ama sanırım çok fazla kendim istediğim gibi anlıyorum. Benim bilinçaltım ona yönlenmiş. Ben o cümleyi kursaydım herhalde bu sebepten dolayı kurardım diyorum. Çok çabuk kendime göre anlıyorum. En son en çok bir iltifatı çirkin anladığım olmuştu.

 İltifat tonundan gerçek niyetini çıkarabilme yüzden kaçtır?

Ben biraz safım galiba. Anlıyorum ama öyle olmayabiliyor. Sanırım son dönemlerde gündeme gelen çirkin olaylardan dolayı herkesin niyetini çirkin anlamaya başladık. Kum tanesi bile batıyor insana.

 Defterleri kapatan biri misin?

Çok çabuk kapatırım. Hiç kin tutamam.

 Hep yüzleşir misin?

Rafa kaldırırım ama arada çiğ çiğ laf soktuğum olur. Ama çabuk üstünü kapatırım birçok konunun.

 Ona aslında öyle olmadığını anlatır mısın?

Bana mesaj atıyorlar arka planda aslında senin bilmediğin çok şey var şeklinde. Ama öyle değil. Ben şizofrenik sancıları nasıl açıklayabilirim?

 Olmadığına emin misin?

Yüzde yüz eminim.

 Kendini affettireceğin bir andasın ve seni dinliyor. Anlatır mısın?

Beni affetmeyen biri varsa lütfen affetsin.

 Seni affetmeyen var mıdır?

Vardır. Ama olmayınca olmuyor yani.

 O sürprizi gerçekten anlamamıştı sence neden? Sürpriz yapar mısın?

Çok sürpriz yaparım. Çünkü gülümsetmeyi seviyorum. Hep anlamadı ama canım benim.

 Güzel sever misin?

Severim. Bir de ben çok severim.

 Aşk diye bir şey var mı sence?

Tabii ki var.

 Süreli bir şey midir? Nasıl bir duygu bu?

Değil, süresiz. İnanan herkes için bu geçerli. İlahi aşkı anlayan aşkın varlığına da inanır. Siz inandıkça var olan bir şey. İnanırsanız zaten sizinle olduğunu görürsünüz. Anlamamak için kör olmak lazım.

 Bu duygunun sen de yarattığı etki ile ilgili bir şey söyleyebilir misin?

 Çok dinlerim. Ama yazarak duygularımı iyi ifade edebildiğimi de düşünüyorum. Mesela “Birden Geldin Aklıma” isimli şarkıyı çok söyledik birbirimize. O şarkıda “Ama gülmeyi bilmezdim şimdiki kadar.” gibi çok güzel cümleler geçiyor. Hem kendinizi hem acıyı hem tatlıyı öğreten çok farklı bir şey.

 Özge, bu duyguyu yaşarken korkmuyor musun?

 Korkuyorum. Başımıza ne gelecek şeklinde değil. Kaybetme korkumuz çok ağır basıyor bazen. Ya olmasaydı diye düşünüp korktuğumuz çok oluyor. Ama sonra o buhrandan ayrılıyorsunuz ve yaşadığınız hayata geri dönüyorsunuz.

 Siz olmanın yarattığı bir baskı var mı?

 Bazen çok fazla karmaşık hale getirebiliyorlar durumu. Sadece iki güzel insanın güzel bir birlikteliğinden ziyade bambaşka bir yere evrilebiliyor bu konu. Hatta soru cevap yaptığım gün onu da sormuşlardı. “Kendinizi yük altında hissediyor musunuz? İlişkinizin sizi daralttığı oluyor mu?” şeklinde. Ama siz bir şeyi ne kadar görmek isterseniz o kadar var olur hayatınızda. Ben hep önce yaşayan bilir derim. Ben ve benimle birlikte yaşayan kişi bilebilir sadece. O yüzden olmayan bir şey aramıza çok fazla girmemeli. Eğer sokuyorsak orada biz de hata vardır, karşındakinde yoktur. Çünkü karşındaki kişi istediğini söyleyebilir.

 Dilediğin kişiye dilediğin bir soruyu 83 milyonun izlediği bir programda sorma imkanı verildi sana. Bu kim olurdu ve ne sorardın?

 Nusret’e kasap olmasaydın ne olurdun diye sorardım.

En lezzetli yemek tarifleri burada

False