Ömer Başdoğan (Naletbebe)'den Hülya Avşar itirafı: "Hayatımda görüp görebileceğim en komik kadın"

Güncelleme Tarihi:

Oluşturulma Tarihi: Eylül 30, 2021 12:54

Sosyal medyanın konuştuğu 'Naletbebe' Ömer Başdoğan, hurriyet.com.tr'de Ferit Ömeroğlu'nun konuğu oldu. Kendine has tarzıyla samimi yanıtlar veren Başdoğan Hülya Avşar ile ilgili, "Hayatımda görüp görebileceğim en komik kadınlardan biri, kankam..." dedi.

Haberin Devamı

Ömer Başdoğan, "seviliyor musun?" sorusuna ise, "Beni sevmeyen çok azdır. Sevimsiz gözükmemek ve sevilmek için de elimden geleni yapıyorum. Yıllardır ne siyasete giriyorum ne de kötü bir şey yapıyoruz. Niye? Benim amacım belli. Ben güldürüyorum, komedi yapıyorum ve bundan da para kazanıyorum. Beni kalpten seven insanların var olduğuna da çok fazla inanıyorum. Sağ tarafa geçip sol tarafı elimin tersi ile itmek istemiyorum, sola geçip de sağı itmek istemiyorum. Biz, özünde dört dörtlük insanlarız" yanıtını verdi. 

 Nasıl gidiyor? Neler yapıyorsun?

Güzel gidiyor.

 Naletbebe, kendini sosyal medyada nasıl konumlandırıyor?

Biz, 2014 yılından itibaren aktif bir şekilde video çekiyoruz. Sosyal medya fenomeni, Vine fenomeni, Instagram fenomeni şeklinde gidiyordu. Son dönemde ınfluencer deniliyor. Oyunculuk yanımda var. Aslında oyunculuk yolunda ilerliyorum ve kendimi oyuncu olarak da görüyorum. Gelişmem gereken yerlerim var, zaman içerisinde daha iyi olacak. Ama oyuncu olduğumu düşünüyorum. Bana artık fenomenlik lafından gına geldi. 7 yıldır bir “Naletbebe” var. Kötü şeyi yok, kendi halinde ilerliyor. Sonra bir kız çıkıyor ve yarı çıplak kıyafeti ile abuk subuk bir hareket yapıyor. Ona da fenomen deniyor. Ben, onlarla kendimi bir tutmuyorum.

Haberin Devamı

 Haksız rekabet var mı?

Hayır, herkes kendi ekmeğini yer.

 Influencer olma durumunda kadın ve erkek olmanın arasında bir fark var mı?

Ben çok anlamıyorum bu işi. Bir şeyler yapıyorum ama çok içinde değilim. Ben komik videolar çekiyorum, gün içerisinde komik story’ler atıyorum. Benim olayım bu. Benim dışımdaki erkekler sosyal medyada ne yapıyor bilmiyorum. Yakışıklı veya güzel olduğu için takipçisi olanlar var. Ben, onların dışındayım.

Ömer Başdoğan (Naletbebe)den Hülya Avşar itirafı: Hayatımda görüp görebileceğim en komik kadın


1.8 milyon takipçin var. Bu takipçi sayısını nasıl kazandın? Birden sıçramak mümkün mü?

Birden sıçramak mümkün değil. Son dönemlerde bakıyoruz kimileri geçen sene çıkmış ama bu sene 4 milyon takipçisi olmuş. O, bir sıçrama değil ve orada farklı bir şey var. Çekiliş yapıyorlar filan. Ben çok fazla inanmıyorum. Biz, 2014 yılında video çekmeye başladık. 2016 yılında Instagram’a geçtik. 5 yılda 1.8 milyon olmuşuz. Bunun bir artışı oluyor. Gelen ve giden takipçi var. Ben, onun babasının oğlu değilim. Sürekli beni takip etmek zorunda değil. Benden sıkılıyor da olabilir. Biri gidiyor, biri geliyor. Güzel işler yaptıkça, yayıldıkça, etkileşimi hızlı tuttukça tık tık yükseliyor.

 

Haberin Devamı

Bu 5 yıllık süreçte en çok kimin seni takip etmesinden dolayı şaşırdın?

Beni ilk Arda Turan takip etmişti. 2017 yılıydı sanırım ve o sırada Barcelona’daydı. Barcelona’da top oynuyor, bizi buradan takip ediyor diye heyecanlanmıştım. 2 sene önce filan da Hülya Avşar ile takipleşmiştik.

 

Etkileşiminiz oldu mu?

Tabii ki oldu. Hayatımda görüp görebileceğim en komik kadınlardan bir tanesidir. Çok iyi bir insan.

 

Geleneksel mecrada çıkmış ve sanat dünyasında bu yeri edinmiş kişilerle iletişim kurman ya da ciddiye alınman enteresan.

Sosyal medya fenomenleri önceden ciddiye alınmıyordu. Üst taraf, oyuncu ya da hatırı sayılır kişilerden oluşuyordu. Bunlar ne yapıyor şeklinde konuşuluyordu. Ama son dönemde sosyal medyanın gücüyle de beraber artık herkes birbirini sevmese de muhatap almak zorunda.

 

Haberin Devamı

Senin normal paylaşımlarında ya da influence ederek elde ettiğin gelir ile oyunculukta alacağın rakam ve vereceğin efor farkı var. O tarafta çok emek var. Oyuncu olacağım demekle olunmuyor. Karavanda saatlerce bekle, sahne gelsin, çek… Bunun parayla ya da alacağın kaşeyle bir ilgisi var mı?

Ben seviyorum bu durumu. Kimse parayı arka plana itmez. Para benim için önemli değil gibi bir mevzu yok. O tarafta da bu tarafta da hakkını alıyorsun. Ama sinemanın hakkı belli. Yaptığın işe ve popülasyona göre kaşesi belirli. Ortalama bir rakam var ki onun üzerindeki rakamları alamazsın zaten. Orada aldığın para az olabilir ama aldığın deneyim ve serüven paha biçilemez.

 

Haberin Devamı

Fenomenler içerisinde oyunculuk ya da müzik performansı sergileyenlerden başarılı buldukların var mı?

Bizim camiada film yapan isimlerden ilki, Cem Gelinoğlu’dur. “Aykut Enişte” serisi, “Ali Kundilli” serisi… Ben, onu çok başarılı buluyorum. Yasemin Sakallıoğlu var, “Zengo” diye bir film yaptı. Sonrasında Enes Batur var. Hatta biz Enes Batur’un bir filminde ikimiz başrol oynadık. O da Enes’in kitlesine göre bir film idi. O yaş kitlesine uygun olarak da güzel bir filmdi.

 

Fenomenlerin şarkı çıkarması hakkında ne düşünüyorsun?

Güzel olup da dinlediklerim var, ismini vermeyeceğim. Ama niye bu işe girişti dediklerim de var. Biri, bir şey yaptığı an diğeri de bir şey yapıyor. Çok fazla dinlemiyorum yani.

 

Haberin Devamı

Yeni projeler var mı? Video çekmenin dışında neler yapıyorsun?

Yeni projeler var. Halihazırda oynadığımız birkaç reklam filmi mevcut. “Kara Kenan” diye bir karakterim var. Türkiye’deki mafyayı değil de dizilerdeki mafyayı inceden tiye alan bir tipimiz. Ona dizi yapacağız. Her bölümü 15 dakika olacak şekilde dijitalde yayınlanacak. Eylül ortası gibi sete çıkacağız. 15 dakika olması da güzel. Şimdiki dizilere bakıyorum da 120 dakika mizah yapılmaya çalışılıyor. Yazan için de oynayan için de zor. Birkaç TV kanalı ile kontağımız oldu komedi işi için. İşin açığı 120 dakika komedi yazmak bende yemedi. Benim diyen insan yapamaz. Tabii ki olanlar vardı. “Leyla ile Mecnun”, “Kardeş Payı”, “İşler Güçler”...  Ama onlar da şimdi yapmıyor bence sürelerden dolayı.

 

Geçmişe göre fenomen olmak kolaylaştı mı?

Fenomen olmak çok kolay; kalıcı olmak zor. Mecidiyeköy’ün ortasında bir arabanın üzerine çıkarsın tişörtünü yırtarsın. “Aaa, Mecidiyeköy’ün ortasında kendini yırttı.” derler. Ondan sonra üstünü yırtan insan diye fenomen olursun. Ama bunu 1 ay yaparsın, gündemde kalırsın ve alkışlanırsın. Sonra bir daha göremezsin. Önemli olan kalıcı olmak.

 

Naletbebe’yi nereye dönüştürmeyi hayal ediyorsun?

60-70 yaşına kadar Instagram’da video çekmeyeceğim. Hasbelkader bu memlekette Naletbebe diye bir insan var. Atsan atılmaz, satsan satılmaz. Ben ölene kadar bu ülkede varlığım olacak. Ha dizide ha filmde…

 

Elinden gelse Naletbebe ile değil de başka bir isimle fenomen olmak ister miydin?

İlk başlarda bunun zorluğunu çok çekiyordum. Ama şimdi alıştım. Ben çok kullanmıyorum. Kimseye Naletbebe’yim ben demem.

 

Piyasa yoklaması yapıyor musun?

Belki de en büyük eksikliğimdir. Kime ne yapıyor diye bakmıyorum. Eskiden çok zevkli bir yerdi burası. Şimdi tamamen bir çöplük. Benim vakit geçirebileceğim bir şey yok. Giriyorsun bakıyorsun çekiliş yapıyor, biriyle kavga ediyor.

Benim kadar kaliteli içerik üreten yok mu diyorsun?

Hayır, var tabii ki. Olmaz olur mu? Ben tekim diye bir şey yok. Bizim Berk Keklik var, “Uberküloz”. Çok yetenekli.

 

Danla Biliç’in videolarını baştan sona izleyebilir misin?

Danla Biliç’in videolarını baştan sona izleyemem. Niye izleyemem? Makyaj anlatıyor.

 

Makyaj anlatmadığı bir videoyu izleyebilir misin?

Varsa izlerim. Ama özellikle girip aramam. Kimseyi aramıyorum. Bizim Mahsun var; “Röportaj Adam”. O da çok iyi bir çocuk.

 

İçeriklerini mi beğeniyorsun yoksa karakterini mi?

İçeriklerini de beğeniyorum karakterini de. Ben hayatta iyi olanı söylemekten çekinmem. Bu piyasada iyiyi çekememek diye bir şey vardır. Benim için öyle bir şey yok. Herkes yürüsün. Ama iyi olan herkes yürüsün.

 

Senin hayatında aydınlanmamış taraflar var. Baktığında gördüğümüz coşku yok ama o enerjiyi alabiliyorsun Naletbebe’den.

Başıma gelen şey de bu. İnsanın her zaman derdi olabilir, canı sıkkın olabilir. Bazen akşamları çorba içerken gidiyorum kuytu köşeye. Biri beni gördüğü zaman benden bir şaka ya da tebessüm bekliyor.

 

Haklı değil mi?

Haklı ama Allah çarpsın onu verecek halim yok. Ben bir de duygularıyla yaşayan bir insanım. Çok çabuk düşüyorum, çok çabuk yükseliyorum.

 

Seviliyor musun?

Allah var, ben seviliyorum. Beni sevmeyen çok azdır. Sevimsiz gözükmemek ve sevilmek için de elimden geleni yapıyorum. Yıllardır ne siyasete giriyorum ne de kötü bir şey yapıyoruz. Niye? Benim amacım belli. Ben güldürüyorum, komedi yapıyorum ve bundan da para kazanıyorum. Beni kalpten seven insanların var olduğuna da çok fazla inanıyorum. Sağ tarafa geçip sol tarafı elimin tersi ile itmek istemiyorum, sola geçip de sağı itmek istemiyorum. Biz, özünde dört dörtlük insanlarız.

 

Hayatında heyecan var mı?

Hayatımdaki heyecandan ziyade memlekette heyecan olabilecek bir durum yok. Siyasal anlamda demiyorum. Covid bitmiyor, yangınlar oldu, sel oldu… Ben hala yangın izlerini taşıyorum mesela.

 

Lüks takıntın var mı?

Evet, var. Lüks derken konfor takıntım var. Rahat olmam gerekiyor.

 

Seni yer sofrasına oturtmak zor mu?

Kilomdan dolayı ben yer sofrasına oturamam. Normalde de hiç oturmadım. Ben hep sandalyedeyim. Bağdaş kuramıyorum, ayaklarım karıncalanıyor.

 

Bunları konuşmak isteyen biri değilsin, mahcubiyetin de var. Yine de lüks için spesifik bir örnek verebilir misin?

Giyime kuşama çok para harcarım. Ufak tefek marka takıntılarım var.

 

Bir şeyi beğendiğin zaman etiketine mi bakarsın yoksa direkt kasaya mı gidersin?

Beğendiğim şeye bağlı. Mesela, X bir mağaza var ve orada neyin ne kadar uç noktada olduğunu biliyorsun. Ama benim seviyem bellidir. Ben onlara giderim, yan tarafa uğramam.

 

Seni Çarşamba Pazarı’nda göremez miyiz?

Görürsünüz. Beni, her yerde görebilirsiniz. Ben, her yerdeyim.

 

En son ne zaman toplu taşımaya bindin?

Ben, toplu taşımaya neden bineyim? Arabam olduğu için toplu taşımaya binmiyorum. Önceden işe giderken biniyordum. “Siz toplu taşımaya binmiyorsunuz” diye bir demagoji var. Araban varsa toplu taşımaya binmezsin. Araban yoksa binersin.

 

Halkla sosyalleşmek için biner misin?

Halkla nasıl sosyalleşeyim? Ben, metrobüse binip halkımı kucaklayacağım? “Evet, arkadaşlar ben sosyal medyadan Naletbebe. 500T kucakla beni.” Mecidiyeköy metrobüs durağının orada takla mı atayım? Bizi böyle büyütmeye gerek yok. Bizi çok büyütüyorlar sonra çok şey bekliyorlar. Büyütülecek bir şey yapmıyorum. Ben normalde telefondan çekiyorum ve sosyal medya atıyorum. İnsanlar gülsün diye… Gülen var, gülmeyen var. Bizi çok putlaştırmaya gerek yok. Putlaştırmak derken; toplumun mihenk taşıymış gibi. Bir yerde kaldırım taşını sökseler bana yazıyorlar bunu paylaş diye. Bunu niye paylaşayım? Bana ne? Toplumumuzu ve milletimizi derinden yaralayabilecek afet gibi durumları paylaşırım. Ben, bu tarz şeylerde olmak istiyorum. Şurada Allah korusun bir deprem olsa insanlar haberden önce fenomenlere bakıyor paylaştı mı diye. Rahmetli Ferhan Şensoy, vefat etti. Allah mekanını cennet eylesin. Ben de sonradan gördüm. Ferhan Şensoy vefat etti neden paylaşmıyorsun diye tepki aldım.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!