Melis Babadağ ve Hakan Yılmaz: Bu film herkese iyi gelecek!

Melis Babadağ ve Hakan Yılmaz: Bu film herkese iyi gelecek

Oyuncu Melis Babadağ ve Hakan Yılmaz hurriyet.com.tr'de Ferit Ömeroğlu'nun konuğu oldu. Yakında vizyona girecek Aykut Enişte 2 filminde oynayan oyuncular filmle ilgili, "seyirciler güzel bir tebessümle eve dönecek. İzleyen 3-10 defa tekrar izleyecektir" açıklamasında bulundu. İşte devamı...

Haberin Devamı

Sizce süreç nasıl geçecek?

Hakan Yılmaz: Biz, filmi çekeli 1 seneye yakın oldu.

Melis Babadağ: Fazla oldu, 2020 yazında çektik.

Hakan Yılmaz: Bir buçuk sene olmuş. Ne kadar olduğunu bile unutmuşuz.

Sanki siz de yeni bir film izleyecekmişsiniz hissi olabilir mi?

Melis Babadağ: Muhtemelen olabilir. “Aaa! Evet, bunu da çekmiştim.” şeyler olacak.

Siz ne zamandan beri tanışıyorsunuz?

Hakan Yılmaz: Biz, filmde tanıştık.

Film sırasında tanıştığınız zaman ne hissettiniz? Beraber çalışacaksınız, bir iş ortamı. Oyuncular arasındaki o uyum nasıl oluyor?

Melis Babadağ: Sadece bu film için konuşuyorsak Hakan’ın daha çok Cem ile sahneleri vardı. Uyum anlamında o karakter daha önemliydi. Genel olarak bir set ortamı oluyor. Orası da goy goy ve rahat olduğu bilinen, çok sevgiyle ilerleyen ve özlemle gidilen bir yer olduğu için çok sevdiğin arkadaşlarınla buluşmak gibi oldu. O yüzden Hakan öyle bir ortama geldi.

Haberin Devamı

Hakan Yılmaz: Aslında mesleki açıdan bir tedirgin olabilirsin. Çünkü birincisi çekilmiş, herkes birbirinin enerjisini biliyor, karakterler birbirini tanıyor. Araya girmek bazen insanı tedirgin edebilir. Ama beni o kadar güzel sevgiyle kucakladılar ki sanki ilkinde de ben oynamışım da sahnelerimi atmışlar gibi geldi bana. Ben hiç zorlanmadım, çok rahat ettim. Çok da severek oynadığım bir karakterdi. 

Melis Babadağ ve Hakan Yılmaz: Bu film herkese iyi gelecek

Zaman sizin için hiç akmıyormuş gibi bir his var. Nasıl korunuyor bu? Hayatınız az stresli mi geçiyor?

Hakan Yılmaz: Hayır, aslında çok stresli geçiyor hayatımız. Kilo verdim ben aslında, daha kiloluydum. Galiba bir anda çökeceğim. Herkes kadar hepimiz stres yaşıyoruz. Özellikle pandemi döneminde geçirdiğimiz 2 yıl herkesi allak bullak etti. Ama bir tane hayatımız var, tek şansımız var. Hep üzülerek geçirmek zorunda değiliz. O yüzden her sıkıntının içinde biraz daha neşeli davranmaya, pozitif bakmaya çalışıyorum kendi adıma. Belki o yüzdendir. 

İlk kez izleyecekler ve ikincisini merak edecek olanlar için geldiğiniz zaman kafanız dağılacak, zamanınız boş geçmeyecek diyebilir misiniz? Bunu seyirci gözüyle yorumlamanızı istiyorum.

Haberin Devamı

Melis Babadağ: Birinci filmi izlediklerinde sıcaklığı aile bağlarında ya da dostlukta nerede buldularsa aynısını hatta daha fazlasını bulabilecekler.

Hakan Yılmaz: Güzel bir tebessüm ile dönecekler. Belki perde karşısında kahkahasını atacak ama eve ağzında o tatlı tebessümle döneceğini düşünüyorum ben. Çünkü çok gerçek bir hikaye. Absürt bir komedi, hadi canım bu da olur mu değil. Gerçekten herkesin başına gelebilecek durumlar yaşanıyor. Cem de bunu çok güzel kaleme almış. Onu da buradan tebrik ediyorum. Herkes gerçek bir hikayeye gülerek, kendin de bir şeyler bularak evine dönecek diye düşünüyorum.

Melis Babadağ: Birinci filmi sevenler, genellikle 3’den fazla izleyenler oluyor. Bu da aynı şekilde 3-10 arası izlenebilir bir film olacak.

Haberin Devamı

Hakan Yılmaz: Ben, bu kadar beklendiğini bilmiyordum. 

Neden oyuncusunuz?

Hakan Yılmaz: Ben, ilkokul ikinci sınıfta sahneye çıktım. Bir daha da inmedim. Allah rahmet eylesin ilkokul öğretmenim Suna Karadeniz, beni bir kere sahneye çıkardı, sonra inmedim. Folklor, dans, tiyatro… 51 yılı geride bıraktık.

Melis Babadağ: Bütün öğrenim hayatım boyunca ben hep sahneye çıktım. Sonra güzel sanatları, iç mimarlık okumaya karar verdim. Ofislerde çalışırken mimarlığa devam ederim diyordum. Bir sürü teklif geldi o arada. Yok ben çalışacağım derken kendimi 5 gün ofiste 2 gün sette buldum. Baktım bir yerden devam etmem lazım. Oyunculuktan devam ettim. Aslında ben kovalamadım, bu iş beni aldı. 

Haberin Devamı

En son en çok istediğiniz şey neydi?

Melis Babadağ: “Aykut Enişte 2” filminin çıkması.

Hakan Yılmaz: Bu sene kızım üniversite sınavına girecek. Kazasız belasız kazanmasını istiyorum. 

En son en çok hüzünlendiğiniz anı paylaşabilir misiniz?

Hakan Yılmaz: Ne yazık ki son zamanlarda çok şeye hüzünleniyoruz. Spesifik olarak şuna hüzünlendim diyemiyorum. Hem ülkede hem dünyada üzüleceğimiz o kadar çok şey oluyor ki hangi birine üzüleceğimizi şaşırıyoruz. Çok sevineceğimiz olaylar gittikçe azaldı. Her gün bir şeye üzülüyorum öyle söyleyebilirim. Kadın cinayetleri… Her gün duyuyorum, her gün üzülüyorum, her gün kahroluyorum. Çok canım sıkılıyor. 2 kız çocuğum var. Herkes tehlike altındaymış gibi geliyor bana. Bu beni üzüyor. O yüzden arada güldürmek güzel geliyor.

Haberin Devamı

Melis Babadağ: Kişisel olarak üzüldüğümüz şeyler, Hakan’ın dediği şeylerin yanında biraz kendimize hak görmediğimiz yerler oluyor maalesef. Yaşadığımız dünya ve toplumla alakalı çok fazla şey var. Ama kişisel olarak çok şükür büyük bir durum olmadı. Genel olarak içinde bulunduğumuz dönemin ağırlığı var üzerimizde. Bütün bunların arasında herkesin beklediği ve yüzleri güldürecek bir iş yaptığımız için mutluyuz. Bu kadar beklemesi belki de iyi oldu. Belki de şimdi iyi gelecek.

Hakan Yılmaz: Her şey de bir hayır vardır. İnsanların gülmeye çok ihtiyacı var. Pandemi ve bütün bu olaylar olmasaydı zaten tam vaktinde vizyona girecekti. O zaman da aynı etkiyi gösterecekti belki ama şimdi insanlar gülmek istiyor. Keza tiyatro oyunumda da öyle. Gelen insanlar çok şükür güldük diyor. Gülünecek şeyler çok azaldı. 

En son en çok neye şaşırdınız?

Hakan Yılmaz: Yönetmenimiz Onur Bilge ile ilk toplantıda konuşuyoruz, hikaye anlatıyor. Çekine çekine bana “Abi, bir şey duydum. Çok özür dilerim ama duyduğum için de söylemek zorundayım. Sette sıkıntılı bir adammışsın sen, öyle duydum.” dedi. Buna şaşırdım mesela. 

Öyle mi?

Hakan Yılmaz: Bunun cevabını ben veremem. ‘Sen sonra kendin sorduğun soruya kendin cevap verirsin’ dedim. Ona ya da arkadaşlara sormak lazım.

Siz neye şaşırdınız?

Melis Babadağ: Yakın dönemde Balkan Film Festivali’ne kısa film kategorisine jüri üyesi olarak gittim. Filmi seçtik, her şey çok güzel. Daha sonra konuşma sırasında yanlış anlama silsilesiyle filmin cep telefonu ile çekildiği bilgisi geldi. Çok şaşırdım buna. Ödülü ben takdim ettim. Ondan sonra filmin sahibine gidip “Filmi telefon ile çekmişsiniz.” dedim. O da bana “Hayır, kamera ile çektim.” dedi. Başımdan aşağı kaynar sular indi. Orada cep telefonu dediklerinde çok şaşırdım ama gerçek değilmiş. 

“Aykut Enişte 2” filmine neden gidilmelidir?

Melis Babadağ: Çünkü ilkini çok sevdiniz.

Hakan Yılmaz: “Aykut Enişte 2” filmine gelecekler. Ben olsam giderdim. Film teklifi geldiği zaman ben birincisini izlememiştim. İzleyeyim çünkü hiçbir fikrim yok dedim. Cem’i tebrik ederim. 6 tane sinema filmi var ve kalemi çok iyi. 2 tanesini izlemiştim ama “Aykut Enişte”yi izlememiştim. Turneler filan derken bir türlü fırsat olmadı. İzledim ve ne kadar gerçek bir iş dedim. Ben gerçek işleri çok seviyorum. Absürt olanları da seviyorum ama o kadar güzel bir hikaye yazmış ki. İkincisi zaten tutacak, birincisi çok izlenmiş. O kadar çok bekleyen insan varmış ki. Ben 10-15 gün önce sosyal medyada fark ettim. Teaser’ı paylaştım ve bekliyoruz diye bir sürü yorum yapıldı. Bence o yüzden güzel bir izlenme olacak. Mutlaka ondan sonra televizyonlarda yayınlanacak ve herkese ulaşacak. 

Dilediğiniz bir kişiye, dilediğiniz bir soruyu 83 milyonun izlediği bir programda sorma imkanı verildi size. Kime, ne sorardınız?

Hakan Yılmaz: Ben, Sağlık Bakanına şunu sormak isterim; “Üçüncü doz aşım geldi herhangi bir tehlikesi var mı?”

Melis Babadağ: Hayvan haklarıyla ilgili beklediğimiz daha ciddi iyileştirmeler var. Yetkililere satın almalı hayvan sistemi ne zaman bitecek, ne zaman gerçekten sahiplenme sistemine geçeceğiz diye sormak isterim.

Hakan Yılmaz: Buradan Cem Gelinoğlu’na soruyorum; “Aykut Enişte 3”ü yazacak mısın?