'Fanzin'den köklere dönüşün hikayesi

Güncelleme Tarihi:

Fanzinden köklere dönüşün hikayesi
Oluşturulma Tarihi: Kasım 17, 2025 17:29

Fanzin, yeni kısaçaları “55,5” ile dinleyiciyle buluştu! Tüm dijital platformlarda aynı anda yayımlanan bu özel EP; “Intro”, “S.G.G.B” ve “Hey Felek” isimli üç şarkıdan oluşuyor. Sözleri Barış Can Segil’e ait şarkıların müzik ve düzenlemesi Fanzin grubuna ait. EP’nin mix ve mastering süreci ise Buğra Nayir tarafından yapıldı.

Haberin Devamı

Grup üyeleri Fuat Güney, Talha Anlı, Barış Can Segil ve Melih Can Akça, bu çalışmada Fanzin’in kendine özgü sert soundunu Anadolu motifleriyle birleştirerek özgün bir müzikal kimlik ortaya koyuyor.

55,5 – Yeni Bir Dönüm Noktası

“55,5”, sadece bir EP değil, aynı zamanda Fanzin’in yolculuğunda bir dönüm noktası niteliğinde.

Agresif gitar soundlarını Türk müziğinin yerel dokularıyla birleştiren grup, bu çalışmada modern rock ve Anadolu ezgilerini harmanlayarak kendine özgü bir tarz yaratıyor.

Bu üç parçalık hikâye; çırakların ustalarıyla beraber bayrağı taşıdığında neler başarabileceğini anlatan güçlü bir sembol haline geliyor.

Fanzinden köklere dönüşün hikayesi

Haberin Devamı

ILGAZ ALTIN'LA GEÇMİŞLE GELECEK ARASINDAKİ BİR MOLA

Ilgaz Altın'ın, daha önce büyük beğeni toplayan şarkısı “Kim Bilebilir” bu kez Portekizce versiyonu “Quem Poderia Saber” ile yeniden karşımızda.

Söz ve müziği Ilgaz Altın’a ait şarkının aranjesi Tibet Akarca imzası taşıyor. Şarkı, 14 Kasım’da tüm dijital platformlarda dinleyicilerle buluştu.

“Quem Poderia Saber”, kendi geçmişiyle hesaplaşmak ve barışmak isteyen bir insanın huzur arayışını anlatıyor.

Şarkıda, hayatının dönüm noktalarında hangi kararların doğru olduğunu anlamaya çalışan bir anlatıcının içsel çatışması duyuluyor. Gençliğinin karamsarlığıyla yüzleşen kişi, geleceğin olgun sesiyle karşılaşıyor — ve bu buluşma, hayatın her şeye rağmen devam ettiğini hatırlatan duygusal bir köprüye dönüşüyor.

Ilgaz Altın, bu şarkıyı “geçmişle gelecek arasında savrulan bir ruh için verilen kısa bir mola” olarak tanımlıyor.

 

Fanzinden köklere dönüşün hikayesi

 

THOMAS RAGGI İLK SOLO ALBÜMÜ ‘MASQUERADE’Yİ DUYURDU

Tom Morello, Beck, Nic Cester, Alex Kapranos, Maxim, Hama Okamoto, Sergio Pizzorno, Chad Smith, Matt Sorum, Luke Spiller ve Upsahl işbirliği ile üretilen albüm 5 Aralık’ta müzikseverlerle buluşacak!

Haberin Devamı

Måneskin'in ünlü gitaristi Thomas Raggi, bugün Tom Morello'nun yapımcılığını üstlendiği ve rock müziğin en ikonik sesleri ve müzisyenlerinin yer aldığı ilk solo projesi Masquerade'yi duyurdu! 8 parçadan oluşan güçlü bir rock‘n’roll albümü olan Masquerade, Tom Morello (Rage Aginst The Machine), Beck, Nic Cester (Jet), Alex Kapranos (Franz Ferdinand), Maxim (The Prodigy), Hama Okamoto, Sergio Pizzorno (Kasabian), Chad Smith (Red Hot Chilli Peppers), Matt Sorum (Velvet Revolver), Luke Spiller ve Upsahl gibi çoğu efsaneleşmiş ve tamamen müzik tutkularıyla hareket eden olağanüstü sanatçıları bir araya getiriyor.

Masquerade, doğrudan bir rock’n’roll albümü olmakla birlikte sanatsal dostluğu kutlayan bir çalışma. Her parça, herhangi bir amaç ya da ticari hedef olmadan, sadece müzik üretme tutkusundan doğmuş gerçek bir iş birliği. Albüm, rock müzik yapmanın keyfi için bir araya gelen olağanüstü bir müzisyen grubunu birleştirerek dinleyiciye artık nadir görülen, insan merkezli bir müzik deneyimi sunacak.

Haberin Devamı

Thomas Raggi albüm hakkında şöyle diyor:

“Bu albüm, çok fazla çalışma ve özverinin sonucu. Müzik yoluyla hikayemi paylaşma, deneme ve keşif yoluyla kendimdeki yeni derinlikleri keşfetme arzusuyla beslendi ama aynı zamanda doğal bir şekilde ortaya çıktı. Geçtiğimiz yıl boyunca Tom, beni sayısız kez canlı performanslarına ve projelerine dahil etti. Bu nedenle ondan solo projemin prodüksiyonunu üstlenmesini istemek benim oldukça doğaldı. Bu yolculuğa başlamak gerçekten büyülüydü ve müzikal uyumumuzu daha da pekiştirdi. Sonrasında yaşananlar ise hayal edebileceğimin bile ötesindeydi. Bu kadar çok müzik ikonunun bir araya geldiğini görmek (ve albümü yazarken tanıma fırsatı bulduğum diğer sanatçılarla birlikte çalışmak) bana müziğin hiçbir sınırı olmadığını hatırlattı. İçgüdünü ve ilhamını takip etmen, dayatılmış kuralları görmezden gelmen ve yalnızca hissettiğini yapman gerekir. Måneskin’in hikayesi bana bunu öğretti ve şimdi de bunu en güçlü şekilde doğrulamış oldum. Müzik tarihine yön vermiş olanların omzuma dokunarak ‘Doğru yoldasın’ dediğini hissediyorum.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!