Güncelleme Tarihi:

Grinko, daha önce Anadolu’nun kültürel mirasına duyduğu ilgiyi Aşık Veysel’in “Uzun İnce Bir Yoldayım” eserine yaptığı yorumla da göstermişti. Sanatçının Nazım Hikmet şiiri üzerine bir beste yapma ihtimali, hayranları tarafından şimdiden merak uyandırdı.
TARİHTEKİ İLK YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ SOUNDTRACK ALBÜM
Post Truth filminin müzikleri, tarihte ilk kez yapay zekâ destekli bir üretim sürecinden doğan soundtrack albüm olarak müzik ve sinema tarihinde yeni bir eşiğe işaret ediyor. Alkan Avcıoğlu’nun, yurtdışında da ses getiren uzun metraj belgeseli Post Truth için bestelenen bu albüm, filmin kavramsal omurgasını müzik diliyle genişleten bağımsız bir eser olarak konumlanıyor. Plak, CD ve dijital formatlarda yayımlanan albüm, Tamar Records etiketiyle 19 Aralık itibarıyla dinleyiciyle buluşuyor.
İki yılı aşan bir üretim sürecinde, binin üzerinde yapay zekâ destekli kompozisyondan süzülen soundtrack, gitgide dijitalleşen hayatlarımızın parçalanmış gerçeklik algısını doğrudan sesin yapısıyla kuruyor. Albüm, yalnızca bir film müziği olarak değil; çağdaş dünyanın işleyişini, ritmini ve gerilimini kaydeden işitsel bir harita olarak konumlanıyor. Filmin çok konuşulan finali için özel olarak üretilen Dancing Plague parçası ise çalışmanın hem estetik hem tematik yönünü temsil eden, dinleyicilerin favorisi olarak öne çıkıyor.
Elektronik ağırlıklı olmakla birlikte geniş bir tür yelpazesini bir araya getiren albümün üretiminde çok katmanlı bir yöntem izlendi. Süreçte kimi zaman açık kaynaklı yapay zekâ modelleri, kimi zamansa sanatçının yaklaşık yirmi yıl önce ürettiği dijital elektronik ambient çalışmalar doğrudan veri girdisi olarak kullanıldı.
Yurtdışında gösterildiği festivallerde müziğiyle de dikkat çeken Post Truth, 37. Girona Film Festivali’nde En İyi Soundtrack ödülüne aday gösterildi. Eleştirmenler tarafından beğeniyle karşılanan soundtrack, filmin kavramsal çerçevesini tamamlayan güçlü bir çalışma olarak değerlendiriliyor.
AySay’dan yeni tekli 'Malala': Sınırların Ötesinde Bir İsyan
Kopenhag merkezli grup AySay, solist Luna Erşahin’in köklerinden ilham alarak Anadolu halk müziğini Nordik elektronika öğeleriyle harmanladığı müzikal dünyasında yeni bir yolculuğa çıkıyor.
“Malala” aktivizm, hayatta kalma ve kimin yaşama hakkına sahip olup olmadığına dair dengesizlikler üzerine bir yansıma. Sınırların ötesinde bir kadın mücadelesi anlatısından güç alan AySay kolektif yas ve miras kavramlarını sahiplenerek “Hepimiz Malala’yız” diyor.
‘Malala’, aynı zamanda grubun 27 Mart’ta yayınlanacak yeni albümüne de adını veriyor. Grup albümle birlikte baharda Avrupa ve Türkiye’de turneye çıkacak.

