GeriTelevizyon Bu kabusu hepimiz yaşayabiliriz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu kabusu hepimiz yaşayabiliriz

Bu kabusu hepimiz yaşayabiliriz
Abone Olgoogle-news

Kanal D’nin sevilen dizisi “Bir Litre Gözyaşı”nın Muzo’su Tolga Tekin, tiyatro sahnesi ile dizi seti arasında koşturduğu yoğun bir sezona adım attı. Bir yandan da vizyona girecek yeni filminin heyecanını yaşayan Tekin, spora vakit kalmaması dışında bu yoğunluktan pek de şikayetçi görünmüyor.

◊ Yeni diziniz hayırlı olsun. “Bir Litre Gözyaşı” ekibine nasıl dahil oldunuz?

- Değerlendirmek için gelen senaryolar arasındaydı “Bir Litre Gözyaşı”... Şunu söyleyebilirim ki, bu yaz okuduğum senaryolar arasında en çok beğendiğim ve beni etkileyen proje bu oldu. Hemen menajerimi aradım, en kısa zamanda yapımcı ve yönetmenle buluşmak istediğimi söyledim. Buluştuk, görüştük ve anlaştık.

◊ Canlandırdığınız Muzaffer karakteri hangi açıdan etkiledi sizi?

- Muzo diyelim lütfen (gülüyor). 40’lı yaşlarda, dört çocuklu bir aile babası. Âşık olduğu kadınla erken yaşta bir evlilik yapıyor. Evlatlık olduğu için ailesine son derece düşkün, karısına sadık bir adam. Evin enerji ve mizah kaynağı diyebiliriz. Çocuklarıyla çocuk olabilen, onların mutluluğu için her şeyi yapabilen, mantığından çok duygularıyla hareket eden bir adam. Yufka yürekliliği, fedakarlığı, bağlılığıyla tam anlamıyla örnek bir baba, güzel bir adam.

◊ Etkileyici bir hikayesi var dizinin. Siz senaryoyu okurken neler hissediyorsunuz?

- Her şeyden önce gerçek bir hayat hikayesi olması benim için başlı başına bir tercih sebebiydi zaten. O zaman oynadığınız karakterlerle empati kurmak kolaylaşıyor. Bu kabusu günün birinde hepimiz yaşayabiliriz diyor, o gözle okuyorsunuz senaryoyu. “Ben olsam ne yapardım?” sorusunun en çok sorulduğu senaryolardan biri bu. Devamlı bir şeyleri sorguluyorsunuz; kaderi, vicdanınızı, niyetinizi...

◊ Kamera önündeki Muzaffer’i tanıdık, peki gerçek hayattaki Tolga Tekin’i nasıl anlatırsınız?

- İnsanın kendini anlatması zor aslında. Yakın çevrem “duygusal, biraz hassas, biraz alıngan ama empati kurabilen, samimi, fırlama, bulunduğu ortamları neşelendiren bir adam” diye bahseder benden. Bir de karar alırken çok düşünürüm, çok ince eleyip sık dokurum, bu huyumu pek sevmem. Bazen yorucu olabiliyor.

◊ Dizide Cihan karakteri ile basketbol oynuyorsunuz. Günlük hayatınızda da sporla ilgili misinizdir?

- Son 2 yıla kadar hep sporla uğraştım. Lisede voleybol, konservatuvar zamanlarında akrobasi, eskrim, daha sonra boks hatta pilates. Maalesef son zamanlarda biraz ihmal ettim bu açıdan kendimi. Çok yoğun olduğum için ilgilenemiyorum diyeceğim ama spor için mutlaka bir zaman yaratmak önemli. Bunun bir bahanesi olamamalı.

ÇAĞAN IRMAK’IN YERİ FARKLIDIR

◊ Şimdi önünüzde yepyeni bir serüven var, “Bizi Hatırla”... Nasıl bir film bekliyor bizi?

- Çağan Irmak’ın çektiği ve içinde bulunmaktan son derece keyif aldığım bir filmdi. Bir baba oğul hikayesi. Altan Erkekli gibi usta bir oyuncuyla baba oğul oynamak müthişti. Güzel ve dokunaklı bir aile hikayesi. Daha fazla spoiler vermeyeyim, 23 Kasım’da vizyondayız.

Bu kabusu hepimiz yaşayabiliriz

◊ Çağan Irmak’la çalışmak kolay mı?

- Çağan hocanın farklı bir yeri var bende. İlk sinema filmimin, ilk kamera deneyimimin yönetmenidir kendisi. “Mustafa Hakkında Her Şey”de küçük bir rolde oynamıştım. Tekrar bir araya gelmek ve üstelik filminde başrol oynamak bugünlere nasipmiş. Tertemiz bir insan, egolarından arınmış, kavgalarını bitirmiş bir adam. Hep pozitif ve bunu sette biz oyunculara da yansıtıyor. Çok keyifliydi onunla, Altan Erkekli, Sumru Yavrucuk, Binnur Kaya ve Özge Özberk gibi oyuncularla çalışmak.

◊ Tiyatro çalışmalarınız nasıl gidiyor? Bu sene sahnede olacak mısınız yine?

- 23 yıldır Devlet Tiyatrosu’nda sahnedeyim. Kadrom hâlâ Ankara’da. İlham Yazar’ın yönettiği “Radyo-yu Hümayun” adlı oyunumuz bu sezon da devam edecek. 23 Ekim’de Akün Sahnesi’nde başlıyoruz.

 Su akar yolunu bulur

“Eskiden kafama çok takardım ama artık umurumda değil” dediğiniz bir şey var mı?

- Eskiden her şeyi daha fazla takıyor ve mental anlamda kendimi yoruyordum. Tabii yaş ilerledikçe, tecrübeleriniz çoğaldıkça bunu azaltmaya başlıyorsunuz, çünkü siz ne kadar takarsanız takın her şey olacağına varıyor. Klasik bir atasözü ama bence “Su akar yolunu bulur”. Ayrıca Tolga Karaçelik’in de dediği gibi “Çok da şeetmemek lazım hayatta”...

Dizi dışında şu aralar gündeminizde neler var?

- Devlet tiyatrolarında oyunum devam ediyor, filmin PR çalışmaları başladı. Öyle yoğun bir tempoda çalışıyorum ki başka işe vakit ayırmam imkansız. Yaza güzel birkaç sinema projesinin içinde olmayı istiyorum tabii.

 

False