Güncelleme Tarihi:

- Yeni şarkınız “Yakamazsın” hayırlı olsun. Söz ve müziği size ait, ortaya çıkış aşamasından biraz bahseder misiniz?
Arkadaşım Ediz bana altyapıyı attığında, ilk dinlediğim anda bir rüzgar gibi bu sözlere ve duyguya sürüklendim. Şarkı çok kısa sürede oluştu; şarkı yazmak gibi değil, içimdekileri kâğıda dökmek gibiydi. Bunları yazarken ya kendi yaşadığım duyguları ya da çevremde gözlemlediğim insanların hissettiklerini hissediyorum.
- Kapak görselini de siz tasarlamışsınız. Peki, klipte yapay zeka modasına uymayı düşünüyor musunuz?
Kliplerde yapay zeka kullanmak, daha düşük bütçelerle çok daha etkileyici görseller sunmaya imkan tanıyor. “Yakamazsın” için düşünmedim ama ileride çıkacak şarkılarda modaya uymak için değil, gerçekten efektif bir şekilde kullanmak isterim.

- Şarkıyla ilgili “Dinleyen herkesin kendi hikayesinden bir parça bulacağına inanıyorum” yorumunu yapmıştınız. Peki, siz şarkıda ne bularak oluşturdunuz, yazarken yaşadıklarınızdan mı yola çıktınız?
“Nefreti daim hisleri bahane edip kendine hapsetmesen mi? Beni göre göre derdinde zad edip üstelik her düne şükrettirme. Ama daha değil içten esaslı, savaşsa savaştık her ikimiz de der, der.”
Bu bölüm bana toksik bir ilişkinin bitişe yakın zamanlarını özetliyor gibi geliyor. Hem gidiyoruz hem gidemiyoruz; hala karşı tarafa bir güzelleme var ama bir yandan da vazgeçmişiz. Devamındaki sözlerde de herkesin kendi hikayesinden parçalar bulabileceğini düşünüyorum. Çünkü ben yaşamadığım ya da gözlemlemediğim şeyleri kolay kolay yazabilen birisi değilim.
- Daha önce yayınladığınız “Olmazlara İnat” ile milyonların ilgisini çektiniz. Yeni şarkı da aynı etkiyi bırakır mı?
Kendine has bir kitlesinin olacağına inanıyorum ama “Olmazlara İnat” kadar büyük bir karşılık görür mü, bilmiyorum. Zaten en başta kimse “Olmazlara İnat”ın bu kadar ilgi göreceğini tahmin etmezdi. Bir şey popüler olduktan sonra herkes “ben biliyordum zaten” moduna giriyor.
- Müzik listelerinin gerçeği yansıttığına inanıyor musunuz ve sizce bu bir sanatçı için önemli mi?
Üretim ve tüketim bu kadar fazlayken, listelerde gerçekten ince elenip sık dokunmuş işlerin yer almasını bekleyemeyiz. Editörlere de hak veriyorum. Her hafta binlerce şarkı playlistlere öneriliyor, hepsini tek tek dinlemeleri mümkün değil. Bu yüzden daha somut ve rakamsal değerlere bakıp karar veriyor olabilirler. Doğru mu, yanlış mı diyemem ama şartlar böyle.

"Artık özlemeyi değil; özlem gidermeyi konuşacağız"
- Bir sonraki şarkı ne zaman gelir? Yine uzun bir ara vermeyi mi düşünüyorsunuz, yoksa peş peşe mi çıkar şarkılar?
Bu sefer uzun süre ara vermeyeceğim. Zaten bu uzun aranın sebebi, yıllarca arka arkaya çıkacak şarkılarımın hazırlığıydı. Planlamamızı yaptık: Önce peş peşe şarkılarımız çıkacak, sonra konserlerimiz başlayacak. Artık dinleyicilerimle, beni seven insanlarla özlemeyi değil; özlem gidermeyi konuşacağız.
- Sahne aldığınız yerler, konserler olacak mı önümüzdeki günlerde?
Önümüzdeki plan, önce özlem gidermek ve şarkılarımızı layıkıyla dinleyicilerimize ulaştırmak. Ardından ekim ayı ile birlikte konserlerimiz başlayacak. Sevenlerim, tarihler için takipte kalsın.
- Son olarak sevenlerinize buradan neler söylemek istersiniz?
Geçmiş şarkılara dönüp bir hatırlasınlar. Tekrar tekrar tanışmayalım eskisi gibi. Şunu fark ediyorum; insanlar bazen sevdikleri birkaç farklı şarkının da bana ait olduğunu bilmiyor. “Olmazlara İnat”, “Ayrılmam”, “Rengarenk Acılar”, “Ben Ne Anladım Bu İşten”, “Sevmedim Senin Kadar” gibi şarkılarımı ayrı ayrı seviyorlar ama hepsinin aynı kişiye ait olduğunu fark etmiyorlar. Artık eskisi kadar uzun ara vermeyeceğim için daha çok yer edineceğimi düşünüyorum.