GeriKelebek Tarkan keşke eşcinsel olmasaydı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tarkan keşke eşcinsel olmasaydı

Abone Olgoogle-news



Gülden AYDIN

Ekonomik krizle politika arasına bir parantez açıp, MHP İstanbul Milletvekili Mehmet Gül'le, eşcinsellik, saçını ve bıyığını boyayan milletvekilleri, şiir ve kadınlardan konuşmayı denedik. Gül, kısa süre önce Fatih Ürek'in kılık kıyafeti ve davranışlarıyla ilgili beyanat vermişti. Kuşadası’na gelen gay gemisine de en çok kızanlardan biriydi. Belli ki bu konularda derin hassasiyeti ve ciddi kanaatleri vardı. Zaten bizim bazı sorularımıza da çok kızdı. Öyle ki Sebati fotoğraf çekemeyeceğini, ben de Mehmet Gül'ün kurt adama dönüşeceğini sandım. Bu arada Tarkan hakkındaki kulaktan kulağa yayılan ama hiçbir zaman resmen beyan edilmeyen en büyük dedikoduyu da şu cümlesiyle kayda geçirdi: ‘‘Keşke Tarkan eşcinsel olmasaydı, onu daha çok severdim’’. Ama öfkesi çabuk dindi ve röportaj sağ salim bitti. Hatta Sayın Gül finalde, ‘‘Keziban’’adını taşıyan kendi kitabından bir şiiri mum ışığında okudu: ‘‘Akşam kuğuya benzemez/Dağlar denize dökülür/Balıklar onları yemez/Deniz suyuna kanmadan.’’

MHP milletvekilleri paldır küldür konuşmalarıyla da dikkat çekiyor. Osman Durmuş'un son beyanatı ‘‘Baharda kanı kızışanlar...’’?

- Benim açımdan hatalı bir taraf yok ki. Toplum için de hatalı bir taraf yok. Zaman zaman eksikliğimiz olabilir. İki yıldır parlamentodayız. Parlamento adabını, devletle tanışmayı yeni kavramaya başladık. Ben, yeni yeni milletvekilinin gerçek fonksiyonlarını kavramaya başladım. Ama medya bizi anlarsa, MHP'nin uzaydan gelmediğini anlarsınız.

Toplumun Mehmet Gül'ün Fatih Ürek yorumuna ihtiyacı mı var? Milletvekiline mi düştü, Türkiye'nin meselesi bu mu?

- Türkiye'deki herşey, milletvekilinin meselesine girer. Kültür, aile, dış politika, iç politika milletvekilinin konusudur.

Hamasetten bahsediyorum.

- Olur mu canım? Çevreyi korumak ne kadar önemliyse, kültürü ve bazı değerleri korumak o kadar önemlidir. Tavrımı koyuyorum. Homoseksüelliğin, normal olmayan bütün cinsî yapının insan tabiatına aykırı olduğunu düşünüyorum. Kadın erkek için, erkek kadın içindir. Bunun dışındaki tercihler beni ilgilendirmez. Ama bir milletvekili olarak bu insanların tabii istikametinde gitmesini, kendi görüşlerim istikametinde değerlendiririm. Ben, düşüncesi olmak zorunda olan bir insanım.

Milletvekillerinin cinsel tercihler üzerine ahkam kesmesinin erkek seçmenlerinin ruhunu okşamak olduğunu düşünüyorum.

- Canım şimdi bizi feminizm, komünizm tartışmasına çekmeyin. Bakın, olay şu: Ben feminizm gibi şeylerin kompleks nedeniyle olduğunu düşünüyorum.

Konuyu bu yöne çekmeyin. Ben bunları kastetmedim.

- Bu soruyu neden sordunuz peki? Sizin bana sinirlenme hakkınız var ama benim sinirli cevap verme hakkım yok öyle mi? Türklükte de Müslümanlıkta da eşcinsellik yoktur.

Eşcinsellik dinlerüstü bir durum.

-Bazı Müslümanlar eşcinsel olabilir. Ama İslam eşcinselin yanında mıdır, rica ederim şimdi. Fatih Ürek'e sorsam, Müslümandır. Ama İslam eşcinselliği mi emrediyor. Dediğimi ya anlayın ya dinleyin. Eşcinselliğin sapıklıkla ilgisi vardır, tedavi edilmesi gerekir. Kimseyi kafir ya da Müslüman ilan etme hakkına sahip değilim. Ama eşcinselliğin müessese haline gelmesine karşıyım. Konudan konuya atlamayın. Eşcinselin, eroinmanın hakkını savunmak bana düşmez. Her gün medyada eşcinselleri topluma ideal tipler gibi lanse ediyorsunuz. İşte karga sesli Aydın'ı sanki çok güzel sesliymiş gibi sırf homoseksüelliğinden dolayı ikide bir çıkarırsanız...

Sanatçı olmakla cinsel tercihin ne ilgisi var?

-İşte Arto diye biri var. İnsanlara küfrediyor, hakaret ediyor, insanlar çok mutlu. Ben çok mutsuzum, toplumu niye bu hale getirdiler diye. Biz Zeki Müren'e bile, sanat değerinden dolayı tahammül ettik. Eşcinsel olmasına rağmen Tarkan'ın bütün dünyada bizi temsil etmesi, beni mutlu ediyor. Ama keşke Tarkan eşcinsel olmasaydı da başka türlü olsaydı daha çok severdim.

ENTEL YARGILARI

Eşcinselliğe tepkinizin fobik olduğunu düşünmeye başladım!

- Fobik diye meseleyi böyle klasik entellerin bir şeye bağlama yargısına bağlıyorum da ondan. Siz söyleyin, eşcinsellik normal midir, değil midir?

Ben norm koyucu ve koruyucu değilim.

- Güzel. Ben norm koyucuyum. Çünkü beni norm koymam için getirdiler. Medeni Kanunu yapacağım ama ne normal, ne anormal konuşmayacağım öyle mi?

Karı lafı da epeyce konuşuldu?

- Karı da gayet normal. Karı kocadan geliyor. Karının karşılığı herif değildir. Hayat kadını yerine hayat karısı diyor muyuz? Hangi kasıtla konuştuğumuza bağlı. Sana hanımefendi diyerek de hakaret edebilirim. Demokrasilerde herkes, dünya görüşleri doğrultusunda halka gider. Halk da size oy verir. Benim dünya görüşüm, Müslüman Türk çizgisine bağlıdır. Bu çizgiyi ortaya koyarak yüzde 18 oy almışım.

BIYIK BOYAMAK ZAAFI

Söylediklerinizin ceremesini çektiğiniz oldu mu?

- Tabii, yani herşeyin maliyeti olur. Sizi kırdım mı diye düşünüyorum ama kırmak maksadıyla söylemedim. Bu bizim başımızı belaya uğrattı zaman zaman. Televizyoncu mikrofonu uzattı. Tavrımı belirtirken kastım onlara saldırmak değildi.

Meclis'te saçı ve bıyığı siyaha boyalı vekiller ne kadar çok? MHP milletvekillerinden var mı sizin bildiğiniz?

- Benim meselem saçını boyayan vekiller değil. Medyamızda da var saçını, bıyığını boyayan. İnsanın olduğu her yerde insani zaaflar olabilir. MHP'de var mı hatırlamıyorum. Pek ihtiyaç duyduklarını sanmıyorum.

Zannediyorduk ki solcular yaşarsa Türkiye batar

20 yıl önce hiç düşünmüş müydünüz, bugünlere geleceğinizi?

- Türkiye'nin bu noktaya gelip gelemeyeceğini bile hesaplayamazdık. Zannediyorduk ki solcular yaşarsa Türkiye batar. Onlar da sağcılar yaşarsa Türkiye batar zannediyordu. Şimdi anlıyoruz ki geceyle gündüz kadar birbirimize muhtacız. Ben, gerçek anlamda demokrat olduğumu düşünüyorum. Topluma alternatif vermenin yolu, zıtlıkları da ortaya koymaktan geçer. Kültür olarak devleti tanıyoruz. Ama pratikte zaman zaman kafamızdakilerle çelişen uygulamalar gördük. Bunlara zor alışacağımızı da biliyoruduk. Yolsuzluk ve yoksullukla mücadelede amacımız, Türk milletini güçlü ve mutlu kılmaktı. Koalisyon olduğumuz için çok azını hayata geçirme imkanımız oldu.

Tabanınızın taleplerine tam cevap veremediğinizde onları ikna etmekte zorluk çıkıyor mu?

- Emin olun, tabanımız sanıldığı kadar fanatik değil. Çok çabuk kavrar. İl başkanı olduğum dönemden beni katı bilirler. Ama milletvekili olduğum gece ancak DSP-MHP koalisyonunun olacağını, bunun toplumsal uzlaşma ve iç barışa katkısı olacağını, Sayın Bahçeli ve Ecevit'in tevazuda buluştukları yönleri söylemiştim. Tabanımız hiç tepki göstermedi. Bizim tabanımız doğru dedi.

Ecevit, sizin kitleniz tarafından da seviliyor diyebilir miyiz?

- DSP ve MHP, birtakım yolsuzluk ve suiistimallere karşı mücadelede problem olmazlar. Tabii uzlaşmadığımız birçok konular var.

MHP'DE KADINLAR

Bizde kadınlar 12 Eylül öncesi geri planda değildi, zaten yoktu. Üç beş tane kız öğrenci vardı. Kavga döğüş çok olduğu için onları geriye itiyorduk. Erkek grubu olarak arenada yerimizi alıyorduk. Çünkü fazla itibar görmedik bayanlardan. Solcularda daha çok bayan vardı. Şu anda kadınların çok ciddi ilgisi, kadın kollarının güçlenmesi yönünde kanaat var.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle