Tam istediğim gibi oldu

Güncelleme Tarihi:

Tam istediğim gibi oldu
Oluşturulma Tarihi: Eylül 30, 2012 00:00

‘Rock müziğin Türkiye’de yayılmasında katkısı büyük’ diye anılan, Mavi Sakal grubunun eski solisti Tibet Ağırtan’ın yeni albümü ‘Kıskaç’ çıktı. Ağırtan, tüm hikâyeyi anlattı.

Haberin Devamı

ÖNCEKİ ALBÜMLERDE KALP KIRIKLIĞIM OLDU

İlk çıkan albümü, iki kişi yurtdışındaki bir demo stüdyosunda kaydettik. Plak şirketi, kabul edip bastı. Aslında onun bir daha yapılması gerekiyordu. Buna rağmen güzel oldu. İkinci albümde de ben burada değildim. Bir aranjörle yapıldı. Başında olmadığım için de istediğimin biraz dışında oldu. Kalp kırıklığım oldu. Tamam, yapılan şeyler güzel olabilir ama benim doğrumu yansıtmıyordu. İçime pek sinmeyen bir albümdü. Üçüncü albüm için de önce bir deneme kaydı yaptım. O ekiple olmadı. Sonra bir ekiple daha yaptım. Onda da aksaklıklar oldu. İçime sinmedi.
“Bu kadar emeğe rağmen içime sinmeden bir şey çıkartmak istemiyorum” dedim. Eski kalp kırıklığını bir daha yaşamak istemedim. Derken Ankara’daki Mars stüdyolarının sahibi Uğur (Mehmet Uğur Memiş), seyretmek için bir konserime geldi. Konserden sonra kuliste dedi ki, “Kapımız açık. Gel, albüm yapalım. Para pul istemiyorum sadece seninle albüm yapmak istiyorum.” Bu kadar iştahla konuşan bir insanı bir tanıyayım, diye düşündüm. Ondan sonra Ankara’ya gidip gelmeye başladım. Bu süreçte birçok şeyi onlara bırakmama rağmen sanki ben yapmışım gibi, benim anlayışımla yaptılar albümü ve albümün “Olmamış” diyeceğim hiçbir yeri yok. Son albümün farkı işte bu: 100 üzerinden 100, benim istediğim gibi...

Haberin Devamı

TOPRAĞA HER SENE BAŞKA BİR ŞEY EKİYORUM

Sadece müzikle uğraştığım bir dönem de yaşadım. ‘Yat geliyorum’ albümü çıktıktan sonra en yoğun dönemi yakaladığımda, “Hayatta yapmak istediğin şey bu mu” diye sordum kendime. “Bu” deseydim dönüşü olmayan bir yola girecektim. Ama demedim. Okulu bitirmeye karar verdim. Müziği bırakıp okula döndüm. Diğer mesleğimi kazandım. Ama bu arada müziğe de part-time devam ettim. Bunu biraz nadasa benzetiyorum. Her sene toprağa başka bir şey ekerler ya... Hafta içi bilgisayarla, hafta sonu müzikle uğraşıyorum. Böylece kafam hiç boş kalmıyor ama dinleniyor. Hayatım ikiye ayrılıyorsa, biri müzik diğeri bilgisayar mühendisliğiyse, aslında bunlar da kendi içinde ayrılıyor. Mühendislikte de müzikte de birbirinden çok uç noktalarda çalıştım. Değişikliği seviyorum. Ayrıca ayırt etmiyorum. “Şu tür iyidir, bu kötüdür” demiyorum. Duygularımı ne harekete geçiriyorsa, ondan hoşlanıyorum. Yeni şeyler denemek, risk almak bence çok zevkli. Bir kere yaşıyoruz...

Haberin Devamı

HER TÜRÜ SÖYLEDİ

- 1983’te kurulan Mavi Sakal’ın 1994’e kadar vokalistliğini yaptı.
- İlk solo albümü ‘Yat geliyorum’ 1995’te, ikincisi ‘Kalk gidiyorum’ 1997’de piyasaya çıktı.
- Ardından bilgisayar mühendisliğinde ilerledi, Bilgi Üniversitesi’nde ses fiziği ve kayıt teknikleri dersleri verdi.
- Avustralyalı müzisyenlerle türkü albümü çıkardı.
- St. Patrick’s bayramlarında İngiltere Konsolosluğu’nda İskoç müziği icra etti. * Bir Kıbrıs Türkü, bir Yunanlı ve bir Kıbrıs Rumu ile bir araya geldi, Türkçe ve Rumca versiyonları bulunan türküleri seslendirdi.

ROCK’N ROLL’A DOĞRU

Bundan sonraki albümü de tasarladık, deneme kayıtlarını yaptık. O da Ankara’da yapıldı. Bu albüm zamanını doldurmaya başlarken, ötekini devreye sokacağız. Buna daha pop-rock, konvansiyonel parçalarımı seçtim. Önümüzdeki albüm biraz daha rock’n roll ağırlıklı olacak.

Haberin Devamı

Neşet Ertaş’ı sahnede seyredemediğime üzülüyorum

Çocukken Beatles, Rolling Stones dinlerdim. Bunların yanında evimizde caz da çalardı, Türk sanat müziği de. Ben de her tür müziği dinlerim. Müziği kimlik için kullanmamaya çalışıyorum. Birçok insan “Şu tür müzik yapıyorum çünkü o tür bir insanım” diye kimlik ve varoluş peşinde ama bence müzik daha duygusal bir
durum. Bu yüzden blues da yaptım, türkü albümü de...
Mesela Neşet Ertaş, onu bilen bilmeyen herkesi aslında etkilemiş bir insandır. Bilmiyorum zannedenler de biliyordur ve aslında bir şarkısını seviyordur. Hepimiz öleceğiz ama keşke o biraz daha yaşasaydı. Onu sahnede seyredemediğime üzülüyorum. Allah rahmet eylesin.

Haberin Devamı

ALBÜMLERİMDEN PARA KAZANMAK ÖNCELİĞİM DEĞİL

Albümümü internet üzerinden yayınlamış olmam, politik bir duruş değil. Sadece bir önceliğim olması gerekiyor. Birisi benim müziğimi kullanarak para kazanıyorsa elbette bana hakkımı vermeli. Ama benim müziğimi dinlemek isteyen insanlar da para vermese de dinleyebilmeli. Korsan olayını çözemedik diye, beni dinlemek isteyenleri cezalandırmak istemiyorum. “Kısacası müziğimden para almam” diye bir duruşum yok ama “İlla para alacağım” diye bir ön şartım da yok.
Mesela, video prodüksiyon şirketi 4M’de çalışan bir arkadaşım web üzerinden canlı konser vermemi önerdi. Albümün tanıtım konserini yayınlamayı teklif ettim. Fizy ile teknik altyapıyı sağlaması konusunda anlaştık. 60 bin kişi seyretti. Çok sevindim. Konsere gelen 600 kişi, internetten seyreden 60 bin kişi. 100 katı. Üstelik bu bir televizyon programına katılmak gibi de değil. İzleyenlerin hakikaten seni seyrettiğinden eminsin çünkü.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!