Güncelleme Tarihi:

◊ “Yılana Sarılıyorum” derin ve karanlık duygular barındırıyor. Şarkıyı yazarken sizi en çok etkileyen duygu neydi?
- “Yılana Sarılıyorum”, duygusal gerçekliğin bir yansıması. Yazarken beni en çok etkileyen şey, insanın yaşam karşısında zaman zaman durup düşündüğü anlar oldu. Bu şarkı, duyguların sade ama yoğun bir ifadesi. Sözleriyle de müziğiyle de bir içsel hikâyeyi yansıtıyor.
◊ Şarkının adında metaforik bir ifade var: ‘Yılana sarılmak’. Bu ifade sizin için tam olarak neyi simgeliyor?
- Bu ifade, hayatta bazı anlarda içgüdüsel olarak verdiğimiz kararları simgeliyor. Zaman zaman insan, düşünerek değil hissederek hareket eder. “Yılana sarılmak” burada bir riskin, bir yüzleşmenin, belki de hayatın doğasında olan karmaşanın simgesi haline geliyor.
◊ Arabeskle trap gibi iki farklı müzik tarzını birleştirme fikri nasıl doğdu? Bu sentezde dinleyiciye neyi hissettirmek istediniz?
- Ben müzikte sınırların olmadığını düşünen biriyim. Arabesk bizim kültürel hafızamız, trap ise günümüzün dijital ritmi. İkisini birleştirmek, geçmişle bugünü aynı cümlede buluşturmak gibi. Dinleyiciye hem tanıdık hem taze bir his sunmak istedim. Hem duygusal hem çağdaş.
SANAT HEM RUHLA HEM AKILLA YAPILIR
◊ Müzikal anlamda kendi tarzınızı nasıl tanımlarsınız?
- Tarzım “duyguyla kurulan bağ” üzerine kurulu. Müzik benim için sadece ses değil; anlam, fikir ve estetikle bütünleşmiş bir anlatım biçimi. Beni farklı kılan şey, duyguyu sadece notalarda değil, sözcüklerin yapısında da inşa etmemdir. Sanatın hem ruhla hem akılla yapılması gerektiğine inanırım.
◊ Söz ve müziği yazarken yalnız mı çalışırsınız, yoksa ilham aldığınız ya da fikir danıştığınız biri olur mu?
- Yazarken yalnızım. Sessizliği ve kendi içime dönmeyi tercih ederim. Ama üretim süreci çok katmanlı bir yapı. Bazı aşamalarda güvendiğim müzik insanlarıyla fikir alışverişi yaparım. Ama ilk fikir, her zaman iç dünyamda doğar.
◊ Aranjede Suat Sakarya ile çalıştınız. Şarkıya vermek istediğiniz ana duygu neydi?
- Suat Sakarya ile çalışmak benim için büyük bir keyifti. Müzikal dili çok güçlü ve yaratıcı bir ruha sahiptir. “Yılana Sarılıyorum”da vermek istediğimiz duygu, derinlik ve dinginlikti.
BİR DİNLEYİCİ ‘BU ŞARKI HAYATIMA DOKUNDU’ DEDİ
◊ Klipte yönetmen Alişan Günay Yıldırım’la çalıştınız. Klipte vermek istediğiniz ana duygu neydi?
- Görsel dili çok güçlü bir yönetmendir. Klipte vermek istediğimiz duygu; yalın ama etkileyici bir atmosfer yaratmaktı. Görüntülerle şarkının sözel dünyasını desteklemek ve izleyiciye sade ama derin bir sinematografi sunmak istedik. Ayrıca şu anda global olarak teknolojinin geldiği noktada yapay zekâ büyük önem taşıdığı için yönetmenim klibimize yapay zekâ destekli görseller de ekledi. Bu, gerçekten görsel anlatı adına klibimize renk kattı.
◊ Dinleyicilerinizden gelen tepkiler nasıl? En çok hangi cümle sizi etkiledi?
- Gelen tepkiler çok güçlü ve samimi. En çok etkileyen yorumlardan biri, “Bu şarkı sadece kulağıma değil, hayatıma dokundu” cümlesiydi. Bu ifade, bir sanatçının en çok duymak istediği cümledir. Çünkü o zaman müzik sadece dinlenmez, yaşanır.
◊ “Yılana Sarılıyorum”u dinleyen birinin ne hissedip düşünmesini istersiniz?
- Kendi hayatıyla bir bağ kurmasını isterim. Herkes farklı yaşar, farklı hisseder ama müzik ortak bir dil olabilir. Düşünmeden değil, hissederek dinlenmesini isterim. İçinden geçenleri bir süreliğine şarkıyla paylaşsın yeter.
SÜRPRİZLER YOLDA
◊ Yeni projeleriniz var mı?
- Yeni projelerim var ve çok heyecanlıyım. Elbette duygusal yoğunluk benim imzam gibi ama farklı tarzlarda da üretmeyi seviyorum. Şu anda global müzik trendlerini yakından takip ederek farklı iş birlikleri üzerinde çalışıyorum. Sürprizlerle dolu bir dönem başlıyor diyebilirim.
