Güncelleme Tarihi:

2 yıl aradan sonra “Durur Bütün Dünya” ile dönüş yaptınız. Bu 2 yıllık sessizlik nasıl bir süreçti?
- Benim için bu bir sessizlik süreci değildi. Yazmaya, biriktirmeye devam ediyordum. Bazen geri çekilmeyi seviyorum. Bizi sürekli yeni “içerik” üretmeye zorlayan düzen beni biraz yorabiliyor. Daha bir şarkıyı tam anlatamamışken, bir yenisi bekleniyor. Ben rafine şeyler yapmaya çalışıyorum ve içime ne zaman sinerse o zaman paylaşıyorum.
Şarkının söz ve müziği size ait. Nasıl bir ruh hali ile yazdınız?
- Ben aklımla hep savaştayım zaten. Bundan çok da şikâyetçi sayılmam. İnsanın içindeki çelişkiler ve iniş çıkışlar bence kıymetli. Her zaman cevaplayamadığımız sorularımız, yarım kalan hislerimiz, aşamadığımız korkularımız var. Tüm bunlar beni müzikal olarak da besliyor. Bazen kendimi gerçekten akışa bırakmaya ihtiyaç duyuyorum. O anlardan biri de bu şarkının çıkış noktası oldu.
Şarkının düzenlemesinde Gürsel Çelik, Ahmet Kalabay ve Derin Bayhan’la çalıştınız. Bu üçlü nasıl bir araya geldi?
- Şarkıyı yazarken, sound konusunda kafamızda şekillenen fikirler vardı. Ortaya bir iskelet çıkardık. Sonra sevgili arkadaşlarım tecrübeleri, müzikal fikirleri ve yetenekleriyle şarkıyı bambaşka bir yere taşıdılar. Herkes kendi bakış açısıyla şahane dokunuşlar yaptı şarkıya. Kolektif çalışma kafasını çok seviyorum.
HERKES BAŞKASI GİBİ GÖRÜNMEK İSTİYOR
Emre Cinemre yönetmenliğinde çekilen klipte plastik bir bebeğe dönüştüğünüzü görüyoruz. Günümüzün tek tipleşen güzellik standartlarına ve “plastikleşen” dünyasına dair bu görsel eleştiri fikri nasıl doğdu?
- Herkesin güzel ve kusursuz görünmeye çalıştığı bir çağdayız. “Görünmeye” diyorum; çünkü görünmek, olmaktan daha önemli sanırım. Kimsenin kendisi olmaktan mutlu olmadığı, başkası gibi görünmek istediği, kusurlarından utandığı akıl almaz bir zamanda yaşıyoruz.Özellikle sosyal medyada, insanların dış görünüşleri kadar fikirleri de plastikleşmeye ve aynılaşmaya başladı. Dikkatimi çeken bu tek tipleşme de beni bununla ilgili bir görsel çekmeye itti. Dollcore estetiğinden ilham alarak, hikâyemizin anlatıcısını, yani beni, plastik bir bebeğe dönüştürdük.
Sosyal medyanın yarattığı kusursuzluk baskısı ve yapay güzellik algısına bu kliple tam olarak nasıl bir itiraz sunuyorsunuz?
- Klipte, kendinden ve hayatından pek de memnun olmayan bir kızın, kafasındaki mükemmellik imajını temsil eden bir bebeğe dönüşmesini izliyoruz. Yapay bir güzellik algısının içinde boğulmuş durumdayız. “Kusur”un hem sanatta hem hayatta ne kadar eşsiz bir şey olduğunu göremiyoruz. Dilerim bu kalıplar ve klişeler yıkılır ve genç nesil kendi doğallığını kucaklayarak, bu tek tip dünyanın dışında da bir dünya olduğunu keşfeder.
Dünyanın bu kadar hızlı, kaotik ve akışkan olduğu bir çağda sizin için gerçekten “dünyayı durduran” duygu veya an nedir?
- Şarkı yazarken, bisiklete binerken, doğadayken ve tabii âşıkken...
“Durur Bütün Dünya” bir yandan yüksek enerjili bir pop şarkısıyken diğer yandan içsel bir hesaplaşma barındırıyor. Bu zıtlıkların uyumu dinleyiciye nasıl geçiyor sizce?
- Tempolu şarkıların içinde esen melankolik hava beni cezbetmiştir. Hafif bir hüzün ve aşk illaki olsun isterim. Dinleyicimin de bunu sevdiğini düşünüyorum.
Bu şarkıyı dinleyenin hangi duyguyla kalmasını istersiniz?
- Kendini her şeyi yapabilecek kadar cesur ve âşık hissetmesini isterim.
ŞARKICI-BESTECİ ÇİZGİSİNDE DURMAKTAN MUTLUYUM
Yıllardır hem dizi müziklerinizle hem de hit şarkılarınızla popüler müzik sahnesindesiniz. Günümüz pop müziğinin geldiği yeri ve dijital tüketim hızını düşünürsek, Aslı Demirer kendi müziğini nerede konumlandırıyor?
- Hem çıkardığım albüm ve single’ları, hem yaptığım dizilerin jenerik şarkılarını ve soundtrack’lerini düşünecek olursak, 2014 yılından beri aralıksız üretmiş ve yayınlamış bir müzisyenim. Şimdilerde biraz daha aralıklı şarkı yayınlıyorum belki. Dinleyicimden ve yakın çevremden gelen “Daha sık yapmalısın!” sözlerine de kulağımı tıkıyor değilim ve fakat kendimi dijital tüketimin sıcak kollarına bırakmak konusunda bir direncim var sanırım. Ama dirençler de kırılmak içindir... Şarkılarını kendi yazıp söyleyen bir sanatçı olarak, popun köklü şarkıcı-besteci geleneğinde konumlanmaktan ve bu çizgide durmaktan mutluyum.
YENİ VE FARKLI ŞEYLER DENEMEK İSTİYORUM
Klipteki o sınırları zorlayan konseptten sonra Aslı Demirer stilinde ve görsel dünyasında daha cesur bir döneme mi giriyor?
- Öyle denebilir. Yeni ve farklı şeyler denemek istediğim bir dönem yaşıyorum. Böyle bir iştahım da var.
Bu single bir albümün veya EP’nin ilk habercisi mi?
- Elbette çok kıymetli bir şey albüm. Ve bir gün 10-11 şarkılık bir albümüm olsun çok isterim. Ancak şu an için planlarımda yok. Yine tekli ya da EP’lerle gitmeyi düşünüyorum. Aklımda başka sürprizler de var.
