Stand-up performansı olan sinema tutkunu bir soytarıyım

Güncelleme Tarihi:

Stand-up performansı olan sinema tutkunu bir soytarıyım
OluÅŸturulma Tarihi: Haziran 20, 2004 00:00

Son günlerin yükselen deÄŸeri o. Stand-up ÅŸovları, Neredesin Firuze filmindeki ÅŸarkıları, Avrupa Yakası dizisindeki performansı ve en son Vestel reklamındaki rolüyle çok konuÅŸulan isim. Hatta çoÄŸu kiÅŸiye göre Cem Yılmaz’dan sonra artık yeni yıldız.Ama ne hikmetse hakkında bu kadar konuÅŸulduÄŸu bir dönemde ortadan kayboldu. Öğrendik ki, teknesine atlayıp Bozcaada’ya kaçmış, kimseyle de görüşmüyormuÅŸ. Kaçan tavÅŸanları yakalamayı görev bildiÄŸimiz için bir gece yarısı üçte Bozcaada’ya doÄŸru yola çıktık. Sabah 10.30’da limana demirlemiÅŸ teknesi Küçük Orfoz’daydık. Önce denizdeki yalnız adam Ata Demirer’in kendi elleriyle hazırladığı kahvaltıya ortak olduk. Sonra röportaja baÅŸladık. Cem Yılmaz’ın ‘Vestel reklamını benim filmim Gora’dan çalmış’ diyerek attığı laflardan, mizah anlayışına kadar her ÅŸeyi konuÅŸtuk. Olay teknede geçtiÄŸi için, kendini zaman zaman Kayahan zannetti. ‘Kızıl siyah lapinler, orfozdur bu dediÄŸin’ diye ÅŸarkılar söyledi. Zaman zaman ciddileÅŸip ‘Kendi türümde rakibim yok. Artık bu özerkliÄŸimin tadına varmak istiyorum’ diye konuÅŸtu. Ne dediyse dinledik. Çünkü ÅŸu sıralar konuÅŸma sırası Ata Demirer’de.Vestel reklamlarında oynadıktan sonra hiç röportaj vermediniz? Marka konuÅŸma yasağı mı koydu? - Hayır öyle bir durum yok. Markaya zarar vermedikten sonra oyunculuÄŸumla ilgili her yerde her ÅŸekilde konuÅŸabilirim. Reklamın yayın tarihi 20 Mayıs falandı. Bir hafta sonra tatile çıktım. Aslında konuÅŸulacak pek bir ÅŸey de yok. Aynası iÅŸtir kiÅŸinin. Reklam kendinden yeteri kadar konuÅŸturdu.Veysel olmayı neden kabul ettiniz? - Ben profesyonelim. Ä°stediÄŸim reklamda oynarım. Sinan Çetin’in çekmesi çok önemliydi. Çünkü o komediyi bilen biri. Kendi yorumunu katıyor, doÄŸaçlamaya izin veriyor. Ben Kekstra reklamlarında onu yaÅŸayamamıştım. Bana ait olmayan bir senaryoyu oynamak zorunda kaldım ve baÅŸarısız oldum. Vestel’in senaryosu bana ait deÄŸil ama birtakım doÄŸaçlama esprilerimi montajla senaryoya dahil etmiÅŸler. Böyle olacağını da tahmin ediyordum.Bu reklam içinize sindi mi?- Ä°lk bölüm bir girizgahtı. Hikaye yeni baÅŸlıyordu. Orada komiÄŸi aramamak lazım. Bulamazsın zaten. Çünkü orada bir adam 2004 yılından 2054 yılına zamanda yolculuk yapıyor, uzayda yolculuk deÄŸil. Bu noktanın üzerine özellikle basıyorum. Büyük harfle yazın lütfen. ZAMANDA YOLCULUK, UZAYDA DEĞİL. Ä°kinci reklamda komik baÅŸladı. ‘Gol mü oldu’ falan esprileri var. Onlar hep doÄŸaçlama. Sanırım üçüncü filmden sonra yırtılacak daha da ileriye gidecek.Sizce baÅŸarılı oldunuz mu? - Bu iÅŸi yazıp çizip reklamı eleÅŸtirenler halktan farklı bir noktada olaya bakıyorlar. Burada hedef kitle onlar deÄŸil hedef kitle halk. Ben Avrupa Yakası’nda 20 bölüm Volkan oldum. Veysel çıkalı kısa bir süre olmasına raÄŸmen sokaktaki insan bana Veysel diye sesleniyor. Olay budur zaten. Demek ki tutmuÅŸ.POLEMÄ°K TARAKLARINDAHİÇ BEZÄ°M YOKCem Yılmaz reklam filmi için Gora’nın taklidi olmuÅŸ dedi. Neden? - Valla Sibel Hanım ben o haberleri duydum. (Kenan Evren sesiyle devam ediyor) Bundan da hicap duydum. Açıkçası ÅŸaşırdım. Uzayda geçmiyor ki, Gora ile ilgisi olsun. Gora’da hikayenin unsurları uzay ve dünya. Bunun da yüz milyon tane örneÄŸi var zaten. Turist Ömer’ler, Dünyayı Kurtaran Adam’lar. 30 yıldır bütün mizah dergilerinde Türkler uzayda çizilir. Ama nedir? Gora’da Cem kendi yorumunu katacak. Çok da güzel komik bir ÅŸey olacak. Bu reklam filminin fikri, Marka Ajans’ın fikir zikir sahibi patronu Hulusi Derici’ye ait. Kaldı ki, biz bir Çelik de yaratmaya çalışmıyoruz. AÅŸağı attığımız adam ciddi bir casus. Åžirin bir tarafı yok, pis bakıyor, direkt bir robot. Esas komik olan taksici Veysel. Ben o karakteri Avrupa yakasına yapmıştım. Ä°smi Ayhan’dı. O benim çocuÄŸum gibiydi, istediler verdim. Polemik yaratılmak isteniyor. O taraklarda hiç bezim yok.Cem Yılmaz meÅŸhur olduÄŸunda siz ne yapıyordunuz? - Ben ondan dört yıl geride, 98 Åžubat’ta baÅŸladım. Ben baÅŸladığımda Cem açık havalarda oynayan profesyonel bir adamdı. Biletleri acayip pahalıya satılıyordu. O bir stardı ve biz çok zor olan bir ÅŸey yaptık. Ä°ÄŸneyle kuyu kazarak, farklı mizah anlayışımızın olduÄŸunu anlatmaya çalışarak bugünlere geldik. YavaÅŸ ilerledik. Benim çıkmaya çalıştığım dönemlerde çok fazla stand-up denemesi oldu. Zamanla farklı yönlerinizi keÅŸfediyorsunuz. Mesela ben karakter komedisinde bayağı baÅŸarılı bir adammışım. Neredesin Firuze’de bir Hamit Hayram yaptım, çok beÄŸenildi. Volkan da, Veysel de öyle. Buna devam etmek istiyorum. Farklı farklı filmlerde farklı farklı karakterler oynamak, yaratmak istiyorum. Çünkü iki üç aylığına baÅŸka bir insan olmak çok zevkli bir ÅŸey. Åžizofrenik bir tadı var. Kendinden uzaklaÅŸmak çok eÄŸlenceli. Ciddi bir terapi. Ben kendimi stand-up komedyeni olarak görmüyorum zaten. Ben stand-up performansı da olan sinema tutkunu bir soytarıyım.‘Cem Yılmaz böyle oltalara gelmezdi. Neden Veysel Gora’ya benziyor diye laflar etti ki?’ diye üç beÅŸ kiÅŸiye sordum, şöyle cevaplar aldım: Biri ‘Cem Yılmaz, Ata Demirer’i rakip olarak görmeye baÅŸladı’ dedi, öteki ‘Çünkü dergiler Cem Yılmaz out, Ata Demirer in diye haberler yapıyor’ dedi, beriki ‘Adam kendine farklı farklı tipler bulup kendini yeniliyor, oysa ki Cem Yılmaz hep aynı’ dedi.- Yok ya, var mı o dergilerden sizde.Var gönderirim. Kısaca yeni yükselen deÄŸerimiz Ata Demirer olduÄŸu için Cem Yılmaz’ın paniÄŸe kapıldığını düşünenler var.- Cem benim için iyi bir örnek. Mizahı iyi biliyor. Karikatür mizahında çok baÅŸarılı. Ben sahnedeki rahatlığını örnek alıyorum. Onun rahatlığını kibarlıkla birleÅŸtirerek uyguluyorum. Ama oyuncu olarak Cem’in beni heyecanlandırdığını söyleyemem. Ben baÅŸka damarlara ulaÅŸmaya çalışıyorum. Bu damarı Peter Selers’da, Münir Özkul’da, Haluk Bilginer’de, Åžener Åžen’de, UÄŸur Yücel’de görebilirsin. Ben karakter oyuncusu olmak istiyorum. Beni sürekli yönetmenler arasın istiyorum. Popüler stand-up’la çok fazla iÅŸim yok.BÃœLENT ERSOY YAP DENÄ°NCEYAPMAM DÄ°YEMÄ°YORSUN KÄ°Peki bugün geldiÄŸiniz noktadan memnun musunuz? Kendinizi anlatmayı baÅŸardınız mı?- Anlattığıma inanıyorum. Daha da iyi anlatacağım. Çünkü televizyon acayip tuzak bir alet. Hülya AvÅŸar sana canlı yayında ‘Hadi bize bir Bülent Ersoy yap’ deyince ‘Hayır’ diyemiyorsun. Ayıptır, denmez. O bir ÅŸov programı. BaÅŸka bir programa gidiyorum. Bu sefer oradaki Fatih Terim istiyor. Bunlar benim renklerim, süslerim. Ben bunları yapabilirim ama benim asıl iÅŸim bu deÄŸil. Benim 110 dakikalık oyunumda bunlar 12 dakika tutuyor. Geri kalan 90 dakika ben baÅŸka ÅŸeyler anlatıyorum. Ve beni o 90 dakika var ediyor. Bu sene bir tek Okan’a ve Beyaz’a gittim. Ä°kisine de abi ne olur taklit olayına girmeyelim dedim. Girmediler ve çok eÄŸlendik.Ata Demirer, popüler kültür çocuÄŸu Volkan’a ne kadar benziyor? - Benim yaÅŸam sitilim Volkan’a benzemiyor. Ama Volkan kadınları seven açgözlü bir adam. Kadınlara ve yiyeceklere olan düşkünlüğü bana benziyor. Onun için bir kadınla birlikte olmak sütlaç yemek gibi bir ÅŸey. Ä°ÅŸtahlı tarafımız benziyor. Ben güzellik estetik severim. Bu yemek içmek konularında da kendini gösterir. Bu götü göbeÄŸi nasıl yaptığımız malum. En büyük zevkim akÅŸamları burada balık yapmak. Çiroz, ahtapot.RAKI BALIK ÃœZERÄ°NE28 BÄ°RA İÇTİĞİM DOÄžRUYazın 10 kilo vereceÄŸim demiÅŸtiniz. Ne durumdasınız? - Biraz verdik. Sonbaharda diyetisyene gideceÄŸim. Karakterlere zarar vermeyecek bir oranda zayıflayacağım. Mesela Volkan’a ÅŸimdi 20 kilo verdirilmez. Bütün ÅŸirinliÄŸi kaybolur.ÅžiÅŸman olmak sizin için bir avantaj mı?- Benim yaptığım tiplemeler için avantaj. Onlar bu kiloyla ortaya çıktılar. Bu fizikle jön çıkaramam. Zayıflarsam da ona göre ÅŸeyler yaparım. Ama komedyen dediÄŸinde kilo iyi durur. Sopa gibi bir adam çok komik olamaz.Rakı-balık üzerine 28 bira içtiÄŸiniz doÄŸru mu? - DoÄŸrudur efendim. Alkole karşı bir hassasiyetimiz mevcut. Seviyorum. İçkiyi müzikle birlikte içerim. Mesala caz dinlerken bana Jack getirin bir ÅŸiÅŸe içerim. Meyhanedeyken, sohbet iyiyse içtiÄŸim rakının haddi hesabı olmaz. Güzel adamım iÅŸte. Takılıyorum kafama göre!Sahnede olmak o kadar muhteÅŸem bir duygu ki; gösteri sırasında yeni bir espri bulursan ve seyirci de o espriyi onaylarsa, onu seyirciyle birlikte köpürtmek bir kadınla seviÅŸmek gibi...Yeni nesle hizmet olsun diye sırf, Türk sanat müziÄŸi eserlerinden oluÅŸan bir albüm yapacağım. Meyhane muhabbeti sırasında kaydedilecek. Kadeh sesleriyle, hatalarıyla...Börek yapar gibi çocuk yapılmazÄ°kili iliÅŸkilerde giriÅŸken misiniz? - Gireriz. Bak mesela sana çalışayım ÅŸimdi. Masal kızlarına benziyorsun Sibel. Ne güzel çillerin var.TeÅŸekkürler de ‘İki yıllık uzun bir iliÅŸkim var’ diyorsunuz. Biz niye hiç görmedik? - Ne gerek var? HoÅŸ bir ÅŸey deÄŸil. Özel hayatım bana kalsın. Åžu an Ä°stanbul’da. Ama bütün Adalılar biliyor onu.Çocuk istiyor musunuz, diye sorulduÄŸunda, ‘Şimdi doÄŸurmayacağım’ demiÅŸsiniz.- Ne? Kafa yapmışımdır. Evet efendim doÄŸurmayacağım basenlerim zaten geniÅŸ daha fazla çatlamasını istemiyorum. Sonra git Ä°ngiltere’ye onları toplat falan uÄŸraÅŸamam.Dalga geçmeyin lütfen. ÇocuÄŸunuza karşı duyduÄŸunuz sorumluluk duygusundan ötürü böyle dediÄŸinizi biliyorumÖ Bu konuyu bu kadar ciddiye almanızın nedeni nedir? - Bu benim yaÅŸadıklarımla ilgili bir ÅŸey. Ben sorunlu bir ailede büyüdüm. Annem babam ayrı benim. Zamansız evliliklerin nelere yol açtığını yakından gördüm. Çocuk sahibi olmak çok ciddi bir karar. Börek yapmaya karar verir gibi çocuk yapılmaz.SOKAKTAN ESPRÄ° BULAMIYORUM BENÄ° GÖRÃœNCE ARTIK KAÇIYORLARBu güne kadar 774 kere oyun oynadım. Bu sene ayda 20 gün oynadım. Her oyuna bin kiÅŸi geldi. Oyunda ufak deÄŸiÅŸiklikler yapıp, yenilemeye çalışıyorum. Teknede televizyon var. AkÅŸamları televizyonu açıp, espri arıyorum. Çünkü eskisi gibi sokaktaki insandan espri bulmam çok zorlaÅŸtı, artık beni görünce herkes kaçıyor. Akya sürüsüne köpekbalığı dalmış gibi oluyor. Bir de şöyle bir rahatsızlığım var. 5 senedir aynı gösteriyi yapıyorsun, diyorlar. Abi gelmeyin o zaman! Ben bu gösteriyi önümüzdeki mayıs ayının sonuna kadar oynayacağım. Bu konuda anlaÅŸalım. Lütfü Kırdar’da bir final gösterisi yapıp tüm gelirini de bir hayır kurumuna bağışlayacağım. Sonrası için tekrar içimden gelirse bir tane daha yazarım.Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!