GeriKelebek Size baba diyebilir miyim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Size baba diyebilir miyim

Size baba diyebilir miyim
refid:18319429 ilişkili resim dosyası

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Mehmet Füzün, birkaç gün önce eşi Dr. Ferda Ulviye Hoşgörler Füzün’den boşandı. Mahkemeye sunduğu boşanma gerekçesi, eşinin ortak karar olmadan, gizlice hamile kalmasıydı. Dava sürerken doğan oğlu Can, annesinin yanında ve babasından her ay bin lira nafaka alarak büyüyecek.

Bu durum, Rektör Füzün’le sınırlı değil. Bursalı hayranıyla girdiği bir gecelik ilişki de Şarkıcı Emrah’a ‘babalığa’ mal olmuştu. Adli Tıp raporuna rağmen yıllarca çocuğunu reddeden Emrah, oğlu ancak boyuna yetişince onunla görüşmeye başladı. Eski manken Deniz Akkaya da evli sevgilisi Efe Önbilgin’in rızası olmadan kızı Ayşe’yi dünyaya getirmekte beis görmemişti... Bu örnekler, tarafların ünlü ve mevki makam sahibi olmaları nedeniyle basına yansıyanlar. Bir de kendi halindeki hayatlarda ortaya çıkanlar var ki, sayısını bilmek imkansız. Ortak nokta şu: Erkek, baba olmak istemiyor ama kadın mutlaka anne olmak istiyor. Kanunlar, adeta bir emrivakiyle baba olan erkeğin değil, anne ve çocuğun yanında. Evlilik ya da ilişki bitse de baba, ömür boyu çocuğuna karşı maddi yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda. Rızasız, oldu bittiyle baba olmak, mağduriyet mi? Spermlerine sahip olmak, erkeğin görevi mi? Erkekten habersiz hamile kalması, kadını sperm hırsızı yapar mı? Sorduk, işte cevapları...

AV. CANAN ARIN
Erkek edebiyat yapıyor

40 yıldır avukatlık yapıyorum. Benim bildiğim Medeni Kanun’da, böyle bir boşanma sebebi yok. Kadının bedeni üzerinde tam egemen olduğu kanaatindeyim. Nasıl kürtaj yaptırmaya hakkı varsa, doğurmaya da hakkı var. Ancak kadının doğurma isteği taraflar arasında şiddetli ve düzeltilmesi kabil olmayan bir geçimsizliğe yol açmışsa olabilir. Kadın, böyle bir adamla yaşamamayı da tercih etmiş olabilir. Bu durumda kadını haksız ya da yapmaması gerekeni yapmış gibi görmüyorum. Kadın çocuk sahibi olmak istiyorsa ne olacak? Allah aşkına hangi erkek evladına o kadar yükümlülük duyuyor? Onun için bu, işin edebiyatı. Kadın istiyorsa bu çocuk doğacaktır, istemiyorsa doğmayacaktır. Bu kadar basit! Çocuk büyüyüp başarılı bir insan olunca, birden bire baba oldukları akıllarına gelebiliyor erkeklerin. Kadın eğer herhangi bir talepte de bulunmuyorsa, erkeği ilgilendirecek bir şey yok ortalıkta.

HADİ ULUENGİN (HÜRRİYET YAZARI)
Kurban damızlık sıfatıyla diyorum ki

Özellikle 1968 Mayıs’ından sonra Batı’da yeni bir kadın tipi ortaya çıktı. Hayatta başarı kazanıyor ve doktor, avukat, yönetici, gazeteci, artist gibi mesleklerde üst aşamalara ulaşıyorlar. Söz konusu kadınlar ‘sıradan aile’ye mesafeyle bakıyorlar. Çok fazla aptal bulmadıkları, çirkin addetmedikleri, ‘düşük kalite’ saymadıkları erkekle ilişkiye giriyorlar. Buradaki amaç yine iradi biçimde hamile kalmak! Başka bir deyişle söylersek, ifade ağır kaçacak ama doğru, damızlıktan yararlanmak. Eh, baba emrivaki kabullenirse ne âlâ! Hayır kabullenmedi, ne gam! Peki, ya baba? Damızlık konumu, erkek açısından kabul edilir bir şey midir? Söz konusu vukuatların kurbanı olmuş kişiyi böyle bir damızlık sıfatıyla bilhassa vurguluyorum, değildir! Bir erkeğin baba olacağını veya olduğunu öğrendikten sonra, “Madem arzum hilâfına gerçekleşti, beni ilgilendirmiyor” diye işi vurdumduymazlığa vermesi kolay yenilip yutulmuyor. Baba hem anneye hınç besliyor, hem de doğan çocuğa karşı suçluluk kompleksi yaşıyor ki, tekrar kendi hesabıma konuşuyorum, nihayetinde çocuğu bağrına basıyor. Bu takdirde muhtemelen en doğru şey bekâr annenin söz konusu damızlığa hiçbir şey söylememesi ve babanın babalığını bilmemesi olabilir. Peki ya çocuk diyorsanız, soruyu bizzat bekâr annelik tercihini yapan kadınlara sormak gerekiyor.

AYÇA ŞEN (YAZAR)
Rektör Bey anarşist vicdani redci


Adam haklı. Karısı sormadan, karşılıklı düşünüp taşınmadan çocuk yapmış. Adil değil. Ama kadın da haklı. Evlenip imza atılıyorsa, çocuk da vardır bu müessesede, diye düşünmüş olabilir. Adamın radikal kararını haklı buldum ama çiğ davranmış. Kadın çocuk yapmak için 35’inden sonra son dönemece giriyor. O vakti geçirmemesi gerektiğini en baştan söylemiş mi? Ama birdenbire çocuk istemiş de olabilir. Güven varsa ve sevgi üzerine kurulu bir ilişkide erkek korunmak, spermine sahip çıkmak zorunda değil. Hesap kitapla bu iş olmaz. Rektör Bey sorumluluk buhranı geçirmiş, tribe girip ayrılmış. Kadın bu noktada haksız. Rektörün üzerine hayat boyu insani sorumluluk yükledi. Adam vicdani ret yapmış. Anarşist bir tavır olarak algılıyorum. Peki çocuk ne olacak?

ÖZLEM ALBAYRAK (YENİŞAFAK GAZETESİ YAZARI)
Eşinden ayrılası varmış


Evlilik dışı ilişkileri, onaylamıyorum. Erkeği sorumsuzluğa, kadınıysa sosyal olarak dezavantajlı bir statüye iten bu tür ilişkilerin en büyük kaybedenininse çocuk olduğu kesin. Dolayısıyla bu tür ilişkilerde kadının hamile kalmasının erkek partnerin onayıyla söz konusu olup olmaması konusunda yorum bile yapmak istemem. Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü’nün kendisinden habersiz hamile kalan eşini boşamasına gelince, elbette bu, erkek ve kadının kendi istekleri doğrultusunda ve birlikte almaları gereken bir karar. Eskiden, kadının çalışmadığı, evin geçimini erkeğin yüklendiği zamanlarda bu tür kararlar çoğunlukla erkek/koca tarafından alınırdı. Artık ekonomik şartlar neredeyse eşit, dolayısıyla kadın, eşinin onayını beklemeden hamile kalabiliyor. Ama hukuk önünde çocuğun bakım masraflarından, yine de o çocuğu istemeyen baba sorumlu oluyor. Bu da ilginç. Ancak ben, daha önce bu sebeple ayrılan bir evli çift duymamıştım, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü’nün eşinden ayrılası varmış bence.

AV. KEZBAN HATEMİ
Hukuka ve adalete uygun


Kadının hamile kalması erkeğin kesin istememesine ve aralarında anlaşmalarına rağmen meydana gelmişse buna rağmen babalık davası açılabilmekte ve babadan çocuk yararına nafaka istenebilmekte. Ancak bazı ülkelerde bu konuda farklı sonuca varılabilir. Ne var ki çocuk yararı ilkesi gereğince anne bu konuda babayı aldatmış olsa bile yine baba çocuk lehine nafakaya mahkum edilmelidir. Aldatma halinde anneye karşı babanın dava açması ve tazminat istemesi konusunda bizim mahkeme içtihatlarımız ve hukuk tatbikatı gözönünde tutulursa kazanma şansı yoktur. Fakat bu konuda ileride Pozitif Hukuk’ta değişme olabilir. Kanaatimce bugünkü durum hukuka ve somut olay adaletine uygundur.

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

False