GeriKelebek Şifalı Besinler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    43
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Şifalı Besinler

Dünya doğaya dönüyor. Avrupa ve Amerika´da insanlar, bilinçli beslenme sayesinde,

HASTALIKLARA KARŞI SAĞLIKLI BESLENME
KALP HASTALIKLARI:
  • C ve E Vitamini
  • Keten tohumu
  • Magnezyum
  • Kırmızı üzümü kabuk ve çekirdekleriyle beraber, bol biberiye ve akdiken otu ile birlikte tüketin. Kalbi güçlendirmek ve damarları açmakta yararı var. Özellikle biberiye kolesterolü düşürüyor.
  • Kekik suyu kolesterolü düşürür ve dolaşımı canlandırır.

    MANTAR

  • Şarap, sirke, peynir, yoğurt, kabaran hamur, pasta, kek, ekmek ve mayalı gıdaların yanında, beyaz un ve beyaz şeker ve beyaz pirinç tüketiminin artması, toplumda sindirim sisteminde bazı mantar veya maya enfeksiyonlarının daha sık görülmesine neden oldu. Bol miktarda karanfil, zencefil, sarmısak ve bitki çayı vücuttaki bu mayaları atmak için yararlı.

    KOLESTROL:

  • Az kahve tüketin
  • Bol miktarda su için
  • Greyfurdu, lifleri ve posalarıyla birlikte tüketin veya için
  • Doğal B vitamini alın
  • Keten tohumu
  • Sarmısak
  • Biberiye
  • Zencefil
  • Yeşil çay
  • Soya fasulyesi
  • Omega 3 yağları
  • Az tuzlu ve yağsız peynir alıp üzerine zeytinyağı dökebilirsiniz

    ÖDEMLER:

  • Şişliklerde, dolaşımı canlandırıcı ve idrar söktürücü olarak bir tutam kiraz sapı, mısır püskülü, saplarıyla beraber maydanoz, birkaç yaprak melisa, az miktarda da biberiye kaynatılıp sabah-akşam içildiği zaman idrar söktürmede yardımcı olur.

    SİNDİRİM SİSTEMİ SORUNLARI:

  • Rezene ve sinamekiyi birlikte, günde bir fincan için. Sinamekinin tek başına içilmesi yanlış, çünkü gaz ve kolit yapar
  • Keten tohumu
  • Patlıcan tohumu
  • Bamya
  • Bütün yeşil lifli yapraklı sebzeler
  • Bol miktarda sıcak su için
  • Kayısı kompostosu
  • Mürdümeriği kompostosu

    TANSİYON:

  • Tansiyon düşükse, tuz tüketimini arttırın (tuzlu ayran), yüksek tansiyonda ise günde birkaç diş sarmısak tüketmek önemli. Sarmısak, tansiyonu dengeler ve bazı kanser risklerini ortadan kaldırır.

    KANSIZLIK:

  • Kırmızı et (hastanın kolesterolü yoksa)
  • Kuru üzüm, pekmez (şeker hastası değilse)
  • Sakatatlar
  • Çinko (yeşil yapraklı sebzeler ve kuru yemişler)
  • ameliyatlara gerek kalmaksızın yaşlanmayı geciktiriyor ve bazı sağlık sorunlarını kolayca bertaraf ediyorlar. Rafine edilmiş pirinçten, beyazlatılmış şekerden uzak duruyorlar.

    Dünyada, mutfakları eczaneye dönüştürme eğilimine karşılık, Türkiye´de beslenme kültürü giderek bozuluyor: Etin çok az olduğu Osmanlı mutfağının yerini kebap ve fast-food kültürü aldı. Oysa Hipokrat´ın da dediği gibi, sağlıklı bir yaşam sürdürmek için yapılacak tek bir şey var:

    ''Aldığın besin ilacın, aldığın ilacın da besinin olsun...''

    Yediklerimiz ne zaman ilaca dönüşür? Konuyla ilgili sorularımızı Doğal Tıp Derneği Başkanı Dr. Ender Saraç yanıtladı...

    Bitkiler ilaç işlevi görebilir mi?

    Hipokrat´ın da dediği gibi: ''Yediklerimiz ilaçlarımızdır.'' İnsanlar genellikle bir hap aldıkları zaman sağlıklarına kavuşacaklarına inanırlar. Bu, tabii ki doğru ancak hap, bir kere veya belli bir süreliğine kullanılabilecek bir şeydir, oysa yediklerimiz, içtiklerimiz, doğduğumuz andan itibaren, ana enerji kaynağımızdır. Bilinçli beslenirsek, hiçbir müdahaleye gerek kalmadan yaşlanma ve yıpranmayı geciktirebiliriz. Dolayısıyla yiyecek ve içeceklerin ilaç etkisi yarattıklarını da bizzat görürüz.

    Örnek verebilir miyiz?

    Örneğin ödeme karşı magnezyumun etkilerini çoğu kişi bilmez. Erkeklerde cinsel fonksiyonun iyi çalışması için çinkonun yararlı olduğunu da çok az kişi biliyor. Keten tohumu, mükemmel bir Vitamin B12 kaynağı. Kansere karşı koruyucu, bağırsakları çalıştırıcı ve yüksek oranda posa, lif içeriyor.

    Yediklerimiz içinde mutlaka yeşil lifli, yapraklı sebzeleri, lifli, çeperli gıdaları, tahılları daha fazla arttırırken, öbür yandan kırmızı et, sucuk, sosis, salam ve eski, yağlı peynirleri, rafine şekeri azaltmamız lazım. Özellikle çerezler; şişmanlatmayacak kadar yenen badem, ceviz, antepfıstığı, fındık, keşu fıstığı (Hint yerfıstığı) son derece faydalı. Kuru meyveler: Kuru üzüm, kuru incir gibi...

    Doymuş yağlardan, doymamış sıvı yağlara dönüş yapılmalı. Özellikle zeytin ve kanola yağı kalp hastalıklarını önlüyor. Başta yeşil çay olmak üzere bitki çayları çok önemli. Ayrıca hem besin değeri olan hem vücuttaki toksinleri atan biberiye, dereotu, taze nane, zencefil, zerdeçal gibi birtakım baharatı sık tüketmek lazım.

    Özellikle yaz aylarında ayran ve cacık, hem kalsiyum hem de protein kaynağı. Bol dereotlu, salatalıklı ve naneli cacık çok yararlı. Ayranı ise sulu içmek daha yararlı.

    Bitkilerle tedavi nasıl olabilir?

    Sağlıklı bir insan, ufak tefek sorunlarda bitkilere başvurabilir. Ancak çok ciddi bir sağlık sorunu varsa, mutlaka doktorla görüşülmeli ve gerekli tetkikler yapılmalı. Tedaviye ek olarak da doğal yöntemlere başvurmak yararlı olabilir.

    Besinleri bir ilaç gibi kullanarak uzun süre sağlıklı ve formda kalmak mümkün. Ufak tefek hilelerle de istediğinizi yiyebilirsiniz. Örneğin kolesterol hastasıysanız ve peynir yiyemiyorsanız, az tuzlu ve yağsız peynir alıp üzerine zeytinyağı dökebilirsiniz. Bu şekilde kolesterol de yükselmez. Beslenme işi bir sanattır.

    Neden insanlar bitkilerden ve doğal ürünlerden bu kadar uzaklaştı?

    İnsan, teknolojinin tadını keşfetti. Hepimiz şu an adeta bir ''teknoloji görgüsüzüyüz''. Bugün insanlar arabaları için uygun yakıtı kullanıyorlar. Dizel bir arabaya, normal benzin koymuyorlar. Ancak kendilerine yanlış yakıt koyuyorlar. İnsanlar doğanın nimetlerini keşfetmeliler. Bir hastalığın mutlaka doğada çaresi vardır. Eski beslenme tarzımıza dönmeliyiz aslında.

    Eskiden hoşaflar, kompostolar, şerbetler, zeytinyağlı yemekler, baharatlar vardı. Osmanlı mutfağında çok fazla et yoktur. Kebap kültüründen vazgeçmeliyiz artık. Çocuklar için çok üzücü bir gelecek söz konusu. Çocukların önemli bir kısmı, taze sebze-meyve tüketmiyor, birçok sebze meyvenin adını bile bilmiyor. Kanserli, kalp hastalıklı, daha doğrusu toksik bir nesil yetişiyor maalesef.

    BİTKİLERLE İLGİLİ KÜÇÜK HİLELER

    ShifaHome Doğal Ürünler Merkezi Medikal Direktörü Dr. Senai Demirci son iki yüzyılda kimya ve biyokimyadaki ilerlemelerin bitkilerin doğrudan kullanımı gibi köklü geleneği unutturduğunu belirterek sentetik tüketiminin yerleştiğini söyledi.

    Ancak sentetik ilaçların yol açtığı yan etkiler ve ekonomik kaygıların tedavide bitkilerin doğrudan kullanımı konusunu yeniden gündeme getirdiğini hatırlatan Demirci, pek çok araştırma merkezinde, bitkilerin kontrollü araştırma yöntemleriyle denenip tıp dünyasına sunulduğunu anlattı:

    "Bu araştırmalar arasında, kanser, AIDS, hepatit, şeker hastalığı gibi ciddi hastalıklara karşı özellikle etkili olan, bitkilerle ilgili heyecan verici haberler de var. Ancak ülkemizde bitkileri iyi tanıyanlar tıbbı bilmemekte, tıbbı bilenlerse bitkilerin yararlı etkilerine burun kıvırmaktadır. Sorun, hem tıbbı bilen hem de bitkileri çok iyi tanıyan bir uzmandan, yerinde ve yararlı tavsiyeler almakla çözülebilir."

    Dr. Senai Demirci bitkilerin sırlarını da sıraladı:

    Sarmısak: Kan pıhtılaşmasını azaltır. Bazı mide kanserlerini önlediği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmıştır. Zeytinyağlı soğuk yemeklerin içinde doğal haliyle alınabilir, koku etkisi en aza iner ve damak tadınızı rahatsız etmeden almış olursunuz. Tansiyon ve kolesterol düşürücü etkisi kesindir. Ayrıca çok iyi bir antioksidan ve antiseptiktir. Yine de doğrudan ve özel olarak sarmısak almak istiyorsanız, sarmısağı bir cezve içinde sütle kaynatın, daha sonra sütünü dökün, öyle yiyin.

    Sinameki yaprağı: Çok iyi bir müshil. Kabızlık durumunda, kısa bir süre için kullanabilirsiniz. On günden fazla kullanmanız sakıncalıdır, bağırsakları tahriş edebilir.

    Lavanta: Mutfağınızda sürekli bulunsun. Aromatik etkisiyle konsantrasyonu arttırır. Baş ağrınız olduğunda şakaklarınıza parmaklarınızla friksiyon yaparak sürün. Lavanta yağını böcek/sinek ısırıkları için de doğrudan sürebilirsiniz.

    Nane: Çok iyi bir iştah açıcı ve sakinleştirici. Çorbalarınızda mutlaka bulunmalı. Nane yağını baş ağrısı için şakaklarınıza masaj yaparak kullanabilirsiniz.

    Biberiye: Çayını yapabilirsiniz. Saç dökülmelerinde ve baş ağrılarında iyi gelir. Biberiyenin esansını bir yağdanlık üzerinde ısıtarak, aromatik etkisiyle konsantrasyonunuzu arttırabilirsiniz.

    Adaçayı: Taze adaçayı yaprakları, ısırıklar ve sıyrıklar üzerine doğrudan uygulanabilir. Adaçayını kaynatarak değil, kaynar suya daldırarak çay yapın. Adaçayı, aşırı terlemesi olanlara iyi gelir. Menopoza geçiş döneminde estrojen gibi etki ederek menopoz belirtilerini (ateş basması, terleme gibi) hafifletir. Doğum kontrolü uygulayan ve emziren kadınların adaçayı kullanması sakıncalıdır: Gebe kalmayı kolaylaştırır, anne sütünü azaltır. Gebe kalma problemi olan kadınların adaçayını tercih etmeleri gerekir. Adet dönemi öncesi ağrıları olanlar için de adaçayı önerilir.

    Kekik: Öksürük ve üst solunum yolları enfeksiyonları için kekik şurubu hazırlayabilirsiniz. Kekiği kaynamış suyun içine atıp 5-10 dakika bekleyin, balla karıştırın, daha sonra soğumaya alın ve temiz bir şişeye koyun. Üzerini mantar tıpa ile kapatın. Şurup bekleme sırasında fermante olabilir. Yivli kapakla kapamayın.

    Isırgan Otu: Isırgan otu yaprakları, havuç ve soğandan yapacağınız çorbayı düzenli olarak için. Kansızlık için birebirdir. Isırgan kökünü kaynatarak yaşlı erkeklerde prostat büyümesini önleyebilir ya da yavaşlatabilirsiniz.

    Soğan: Soğan suyunu balla karıştırarak soğuk algınlığında kullanabilirsiniz.

    Kuru incir: Kuru incir oldukça etkili bir yumuşatıcıdır. Kronik kabızlıkta güvenle kullanabilirsiniz.

    Ihlamur: Tansiyon hastalarının düzenli olarak ıhlamur çayı içmeleri tavsiye edilir. Hem sakinleştirir hem tansiyonu düşürür. Özellikle sinirsel kaynaklı yüksek tansiyonda tavsiye edilir.

    Maydanoz: Mide rahatsızlıkları için oldukça iyidir. Yaprağı ile birlikte sapını da kullanmalısınız.

    Turp ve bal: Bir turpu oyarak içine bal koyun ve bir süre bekletin. Bal, turpun suyunu çektiğinde öksürük şurubu olarak kullanılabilir. Aynı işlemi soğanla da yapabilirsiniz.

    Üzüm: Üzüm yaprakları, özellikle kızıllaşmış olanları iltihap çözücüdür, antiseptik etkilidir. Üzüm yapraklarının çayıyla ishali ve ağır âdet kanamalarını hafifletebilirsiniz. Üzüm yaprağı çayını soğutarak ağız aftları için gargara olarak kullanabilirsiniz. Üzüm yüksek besin içeriğine sahiptir ve hafif derecede müshil (yumuşatıcı) etkilidir. Sindirim sistemi ve karaciğer hastalıkları sırasında bağışıklık sistemine destek verir. Üzüm, sıvı içeriği insan kanı içeriğine en yakın olan meyvedir. Bol üzümlü bir diyet, toksik arınma kürü olarak işlev görür.

    Karpuz: Yaz ayları için en uygun sıvı kaynağıdır. İdrar akımını da arttırarak, sıvı azlığından ya da aşırı terlemeden oluşabilecek taşları önler.

    Elma: Böbeklerin temizlenmesine, sindirim rahatsızlıklarının kontrol edilmesine yardım eder.

    Kayısı: Kan yapıcıdır. Güzel bir cilt ve saça olumlu etkisi vardır. Kanserin önlenmesinde yardım eden iyi bir karotenoid kaynağıdır.

    Muz: Kalbe ve kas sistemine yararlıdır. Yorgunluğa ve ishale birebirdir.

    Vişne: Mineral ve vitamin deposudur. Koyu renkli vişneler, açık renklilere oranla daha fazla mineral içerir.

    Mandalina: Enfeksiyonlarla savaşmayı kolaylaştırır.

    Kavun: Endişe ve uykusuzluğa iyi gelir. Bağırsak ve cilt kanserine karşı Amerikan Kanser Topluluğu’nca tavsiye edilmiştir..

    Kiraz: Kolesterolü düşürür, özellikle sapları idrar söktürücüdür.

    Armut: Kalp - damar sağlığı, alçak kan basıncı ve fiziksel performansa iyi gelen vitaminleri barındırır.

    Çilek: Sigara dumanının etkilerini azaltır. Sigara içilen bir odadayken gün boyunca ağza iki çilek atılması önerilir.

    Sivribiber: Şişkinliği azaltmada faydalıdır. Saçlara, tırnaklara ve cilde çok iyi gelir.

    Brokoli: Mide ve yemek borusu kanseri tehlikesini azaltır.

    Lahana: Yaşlanmayı önleyici mineral olarak kabul edilen selenyum sağlıklı bir cilt verir, erkeğin cinsel gücünü artırır.

    Havuç: Enerji verir. Karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder.

    BAŞ AĞRISINA KARŞI ELMA İLE KEREVİZ

    Uykusuzluk: Havuç ve kereviz sapının suyunu karıştırın.

    Sakinleştirici: Havuç ve lahana suyunu karıştırın.

    Sindirimi kolaylaştırıcı: Karnabahar, havuç ve maydanoz suyu.

    Yorgunluk: Tek başına havuç ya da elma, kereviz ve maydanozdan herhangi biriyle birlikte sıkılmış meyve suyu.

    Grip: Bir bardak kızılcık suyu ya da elma + kızılcık, elma + üzüm + ananas suyu.

    İktidarsızlık: Lahana, brokoli, kıvırcık yapraklı lahana suyu.

    Sigara dumanı: Kereviz ya da çilek suyu.

    Ezilme, çürüme: Portakal suyundaki bioflavonoid kan damarını ve kılcal damarları güçlendirir. Ezik ve çürükler daha çabuk iyileşir.

    Kabızlık: Patates + havuç + elma + maydanoz suyu iyi bir tercihtir. En çok işe yarayan meyve suyu ise elma + armuttur.

    Ağrıyan kemikler: Havuç, lahana ve maydanoz karışımının suyu.

    Mide asidi: Havuç + salatalık + pancar suyu ya da havuç + lahana + kereviz suyu mideyi yatıştırmaya yardım eder.

    •  Hemoroid: İçinde özellikle patates bulunan içecekler öneriliyor. Patates + havuç + elma + maydanoz suyu ya da patates + elma + armut suyu.

    Boğaz ağrıları: Turp + limon.

    Mide ülseri: Lahana ya da patates suyu.

    Baş ağrısı: Elmayla birlikte karıştırılan kereviz suyu.

    TÜKETİRKEN BUNLARA DİKKAT

    Doğal Tıp Derneği Başkanı Dr. Ender Saraç, sebze ve meyvelerin insan hayatında bir ilaç kadar önemli olduğunu söyledi. Saraç, günde yarım kilo sebze ve meyve tüketilmesi gerektiğini vurgulayarak, dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı: "Besin değerinin kaybolmaması için sebzeler az suyla, buharlı tencere veya toprak güveç kaplarında zeytinyağıyla pişirilmelidir. Havucu rendelemek B ve C vitaminlerinin kaybolmasına yol açar. Ayrıca sebze ve meyveleri vitaminlerinin kaybolmamısı için kalın doğramak gerekir. Meyveler tok karnına değil, aç karnına ya da yemekten 2 - 3 saat sonra tüketilmelidir.
       


     

    False
    Haber Yorumlarını Göster
    Haber Yorumlarını Gizle