GeriKelebek Sıcak bir gençlik hikâyesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sıcak bir gençlik hikâyesi

Sıcak bir gençlik hikâyesi
refid:23681366 ilişkili resim dosyası

Kanal D’nin yeni gençlik dizisi “Güneşi Beklerken”, geçtiğimiz hafta yayınlanan ilk bölümüyle seyirciden tam not aldı. Bu akşam ikinci bölümüyle ekrana gelecek diziyi genç oyuncularıyla konuştuk.

Hande Doğandemir (Zeynep Yılmaz)
 
Bu kızın kimseye eyvallahı yok!

Dizideki karakterinizden biraz bahseder misiniz? 
- Zeynep küçük bir kasabada annesiyle kendine bir dünya kurmuş, babasız büyüyen bir çocuk. Annesiyle zor bir hayatın üstesinden gelmişler, o yüzden arkadaş gibi birlikte büyümüşler. Çok tatlı ve keyifli bir ilişkileri var. Annesi, Zeynep’i de kendi gibi inatçı ve dikbaşlı yetiştirmiş, o yüzden Zeynep’in hiçbir şeyden ve hiç kimseden korkusu yok. Annesiyle ilişkisinin yanı sıra hayalindeki babasıyla da bir ilişkisi var. Zor durumda kaldığında çaresiz ya da yalnız hissettiğinde babasının hayali yardımına koşuyor ve her şeyini onunla paylaşıyor. Zeynep cesur, kararlı ve inatçı ama çok eğlenceli bir karakter. Duygusallığını hep kendiyle baş başa kaldığı anlara saklıyor. O yüzden ben oynarken çok eğleniyorum ve çok gülüyorum Zeynep’e.

Karakterin size benzeyen yanları var mı?
- Aslında pek ortak noktamız yok. Ben Zeynep kadar duygularımı saklamayı beceremem. Ne hissediyorsam onu hemen belli ederim. Ayrıca Zeynep bazı durumlarda çok net, ne düşünüyorsa anında söyleyebiliyor. Bense kimseyi kırmamak adına bazı şeyleri içime atıyorum.

Dikbaşlılığı yüzünden başına neler gelmiş bugüne kadar?
- Cesareti ve dikbaşlılığı, bugüne kadar ona bir kalkan olmuş, dünyayla arasına bir duvar örmüş ama bu, yaşadığı küçük dünyada geçerliymiş. İstanbul’a gelip bir yandan buradaki karmaşaya ayak uydurmaya çalışırken bir yandan da Kerem gibi kendine zıt ve baskın bir karakterle karşılaşınca daha ilk günden bir sürü dert alıyor başına. Bundan sonra Kerem onun başının belası ve o güçlü duvarları ne kadar dayanır bilemiyorum...

KEREM, ZEYNEP’İN KİMYASINI BOZABİLİR

Kerem’le nasıl bir ilişkisi var Zeynep’in?
- Zeynep, daha okulun ilk gününde okulda krallığını ilan etmiş Kerem’e savaş açıyor. Çünkü Zeynep, asla haksızlığa gelemiyor. Ama Kerem de üstünlük kurmayı seviyor. Zeynep, başına ne gelirse gelsin Kerem’in üstünlüğünü kabul etmeyecek, Kerem de ilk defa birinin kendine karşı gelmesini kabullenemeyerek daha da hırçınlaşacak. Sürekli birbirlerini alt etmeye çalışacaklar. Ama birbirlerini tanımaya başladıklarında ve aralarındaki bu farklılık dikkatlerini çekip başka şekilde anlamlandıklarında, bu ilişki tatlı bir çekişmeye dönüşebilir.

Zeynep’in hayatını nasıl etkiliyor bu ilişki?
- Zeynep kendini bir anda daha önce hiç görmediği bir dünyanın içinde buluyor. Ve karşısına daha önce hiç görmediği kadar saygısız, bencil ve kötü bir adam çıkıyor ama bir yandan da çekici biri. Zeynep’in savaşçı ruhu bu durumla başa çıkmasını kolaylaştırıyor aslında. Sadece annesiyle olan ilişkisinde ufak yalanlar giriyor hayatına gençliğin verdiği heyecanla. Daha önce hiç yaşamadığı duygularla karşılaşıyor çünkü. Kimyası bozulabilir, bazen kontrolü kaybedebilir ama Zeynep gerçekten çok güçlü bir karakter, hiç eyvallahı yok. O yüzden kolay kolay yenilmeyecek.

Bu projeyi kabul etmenizi sağlayan etkenler nelerdi?
- En önemli etken, senaryo ve Zeynep karakteriydi. Çok uzun zamandır böyle sıcak ve gerçek bir gençlik hikâyesi izleyemiyoruz. “Güneşi Beklerken”in bu boşluğu dolduracağına inanıyorum. Hikâye, karakterler arası ilişkiler, diyaloglar hepsi bana çok samimi ve keyifli geldi. Özellikle Zeynep gibi bir karakteri oynamayı çok istedim. Zeynep’in annesiyle, Kerem’le olan ilişkisi ve kendine kurmuş olduğu dünya bu projenin en çekici noktaları benim için. “Güneşi Beklerken” klasik bir lise dizisi değil, her karakterin bir derinliği ve ‘neden’leri var. Gençlerin dünyasının yanı sıra aileleri arasında da merak uyandıran bir ilişki var. Hem bizi gülümseten hem de zaman zaman duygulandıracak bir hikâye ve ben hikâyenin bu derinliğini seviyorum.

Kerem Bursin (Kerem Sayer)

Harika bir maceraya adım attık

Siz yurtdışından geldiniz, Türkiye’ye temelli mi yerleştiniz? Artık burada mısınız?
- Yerleştim denebilir. Türkiye’yi sadece yaz tatillerimde tanıdım, şimdi buranın bir parçası olmak çok güzel bir tecrübe. Şu an burada olmaktan mutluyum. Ama hayatım değişik ülkelerde geçti. Üç senede bir ülke veya şehir değiştirdim. Kim bilir, belki birkaç sene sonra Yeni Zelanda’ya yerleşirim. Ama şöyle bir gerçek var o da işime çok düşkünüm ve “Güneşi Beklerken” ekibiyle birlikte harika bir maceraya adım attığımıza inanıyorum.

Bu şehir sizi, oyunculuğunuzu nasıl etkiliyor?
- Böyle ilham veren bir şehirde yaşamak sanatçının ruhunu besliyor. Dolayısıyla benim kişiliğime ve oyunculuğuma çok büyük katkı sağladığını hissediyorum. İstanbul benim için çok özel bir şehir.

Dizideki karakterinizden de biraz bahseder misiniz?
- Dışarıdan bakınca ne kadar yüzeysel gözükse de içeriden o kadar derin bir karakter Kerem...

Hayatına Zeynep girdikten sonra Kerem’de ne gibi değişiklikler oluyor?
- Yavaş yavaş maskesini çıkarıyor. Gerçekte nasıl bir yüzü varmış, artık onu hep birlikte göreceğiz.

Sette zaman nasıl geçiyor? Birbirinize alışabildiniz mi?
- Kısa sürede inanılmaz bir aile olduk. Birbirimizi tanıdıkça çok daha güçlü bir aile oluyoruz. Bunu hissetmek ve yaşamak çok güzel. Daha iyisini yapmak adına inanılmaz bir motivasyon oluşturuyor aynı zamanda.

Genç bir oyuncu olarak kendi performansınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Tecrübeye, öğrenmeye, yaşamaya çok açım ve bundan dolayı kendi performansıma ister istemez “yetersiz” derim. Bitmeyen basamaklar var önümde ve bu heyecan verici bir şey.

İsmail Ege Şaşmaz (Barış Erdoğan)

Zeynep’in gizli kahramanı

Dizideki karakterinizi biraz anlatır mısınız?
- Barış, anne ve babası o daha küçükken bir trafik kazasında öldüğü için anneannesi tarafından büyütülmüş, kendi halinde ve sakin bir çocuk. Kitaplara ve şiire ilgisi oldukça fazla. Basketbola karşı, yeteneği pek olmamasına rağmen çok ilgisi var. Hatta basketboldan burs alıp hayatını kurtarmaya çalışıyor. Barış, Melis’e deli gibi aşık ama aşkı karşılıksız. Onunla konuşmaya bile utanıyor.
 
Barış’ın Zeynep’e olan yakınlığı, en yakın arkadaşı Kerem’le aralarının açılmasına mı neden oluyor?
- Barış’la Kerem, arkadaştan öte kardeş gibiler. Barış belki de sözleriyle Kerem’i en fazla etkileyebilen kişi. O nedenle aralarının açılması söz konusu değil. Barış’ın da zaten Zeynep’e olan yakınlığı duygusal bir yakınlıktan çok koruyup kollama isteği üzerine gelişen bir arkadaşlık. Hatta gizli kurtarıcı da diyebiliriz ona. Ve bunu da Kerem’e çok fazla hissettirmeden yapıyor. Barış, adından da belli olduğu gibi barıştan yana. Kerem’le Zeynep’in arasını düzeltmeye, ateşkes yapmalarını sağlamaya çalışıyor.

Siz gerçek hayatta böyle bir durumda ne hisseder, ne yapardınız?
- Ben daima daha iyisi olmak için çalışan biriyim o yüzden gerçek hayatta böyle bir durumda kalsam ben de Barış’ın yaptığı gibi hayata tutunmaya ve her zaman daha iyi olmaya çalışırdım.

Bu diziden önce hangi projelerde yer almıştınız?
- İstanbul’a geldikten sonra bazı markaların reklamlarında oynadım. Bu dizinin çalışmalarına başlamadan önce de Mimar Sinan’da okuyan bir arkadaşımın kısa filminde yer aldım. “Güneşi Beklerken” benim televizyondaki ilk profesyonel işim, o yüzden çok heyecanlıyım.

Diziyi kabul etmenizdeki sebep neydi?
- Öncelikle dizinin senaryosunu okuduğumda hikâye çok keyifli geldi. Barış bazı özellikleriyle bana benziyordu ve bu da ilgimi çekti. Onun dışında ilk profesyonel işimde yönetmenin Altan Hoca oluşu ve Kanal D ailesinin bir ferdi olma hissi çok özel ve heyecan vericiydi benim için. Oyuncu kadromuzdan ve tüm set ekibimizden şu ana kadar birçok şey öğrendim, öğrenmeye de devam edeceğimi biliyorum. Burası benim için bir okul gibi. Açıkçası bu diziyi kabul ederek hayallerime bir adım daha yaklaşıyorum.
 
Yağmur Tanrısevsin (Melis Güzel)

Dizideki karakterinizi biraz anlatır mısınız?
- Melis kendine güvenen, bakımlı, fiziğine dikkat eden ve güzelliğinin farkında olan bir kız. Ailesinin tek çocuğu olduğu için bugüne kadar ne isterse yapılmış. Ünlü bir aileye sahip olmasından çok memnun, ileride kendisi de öyle bir hayat kurmak istiyor. Annesinin mankenlik ve oyunculuk geçmişi var, biraz da ona imreniyor.

Melis, Kerem’e aşık. Kerem’in Zeynep’e olan ilgisi karşısında nasıl bir tutum sergileyecek?
- Kerem, Melis’in ilk ve tek aşkı. Kerem’in yanındayken kendini ait olduğu yerde hissediyor. Hayalini kurduğu gelecekte Kerem’i görüyor aslında. Kerem’e karşı eksik olabileceği hiçbir yönü olmadığını düşünürken bir anda Zeynep çıkıyor ortaya. Tabıi bu olay, kaybetme korkusu, hırs ve kıskançlığa dönüşüyor.

Kerem’i elde etmek için neler yapıyor Melis?
- Kerem onun tek vazgeçilmezi, onun için yapamayacağı hiçbir şey yok. Melis’in Kerem’i elde etmek için neleri göze alabileceğini ilerleyen bölümlerde göreceğiz, ben de merakla bekliyorum.

Senaryoyu ilk okuduğunuzda neler hissettiniz? Sizi cezbeden ne oldu?
- Senaryoyu heyecanlı hale getiren, küçük ayrıntıların ne kadar önem taşıdığıdır aslında. Beni de bunlar çok heyecanlandırdı, bu yüzden soluksuz okudum. Ekibimiz çok güzel, hepsi işinde profesyonel. Şimdiden güzel bir bağımız oldu. Bunun yönetmenimiz Altan Dönmez’in pozitifliğinden de kaynaklandığını üşünüyorum.

 

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

False