SEVMEDEN SEVİŞİLMEZ

Güncelleme Tarihi:

SEVMEDEN SEVİŞİLMEZ
Oluşturulma Tarihi: Şubat 04, 2013 02:00

Televizyon izleyicisi Çağlar Ertuğrul’u, Mahsun Kırmızıgül’ün bir Laz kızı ve Kürt gencinin aşk hikayesi üzerine kurulu “Benim İçin Üzülme” dizisinin Sinan’ı olarak tanıdı. Sinemaseverler ise “Dağ”da kısa dönem askerlik yapan Oğuz olarak... İşin bir de Hollywood bağlantısı var bu arada... Çağlar’ın ünlü aktör Jake Gyllenhaal’a benzerliği efsane... Kendisiyle sahada buluştuk, hem basketbol oynadık hem de özel hayatından işine, hayata bakışına her şeyi konuştuk.

Haberin Devamı

ÇAĞLAR ERTUĞRUL FOTOĞRAFLARI

Çağlar Ertuğrul kimdir diye başlasam?
- Çağlar, 5 Kasım 1987 İzmir doğumlu, koyu Karşıyakalı.

Kendinle ilgili hatırladığın ilk şey?
- Bisiklete binerken bir kere düşmüştüm, o olur mu?

Olsun artık... Yaramaz mıydın?
- Çok yaramazdım. Öğretmenlerim hep annemleri çağırıp cümleye şöyle başlarlardı; “Çağlar çok zeki ama kendini derslerine vermiyor.” Herkes derse odaklanmış durumdayken ben bir espri patlatırdım mesela, öğretmenin konuyu tekrar toparlaması zor olurdu. Ukala, soğuk, bazen de patavatsız olduğumu söylerler. Lafımı esirgemem, ağzımdan kaçıverir laflar bazen. Altı kez disipline gittim, neyse ki sempatikliğimi kullanarak kurtulabildim.

Artık kendi ayakları üzerinde duran genç bir erkeksin. Anne ve babanın sana katkısını sorsam?
- Anne-babam İzmir’de... Annem ortodontist, devletten emekli ve şimdi Alsancak’ta. Babam da NATO’dan emekli ama Ege Üniversitesi’nde Amerikan filolojisi okuyor. Beni özgür ama belli bir disiplini hissettirerek, hayatın gerçeklerini öğreterek eğittiler. Bu işe girerken de hiç para pul derdim olmadı. Yurtta kaldığım dönemlerde de hiç zorlanmadım. Başka çocuklar yatağını toplayamaz, yumurta kıramazken ben her şeyi yapıyordum.

İlk ne zaman “ben yakışıklıyım, farklıyım” diye düşündün?
- Sadece bazen aynaya, saçıma başıma baktığımda öyle düşünüyorum. Çocukluktan beri böyle şeyler söylendiği için çok ilginç gelmiyor açıkçası. Birisi “yakışıklısın” dediğinde “tamam” diyorum, o kadar. Bir de o benim elimde olan bir şey değil ki. Anne-babamı tebrik etmeleri lazım iyi çocuk yapmışsınız diye!

“Jake Gyllenhaal’un Türkiye şubesi” diyorlar bir de senin için. İlk ne zaman duydun bu yorumu?
- Jake Gylenhaal benzetmesi yüzüm oturmaya başladığı zamanlarda ortaya çıktı. Göz önünde biri olunca da herkes söylemeye başladı tabii. Allahtan antipatik biri değil, çok sevdiğim ve filmlerini zevkle izlediğim bir oyuncu.

MAYO GİYİP PODYUMA ÇIKMAK İSTEMEDİM
Neden makine mühendisliği okudun?
- Babam jeoloji mühendisi, annem tıp hekimi... Onların verdiği “sende fen kafası var” gazı ile o bölüme girdim, iyi ki de orada okumuştum. Çok değerli bilim adamları ile tanıştım. Ama makine mühendisliği okuyanlar genellikle kurumsal bir yapıya dahil oluyorlar sonradan ve ofis hayatı bana uygun değildi. Sinemaya ilgimi fark ettim o dönem, üniversitenin tiyatro koluna girdim. Bu arada anladım ki filmleri öylesine izlemiyor, yönetmen ne yapmış, kamerayı nereye koymuş, oyuncu nasıl oynamış gibi detaylara da bakıyorum. 08.00-18.00 çalışmam derken şimdi 05.00-23.00 çalışıyorum, o da ayrı bir çelişki tabii! Sette bu kadar eğlenmesem yapılacak iş değil.

Yakışıklısın, fiziğin düzgün... Bir ajansa kaydolmayı, modellik yapmayı düşünmedin mi?
- Tiyatro döneminde bir ajansa kaydolmuştum ek gelir olsun diye ama fazla yürümedi. Hatta “Best Model’a katılsana” diyenler de olmuştu.

Neden yürümedi?
- Slip mayolarla insanların önüne çıkmak bana göre değildi. Hocaların “Biz bu çocuğu eğittik, o şimdi mayoyla dolaşıyor” diye düşünmesini istemedim. Okul bitti, bir sene “Leş” adlı oyunda oynadım. Tiyatroyu çok da seviyorum ama ne yazık ki onunla hayat dönmüyor.

GUY RITCHIE VE SCORSESE’Yİ AYNI POTADA ERİTEBİLİRİM
Mahsun Kırmızıgül’le ne zaman, nasıl karşılaştın?
- “Leş”te oynarken “Artık bu işleri bırakacağım, hayatımı idame ettiremiyorum” demeye başladım. Babamlar da iş bul diye tutturdu. Tam o dönemde Alper Çağlar ile tanıştım. Nisan ortası gibi “Dağ” filminin çekimine başladık. Sonra ajansımdan telefon geldi “Mahsun Bey” sizinle görüşecek diye. Beni ajansın kataloğundan görmüşler.

Nasıldı ilk karşılaşma?
- Beklentimin üstünde bir mütevazılıkla karşıladı beni. İyi ki tanımışım... İlk dört bölümü kendisi çekti, her işini tutku ile yaptığını gördüm. Benim için güzel bir örnek... Yönetmen olmak istediğimi o da biliyor.

Hayalin yönetmenlik... Peki bununla ilgili bir çalışman var mı?
- Birkaç senaryom var. Guy Ritchie ve Scorsese’nin tarzlarını seviyorum. Onları aynı potada eritebilirim gibi geliyor. Ama daha zamana ihtiyacım var.

En çok neler mutlu eder seni?
- Sabahım akşamımı pek tutmaz benim. Mutluluk anlık bir şey. Bitirmek gereken iyi yaparak da mutlu olabilirim, başka hiçbir şey düşünmeden basketbol oynarken de...

Neden basketbola devam etmedin?
- Türkiye’deki eğitim sistemi yüzünden. Ya spor ya okul durumu var ya, maalesef ben de seçim yapmak zorundaydım. Ya ÖSS diyecektim, ya basketbol... ÖSS’yi seçtim. Basketbolu hobi olarak devam ettiriyorum ama.

BEN BAKKAL MÜZİĞİ DİNLEMEM
Ne tür müzik dinlersin?
- Bakkal müziği hariç her şeyi.

Nedir bakkal müziği dediğin şey?
- Kötü pop müzik. Aslında moduma göre onları da dinlerim arada. Genelde ise yabancı alternatif rock... İlk aldığım albüm “Eminem”inkiydi.

Mahsun Kırmızıgül’ü hiç dinledin mi?
- Konserine gitmesem de dinlemişliğim var. Ben lisedeyken “Sarı Sarı” klibi çıkmıştı.

Sette keyiflenince şarkı söyler mi Mahsun?
- Geçenlerde bir müzik salonu sahnemiz vardı, orada bir şarkı söylemiş, hatta piyano da çalmıştı.

KIZ ARKADAŞIM KISKANIR AMA BEN SADIĞIMDIR
Kadınlara karşı nasılsın?
- Mesafeli diyeyim.

Kaçan kovalanır mı diyorsun?
- Romantik olduğum anlar da vardır ama bunu her zaman göstermem. Romantizm değerli olsun diye yani... Bir kız arkadaşım vardı Koç Üniversitesi’ndeyken... Doğum günümde tepelerde, yıldızları izlediğin özel bir yerde, özel bir gece geçirmiştik mesela...

Şu anda var mı bir ilişkin?
- Var, beş-altı ay oldu, ama arada uzun mesafeler olduğu için zorlanıyoruz tabii.

Kıskançlık?
- O kıskanıyor. Hem uzak olduğumuz için hem de bazı sahneler yüzünden. Ama ben sadığımdır.

Kız arkadaşının kıskandığı sahnelerde sen zorlanıyor musun?
- Kendimi değil de hep karşımdaki oyuncuyu düşünürüm o durumlarda... Ben rahatım ama kadınlar için daha zor olabilir diye endişe duyuyorum. Arkadaşım ne hisseder diye düşünüyorum. Esprilerle olayı geçiştiyorum çoğunlukla. Toplumun ikiyüzlü yanı var ya, erkek öpünce tamam ama kadın yapınca sorun oluyor.

Haberin Devamı

SEVMEDEN SEVİŞMEK, CİNSEL İHTİYACIN TÖRPÜLENMESİDİR
Sevmeden sevişilir mi?
- Sevişilmez... O ayrı bir şey olur, cinsel ihtiyaçların törpülenmesi diyelim.

Kadında seni etkileyen özellikler?
- Beni zekasıyla etkilemeli. Zekasıyla yönetebilmeli. Güzel de olmalı tabii. Bakışlar etkiler beni. Kendine güvenen kadın da çekici gelir.

Seni rahat bırakmıyordur kadınlar...
- Evet. Evlenme teklifleri bile geliyor. Yeni bir telefon aldım, spam’e atıyorsun, seni bir daha arayamıyor. Aradığında kapalı gibi çıkıyor. Numaramı çok fazla kişiye vermiştim, şimdi rahatsız olduklarımı spam’e atıyorum. Onlar aramak istiyor da bakalım ben aranmak istiyor muyum. Kısa da tutmuyorlar üstelik. Şu anda hem sahiplenilmek hem de sahiplenmek bana bencilce geliyor.

Haberin Devamı

FERRARI ALDIM AMA BİR PARÇASI KUTUDAN ÇIKMADI
İyi para kazanıyor musun?
- Makine mühendisliği yapsaydım bundan çok daha az kazanırdım, orası kesin. Ama şimdi de o işi yapanların üç katı çalışıyor, beş katı yoruluyorum. Günde 10-15 saat çalıştığımız oluyor. Ruhsal olarak da yıpranıyoruz.

Twitter’da yazmışlar, Ferrari almışsın. Hayırlı olsun!
- Aldım, aldım. Ama bir parçası eksik çıktı kutudan, kullanamıyorum. Uzaktan kumandasının da pili bitmiş! İnsanların mizah duygusu çok gelişmiş gerçekten de...

Dizi nedeniyle artık Hopa’da yaşıyorsun. Orada günler nasıl geçiyor?
- Benim büyüdüğüm yere, Karşıkaya-Bostanlı’ya çok benziyor. Coğrafi olarak çok yadırgamadım, doğası muazzam. Sosyal açıdan zengin değil ama... Tavla oynuyoruz, PlayStation turnuvaları yapıyoruz.

Zar tutuyor musun?
- Yok. Üstelik zar konusunda talihsizim. Bana gelmez de hep karşı tarafa ihtiyacı olan zar gelir.

SARHOŞKEN TWITTER KULLANMAMAM LAZIM
“Ex aşklarım, hepinizi özledim, toplanıp birlikte yemek yiyelim” diye yazmışsın Twitter’a.
- Sarhoştum herhalde. İnsan sarhoşken Twitter kullanmamalı. O an komik geldi. Film konusu bile olabilir bence. Fantastik bir durum. Yazdığım pek çok şeyin içinde mizah oluyor. Ama takipçilerim arttıkça ciddiye alanlar da çıkmaya başladı. Artık daha dikkatli olmalıyım.

Çirkin yapılanmayla ilgili de çok şey yazıyorsun. Bu konuda duyarlısın.
- Hopa’da çok güzel fotoğraflar çektim. “Hobbit” filmi geldi aklıma. Bizim Yeni Zelanda’dan ne farkımız var diye düşündüm. Ama o coğrafyanın içine öyle çirkin bir bina yapılıyor ki, tüm o güzelliği öldürüyor. Kültür orada devreye giriyor işte. Batum’a bakıyorum, aynı coğrafya, ama onlar korumuş. Biz sürekli mahvediyoruz. Küçükken dağ, kulübe, güneş ve koyunlar çizerdik. Şimdiki çocuklar dağ, ağaç yapıyor, ortasına da beş katlı bina. Doğanın içinde beş katlı bina çocuklara doğal geliyor. Doğa, çevre, hayvan hakları bilinci kalmadı.

Haberin Devamı

EVLENİNCE GAME OVER OLUYOR
Twitter’daki Gün Batımı Düğün Salonu ile ilgili esprin de gayet manidar!
- Trabzon’a gidiyorduk. Gün Batımı Düğün Salonu’nu görünce “bir evlilik bu kadar güzel tasvir edilebilir” diye yazdım. Evlenince “game over” (oyun bitti) çünkü. Birçok şeyin sonu gibi geliyor bana. Ama evliliğe karşı değilim. Zamanı gelince tabii ki evleneceğim. Sadece şu an çok erken.

IRKÇILIK SAÇMA, KALP AYNI YERDEN ATIYOR
Nasıl bakıyorsun Kürt ve Laz aşkına?
- Türkiye’de yüzlerce ırk var, hepsi aynı yerde yaşıyor. Ayrımcılık, ırkçılık olmamalı. Barış içinde yaşamak varken neden ayrımcılık yapılıyor. Bizim dizide işlediğimiz de şu zaten; kalp aynı yerden atıyor.

Haberin Devamı


Doç.Dr. M. Özkan Pektaş (Psikiyatr): Doğru seçimler yapacaktır
Çalışkan, kariyerinin başında... Fiziki üstünlüğünün anne-babasından geldiğini ama yetenekleri ile birleştirecek olanın kendisi olduğunun bilincinde... Yol gösterecek insanları, hem eğitimi hem de ailesi sebebiyle doğru seçeceğini düşünüyorum.
                                                                                                                                                                                                                                                                  

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!