‘Sevişir gibi yemek yerim’

Güncelleme Tarihi:

‘Sevişir gibi yemek yerim’
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 27, 2008 00:00

Sosyetenin çok göz önünde olmayan ancak çok sevilen ve yaşam tarzı takdir edilen üyelerinden biri Clara Amram. Günün iki saatini yoga ve meditasyona ayıran, hem ruhu hem bedeni beslemekte ustalaşan Amram, yaşam önerilerini daha çok insanla paylaşabilmek için bir kitap yazdı. Adı ‘Clarita’s Way’ yani ‘Clarita’nın Yolu’. Faydalanacağınızı umduğumuz bir sohbet gerçekleştirdiğimiz Clara Amram,“Çok yemek yerim ancak vücudumun ihtiyacı olduğu kadar yerim. Doyma hissini hissettiğim ilk anda çatalı bıçağı bırakırım. Yemekle sevişir gibi yemek yerim” diyor.

Haberin Devamı

CLARA AMRAM FOTOĞRAFLARI

DOĞAN KİTAP’TAN ÇIKAN ‘CLARITA’S WAY’ İSİMLİ YEMEK VE SAĞLIK KİTABINA İMZASINI ATAN CLARA AMRAM’LA, DANDY CİKLETLERİ VE MEZİZ MEZELERİ’NİN SAHİBİ OLAN
EŞİ LEON AMRAM’LA YAŞADIĞI RUMELİHİSARI’NDAKİ EVİNDE KONUŞTUK. BESLENMEDEN YOGAYA, ÜNLÜLERİN DÜNYASINDAN ESTETİK OPERASYONLARA KADAR BİZ SORDUK, AMRAM CEVAPLADI.

Öncelikle kitabınız hayırlı olsun. Bize özetlerseniz, kitabınızın hedefi ve vermek istediği mesaj nedir?

Herkesin hobileri ve tutkuları vardır Yüksel Bey. Benim hobilerim ve tutkularım da sağlıklı beslenme, sağlıklı yaşama, yoga ve meditasyondur. Yemek pişirmek,
özellikle de sağlıklı yemekler pişirmek, yaratmak benim için en önemli hobidir. Mutfakta adeta heykeltıraş gibi
bir şeyler yaratmayı çok seviyorum. Yoksa ben hukuk okudum, mesleğim de avukatlıktır. Ancak insan neyi seviyorsa, onu yapmalı.

Yemek sizin için bir sanat…

Kesinlikle öyle. Bazı insanlar midelerindeki boşluğu doldurmak için yiyorlar. Ne olursa yiyorlar, hızlı, öğütmeden yutuyorlar. Bu çok zararlı. Hele televizyon karşısında yenilen abur cuburlar çok daha sağlıksız,
insan bedeni için çok zararlı. Yemek, sağlıklı olmalı, yavaş yenilmeli, keyif alınmalı. Arkadaşlarımın ısrarıyla bir kitap hazırladım. Doğan Kitap’tan da ‘Clarita’s Way’ adıyla çıktı. Şu anda piyasada.

Sağlıklı, huzurlu ve iyi bir yaşam için size göre kısaca ne gerekir?

Mutlaka insan güne erken başlamalı. Ve erken uyanıp Allah’a bir gün daha yaşadığınız için dua edip teşekkür etmeliyiz. O gün ne üretebileceğimizi düşünmeliyiz.

Güne su içerek başlamalıyız. Su çok önemli… Su ve nefes… Sonra kesinlikle bol meyve… Mevsim meyvelerini bol bol yemek gerekir. Ardından güzel bir kahvaltı.

Pozitif düşünmek gerek.

Günümüzde ekonomik koşullar da çok ağırlaştı. Bu şartlarda ruh sağlığını korumak da zorlaşıyor tabii.
Siz çevreye nasıl bakarsanız, onu alırsınız. İyi bakarsanız, hoşgörüyle bakarsanız, size karşılık olarak bunlar geri gelir. Kötümserlik, çatık kaş, somurtkanlık aynı şekilde size yansır. Bu nedenle gülümseyin diyorum. Mutluluğun sırlarından belki de en büyüğü bu. Bence evren çok cömert. Yeter ki istemesini bilelim. Pozitif düşünelim. Mutluluğun maddiyatla ilgisi yok. Mutluluk içimizde. Bence herkes yoga ve meditasyon öğrenmeli.

Uzun yaşamanın bir formülü var mıdır?

Bence uzun yaşamaktan önce kaliteli yaşamaktır önemli olan. Allah bize bir vücut vermiş, bunun kıymetini bilmeliyiz, sahip çıkmalıyız.
Can boğazdan gelir derler…

Buna katılıyorum. Ben de çok yemek yerim. Ancak vücudumun ihtiyacı olduğu kadar yerim. Doyma hissini hissettiğim ilk anda çatalı bıçağı bırakırım. Yemekle sevişir gibi yemek yerim. Lezzetini alarak yerim.

Sanatçılara, mankenlere, cemiyet dünyasının gözde isimlerine baktığımızda, çoğu genç yaşta olmasına rağmen hep rejim yapıyor, dolayısıyla aç dolaşıyorlar.

Ben rejim ve diyet kelimelerini hiç kullanmıyorum. Rejim yapıyorlar, sonra eski yemek alışkanlığına dönünce de tekrar kiloları alıyorlar. Bence insanlar, kendi kendilerini kontrol etmeliler. Bizim üç sistemimiz var: Ruhsal, bedensel ve zihinsel… Ve meditasyon şart. Beyin kontrolü için bu gerekli.

Ünlülerin dünyasına baktığımızda, sağlıklı ve huzurlu olabilmeleri güç görünüyor. Size göre onlar ne yapabilirler? Çünkü hayatları hep büyük bir mücadele içinde, şan şöhret riski gibi stresler içinde geçiyor. O dünyada olmadığım için onlara neler söyleyeceğimi bilemiyorum. Ama bizim en büyük düşmanımız egolarımız. Ne zaman egolarımızı bir kenara bırakırız, o zaman mutlu oluruz. Kimse kimseyi kopyalamasın. Herkes kendi olursa, o zaman huzur kendiliğinden gelmiş olur. Ayrıca, dedikodudan da uzak durmak gerek. Dedikodu son derece boş bir olay. Bu arada sükut altındır diyorum. Huzurlu olmak şöhret olmaktan çok daha iyidir. Her bir insan bir ülkedir ve Atatürk’ün o meşhur sözü, insan ilişkilerinde de önemlidir: Yurtta sulh, cihanda sulh…

İlgilendiğiniz sanat dalı var mı?

Müziği çok severim. Güne müzikle başlarım ve yoga yaparken başka müzik, yemek yaparken başka müzik çalarım. Müzik ve dans benim için çok önemli.

Çok sağlıklı görünüyorsunuz. Şu anda podyuma bile çıkabilecek gibisiniz.
(Gülüyor). 18 yaşımdayken mankenlik teklifi gelmişti. Venezuella’da bir dergiye kapak olmuştum. Parisli bir modacı bu kapağı görünce beni Paris’e götürdü. Ne var ki, Paris’te mankenlikten vazgeçtim,
Venezuella’ya geri döndüm.

Sizin memleketiniz Venezuella mı?

Babam İstanbul’da doğdu. Annesi Edirneli. Annem Perulu. Onun babası Polonyalı.

Annesi Romanyalı. Ben de Lima’da doğdum, üç haftalıkken Venezuella’ya dönmüşüz.

Orada büyüdüm.

O bölgenin kadınları daha güzel oluyorlar. Bunun sırrı nedir?

Latin Amerika’daki insanlar pozitiftir, sıcakkanlıdır. Bu insan sağlığı ve güzelliği için çok önemlidir. İklim de tropikal olduğu için moral değerleri yüksek oluyor. Ayrıca kendilerine iyi bakıyorlar ve müzikle dans vazgeçilmez tutkuları.
Peru ve Venezuella’ya gidiyor musunuz?

Peru’ya çok uzun zamandır gitmedim. İki yıl önce Venezuella’daydım. Ama ben İstanbul’u çok seviyorum, burada doğmuş gibiyim.
‘Yiyebileceğim sağlıklı bir şeyi bulana kadar beklemeyi, sadece su içmeyi tercih ederim’ demişsiniz. Size göre sağlıklı yiyecekler nedir?
Boş yemeklerden uzak durmak gerek. Undan, tuzdan, şekerden büyük zarar gelebilir. Meşrubat, konserve ve yağlı yiyeceklerden uzak durmak gerek. Ben kitabımda fit yemekler diyorum. Nedir bunlar? Su, bitkiler, meyveler, sebzeler, kuruyemişler… Ben her gün bademle ceviz yiyorum. Bunlar fit yemekler. Sağlıklı yemek olmazsa da yemem, beklerim.
Doğa giderek kirleniyor, buzullar eriyor, ekolojik denge bozuluyor, hormonlu yiyecekler çoğalıyor… Sağlıklı insan, sağlığını düşünen insan giderek köşeye sıkışıyor. Çıkış yolu nedir size göre?

Doğa sevgisini, temizliği çocuklara aşılamalıyız. Herkes evinin önünü süpürürse, dünyayı kurtarabiliriz.

Aç kalmadan kilo verilebileceğine inanıyorsunuz. Bunun formülleri nedir?

Sağlıklı yemek sorunları çözer. Kahvaltı mutlaka yapılmalı. Kitabımı okuyanlar mutlaka yararını göreceklerdir.

Güne erken başlayıp, herkes uyurken iki saat yoga yapıyorsunuz. O konsantrasyon anında neler düşünüyorsunuz?
O an hep güzel fikirler geliyor aklıma. Hem kendi merkezimize dönüyoruz, hem de doğayla bütünleşiyoruz. Biz dünyayla fazla ilgili olduğumuz için enerjimiz sürekli çevreye dağılıyor. Yoga ne yapıyor, o enerjiyi merkezde topluyor. Sürekli pozitif enerji biriktiriyor.
‘Bizi yaratan birisi var ve onunla bağlantıda kalırsak her şeyi hallederiz’ demişsiniz. O bağlantı nasıl kuruluyor,
siz o bağlantıyı kurdunuz mu?

Sabah kalkar kalkmaz ona teşekkür edeceksin, akşam yatağa girince de teşekkür edeceksin.

O zaman pozitif enerjiden bir ilişki kuruluyor. Dualar çok önemli, hayat kaynağı gibi diyebiliriz. Ve insan dualarında sadece kendisi için değil, insanlık için taleplerde bulunmalı.

Son bir mesajınız var mı?

Sigaradan, alkolden uzak durun. Abur cubur yemeyin ve tebessümü yüzünüzden eksik etmeyin.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!