GeriKelebek Şef terörü: Mobbing
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Şef terörü: Mobbing

Tuhaf bir terör eylemi bu mobbing; henüz suç olarak tanımlanmadığı için cezası yok. Zaten silah ve kan da yok. Dahası, bu tür eylemlere maruz kalanların, mobbing kurbanı olduğundan haberi yok. Alman ve İskandinavyalı psikologların buluşu olan mobbing kavramı, iş yerindeki yönetim güçlerinin topluca, ‘‘güruh’’ halinde çalışanlara sürekli ve sistematik olarak saldırması, entrikalar çevirip, psikolojik terör saçması anlamına geliyor. Bu saldırılar bireylerin kişiliklerini doğrudan hedef aldığı için psikolojik/psikosomatik hasar meydana gelebiliyor. Kavram, İngilizce'deki ‘‘to mob’’, yani çete halinde saldırmak fiilinden türüyor. Mobbingin yetişkinler arasındaki işyeri terörü olarak kabul görmesi, Konrad Lorenz'in çalışmalarına dayanıyor.Aslında mobbing, bilimsel terminolojide ilk kez kullanılmıyor. Mobbingin biyoloji literatüründeki anlamı; belirli bir türün grup içinde kendi türdeşlerinin sürekli saldırısına uğramasıydı. Şimdi bu kavram insanların dünyasına, daha doğrusu iş hayatına adapte ediliyor ve bilgi çağının yarattığı aşırı baskı altında bunalıp, koltuğunu kaybetme paranoyası içinde çevresine terör saçan yöneticilerin eylemine bu ad veriliyor. Yani hem hayvanlar, hem de insanlar aleminde mobbing, daha zayıf bireylere kolektif saldırı anlamına geliyor. Almanya'daki sendikalar mobbingi iş güçlerine yönelen ciddi bir tehdit olarak kabul ediyor ve bu konuda çalışanlara yardımcı olmak üzere danışma merkezleri kuruyorlar. Yönetici terörü yüzünden bazı psikosomatik hastalıklara yakalananlar, hatta işinden olanlar bu merkezlerden yardım görüyor. Mobbingin elebaşları erkekler arasından çıkıyor, çünkü erkekler birkaç işi bir arada koordine etmek istemiyor, bilgi çağının anormal temposu yüzünden de çaresizlik içinde kıvranıyor, bu arada altında çalışanlardan da korkuyor. Kadın yöneticiler ise erkekler gibi analitik düşünce yapısına sahip olmadıkları için, daha rahat ve açık davranıyor; daha fazla medeni cesarete sahip oldukları için yan yollara sapmadan doğrudan harekete geçebiliyorlar. Gündelik yaşam yöneticilerin karşısına çözümlenmesi gereken çok sayıda problem çıkarıyor; görüş ayrılıklarının, gruplar arasındaki ihtilafların giderilmesi gerekiyor. Bu nedenle de kriz yönetiminden iyi anlamak, sorumlu, duyarlı ve diyaloga yatkın olmak şart. Ancak yöneticilerin çoğu çatışmaları kriz durumunda çözümsüz bırakıp, büyük bir hırsla başka işlere sarılıyor.Modern iletişim medyaları yöneticilerin karşısına hem iç hem de dış görünüş açısından imaj sorunu çıkarıyor. Bakımlı, şık ama, aynı zamanda inandırıcı, hazırcevap ve değişime çabuk ayak uyduran kişiler olmaları gerekiyor. Üstelik aynı anda birçok yerde birden olmaları, her konuda hemen karar vermeleri bekleniyor. Onlar ise asla havul atmıyor, bunun yerine ‘‘Bir gün sadece 24 saat sürüyor, ben ne yapayım?’’ ya da ‘‘Bin parçaya bölünemem ki’’ diyerek sürekli dırdır ediyor. Tabii bu arada yöneticiler de zarar görüyor. Son derece stresli bir ortamda yaşadıkları için uykusuzluk, baş ve mide ağrıları çekiyor, sindirim, dolaşım problemlerinden musdarip oluyorlar. Bu yüzden bol miktarda alkol, ağrı kesici ve antidepressif ilaç tüketiyorlar. Ama, biz yine de onlara acımayacağız; değil mi? Çünkü zavallı teröristler, eylemleri karşılığında parayla ödüllendiriliyor.

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

False