GeriKelebek Savur buklelerini bebek savur biraz Macy Gray
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Savur buklelerini bebek savur biraz Macy Gray

Abone Olgoogle-news

Los Angeles'ta bir otelde müzik yapan Macy'nin ilk albümü raflarda kalmıştı. Macy de ne yapsın; kocası Michael Hines'ın ve iki çocuğunun yanına dönmüştü; üçüncü çocuğuna hamile kalmıştı. O sırada gelen yeni albüm teklifini değerlendirmeden önce çocuğunun doğmasını bekledi.

Bir yandan da kocasıyla yaşadığı sorunlardan dolayı annesinin yanına Canton, Ohio'ya döndü. Sonra ‘‘I Try’’ adlı single'ı piyasaya sürüldü. Listelerden uzun süre inmedi ve bir çok müzisyeninin onlarca yıl denedikten sonra ulaşabildiği bir şöhrete ulaştı. Üçüncü albümü, ‘‘The Trouble with Being Myself’’ ile Macy, bir saman alev olmadığını kanıtladı. Yeni Single'ı ‘‘When I See You’’nun çılgın bir müzik olduğunu yeni bir eğlence anlayışı sunduğunu kendisi de kabul ediyor. ‘‘Happines’’ ve ‘‘Come Together’’ parçaları neşe dolu. ‘‘She Ain't Right for You’’ ‘‘She Don't Write Songs About You’’ parçaları da, kendisinden daha az çekici bir kadınla ilgilenen erkeğini uzaktan dikizleyen bir kadının şarkıları. Macy, bu şarkılardaki isimleri de değiştirmiyor. Vegas'taki bir otel odasında, eski bir arkadaşıyla sohbet edercesine röportaj veren Macy Gray bir bilge tonunda anlatıyor:

Ne zamandır Los Angeles'ta yaşıyorsun?

-1995'ten beri, burası gerçekten seksi bir yer. Benim memleketim olan Canton, Ohio ise tam tersine düz, çiftlikleri olan, küçücük bir kent.

Oradan kurtulmak için çok çırpındın mı?

-14 yaşındayken ailemle kavga ediyordum; babamın arabasını alıp kaçtım. California'da yaşamak istiyordum ve okulu bitirene kadar beklemaye tahammülüm yoktu. Ama Kansas'ta yakalandım; beni geri getirdiler.

Çok mu yaramaz bir çocuktun?

- Çok meraklı ve farklıydım; çevreye pek uymazdım. Sanırım annem ve babam için gerçekten zor bir çocuktum. Üniversiteyi çok sevdim, uzaklara gitmekten hoşlandım. 17 yaşında kendi başına olmanın tüm deneyimlerini yaşadım: Tüm erkekler orda; partiler gırla gidiyor... Birden bakıyorsunuz ki aileniz yanınızda yok. İnanılmaz bişey. Üniversitedeyken ne varsa denedim.

Seni en çok kim etkiler?

-Herkes Billie Holliday'den etkilendiğimi düşünür ama Dianna Ross benim en çok etkilendiğim sanatçıdır. Bütün şu rock yıldızı zırvalığının onda somutlaştığını görüyorsunuz. Onu dinlemeye gittim, gerçekten inanılmaz bir sesi vardı. Aretha Franklin gibi değildi ama güzel ve özel bir stili vardı.

Bir süre cezaevinde yattın değil mi?

-Hayır cezaevinde değildim, hapisteydim.

Farkı nedir?

-Amerika'da hapse küçük hırsızlık, birini dövmek ve benzeri şeyler için girersin. Cezaevinde güvenlik daha fazladır ve kendi odan vardır. Hapishanelerin ise büyük odaları bulunur. Orda 30 kadınla beraber yaşarsın. Ranzalar bulunur; bunu askerden hatırlarsın.

Benzin çalmaktan dolayı hapse girmiştin değil mi?

-Evet benzin çaldığım içindi. Daha sonra başka bir nedenden dolayı da mahkemeye çıkmam gerekiyordu ama ben çıkmadım. Gerçekten çok korkunçtu. O yerde bir haftadan fazla kalmayı hayal bile edemiyorum; ki benim hapiste geçirdiğim en uzun zaman da bir haftaydı zaten.

Bu kadar çok nefret ettiysen neden birden fazla sefer hapse girdin?

-Aptallıktan. Birkaç kez birşeyler çaldım.

İki yıl evli kaldın, o nasıldı?

-Çok kavga ediyorduk. İkimiz de nerde çenemizi kapatmamız gerektiğini bilmiyorduk ve tansiyon habire yükseliyordu. ‘‘Tamam unutalım gitsin,’’ demeyi de bilmiyorduk üstelik.

Ona hiç tokat attın mı?

- Evet, dedim ya, kavga ederdik.

Ondan hiç korktun mu?

-Hatırlamıyorum. Sadece kavga etmekten yorulduğumu hatırlıyorum. Bir süre sonra bitkin düştüm. Biraz gençtik ve her konuda ters düşüyorduk. Siz adını koyun, biz bozuşalım. Çılgın bir tempoydu.

Sonra annenin evine çocuklarınla dönünce nasıl hissettin?

- Zordu. Annemle ve çocuklarımla birlikteydim ve bu tarafı aslında harikaydı ama bir taraftan da benim sonum gibiydi. Ne yapacağımı bilmiyordum. Tekrar Canton'daydım ve bundan nefret ettim. Öğretmen olmayı filan düşünmeye başlamıştım. Ordaydım çünkü; başka gidecek yerim yoktu.

Senin manik depresif olduğun hakkında söylentiler dolaşıyor.

- Bu manik depresiften ne anladğına bağlı. Kendim için birkaç değişken ego yarattım.

İsimleri ve kimlikleri var mı?

-Kesinlikle. Çünkü hayatta hep seçeneklerim olsun istedim. Eğer kendinden sıkılıyorsan, başka birine dönüşme şansın olabiliyor. Bu benim belki de yegáne yeteneğimdir.

Hiç terapi gördün mü?

-Dört kez. Çok ilginçti ve çok şey öğrendim. Keşke yeterince aklı başında davranabilseydim; geriye dönüp birşeyler öğrenmeye devam etseydim.

Konuları değiştiriyorsun, bu da ne?

- Bilmem, sen söyle?!
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle