Güncelleme Tarihi:

Bunun nedeni yalnızca mimikler değildir.
Göz çevresi derisi, yüzün diğer bölgelerine göre yaklaşık yüzde 40 daha incedir. Yağ dokusu daha azdır, kolajen desteği sınırlıdır ve gün içinde binlerce kez göz kırparız.
Bu tekrar eden hareket, elastikiyet kaybını hızlandırır.
Bu nedenle göz çevresi çoğu zaman yaşlanmanın ilk sinyalini veren bölgedir.
Göz altı morluğu, torbalanma, çöküklük, ince çizgi ve sarkma...
Her biri farklı mekanizmalarla oluşur.
Bu yüzden tek bir krem ya da tek bir işlem tüm sorunları çözmez.
Önce doğru analiz, sonra doğru plan gerekir.
İnce çizgiler ve kırışıklıklar genellikle kolajen azalması ve kronik kurulukla ilişkilidir.
Evde yapılan bakımda peptit içeren ürünler, göz çevresine uygun retinoid türevleri ve hyaluronik asit desteği önemlidir.
Gündüz mutlaka geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanılmalıdır.
Klinik uygulamalarda mikroiğneleme, fraksiyonel lazer ve kaz ayağı bölgesine botulinum toksin etkili seçeneklerdir.
Göz altı morluğu genetik pigmentasyon, damar görünürlüğü ya da ince deri yapısından kaynaklanabilir.
C vitamini, niacinamide ve kafein içeren ürünler destek sağlar.
Klinik düzeyde mezoterapi, PRP, rejeneratif uygulamalar veya pigment hedefli lazerler tercih edilebilir.
Göz altı çöküklüğü ise farklı bir başlıktır. Son yıllarda göz altı dolgusu en çok korkulan uygulamalardan
biri haline geldi.
Bunun nedeni yanlış hasta seçimi ve hatalı teknikle yapılan uygulamalar sonrası oluşan ödem, şişlik ya da düzensizliklerdir.
Oysa doğru hastada göz altı dolgusu, estetik tıpta en yüksek memnuniyet oranına sahip işlemlerden biridir.
Burada en önemli kriter elastikiyet kaybının minimal olmasıdır.
Eğer temel sorun hacim kaybı ve çöküklükse,
önce mutlaka orta yüz ve temporal bölge değer-lendirilmelidir.
Çoğu zaman göz altındaki boşluk,
orta yüz hacim kaybının bir yansımasıdır. Önce destek bölgeler restore edilmeli, ardından gerekiyorsa
göz altına geçilmelidir.
Doğru anatomik planda, doğru noktaya ve doğru reolojik özellikteki dolgu ile yapılan uygulama yüzü şişirmez, göz altını ağırlaştırmaz.
Tam tersine ışığı daha iyi yansıtan, daha dinlenmiş ve doğal bir görünüm sağlar.
Hastanın yorgun ifadesini en hızlı değiştiren uygulamalardan biridir.
Ancak belirgin torbalanma, ciddi deri gevşekliği veya lenfatik dolaşım problemi olan kişilerde ilk tercih dolgu değildir.
Göz altı torbalanması genellikle yağ dokusunun öne doğru yer değiştirmesiyle oluşur.
Tuz tüketiminin azaltılması ve soğuk uygulamalar geçici rahatlama sağlayabilir.
Belirgin vakalarda cerrahi değerlendirme gerekir. Hafif gevşeklikte enerji bazlı cihazlar destek olabilir.
Sarkma ve elastikiyet kaybında ise kolajen üretimini uyaran tedaviler ön plana çıkar.
Retinoid ve peptit kombinasyonları ev bakımında değerlidir.
Klinik uygulamalarda fokuslu ultrason, radyofrekans ve uygun hastada kolajen stimülan enjeksiyonlar tercih edilebilir.
Göz çevresi için koruyucu bakıma 20’li yaşların ortasında başlamak erken değildir.
Önce koruma, sonra düzeltme prensibi geçerlidir.
Her morluk dolgu değildir.
Her torba cerrahi değildir.
Her çizgi lazer değildir.
Doğru analiz yapılmadan uygulanan her işlem risk taşır.
Doğru planlama ile yapılan küçük dokunuşlar ise yüz ifadesini dramatik ama doğal biçimde değiştirebilir.
Bazen genç
görünmek büyük değişimlerden değil, doğru yerde yapılan hassas müdahalelerden geçer.