Podyumlarin, dizilerin ve kliplerin ‘‘ağir topu’’ Şebnem Gürel

Güncelleme Tarihi:

Podyumlarin, dizilerin ve kliplerin ‘‘ağir topu’’ Şebnem Gürel
Oluşturulma Tarihi: Kasım 29, 1997 00:00

Haberin Devamı

Ben önde şişmanlar arkada gidiyoruz

Ben istemeden bana bir misyon verildi. Şişman insanlar beni önlerine almış. Ben önde, arkada şişmanlar gidiyoruz. Ne oldu? Türkiye'de yoktu büyük beden çalışan firmalar. Daima millet rejim yapsın, hayatı kendine zehir etsin... Hala da var. Eee ben ne yaptım? Yazın ortasında kısacık atletler giydim böyle göğüsler fora, taytla gezdim. Benim sayemde şişmanlar rahatladı.

Sayemde şişmanlar rahatladı

Podyumların, dizilerin ve kliplerin ‘‘ağır topu’’ Şebnem Gürel tartıya çıkmıyor

Formunuzu nasıl koruyorsunuz?

- Jimnastik yapıyorum, sarkar sonra heryerim.

Siz hep mi şişmandınız?

- Şişman bir bebekmişim ama sonra normal bir çocuk olarak büyüdüm. 16 yaşına gelince rahatsızlandım, tedavi gördüm ve 150 kilo oldum. Şu an 92-95 kiloyum.

Rejim yapmayı düşündünüz mü?

- Hiç! Aklıma bile gelmedi. Benim arkamdan kimse şişko patates, yarım kilo domates diye seslenmedi. Yapsalardı belki düşünürdüm ama beni böyle kabul ettiler.

Hayatın en büyük zevkinden niye vazgeçeyim diye mi düşündünüz?

- Evet ama ben öyle her dakka hapur hupur yemek yemem. Öyle de değilim. Çok özel güzel şeyler yemeği düşünürüm. Mesela şimdi yediğim sosisli börek çok hoşuma gitti. Ama doydum mu, doymadım. Ama bir tane daha yemeyi düşünmem. Millet gecenin bir vakti makarna haşlar yer, ben hiiç uykumdan feragat etmem. Uyumayı tercih ederim.

Peki neden zayıflamıyorsunuz?

- İşte kullandığım ilaçların etkisiyle. Ama zaten ajansımla anlaşmam gereği beş yıl boyunca kilo veremiyorum, evlenemiyorum. Sağlık dışında nedenler hariç tabii. Çok fazla ortalıkta görünmemek de bu kurallardan biri. Siz benim hiç skandalımı gördünüz mü?

Transparana nasıl ikna oldunuz?

- E niye? Ben profesyonelim. Ama yine de anneme söylememiştim transparan giyeceğim diye. Ankara'da olmuştu defile İstanbul'a bir geldik, TGRT dahil tüm televizyonlarda! Annem çok kızdı.

Peki o defileden sonra arkadaşlarınızın, komşularınızın, bakkalınızın tepkileri ne oldu?

- Sonra her girdiğim yerde heriflerin bakışları değişti. (taklidini yapıyor) Bir de öğrencilerim var, işim var. Patronum seyretmesin diye dua ediyordum. Öldüreceğim seni diyor. Ha ha ha.

Esas işiniz ne?

- Bir bilgisayar eğitim merkezinde eğitim danışmanıyım. Aynı zamanda o şirketin halka ilişkiler müdürüyüm. Genel müdürlere ya da 16-17 yaşında gelecek kaygıları olan gençlere eğitim danışmanlığı yapıyorum. İki ayrı kişilik işte. Ben çok iyi bir Windows Word Excell kullanıcısıyım. Hep zannediyorlar ki ben meşhur olayım da ortalıklarda dolaşayım. Hayır beni ortadan ikiye bölerseniz burası başka, burası başka.

Ee herhalde kazanıyorum

Madem ben ciddi bir insanım diyorsunuz neden mankenlik, klip oyunculuğu yapıyorsunuz?

- Ay çok eğleniyorum. Ha ha ha! Ben istemeden bana bir misyon verildi. Şişman insanlar beni önlerine almış. Ben önde arkada şişmanlar gidiyoruz hep beraber. Ne oldu? Türkiye'de yoktu büyük beden çalışan firmalar. Daima millet rejim yapsın, hayatı kendine zehir etsin... Hala da var. E ben ne yaptım? Yazın ortasında kısacık atletler giydim böyle göğüsler fora, taytla gezdim. Benim sayemde şişmanlar rahatladı gibi geliyor bana.

Para kazanıyor musunuz?

- E herhalde bedava yapmıyorum. Özel bir tip olduğum için daha çok kazanıyorum.

Normal mankenlerden daha çok mu kazanıyorsunuz?

- Bunu kimse duymasın. Yani bilmiyorum diyelim.

Özellikle defilelerde normal mankenlerle ilişkileriniz nasıl?

- İlk defileye çıktığımız zaman biraz bozuk atmışlardı bize. Ama şimdi benim çok yakın manken arkadaşlarım var. Beni kendilerinden görüyorlar. Ajansımın sahibi de öyle düşünüyor. ‘‘Ben seni şişman olarak görmüyorum, öbür kızlar neyse benim için sen de osun’’ diyor. Bu benden kaynaklanıyor. Bir yere sığmıyorsam ben buraya sığmıyorum bana başka bir koltuk verin diyecek kadar cesurum.

Zayıf olsaydım keşke dediğiniz hiç oldu mu?

- Ne zaman oldu biliyor musunuz? Bir, bikini giymek istiyorum. Giyerim yani ama bana göre bikini yok. İki, uzun çizme giymek istiyorum. O da var ama beğenmiyorum. İstediğim gibi yapmadılar. Yani bu iki şey için zayıf olmak istiyorum.

Beni çok insan seviyor

Dergilerde herşeyin zayıflar için olmasına sinirleniyor musunuz?

- Yok artık sinirlenmiyorum çünkü birşeyler olmaya başladı. Türkiye'de beş altı tane vardı büyük beden, şimdi beni prova mankenliğine çağırıyorlar. Üstelik normal firmalar. Eskiden 40 bedene kadar çalışan firmalar şimdi 52'e kadar çalışmaya başladı. Demek ki dönmeye başladı. Beni yine de kullanıyorlar. Diyet konusunun altında üstünde benim resmimi kullanıyorlar.

Böyle olmayın diyerek mi?

- Bilmem artık neden. Halbuki özendiriyorlar, farkında bile değiller. Ha ha ha... Özendiriyorlar çünkü beni çok insan seviyor. Sosyetesinden varoşuna kadar.

Siz aynaya baktığında mutsuz olmayanlardansınız.

- Evet kendimi güzel buluyorum. Doğrusu da bu.

Kitapçılardaki binbir diyet kitaplarını görünce gülüp geçiyor musunuz?

- Oralara hiç bakmam. Benim kardeşim bunlara para harcayanlardan. Yok bilmem ne kremi zayıflatıyormuş. Halbuki ben ondan çok şişmanım.

En sevdiğiniz yemek?

- Makarna.

Tartılarla hiç işim yok

Giysi bulmakta zorlanıyor musunuz?

- Haayır, firmalar beni giydiriyor. Eskiden de zorlanmazdım. Ben taytları falan çok severim, esnek kumaşları, onları da buluyorsun zaten. Bir de benim annem dikişten anladığı için kendimiz dikerdik. Zaten giyime en ihtiyaç duyduğum anda meşhur oldum. Mağazalarda insanların beni ezmesine izin vermem. Küstah bir tezgahtar vardır. Her girdiğimde ‘‘size göre bir şey yok burada’’ der. Sen nasıl karar veriyorsun benim adıma. Belki dar birşey giymek istiyorum. Belki göbeğim açık giyeceğim, belki fermuarını çekmeyeceğim. Sana ne? Belki kız kardeşime alacağım. Artık yapamıyorlar gerçi.

Assolist olmak istiyormuşsunuz...

- Evet tabii neden olmasın. Ama bu gidişle olamayacağım. Ses tellerimde kist varmış galiba. Doktora gideceğim. Müziği seviyorum ama nota bilmiyorum, nasıl olacak bilmiyorum. Şimdi oyuncu olayım da sonra düşünürüz.

İçinizde oyunculuk var mıydı?

- İnsanların taklidini rahat yapardım hep ama oyunculuk yoktu. Onu söyledim onlara. Senaryo da ezberlemedim bugüne kadar. Biz seni oynatırız dediler. Bir de oynayacağım kişiler çok profesyonel. Akrep Nalan da varmış onu duyunca rahatladım.

Tartınız var mı?

- Hiç işim olmaz tartılarla. Vaktim de yok zaten. Öyle kendine takanlar boş insanlar. Onların yapacak işleri yok suratındaki sivilceye takıyor, kalçasındaki iki gram yağa takıyor. Ben sabah yedide kalkıyorum, koştur koştur işe gidiyorum. Çekimim oluyor kuaföre gidiyorum. Tekrar işe gidiyorum. Kitap okuyorum, televizyon seyrediyorum, İnternete giriyorum, bir de uyuyorum.

Karar verdik diyet miyet yok!

Karar verdik, bundan sonra diyet miyet yapmayacağız. Ne tartıya çıkıp tartılacağız, ne de kalori hesabı tutacağız. Montinyakmış, iki günde beş kiloymuş, siliming sentırlarmış hepsini boşverdik gitti. 120-90-120 ölçülerinde mankenlik yapan Şebnem Gürel ufkumuzu genişletti. Büyük bedende Türkiye'deki ilk profesyonel mankeni olan 25 yaşındaki Şebnem Gürel, aynı zamanda ilk transparan tombul. Manken olmak için ille çiroz gibi bir iskelet yığını olmak gerekmediğinin canlı bir kanıtı. 1996'da Türkiye'nin en sempatik şişmanı yarışmasına büyük ümitlerle girmiş ama sondan birinci olmuş. Buna şans diyorlar herhalde, gazetelerde yanlışlıkla ‘‘işte yarışmanın birincisi’’ başlığıyla resimleri yayınlanıp, bir de haberlere konu olunca talihi dönüvermiş. Defileler, Levent Yüksel'in klibi derken şimdi Kanal D'de yayınlanan Baskül ailesinin yeni ferdi olarak televizyonlarda. Şebnem Gürel'le Fenerbahçe burnundaki Cafe Romantica'da buluştuk. Bu kadarını hiç beklemiyorduk doğrusu. Kendine böylesine güvenen birine daha önce hiç rastlamamıştık. Pek şen şakrak, cilveli, eli ayağı durmayan birisi. Sözünü de hiç sakınmıyor. Bir konuşup beş kahkaha atıyor. Merak edenlere söyleyelim, röportaj boyunca sadece ufak bir sosisli börek yedi.

Göbekli erkek sevmem

Kilo yüzünden beğendiniz hoşlandığınız bir erkekle olamadığınız oldu mu?

- Hayır olmadı. O çok ilginçtir. İnsanlar benim için, hep kendini kandırıyor, aslında çok kompleksli de güveni çok ön plana çıkarıyor diyorlar. Ben bunları çok duydum. Hayır öyle değil. Ben bugüne kadar istediğim herkesi elde ettim. Sylvester Stallone değil tabii. İnsanlar kendilerini satmayı bilmiyorlar. Mecaz anlamda kullanıyorum, yanlış anlamaya kalkmayın! Mesela güzel taraflarını ön plana çıkartırsın daima. Ne var, benim yüzüm güzelse yüzüm, ellerim güzelse ellerim. Buram (gerdanının gösteriyor) güzelse burayı açarım da bacağım çarpıksa bacağımı kapatırım. İnsanlar gözlerime bakmaktan vücudumu görmeyebiliyor olabilirler. Öyle değil mi?

Sizde bu bakışlar olduktan sonra...

- Bir de akıldır. İnsanlara nasıl yaklaşacağımı bilirim. Bir yerden bir elektrik yakalıyorsun ve ucunu çekiyorsun.

Erkeklerin düzgün fizik meraklısı olduğu söylenir. Kadınlar da bu yüzden dertlenirler. Siz bunu nasıl aştınız?

- Erkekler değişik kadınlara meraklıdır. Nerde okumuştum? Cüce fahişeler vardır. Çok şişman fahişeler vardır. Zencisi, Çinlisi vardır adamlar onlara çok meraklıdır. Yani erkekler meraklı.

Ciddi ilişkilerde?

- Ciddi ilişkilerde de değişikliğin üstüne kişilik de eklenince... Benim aşık olduğum bir insan vardı, çok güzel bir ilişkimiz vardı. Ona sorunca niye ben diye, bir kere çok saydamsın demişti. Yani olduğun gibi, çocuk gibi. Hissettiğin gibisin demişti. Yani canım boynuna sarılmak istiyorsa o an sarılırım. Yok şişmanım da yağıma değer de ne yapar diye hiç düşünmedim. Değmek zorundayım yağıma! Engelleyemem. Bir de karizma meselesi yani.

Çapkın mısınız?

- Birazcık vardır. Ha ha ha.

Niye utandınız?

- Utangacım işte.

Çok flörtünüz oldu mu?

- E oldu tabii. İnsanları etkilemeyi bilirim. Özellikle erkekleri...

Siz erkekte ölçüye önem veriyor musunuz?

- Evet göbekli olmasın. Sarılamaz ki bana! Sıska olmayacak ama göbekli, ense kulak yerinde erkekleri sevmem. Ama anlaşmam gereği özel hayatım bir sır olarak kalacak. Zaten şu an özel hayatlık bir durum da yok. Sevgilim bile yok. Çok üzülüyorum.

Neden yok?

- Ayrıldık.

Haberin Devamı

Neden?

- Transparanlarım yüzünden. Ama pardon yani. Beni kabul edecek erkek böyle kabul edecek. İster kabul eder ister etmez. Ne gerektirirse işim onu yapmam lazım. Profesyonelim yani. Çuval giy deseler giyerim.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!