GeriKelebek Ölümüne survivor hikâyesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ölümüne survivor hikâyesi

Ölümüne survivor hikâyesi
refid:20186558-spot ilişkili resim dosyası

Gençlik edebiyatının en popüler serilerinden biri daha beyazperdede. Suzanne Collins imzalı Açlık Oyunları’nın, Alacakaranlık serisinin tahtına aday gösterilmesinin en önemli nedenlerinden biri üç genç karakterin arasındaki aşk üçgeni.

Savaşçı bir kıza âşık olan iki erkek her ne kadar Jacob ve Edward kadar güçlü karakterler olamasa da onları akla getiriyorlar. Ama Suzanne Collins’in Açlık Oyunları aynı zamanda bir tür survivor hikâyesi. Zaten o da bu seriyi bir reality show’dan esinlenerek yazmış. Ama gençlerin yem olarak atıldığı bu vahşi oyunun içinde elenenler evlerine dönemiyor. Çünkü bu oyun bir ölüm kalım savaşı. Ana karakter bu ölüm kalım savaşı içinde insanlığından ödün vermemek için de mücadele ediyor.

HUNGER GAMES
AÇLIK OYUNLARI
Yön: Gary Ross
Oyn: Jennifer Lawrence, Josh Hutcherson, Liam Hemsworth
Tür: Aksiyon, Dram, Bilimkurgu
Süre: 102 dk

/images/100/0x0/563d9dfdf018fb32c8ef35d9

Gençlik edebiyatının önemli serilerinden biri daha beyazperdeye uyarlandı.
İlk adaptasyonu şu anda sinemalarda olan Açlık Oyunları serisi Suzanne Collins imzasını taşıyor.
Collins’in bir realty show’dan esinlenerek 2008 yılında yazdığı bu kitap 3 milyonun üzerinde satmış ve önemli yazarlardan övgü dolu eleştiriler almıştı.
Alacakaranlık serisi ile karşılaştırılan bu seri vampir ya da kurt adamlar barındırmıyor içinde.
Ama oldukça karanlık bir dünyada ölüm kalım, aşk ve insani değerler üzerine güçlü bir hikâye anlatıyor.

SİSTEM FAKİR HALKTAN KURBAN VERMEK ÜZERİNE

Açlık Oyunları kuraklık, kıtlık ve savaş yüzünden yok olan Kuzey Amerika’dan geriye kalan ‘Panem’ adındaki ülkede geçiyor.
Panem, 12 bölge ve bir başkentten oluşuyor.
Başkentte yaşayan seçkin zümre barışı devam ettirmek için fakir halktan kurban vermek üzerine kurulu bir sistem geliştirmişler.
Her yıl 12 bölgeden iki genç seçiliyor ve açlık oyunları denen ölüm kalım savaşının ortasına atılıyor.
12-18 yaşları arasındaki gençlerin katıldığı, kuralları yönetim tarafından belirlenen ve televizyondan canlı olarak yayınlanan bu yarışmada kaybetmek ölüm demek.
Açlık Oyunları filminin kahramanı kız kardeşini kurtarmak için gönüllü olarak ölüm oyununa katılan Katniss.
Ok atmakta ve avlanmakta usta olan bu genç kıza, ona eskiden beri âşık olan Peeta eşlik ediyor.
Gençler bu yarışta, yarışın eski kazananı, alkolik Haymitch’ten yardım alıyorlar.
Hayatta kalan kazanır temalı açlık oyunları tüm vahşeti ile başladığında, biz de canlı yayında realty show izler gibi olan biteni seyretmeye başlıyoruz.
Filmin en ilgi çekici yanı da bu gerçeklik duygusu zaten.
Katniss’in hem acımasız sistem hem de rakipleriyle mücadele ederken aslında insanlıkla mücadele ettiğini anlıyoruz.
İnsanın savaş ve mücadele anında düşen maskesinin ardından görünenler filmin derinliğini oluşturuyor.
Katniss mücadeleci ruhu ve güçlü karakteriyle filmi izleyecek gençler için güzel bir örnek.
Bu rolde genç yetenek Jennifer Lawrence var.
Lawrence’ın varlığının filme katkısı tartışılmaz.
Gerçekte sarışın olan yıldızın, bu filmdeki rolü için esmer olduğunu da parantez içinde not düşmüş olalım.
20 yaşındaki Lawrence’ın bu rol için yaşlı olduğunu söyleyenlere ise aldırmayın.
18 yaşındaki Katniss rolüne gayet uygun ve başarılı da. Kendisi filmin etkili olmasındaki en büyük unsurlardan biri.

ALACAKARANLIK VE AÇLIK OYUNLARI

Açlık Oyunları ve Alacakaranlık serisi arasındaki bağlantıya gelince.
En önemli benzerlikleri ikisinin de çok satan fantazya gençlik edebiyatı serilerinin uyarlamaları olması.
Ve de tabii bir de iki erkek arasında kalan bir kız olması.
Ama iki serideki karakterler de olaylar da birbirlerinden hayli farklı.
Açlık Oyunları filminde öne çıkan Katniss’in savaşçı ruhu, mücadelesi.
Hikâye, ağırlıklı olarak hayatta kalma mücadelesi ve insanlık mücadelesi üzerine kurulu.
Güçlü kadın karakteriyle öne çıkan Açlık Oyunları’nın da Alacakaranlık serisi kadar tutacağını öngörmek hiç de zor değil.

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ

Ay’a giden yolda dehşet

APOLLO 18
Yön: Gonzalo Lopez-Gallego
Oyn: Ryan Robbins, Lloyd Owen, Andrew Airlie, devamı...
Tür: Korku, Bilimkurgu, Gerilim
Süre: 88 dk

17 Aralık 1972’de NASA tarafından Ay’a gönderiken Apollo 17 adlı uzay aracı Ay’a insanlı son seyahatini gerçekleştirir. Fakat iddialara göre bundan tam bir yıl sonra, Amerika Savunma Bakanlığı tarafından görevlendirilen iki astronot gizli bir görev için Apollo 18 uzay aracı ile yeniden Ay’a gönderilir ve bu bilgi herkesten gizlenir. NASA’ya ait neredeyse 40 yıllık bir video kaydı ortaya çıkınca bu iki astronotun yaşadığı dehşeti de gün yüzüne çıkacaktır. Apollo 18, insanoğlunun uzaya yolculuk ve Ay’a ayak basması olayını komplo teorileri ve korku klişeleriyle birleştiriyor. Dönem atmosferini yansıtmak için çekimleri 70’lerde kullanılmış eski kamera lensleriyle yapılmış. Timur Bekmambetov’un yapımcılığını üstlendiği filmi İspanyol Gonzalo Lopez-Gallego yönetiyor.

Ahmet Ümit’in romanı beyazperdede

BİR SES BÖLER GECEYİ
Yön: Ersan Arsever
Oyn: Cem Davran, Merve Dizdar, İpek Tenolcay
Tür Dram

Ünlü yazar Ahmet Ümit’in otobiyografik ögeler taşıyan ‘Bir Ses Böler Geceyi’ adlı romanı, eserin hayranı olan Ersan Arsever tarafından beyazperdeye uyarlandı. Başrollerini Cem Davran, Merve Dizdar ve Gün Koper’in oynadığı film solculuk ve Alevilik üzerinden inanç, ideoloji, hayatın anlamı gibi konuları sorguluyor. İntihar eden Alevi genci İsmayil, eski solcu Süha’nın geçmişiyle yüzleşmesinde yol göstericisi oluyor, hikâye 1970 sonu ve 12 Eylül Darbesi sonrasına ve Aleviliğe kadar uzanıyor. Bu filmde, Alevileri anlama ve keşfetme de var. Filmin bir bölümü, Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Karacaören ve Karşıpınar köylerinde çekilmiş. Köy atmosferi gerçekten etkileyici, filme mistik bir hava veriyor.

Kuzey ve Güney Kore çeteleri arasında

HWANGHAE
ÖLÜM DENİZİ
Yön: Hong-jin Na
Oyn: Yun-seok Kim, Jung-woo Ha, Jo Seong-Ha, devamı...
Tür: Gerilim
Süre: 140 dk Yapım yılı: 2011

Güney Kore filmi Ölüm Denizi, hem kumar borcunu ödemek hem de karısını bulmak için aksiyon ve şiddet dolu bir maceranın içine düşen bir taksi şoförünün hikâyesini anlatıyor. Gu-Nam hem karısına kavuşmak hem de borçlarını sildirmek için bir kereliğine de olsa tetikçilik yapmaya karar veriyor. Ama işler hiç de planladığı gibi gitmiyor ve Gu-Nam Kuzey ve Güney Kore çeteleri arasında kalıyor. Filmde sıradan bir insan içindeki öfkenin dışavurumuyla ne ölçüde şiddete başvurabilir, nasıl bir dönüşüm geçirir sorusunun cevapları aranıyor. Gerilim dolu bu Uzakdoğu aksiyonunun senaristliğini ve yönetmenliğini Hong-jin Na üstleniyor. Hong-Jin Na ilk filmi Ölümcül Takip’teki başarısının tesadüf olmadığını kanıtlamış oluyor. 64. Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilen filmin başrol oyuncularından Ha jung-Woo da bu filmdeki performansıyla 2011 Asya Film ödüllerinde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü almıştı.

Mektuplarla aşk

EL YAZISI
Yön: Ali Vatansever
Oyn: Cansu Dere, Sarp Akkaya, Baran Akbulut, devamı...
Tür: Dram-Romantik
Süre: 95 dk.

El Yazısı, İstanbul Üniversitesi Radyo Tv bölümünde doktorasını yapan 1981 doğumlu genç yönetmen Ali Vatansever’in ilk uzun metrajlı filmi. Geçtiğimiz Antalya Altın Portakal Film Festvali’nde Senaryo Geliştirme Ödülü alan film üç ayrı kuşağın kırıklarla dolu aşk hikâyelerini; yazılan, gönderilen, sahiplerine zamanında ulaşamayan mektuplar üzerinden anlatıyor. Bolu’nun tarihi Göynük kasabasında çekilen film, 1998 yazında Fransız Julie’nin gelişiyle, tüm taşların yerinden oynadığı bir kasabada geçiyor. Başrollerde Cansu Dere, Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisinin Caroline’i Wilma Elles, aynı dizide Necati rolüyle tanıdığımız Sercan Bodur ve Sarp Akkaya var. Yöre halkının da küçük rollerde kamera karşısına geçtiği filmin ilginç özelliklerinden biri de bütçeyi denkleştirmek için imece yönteminin kullanılmış olması.

Kara ve kurtlara karşı

THE GREY
GRİ KURT
Yön: Joe Carnahan
Oyn: Liam Neeson, Dallas Roberts, Frank Grillo, devamı...
Tür: Aksiyon , Macera , Dram
Süre: 117 dk.

Alaska’da petrol sondajında çalışmak için görevlendirilen bir ekip, uçaklarının düşmesi sonucu bölgenin vahşi ve ıssız bir alanında mahsur kalır. Grubun başı olan Ottway (Liam Neeson), ekibin vahşi doğada aç kurtlara, kaza sonrasında oluşan ölümcül yaralara ve dondurucu hava koşullarına karşı hayatta kalabilmesi için elinden geleni yapmak zorunda. Yapımcı, senarist ve yönetmen Joe Carnahan’ın son filmi olan yapımın başrolünde en son Kimliksiz filminde Dr. Martin Harris rolüyle seyrettiğimiz Liam Neeson var. Filmin stüdyo ortamında değil de vahşi doğada zor şartlarda çekilmiş olması gerçeklik hissini arttırmış. Perdedeki oyuncuları etkilediği her sahnede hissedilen kar ve rüzgar gerçek.

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

False