GeriKelebek O klasik ben popüler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

O klasik ben popüler

O klasik ben popüler
refid:5758030 ilişkili resim dosyası

2006'nın son günlerinde ise ünlü piyanist Fazıl Say'la yaşadığı sürpriz aşkla gündeme gelen Hande Ataizi, yeni ilişkisiyle ilgili konuştu.

Genç sevgilisi Mert İncekara'dan geçen yaz ayrılan, 2006'nın son günlerinde ise ünlü piyanist Fazıl Say'la yaşadığı sürpriz aşkla gündeme gelen Hande Ataizi, yeni ilişkisiyle ilgili konuştu.

Farklılıklar bizi besliyor
Yaptığımız işler dolayısıyla insanlar bir arada olmamıza şaşırıyor galiba. Ama bu çok yanlış, herkesin kendine göre bir mesleği ve seçimi var. Önemli olan yaşamlarınızdaki ortak noktaları bulabilmek. Kaldı ki ayrı sektörlerden insanlarla birlikte olmak, kişiyi besleyen bir şey. Biz de onu yakaladık.Ondan daha çok tanınıyorum

Ben popüler kültürü temsil ediyorum, Fazıl daha sofistike bir kültürü; klasik müzik...

/images/100/0x0/55eb5545f018fbb8f8ba8446
Ben Türkiye’de daha çok tanınıyorum, ama asıl başarı uluslararası platformda bir şeyler başarabilmek. O bunu başardı, ben sadece Türkiye’de meşhurum. Farklı şeyler yapsak da ikimiz de alkışlanmayı seven insanlarız.El ele devam edeceğiz

Hayat bu, bizim hangi noktaya geleceğimiz hiç belli olmaz.
Ama olmayan şeylerin yazılması, çizilmesi can sıkıcı. Bizi bunun yıpratmasından korkuyorum. O yüzden bize kimse dokunmasın, kimse bizim haberimizi yapmasın. Biz güzel bir duygu yakaladık ve el ele devam etmek istiyoruz. 

Ben popüler kültürü, Fazıl ise sofistike kültürü temsil ediyor
Fethi Pekin’le yaşadığı 24 saatlik evliliğin ardından bir süre kabuğuna çekilen, genç sevgilisi Mert İncekara’dan ise geçtiğimiz yaz ayrılan Hande Ataizi, 2006’nın son günlerinde ünlü piyanist Fazıl Say’la yaşadığı sürpriz aşkla gündeme geldi. Ataizi, yeni ilişkisini Tempo dergisinden Arzu Erdoğan’a anlattı.

Yeni bir dizi projesine başladığınızı duydum...
- Suriye ve Mardin’de çekilecek, daha çok Mardin ağırlıklı bir dizi. Mardin’de oluşu insanları yanıltmasın, kesinlikle bir köy dizisi değil. Mardin’e hakim olacak güçlü bir kadının hikayesi.

Son yıllarda sizi ayakları yere basan, sıkı bir filmde hiç izlemedik, neden?
- Şimdiye kadar sevdiğim bir senaryo gelmedi önüme. Son aylarda hasbelkader bir filme girdim, biraz da eğlencesine... Ancak tatsızlıklar yaşandı, çok mutsuz oldum. Her şey çok amatördü. Dublajımı bile kendim yapmadım. Ben bugüne kadar dizilerde bile kendi sesimi kullanarak oynadım. Normalde beni başkasının konuşması mevzu bile olamaz.

Plaj konusundan bahsediyorsunuz galiba...
- Maalesef... Bir yerden sonra hayat sizin kontrolünüzden çıkıyor. Çok kırıldığım, yıprandığım yazılar oldu. O yüzden de açıkçası tepkimde haklıyım diye düşünüyorum.

Filmin yapımcısı Faruk Aksoy da sizi korumadı. Ağzından "Böyle bir şey olmamıştır" cümlesi çıkmadı, sadece "Genç insanlar vardı, ne olmuşsa olmuştur" benzeri şeyler söyledi.
- Birtakım reklamlar uğruna, insanların çekimser kalması da yanlış. Ben Faruk Aksoy ile her zaman çalışmak istemişimdir. Çok da sevdiğim biridir, ama bu projede nedense aramızda bir kopukluk oldu. Ya da şanssızlık oldu diyeyim.

Gazete sayfalarına yansıyan Hande Ataizi, mutluluğu çok yakalayamamış bir kadın gibi görünüyor...
- Mutluluk herkese göre değişen bir kavram ve herkesin öncelikleri farklı. Bir kere başımdan tatsız bir şey geçti. Tüm bunlar birikince de ortaya mutsuz bir kadın imajı çıktı. Galiba biraz ben de kendimi doğru ifade edemiyorum.

Fazıl Say ile yeni bir ilişkiye başladınız. Bu pek çok kişiyi de şaşırttı. Nasıl tanıştınız?
- Bir arkadaşımız vasıtasıyla tanıştık. Yaptığımız işler dolayısıyla insanlar bir arada olmamıza şaşırıyor galiba. Ama benim en yakın arkadaşım finans sektöründen. Onunla arkadaşlığımız için de "Biri oyuncu, diğeri kendi alanında güçlü bir kadın. Bunlar aralarında ne konuşur" deniyor. Bu çok yanlış, herkes kendi seçimlerini yapmış. Herkesin kendine göre bir mesleği ve seçimi var. Önemli olan yaşamlarınızdaki ortak noktaları bulabilmek. Kaldı ki ayrı sektörlerden insanlarla birlikte olmak, kişiyi besleyen bir şey. Bu da çok güzel. Biz de onu yakaladık Fazıl’la.

/images/100/0x0/55eb5545f018fbb8f8ba8448
Kısa bir süre oldu ama, ilişkinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
- Aynı dili konuşuyor olmak diyebiliriz. Ya da hayata benzer çerçevelerden bakmak.

Ama Fazıl Say sizin yaşadığınız dünyaya çok yabancı. Bu ilişkide sorunlar yaratmaz mı?
- Evet, ben popüler kültürü temsil ediyorum, o daha sofistike bir kültürü; klasik müzik... Bu bütün dünyada böyle. Tom Cruise daha fazla tanınıyor, ama dünyanın en ünlü viyolonsel virtüözü tanınmıyordur bile. Ben Türkiye’de daha çok tanınıyorum, bu gerçek. Ancak onun yaptığı işe çok saygı duyuyorum. Çünkü bence asıl başarı uluslararası platformda bir şeyler başarabilmek. O bunu başarmış biri, ben sadece Türkiye’de meşhurum. Birbirimizi tamamladığımızı düşünüyorum. Farklı şeyler yapıyor olsak da ikimiz de alkışlanmayı seven insanlarız. O benden, ben de ondan çok şey öğreniyoruz.

İki büyük ego var ortada. Zaman zaman çarpışmaları tehlikeli de olabilir...
- İşte onu başarabilirsek, güzel bir ilişki ortaya çıkacak. Beni asıl tedirgin eden, bu güzel birlikteliğin dış etkenlerle bozulması. Hayat bu, bizim hangi noktaya geleceğimiz hiç belli olmaz. Ama olmayan şeylerin yazılması, çizilmesi can sıkıcı. Bizi bunun yıpratmasından korkuyorum. O yüzden bize kimse dokunmasın, kimse bizim haberimizi yapmasın. Biz güzel bir duygu yakaladık ve el ele devam etmek istiyoruz.

Çok göz önünde olduğunuz için siz istemeseniz de bazen kameralarla gezmek zorunda kalıyorsunuz. İlişki başlarken bu minvalde bir konuşma yaptınız mı?
- Hepimizin belli handikapları var, benim de var. Mesleğimden, karakterimden kaynaklanan şeyler olabilir. Bu herkes için geçerli. Eğer iki insan birbirini seviyorsa, anlıyorsa o ilişkilerin de bir bedeli oluyor. Benim gibi bir insanla birlikte olmanın zorlukları da, pozitif tarafları da var. Bunu ne kadar başarabileceğimizi zaman gösterecek.

Estetiği abartanlar vaşağa benziyor
7 Son yıllarda yaptırdığınız estetik ameliyatlarla da gündeme geldiniz. Neden estetik ameliyat yaptırıyorsunuz?
- Ben biraz mükemmeliyetçiyim. Bir de insan çok göz önünde olunca, kendisiyle uğraşmaya başlıyor. Göz önünde olmak bunu haberleştiriyor. Sonuçta şov dünyasının içindeyiz, bazen gerekli de oluyor. Şimdi bakıyorum, ev kadınları da diğer meslek gruplarından insanlar da para biriktirip estetik yaptırıyor. Dolayısıyla bu bize mahsus bir durum olmaktan çıktı. Ama çok fazla uğraşmaktan yana değilim. Çünkü abartanları görüyoruz, vaşağa benzeyip çıkıyorlar!

Daha önce çok sansasyonel, bir günlük bir evlilik geçirdiniz...
- Onu evlilik olarak görmüyorum. Çünkü biz 1,5 senelik flört döneminden sonra evlendik ve bir günde boşanma kararı aldık. Şimdi düşününce keşke annemi dinleseydim diyorum. "Artık evlilik sistemi çöktü, evlenmeye gerek yok. Beraber yaşayın" dedi. Ama onu dinlemedim. Bir kadın için sevginin en yüksek göstergesi de evliliktir. Buna inandığım için söylemiyorum, ama böyle koşullanıyoruz. Belki de bu koşullanmanın sonucu evlenmek istedim. Ama tatsız bitti. Demek ki benim sabrımın taştığı gün evliliğin gecesiymiş.

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

False