GeriKelebek Nisan 2005
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Nisan 2005

Türkiye’nin yeni yıldaki durumunu incelemeden önce geçmişine bir göz atmak gerekiyor, çünkü Astroloji’nin altın kuralına göre, yaşananlar yaşanacakların aynasıdır. Türkiye’nin geçmişinde göz önüne alınması elzem olan ve çok önemli kilometre taşları olarak kabul etmemiz gereken 14 önemli olay var; Yeni bir yılı yorumlarken, salt Türkiye Cumhuriyeti’nin doğumu olarak kabul edilen 29 Ekim 1923’ün değil, Astroloji’nin progresif yani ilerleyen, genişleyen ve evrimleşen bir bilgi sistemi olarak algılanması koşuluyla, önemli olayların tümünün değerlendirilmesi gereklidir.Öte yandan, 21. Yüzyıl insanlığını yönlendiren astroloji, artık geçmiş yüzyıllardaki gibi de değildir, güncel mantık, bilinçaltının evrimi ve arşetiplerin değişimi farklı sonuçlar ve yorumlar gerektirmektedir. Bugün, artık burçların yorumlarını yaparken, alışılmış kalıpların dışına çıkmamız gerekiyor çünkü çok değiştik. Örneğin Başak artık titiz, detaycı ve hastalık hastası değil veya Balık insanı da kararsız, duygusal ve özgüvensiz değil, gezegenlerin etkileri de aynı paralelde değişmekte, korkulan Satürn artık yardımcı oluyor, aksiliklerin ve yeni başlangıcların düşmanı Merkür, şimdi insanlığın öngörülerinin gelişmesine ve kozmik farkındalığına yardımcı oluyor. Kısacası, bu yenilikler kısa bir zaman içinde Yeni Astroloji başlığı altında görülecek. İnsanlık, çok önemli bir geçiş sürecini yaşamakta daha da doğrusu yeniden yapılanmaktadır. 2010 yılına kadar yaşanacaklar, son beş yılda yaşananlardan çok farklı olacaktır. Sadece 2000 yılını hatırlamak yeterince inandırıcıdır, üstelik hız ve evrim her altı ayda bir katlanarak büyümektedir ve elbette ki Türkiye’de bu dönüşümden payını almaktadır ve alacaktır.  Bireysel horoskoplarda bile doğum özelliklerinin zaman içersinde değişmeleri beklenen ve arzulanan bir şeydir. Yani birey değişebilir hatta değişmelidir öyleyse bireylerden oluşan toplumlar, milletler ve ülkeler de değişebilirler. Astrolojik uyarıların ve rehberliğin amacı zaten budur. Örneğin. Nostradamus’un gelecekte oluşacak olan kötü olayların, yöneticilerin doğruyu bulmaları halinde değişebileceği uyarısı bu anlamdadır. Kısacası kesin ve değişmez bir kader yoktur, insan hür iradesiyle yeni bir dünya kurabilir; özetle gelecek, verilecek kararların sonucunda yazılacaktır. Önemli olan koşulları görebilmek, algılayabilmek, uyarılara dikkat etmek ve doğru yolu bulabilmektir.            1922-1923 (BMM’nin Açılışı, Büyük Taarruz, Lozan,  Cumhuriyet’in ilanı), 1938-1950 (Atatürk’ün ölümü, DP İktidarı), 1960-1978 (27 Mayıs, Kıbrıs, 1 Mart 78 Devalüasyonu), 1980-1993 (12 Eylül ve Özal’ın ölümü) ve 1996-2004 (14 Ekim Eko-krizi, 18 Nisan Genel Seçimleri,17 Ağustos depremi, AKP İktidarı ve AB süreci) dönemleri Türkiye’de yaşamsal virajların alındığı süreçlerdir. İçinde bulunduğumuz süreç 2005 sonunda bitecek ve çok zorlu yeni bir süreç başlayacaktır. Bu yeni sürecin özelliği yani 2005’in ötesi, devrimsel geçiş misyonunu yüklenen şimdiki İktidar’ın yerini yine kendi içinden ama daha kozmopolit ve başarılı kadrolara bırakması, ekonomik gerçeklerin su yüzüne çıkması, ülkenin kültürel anlamda iflası, büyük bir doğal afet ve daha da batılılaşma şeklindedir.       2005’in ilk üç ayında çok daha ilginç ve tartışma getirecek yasalarla karşılaşacağız. Demir veya hava yollarında ciddi bir kaza olabilir. Medya dünyası büyük sıkıntı ve krizlere gebe. Tren veya uçaklara sabotaj yapılabilir. Sağlık sektöründe önemli reformlar bekliyorum. Ordu ile sivil yönetim arasındaki ilişkiler daha uyumlu olacak ve ülke genelini rahatlatacak bazı açıklamalar yapılacak. Ülke çapında dikkat çekecek olan bir yolsuzluk veya cinsellikle bir skandal yaşanabilir. Dış ilişkiler yumuşayacak, bu yumuşamanın nedeni AB sürecinin artık bir takvime bağlı olması ama AB’li olabilme stresleri ülkeyi ve yönetimi zorlamaya başlayacak ama bu sıkıntıyı asıl sonraki yıllarda yaşayacağız. Ekomomik açıdan beklenen hedeflere ulaşamama sıkıntısı işin cabası, buna rağmen ekonomik zorluklar ve enflasyon çok güçlü değil. Daha ziyade spekülatif yükselmeler olması mümkün gerçek anlamda ise borsa fazla kazançlı olmayabilir. Ama bu dönemde borsada ani düşüş ve yükselişler olabilir. Yeni, fakat dikkate değer zamlar gelirken, Hükümetin kendi tabanının desteğini kaybetmesi mümkündür. Hapishaneler veya hastahanelerle huzursuzluklar çıkabilir. Bu durumlarda devlet organları fazla zaman geçirmeden başarıyla el koyabilecekler. Sanat veya  sanatçılarla ilgili dikkat çekici olaylar yaşanacak. Şimdi aylara bakalım;Ocak 2005Jüpiter/Satürn karesi, bankacılık, mahkemeler, yargı, ibadethaneler ve din yetkilileri ağır sorunlar yaşayabilirler. Geleneksel fikirler zorlanacak ama gerekli enerji ve azim görülüyor. Gelecekte nefret ve hoşgörüsüzlük yaratacak fanatik fikirler ortaya atılabilir. Pluto 5. Evde, ülke çapında etkin ailelerde, sosyete, sanat ve spor dünyasında hareket yaratacaktır. Irkçı düşünceler dikkat çekebilir. Sanat dünyasında rekabet artacak ve iki ünlü sahte bir aşk olayı yaratarak gündemi işgal edecekler. 22 Ocak-11 Nisan arasında Pluto-Merkür ilişkisi ticaret, iş, medya ve reklamcılık dünyasında mali krizler yaratacak. Saygınlık kazanma isteği öne çıkacak, mesleki hırslar mide bulandırabilir, yazarlık ve reklamcılık alanlarında yaratıcılık  artacak ve çok satan bir kitap konuşulucak. Neptün ortamında, azınlıklar sorunu yine tartışılacak, bunalım olacak, petrol krizi yine yaşanabilir. Neptünün Kova Burcu’nda bulunduğu son dönem 1834-1848 yılları arasındadır. Bu dönem romantizmin yükseliş dönemidir. Romantizm, bu kez klasik engellemelere belirleyici olacaktır. Kova Burcu genelde, toplumu geliştirir. Ancak Neptün’ün etkisiyle bireysel üstünlük ve haklar daha önemli olacaktır. Şubat 2005Şubat ayında, Ocak’daki Jüpiter/Satürn karesi, yine etkili olacak. Pluto-Merkür ilişkisi de öyle. Ama Şubat ayı biraz daha olumlu. Mars/Satürn bileşkesinde, silahlı kuvvetlerde kaynaşmalar olabilir ama dışa yansımayacak, geçmiş göz önünde tutulacaktır. Ortadoğu Savaşı’nda yine Türkiye tartışılacak, finansal kayıplar artabilir, sellere dikkat edilmeli. Büyük şirketlerde depresyon görülüyor. Satürn/Uranüs ilişkisinde grevler, gösteriler ve yürüyüşler oluşacaktır. Bölücü söylevler duyacağız. Liberal fikirler ortaya atılacak. Mantıklı kararlar muhtemel riskleri ortadan kaldıracaktır. Ay-Neptün konumunda toplumsal sorunlar, milliyetçilik ve ulusalcılık tartışılacak, AB karşıtı tartışmalar başlayacaktır. Bir hükümet üyesi veya iktidar partisinden birisi inkar, yalan ve yanılgılar içinde sorunlara neden olabilir. Uyuşturucu sorunu patlayabilir. Ay-Pluto konumunda yani ayın son haftasında suç oranı artacaktır. Mart 2005Bu aydan itibaren ekonomiye çok dikkat edilmeli, eğer söylenenler ve açıklamalar doğru değilse bu dönemde işin aslı anlaşılacak ve ciddi bir ekonomik krizin ilk işaretleri gelecektir.            İkinci üç ayda, ulaşımla ilgili kazalar, medya ile ilgiyi zorluklar yine gündemdeler. Medyayı kısıtlayıcı bazı kararlar almak istenecek ama sonuç alınamayacak. Orduda, tabandan gelen huzursuzluklar duyulabilir. Önemli bir devlet adamı kaybedilebilir. Bu süreçte, dinsel baskılar artarak, huzursuzluk yaratabilirler. Önemli adli bir hata veya skandal yaşanabilir. Uzanlar’la ilgili çok şaşırtıcı gerçekler duyulabilir. AB veya ABD'den gelen önemli baskı ve engellemeler can sıkacak. Bir deniz kazası olabilir ve siyasi önemli huzursuzluklar yaşanabilir. Bu dönemde dış ticarette önemli patlamalar olabilir. Yine irtica sesleri duyulacak. Önemli bir suikast veya terör olayı olasılık içinde.Nisan 2005Satürn/Neptün ikilemi yine finansal depresyonu gösteriyor ama Pluto etkeni bunun saklanmaya çalışıldığı yönünde. İşsizlik oranı büyüyebilir. Devletin kültür ve sanata yönelik desteği artacak. Pluto-ASC’da muhalefet kesiminde çok ciddi tartışmaları işaret ediyor, CHP’de değişimler olabilir. Çok parlak bir isim, devlet güçleri tarafından tutuklanabilir. Jüpiter/Neptün ilişkisi sürerken, bankacılık konusunda yeni ve çarpıcı yaptırımlar başlatılacaktır. Aynı gelişme, yargıda da yaşanabilir. Önceki aydaki ordu, Ortadoğu krizi ve bölgesel ilişkiler şeklinde ortaya çıkan etken hala çok güçlü. Teknoloji alanında bir Türk, önemli ve sansasyonel yankılar yaratacak. AB ve ABD karşıtı milliyetçi çıkışlar devam edecek. Ay/Uranüs’de tarım alanında çözüm gerektiren sorunların habercisi. Sağlıklı  ekonomi çabaları yetersiz kalabilir, borsa yükselebilir ve işsizliğe yönelik tedbirler aranacak. Ülkeyi yönetenler, geçmişleri ve aidiyetleri ne olursa olsun ön yargılardan hemen kaçmalılar.Mayıs 2005Mayıs’da ekonomik kriz olasılığı hala göz kırpıyor. Venüs/ Jüpiter ilişkisi, sanat, moda ve eğlence dünyasında zenginlik, başarı ve skandallara neden olabilir. Entellektüel başarı sağlanabilir. Müzik ve tiyatro dünyasında olaylar yaşanırken, bir isim gündeme gelecek. Bu aydaki Venüs/Uranüs etkisi sert ve rahatsız edici; inatçı, kendi fikirlerine bağlı, kavgacı, çabuk öfkelenen, tartışmacı yöneticiler görecek ve üzüleceğiz. Beklenmedik ve alışılmamış bir aşk macerası sosyeteyi karıştıracak. Satürn’ün kendi içindeki buluşması, öncelikle büyük şirketlere ve iş yaşamına yönelik finansal tedbirlerin ve yatırım zamanlamalarının iyi alınması ve yapılması gereğini gösteriyor. İnsan haklarında krizler olabilir, yeteneksiz ve sorumsuz bir yetkili çok ciddi bir ölüme neden olarak, Avrupa çapında bir soruna neden olabilir. Bulaşıcı hastalıklar ve yoğun toplumsal depresyonlar bu ayda geçerli. Kuzey Anadolu’dan deprem sinyalleri gelebilir ama çok kötü birşey yok gibi. Haziran 2005Haziran’daki Güneş/Pluto sıkıntısında, Başbakan belki de iktidar günlerinin en zor ama en gerekli sınavını verebilir, canı epey sıkılacaktır, uslübuna çok ama çok dikkat etmeli ama sonuçta başarılı olacak. Bu dönemde, bir anlamda Devlet sorgulanacak. Suç oranına yine dikkat edilmeli. Ülkenin ilerlemesinin, gereğinden fazla kontrol veya kaynaklara fazla sahip olan kişilerin elinde olmasının sıkıntısı ilginç bir örnekle yaşanacak. AB yolunda, yeni konular gündemde, olayı ve onları anlamak ve onların kuralları ile oynamak daha çok gerekecek. İktidarın fikirleri ve dünya görüşü söz konusu olacak, eğer agresif ve heyecanlı olarak, kontrol zorlaşırsa tatsız tepkiler alınacak. Önemli büyük bir şirket uluslararası ortamda dikkat çekici bir atılım yapabilir. Üçüncü dönemde yani Temmuz-Eylül arasında hükümette ve dış ilişkilerde önemli karışıklıklar olabilir. Önemli bir devlet adamının kaybı tehlikesi sürüyor. Kırsal kesimdeki terörist örgütlenmede güçlenme ve terör olaylarında artış gözlenebilir. Ülkenin değişik yerlerinde hafif depremler olabilir. Kadınlar üzerindeki baskı artışı yine kadınlar yüzünden olabilir ve buna karşılık işçi haklarında olumlu düzenlemeler olacaktır.Temmuz 2005Daha sakin bir ay. Bankacılıkta olumlu adımlar atılabilir, yargı ve diyanette yine sorunlar var. Ağustos 2005Bu ayda, Merkür Aslan’da olacak. Ticaret, iş, medya ve reklamcılık dünyasında köşe taşları yenilenebilir, önemli bazı isimler sorunlar yaşayabilirler veya iş değiştirebilirler. Her konuda, sabit fikirli ve inatçı olunmaması gereken bir ay. Çoşkulu sanat olayları, yaratıcı hayal gücü güzel sonuçlar getirecek. Spor dünyasında, özellikle futbolda ilginç değişimler, transferler ve tartışmalar gündeme çıkacak. Eylül 2005Önceki aydaki etkiler büyüyerek sürüyor. Ay/Jüpiter krizi, yargı ile dini görüşleri karşı karşıya getirecektir. Bu ayda, azınlıklar ve başka dinlerle ilgili gelişmeler sorun olabilirler veya gündeme gelebilirler. Bir din yetkilisinin sözleri çalkantı yaratacak. Finans dünyasında skandallar yaşanabilir veya birileri suçlanabilir. Bir ara seçim tartışmaları yapılacak. Sağlık konusunda bazı bilimsel kuramlar, yaşama aktarılacak ve olumlu sonuçlar alınacak. Toplum daha insancıl beklentilere girecek, daha organize, detaylı ve matematiksel çözümler amaçlanacak, vaadlerde bulunulacak. Jüpiter/Satürn ikileminde, yani 26 Eylül-5 Ekim arasında, ünlü bir sanatçının argo sözleri .üyük tepkilere neden olabilir. Bu günler içinde, siyasi kararsızlıklar had safhada, rahatsız edici vergi değişiklikleri yaşayabiliriz. Gecekondu  sorunu büyüyecek ve toplumsal zorluklar yaşanacak. Başbakan bazı çalışma arkadaşlarını değiştirebilir, bu dönemde hastalıklar artabilir. Ticaret, iş, medya ve reklamcılık dünyasında geçen ayda sözü edilen önemli bazı isimlerin sorunlar yaşamaları veya iş değiştirmeleri etkisi hala geçerli. Ve dönemin en ilginç ama bir o kadar da sert astro konumu, can sıkıcı olabilir. Ani bir mali kriz, beklenmedik bir ölüm, tarım alanında ciddi bir afet, rejime yönelik tehlikeli düşünceler ve sosyal çıkışlar görülebilir. Sahtekarlar, paranoyaklar ve yeteneksizler sanat ve kültür dünyasında çok önemli hayal kırıklıkları yaratacaklar, güçsüz ve zor durumda olan insanlar istismar edilecekler.            Yılın son üç ayında ise, ciddi etkiler yaratacak olan ekonomik dengesizlikler gündemi dolduracak, kaynakların boşa harcandığı ve israf yapıldığı iddia edilecek. Hükümetin veya iktidarın içinden birisi aldatıcı açıklamalarda bulunacak ama hemen anlaşılacak. Dinsel baskılar yine karıştırıcı. Dış ilişkilerde kısmen düzelmeler görülüyor ve önemli bir iş adamı veya şirket iflas edebilir.Ekim 2005Ekim ayında sanatsal beceriler artıyor. Ama organizasyon eksiklikleri gözlenebilir. Sanat ve spor dünyasında gerçekçi olmayan yaklaşımlar yaşanacak, sanat/medya çatışması dikkat çekici. Karşıt kavramları anlamakta güçlük çekilecek. Güneş/Pluto konumunda, ulusun lideri bir sağlık sorunuyla karşılaşabilir, Devlet hiç farketmediği veya aklına getirmediği sosyal bir konuda birdenbire sıkıntıya düşebilir. İktidar partisinden üst düzey birisi, karşıt çıkışlar yapıp, gündeme oturup çıkış yapmaya çalışacaktır ama sonu hüsran olacaktır. Güçlü ama eski bir politikacı, yeniden kontrolü ele geçirmeye çalışacak ama sonuçları bir sonraki senede görülecek. Ay/Pluto düşüşünde, maliye ve finans konularında kendini kandırma eğilimleri görülecektir. Yurt dışındaki mali çevreler, çözümsel yaklaşımlar yerine erteleme formülleri gösterecekler. Bir sanatçının eylemi veya programı ya da bir işi, tatsız bir kavgaya dönüşebilir hatta ardından şiddet gelebilir. Kasım 2005Türkiye’de hiç yapılmamış veya uygulanmamış bir uygulama daha çok bu ay, daha bir ihtimal gelecek ay yürürlüğü girebilir. Bu konuda başarı mümkündür fakat kolay olmayacak ve özellikle de tutucu çevrelerden tepkiler gelecektir. Bölücü hareketlerde canlanmalar ya da eylemler görülebilir. Önemli bir iletişim şirketi bu aylarda, iletişimde devrim yaratacak bir uygulamayı devreye sokarak, yankılar getirecek. Mars/Satürn karesi, yine savaş sesleri getiriyor, zaten bu aylarda şiddetli bölgesel çatışmalar yaşanacak ve toplu ölümler görülecek. Önemli bir yetkilinin açıklamaları, patavatsızlıkla sonuçlanabilir. Satürn’üh Neptün’le ilişkisi uzun vadeli mali krizlere gebe, piyasalarda nakit sıkıntısı ve akış darlıkları görülebilir. YTL’nin olumlu sonuçları yılın son aylarında kesin olarak görülecektir. Beni düşündüren en çırpıcı astrolojik konum ay ortalarında, Merkür’le Uranüs arasında yaşanacak, bu süreçte gerici ve ilerici görüşler arasında ciddi tartışmalar olabilir, daha da ötesi, mantıklı ve gerekli değişimlere tabandaki muhafazaklardan ciddi teplire gelecek ve sıkıntı yaratacak, burada medyanın tavrı önem kazanacak. Ama bazı kararsız ve eski kafalı yazarlar yüzünden sıkıntı kolay aşılamayacak. Kış aylarında yani Ekim’den itibaren görsel medyada yani tv’lerde ahmakça programların, sıkıcı ve gereksiz tekrarları bıkkınlık yaratacak ve skandallar oluşacak. Venüs/Uranüs ikileminde ve ayın son üç gününde, ekonomi, teknoloji ve sosyal bilimler konularında parlak çıkışlar olabilir. Aralık 2005Ve yılın son ayındayız, Ekim ve Kasım aylarındaki ağır ve güçlü gezegenlerin etkileri sürüyor. İktidarın üst düzeyi sabırsız ve olumsuz olabilir, artık daha olgun olmalı ve yollarına devam etmeliler. Bu ay tıp ve eczacılık alanlarında tartışmalar, yeni yaptırımlar ve krizler çıkabilir, Sağlık Bakanlığı’nda sorunlar yaşanacak. Bir ilaç krizi yaşanabilir. Bir sahne sanatçısı yurt dışında başarılı olacak (tabii ki bu bir popçu değil), yıl önceki aylardaki etkilerin sürmesiyle sonuçlanıyor ve Türkiye için büyük önem taşıyan 2006’ya giriyoruz. 2005, kısaca böyle. Aslında yeni yıl bizler için hazırlık yılı olmalı çünkü asıl zorluklar 2006’da ve ötesinde. Elbette ki daha pozitif, olumlu ve umut verici bir astro analiz yapmak isterdim ama dediğim gibi geçmiş geleceği oluşturmaktadır ve yakın geçmişte yaşananlar arzulanıldığı gibi değildir. Kaldı ki bu analizde global sorunların etkileri yeterince göz önüne alınmamıştır. Umudumuz iktidarın ve daha önemlisi ülkemizin alternatifsiz lideri olan Sn. Erdoğan’ın çok daha başarılı olması, etkilere kapılmaması ve uzak gelecekte unutulmayacak liderlerin arasında yerini almasıdır. Türkiye öyle veya böyle AB sürecini bir şekilde yaşayacak, astrolojik oluşumlar bunun kolay olmayacağını, ancak 2012’den sonra uygun ortamın oluşacağını gösteriyorlar. Ama o yıllarda çok önemli global fenomenler oluşacağı için, gelecekte nasıl bir AB’nin varolacağı ve gelecekteki Avrupa’nın yöneticilerinin nasl davranacakları tümüyle değişken ve bugüne göre çok farklı. Üstelik o yıllarda Sn. Erdoğan daha farklı konumlarda olacak yani kısacası tüm zemin değişecek. İşte bu nedenlerle temelin bu yıllarda çok sağlam atılması gerekiyor. O zaman, uzak geleceğin Türkiye’sinde, bu günün siyasetçileri ve liderleri örnek olacak ve gösterileceklerdir. Türkiye genel anlamda okuduğunuz astro-etkiler çerçevesinde zorlu bir süreçle karşı karşıyadır. Bu sıkıntılar salt iç ve dış siyaset çizgisinde değildir. Öncelikle, ülkemizin kültür ve bilgi anlamında çağdaş kavram ve kabuller ortamında kitlesel buluşmalara ihtiyacı vardır. Türkiye Satürn öğretisinin uyardığı gibi, batının kötü örneklerini değil, iyi, güzel ve yararlı örneklerini almalıdır. Ve öncelikle Merkür ve Venüs’ün negatif etkisinde, toplumsal bilinç, kültür ve birliktelik için gereken herşey yapılmalı ve para hırsında boğulmuş egemen kişi, kuruluş ve çevreler tasfiye edilmelidir. Türkiye, yalanlardan arınmalıdır, Loki Efekti dediğimiz enerji düzeysizlik, yalan, sahtekarlık ve çirkinlikler yaratmaktadır. Ve ne yazık ki bu etki altında, tv’lerde kötüyü teşvik eden, örnek gösteren, yeteneksiz insanları yetenekli göstererek yeteneği yok eden, spor, müzik ve edebiyat dünyasında en düşük düzeyde insan ve yapıtları yücelten çarpık zihniyet geleceğin Türkiye’sine çok önemli zararlar vermektedir ve bu korkunç gerçeğin farkında olan ve uyaran bilinç sadece astrolojik uyarılardan gelmektedir. Kısacası, bu ülkeyi bugüne getiren bilinci bilen ve sahip olan birileri, bu çöküşe dur demeli ve geleceğin zorlu ortamı için tedbirler alınmalıdır. Kozmik Süreç uzun ve umursamazdır, herkes ve her toplum sonuçta ektiğini biçecektir. 2005 hepimiz için hayırlı olsun.    
False