Mehmet Ali Erbil neden bu hale geldi?

Mehmet Ali Erbil neden bu hale geldi

Mehmet Ali Erbil, ödül töreninde sunucu Melike Öcalan’a “Elimi değdirdiğim herkes meşhur oluyordu. Bir sana değdiremedim elimi” dedi. Öcalan, “Şoktayım, 20 yıldır başıma böyle bir şey gelmedi” diye tepki gösterdi. Mehmet Ali Erbil’e tavsiyelerinizi alalım...

Haberin Devamı

◊ Savaş Özbey: Bir süre ödüldü, geceydi bu tür şeylerden uzak durup neden böyle bir insana dönüştüğünü sorgulamalı. Pespayeliği niçin marifet sayıyor? İlk vukuatı değil ki... Onu böyle birine çeviren koşullar nelerdi? Hatta destek de alabilir.

Acaba seyirci olarak bizim de bunda payımız var mı? Çok zor bir hastalıkla mücadelenin ardından hayat ona sağlığını geri verdi ve yeni bir şans tanıdı. İkinci kısmını gerçekten böyle mi değerlendirmek istiyor?

◊ Onur Baştürk: Mehmet Ali Erbil, “Benim her zamanki halim. Espri amaçlı yapılan bir şeydi, yanlış anlaşıldı” diyerek hâlâ hiçbir şeyin farkında olmadığını göstermiş. Oysa “Çarkıfelek” zamanlarında değiliz. Evet, eskiden bu tür laflara alkış tutuluyor, reyting rekorları kırılıyor, çark öyle dönüyordu.

Haberin Devamı

Şimdi öyle değil. Artık her şey hassasiyetlerle ilerliyor. Mehmet Ali Erbil’in anlamadığı ya da anlamazlıktan geldiği şey maalesef bu.

◊ Ömür Gedik: Öncelikle Melike Öcalan’a geçmiş olsun diyorum. Hiçbir kadın böyle bir diyaloğun içinde olmayı hak etmiyor. Mehmet Ali Erbil’in hâlâ bu haberlerle anılıyor olması da ayıp.

O koca yeteneğe, koca oyunculuğa ayıp her şeyden önce. Böylesi büyük bir oyuncunun kendi değerini bilemeyip kariyerini bu kadar kötü yönetmesi inanılır gibi değil. Ben hâlâ bu kafalardan çıkmak için çaba harcayıp, oyunculuğunu konuşturacağı günleri bekliyorum.

◊ Orkun Ün: Mehmet Ali Bey son dönemde çok gezmeye başladı. O yüzden ona ilk tavsiyem ‘az gezmesi’. Tutamıyor işte dilini, artık bu çok belli. O yüzden biraz sosyal ortamlardan uzak durursa, ortada sorun falan kalmayacak.

Melike Öcalan ile olan diyalogları da çok üzücü. Bu espri değil ki. Geçti o dönemler. Artık kimse gülmüyor kadınlar üzerinden yapılan bu tarz esprilere.

Mehmet Ali Erbil neden bu hale geldi

Orkun Ün - Ömür Gedik - Savaş Özbey - Onur Baştürk

Konsey İrem’in tarafında

İrem Derici ve Cem Belevi arasındaki savaş dinmek bilmiyor. Aldatıldığını söyleyen İrem Derici’nin “çeyrek popçu, konser dilenmeye devam” çıkışının ardından Belevi aldatmadığını söyledi. Ama Derici, Belevi’nin etrafına “İrem’i şutlarım, şu takvimi bir doldurayım” dediğini ifşaladı. Sonra da Belevi’nin torpidoda sakladığı çapkınlık telefonundan bahsetti. Belevi’den Derici’ye “Haddini bil!” çıkışı geldi. Konsey bu savaşta kimin tarafını tutuyor?

Haberin Devamı

Ömür Gedik: Egosu yüksek hiçbir kadın, aldatan erkeğin ipini pazara çıkarmadan bırakmaz. Ben de olsam aynısını yaparım. Burada hem duygu hem de ego incinmesi var. “Beni nasıl aldatır”, “Beni bu şekilde nasıl kullanır” olayı. Eğer aldatma ve sarf edilen sözler doğru ise İrem haklı zaten. Cem’i ezeli düşman ilan etmiş durumda. İşi birlikte oldukları klibi yayından kaldırmaya kadar götürmesi biraz abartı olsa da, o kadar olacak, İrem bu diyorum.

Onur Baştürk: Süper eğlenceli bir magazin bu, tadından yenmiyor. Ben İremciyim. Doğru söylüyordur. Belevi’nin “yaz sonu şutlarım”ı çok çok ayıp. İrem’e “Haddini bil” diyerek gayet kötü çocuk imajı sergilemiş zaten. O da ayrıca ayıp. Bir yandan da bu ilişki neden bu kadar sarpa sardı, anlaşılır gibi değil. Belevi aldattı diyorlar. E aldatabilir, herkes herkesi aldatıyor. Ayrıl bitsin. Neden bunca kamyon dolusu laf? 

Haberin Devamı

Mehmet Ali Erbil neden bu hale geldi

Savaş Özbey: İrem hop oturup hop kalkmakta haklı da... “İletişimin kişiselliği”, “ifşa etmekle tehdit” gibi hukuki konulara dikkat ediyordur umarım. Öfkeyle kalkmak zararına olabilir. Danışarak ilerlemeli.

Orkun Ün: Hmmm, eğer bir taraf seçeceksek tabii ki İrem tarafındayım. “O zaman barışmasaymış”çı değilim yani. Bence İrem çok zorladı bu ilişkiyi. Olmazı oldurmaya çalıştı sanki. Bu işler çok zor Konsey. İki taraf eğer aynı hislerle yola çıkmıyorsa bir yerde o lastik patlıyor işte. Cem Belevi çok üzdü İrem’i, ayıp da etti. Ne yapacak, bu imajı nasıl üzerinden silecek bilemiyorum.

Miley keşke bana asılsa

Haberin Devamı

Tolgahan Sayışman, ünlü şarkıcı Miley Cyrus’un eşi Almeda Abazi’ye asıldığını iddia etti. “Los Angeles’ta restoranda bana baktığını sandım ama Almeda’ya bakıyormuş” dedi. Bakmak asılmak mı? Bu ilginç “asılma” iddiasını yorumlayın lütfen...

◊ Onur Baştürk: Tolgahan’ın bu sözlerinde kırgınlık sezdim! Sanki Miley’nin ona değil de eşine bakmasına acayip bozulmuş. Bir de sanki bir kadının bir kadına bakıyor oluşu dünyanın en acayip şeyiymiş gibi anlatmış. Mümkünse kendisi bir daha LA’ye gitmesin derim. Ayrıca her bakış asılmak anlamına gelmez. Ona “göz kirası” denir!

◊ Orkun Ün: Ben asılmak gibi anlamadım. Bakmak var, bakmak var sevgilisi Konsey. Sanki biraz Tolgahan Bey de süsleyerek anlatıyor bu olayı. Almeda çok güzel bir kadın, o yüzden ona bakılmasından daha doğal ne olabilir?

Haberin Devamı

◊ Ömür Gedik: Her bakışma, her iltifat asılma mı oluyor, anlamadım ki. Ayrıca kadından kadına iltifat güzel bir şey değil mi? Bir de merak ettim, Miley’nin asılma ile suçlandığından haberi var mı acaba? Almeda’nın yerinde olmak isterdim ben. Miley Cyrus’u çok severim. Keşke bana böyle asılsa.

Mehmet Ali Erbil neden bu hale geldi

◊ Savaş Özbey: Sadece bakmakla kalmamış, gidip tanışmış, iltifat falan etmiş. Bal gibi de asılma. Ciddiye almaya kalksan can da sıkabilir aslında. Ama bu olayda nedense “Miley’dir, ne yapsa yeridir” diye gülüp geçesi geliyor insanın.

Bu davanın kazananı Johnny Depp

Bir başka fırtınalı çekişme de Amber Heard ve Johnny Depp arasında yaşanmaya devam ediyor. Sosyal medya tarafını Depp’ten yana belirledi. Ama mahkeme kimi haklı bulacak, tartışılıyor. Konsey’e göre bu davanın kazananı kim olacak? 

Onur Baştürk: Bence Depp. O yönde ilerliyor dava. Onlar da bizim İrem’le Cem’in daha şiddetli ve daha ağır ithamlarla olan ilişki versiyonu adeta. 

Savaş Özbey: Bu davanın kazananı yok, iki kaybedeni var. Amber kirli bir oyuna kalkıştı ama sonuçta her ikisinin de ortaya dökülmeyen rezilliği kalmadı. Bu saatten sonra mahkemeyi hukuken biri kazansa n’olacak? O fotoğraflar, o ifşalar bir daha dünyanın hafızasından nasıl çıkacak?

Mehmet Ali Erbil neden bu hale geldi

Orkun Ün: Davanın kazananı kim olacak bilemem ama kaybedeni Amber olacak, hatta oldu bence. Kadın her duruşmada santim santim eriyor. Oysa kim bilir ne hislerle çıkmıştı bu yola. Hem kendisi için hem de davayı takip eden milyonlar için koca bir hayal kırıklığı haline geldi.

Ömür Gedik: Kör gözüne hep kadın tarafını haklı gördüğümüz günler geride kaldı. Neyse ki sadece Johnny Depp yara almadı bu davada. Amber Heard’ün saldırırken hiç hesap edemediği şeyler oldu ve özellikle halkın gözünde ibre Depp’ten yana döndü. Bence yara alsa da bu davada kazanan Depp oldu.

Haftaya Cannes’da

Erdil Yaşaroğlu’nun ünlü yönetmen George Miller’ın yeni filmi “Three Thousand Years of Longing”de rol aldığı, Onur Baştürk’ün köşe yazısıyla ortaya çıktı. Tilda Swinton ile kamera karşısına geçen Yaşaroğlu’nun bu sürprizini Magazin Konseyi yorumladı.

◊ Onur Baştürk: Erdil o kadar mütevazıydı ki bu konuda, “Benim oyunculuk derdim yok” diyordu bana olayı anlatırken. Ama George Miller’ın filminde, üstelik Tilda Swinton’la karşılıklı oynamak gurur duyulası bir durum. Üstelik haftaya Cannes’da kırmızı halıda yürüyecek Erdil diğer oyuncularla.

◊ Ömür Gedik: Gurur duyduk bu haberle. Erdil; galada iyi eğlenceler, Cannes’a selam söyle!

Mehmet Ali Erbil neden bu hale geldi



◊ Savaş Özbey: Bazıları başarısını göze sokmayı severken kimisi de Erdil Yaşaroğlu gibi. Onur tesadüfen sohbet edip köşesinde yazmasa haberdar bile olmayacağız bu önemli adımdan. Diğerlerinin yanında Erdil değil, Ermiş. 

◊ Orkun Ün: Ben bırakın 10 dakikalık rolü, 3 saniyelik rol için 100 takla atacak insanlar tanıyorum. Vallahi bravo!

Müthiş bir pazarlama

Balenciaga’nın sınırlı sayıda üretilen ultra eskitilmiş tasarım ayakkabıları, Savaş Özbey’in köşe yazısıyla gündem oldu. Nasıl buldunuz 1850 dolarlık bu ayakkabıları?

Savaş Özbey: Balenciaga’nın “mumya ayakkabıları” hakkında çok geyik döndü. Sadece 100 tane üretmelerinin nedeninin “101’nci kişiyi bulamayacakları” olduğu falan söylendi. Ben de istemezdim. Sanki kokuyormuş gibi. Hem onun içine ne çorap giyilir ki?

Orkun Ün: Ben çok eleştirmeyeceğim bu ayakkabı meselesini. Adamlar tasarlamış yapmış, kime ne? Bakın görün yok satacak bu ayakkabı. Hatta marka sınırlı sayıda ürettiğine pişman olacak ve biraz daha üretme kararı alacak. İzleyip görelim.

Mehmet Ali Erbil neden bu hale geldi

Onur Baştürk: Bir şey söyleyeyim mi; ben Balenciaga’nın fikrini beğendim. Müthiş bir pazarlama! Sınırlı sayıda tutulması ve aşırı pahalı olması. Evet, bunları belki birkaç kez giyersin ama koleksiyonluk parça gibi satılması ultra zekice!

Ömür Gedik: Balenciaga’nın eskitilmiş ayakkabılarını ve bu fikri ben de çok beğendim. Eskitilmiş modellerle gelen yenilik işte böyle konuşturuyor kendinden. Sınırlı sayıda üretilenler tabii ki çok da havalı. Bunların ikinci eli nasıl olur acaba?

Mihre ve İbrahim üzdü

Geride bıraktığımız haftaya boşanmalar damga vurdu. Mihre-İbrahim Çelikkol çifti boşandı. Burcu Kıratlı ve Sinan Akçıl da ikinci kez mahkemenin yolunu tuttu. Bekliyor muydunuz bu ayrılıkları, sürpriz mi oldu?

Orkun Ün: Ben şaşırmadım. Ama 2022’yi kimse bize böyle anlatmamıştı; hani ilişkilerde mutluluktan çıldıracaktık? Nerede yahu! Resmen her ay iki ünlü isim boşanıyor. E tabii bunda pandeminin etkisi de var, çünkü tüm dünyada arttı boşanma sayıları. Yalan yok, adli tatil başlamadan ben bir-iki boşanma daha bekliyorum maalesef.

Ömür Gedik: Burcu ve Sinan’ınkini bekliyorduk, çünkü aylar önce ilişkilerinin bittiğini duyurmuşlardı. Mihre ve İbrahim’in de geçen yıldan ayrılık dedikoduları çıktı ama ben toparlarlar diye düşünüyordum. Üzüldüm. Çok tatlı bir çocukları var. Umarım ayrılmış anne baba olarak güzel geçinirler.

Mehmet Ali Erbil neden bu hale geldi

Onur Baştürk: Mihre ve İbrahim’e üzüldüm, güzel bir ilişkileri vardı. Yani en azından bize yansıyan buydu. Burcu ve Sinan ikinci kez mi evlenmişti, bakın onu kaçırmışım!

Savaş Özbey: Sinan Akçıl-Burcu Kıratlı zaten bağıra bağıra gelmişti ama bence hiçbir boşanma sürpriz değil. Bir gün öncesine kadar zinhar reddedilen öyle çok ayrılık duyduk ki... İnanacak yerlerimiz ağrıyor. Bir bakıyorsunuz mal paylaşımı bile çoktan yapılmış, açıklama için doğru zaman bekleniyor.